İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/9 E. 2025/40 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/9
Karar No
2025/40
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO : 2024/9 Esas KARAR NO : 2025/40 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 15/12/2020 KARAR TARİHİ : 04/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... A.Ş.nin Güney Korede den satın aldığı emtiaların taşınması amacıyla ... A.Ş. İle navlun sözleşmesi imzaladıklarını, taşıma esnasında emtiaların hasara uğradığını, müvekkili şirket nezdinde ... hasar dosyası açıldığını, ekspertiz raporu ile hasarın 21.979,08USD olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin sigortalısına ödeme yaptığını, yapılan ödemenin tahsili için ... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... /İsviçre Merkezli ... S.A şirketinin Türkiye acenteliğini yaptığını, işbu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Londra Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak taşıyana usulünde bir ihbar yapılmadığı gibi her iki tarafın da katıldığı bir tespit bulunmadığını, yütkte bir hasar oluştuğunun ispatlanamadığını ve iddia edilen hasardan yükletenin sorumlu bulunması gerektiğini, hasarlandığı iddia edilen malların kullanılmamaz durumda olduğunun kanıtlamadığını beyanla öncelikle milletlerarası yetki itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesini, en nihayetinde davanın tümden reddine ve %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkememizden verilen 13/04/2021 tarih ve 2020/... Esas 2021/ ... sayılı "davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden reddine" ilişkin kararına karşılık davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ... BAM ... HD nin 13/01/2022 tarih, 2021/... Esas, 2022/... Karar sayılı ilamıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, yine davacı vekili tarafından ... BAM ... HD nin 13/01/2022 tarih, 2021/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararına karşı Yargıtay temyiz yoluna başvurulmuş ve Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 02/10/2023 tarih ve 2022/... Esas 2023/... Karar sayılı ilamıyla ... BAM ... HD'nin 13/01/2022 tarih, 2021/... Esas, 2022/24 Karar sayılı ilamının kaldırıldığı ve Mahkememiz kararının bozularak geldiği anlaşılmıştır. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi, Mahkememiz kararını "Davaya konu taşıma işleminde yabancılık unsuru mevcut olmakla 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki yetki şartının 5718 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Konişmento ile dosyada yer alan diğer belgelerden de anlaşılacağı üzere boşaltma işlemlerinde bizzat yer alan ... Acenteliği Anonim Şirketinin, dava konusu uyuşmazlığı doğuran taşıma işinde davalı yabancı şirketin acentesi sıfatıyla hareket ettiği sabittir. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından taraflar yetki sözleşmesi yapabilirlerse de Türk mahkemelerinin 5718 sayılı Kanun’un 47 nci maddesine istinaden münhasır yetkisinin olduğu hallerde bu yönde bir sözleşme yapılması mümkün değildir. 6102 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi uyarınca, yabancı tacirler hesabına acentelik yapanlar bakımından müvekkili adına Türkiye’de dava açılması halinde sözleşmedeki yetki şartının 5718 sayılı Kanun gereğince geçersizliği öngörüldüğüne göre, madde hükmü ile bu nitelikteki uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin münhasır yetki taşıdığının kabul edilmesi gerekmektedir. Buna dayalı olarak, somut olayda taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki yetki şartı geçersiz olduğundan yetkisizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir" gerekçesi ile bozmuştur. Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların deniz taşıması esnasında hasarlandığı beyanıyla dava dışı sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup; uyuşmazlığın, davalı vekilinin milletler arası yetki itirazının haklı olup olmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı, geçerli bir sigorta sözleşmesi kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin usule uygun ve süresinde bir hasar ihbarının bulunup bulunmadığı, hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasar nedeniyle davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve bunlara göre varsa davacı alacağının miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Alacaklı ... Sigorta A.Ş. Tarafından davalı borçlu aleyhine 04/02/2020 tarihinde toplam 22.043,74 EURO nun tahsili için ilamsız icra takibi yapılmış olduğu, borçluya ödeme emrinin 20/02/2020 tarihinde tebliği üzerine borçlunun 27/02/2020 tarihli itirazı ile takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğe gönderilmediği ve iş bu davanın 15/12/2020 tarihinde İİK md 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... , ve ... tarafından tanzim edilen 14/10/2024 tarihli raporda, Davacının aktif; davalıonın da pasif husumet ehliyetlerini haiz olduğu, Dosyada mevcut fotoğraflarda, konteynerler tahliye limanına vardığında dava konusu her iki konteynerin de sağ yan panellerinin içten dışa doğru bombeli oldukları tespit edilmiş olmakla ayrıca bir hasar ihbarına gerek kalmadığı, Dava konusu hasarın taşıyanın hakimiyet sahası içinde meydana gelmediği, Dosyada mevcut deliller doğrultusunda konteyner içerisindeki yükün taşıyanın muhafazası altında iken zarar gördüğü ispat edilememiş olduğundan davalının meydana gelen hasarda sorumlu olmadığı, Sayın Mahkeme'nin aksi kanaatte olması durumunda, 21.979,08 USD olarak hesaplanan hasar tutarının gerçekçi ve kadri marufunda olduğuna dair görüşlerini bildirmişlerdir. Mahkemece 02/04/2024 tarihli celse ara kararı ile Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 02/10/2023 tarih ve 2022/... Esas 2023/ ... Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olup, bu kapsamda mahkememizin yetkili olduğu tespiti ile uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmiştir. Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer. Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan 01/04/2019-31/03/2020 tarih aralığını kapsar, ... Abonman numaralı 09/05/2019 düzenleme tarihli Nakliyat Emtia Sigorta Sözleşmesi'ne göre dava dışı sigortalı ...AŞ. Tarafından FOB teslim şekli ile yurtdışından ithal ettiği ... emtiasının ... Kore Limanı'ndan Türkiye ... Limanına ... A ya ait ... numaralı konşimento tahtında ... isimli gemi ile taşımasının sigorta teminatı altına alındığı, dava dışı sigortalı ... AŞ. firmasının konşimentoda bildirimde bulunulacak firma olarak kayıtlı olduğu, emtianın hasarlanması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dosyada bulunan ... Bankasına ait 01/10/2019 tarihli ödeme dekontuna göre 32.039,81 EURO hasar bedelinin dava dışı sigortalı ... AŞ.'ye ödendiği anlaşılmıştır. Davaya konu emtia satım şekli FOB olmakla, bu satım şeklinde hasara katlanma yükümlülüğü, emtianın gemiye yüklenmesi ile birlikte alıcıya geçmekle, dava dışı sigortalının yük alıcısı olması nedeni ile dava dışı sigortalının sigortalanabilir menfaatinin bulunduğu ve davacının yapmış olduğu sigorta tazminatı ödemesi kapsamında TTK. 1472 maddesi gereğince halefiyet hakkı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir. Dosyada bulunan ... numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde; taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun ... adına ... Limited adı ile davacının Kore Acentesi tarafından imzalandığı anlaşılmakla, davalının TTK 1238 maddesi kapsamında taşıyan sıfatı ile pasif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. TTK 1188 maddesi uyarınca eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Uyuşmazlığa konu olayda, dosyada mübrez gümrük kayıtları ve ekspertiz raporlarına göre emtianın 18/07/2019 tarihinde ... Limanında tahliye edildiği anlaşılmakla, bu durumda icra takibinin başladığı, 04/02/2020 tarihinde TTK 1188 maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğu anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu kabul edilmiştir. Davacı talebi doğrultusunda ... Ltd. Şti. tarafından hazırlanan dosyada mübrez, 28/08/2019 tarih ve ... no’lu Nihai Ekspertiz Raporunda özetle; ... olarak adlandırılan emtianın organik bir bileşik olup, beyaz katı, giyim ve plastik şişelerin yapımında ve polyester PET'in hammaddesi olarak kullanılan emtiakimyasallardan olduğu, emtianın Flexi-bag içerisinde net 25.000,00 kg. dökme olarak ambalajlandığı ve bu Flexi-Bag'lerin konteyner içerisine beher konteynerde 1 adet flexibag bulunmak üzere istif edildiği, konu hasar ile ilgili yapılan görüşmelerde, emtianın 20 adet 20' DRY VAN konteynır ile sevk edildiği,nin anlaşıldığı, ... ve ... numaralı konteynırların aktarma limanında hasar gördüğünün beyan edildiği, hasara konu konteynerlerin, 18/07/2019 tarihinde Ambarlı, Marport Limanında görüldüğü, yapılan incelemede, ... numaralı konteyner üzerinde ...numaralı konteynerde ise ... numaralı orijinal mühürler olduğu, ... numaralı konteynırda ağır fiziki deformasyon olduğunun görüydüğü, konteyner sağ sacının dışarı doğru bombe yaptığı, bu yüzeyde 3 noktada yaklaşık 3-5 cm boyutlarında yırtık olduğu, muhtemelen emtianın ambalajının da yırtıldığı, akarlı olduğu ve emtianın hava ile temas ettiği, ... numaralı konteynerin sağ yüzeyinde fiziki deformasyon olduğu, konteynerin yüzeyinin dışarı doğru bombe yaptığının tespit edimdiği, ancak emtianın hava almaması gerekmesi nedeni ile içi hakkında bilgi sahibi olunmadığının belirtildiği, sigortalı firma ilgililerinin, ... no.lu konteyner muhteviyatının hava ile temas ettiğini ve bu sebeple kullanılamayacağını beyan ettikleri, ... no.lu konteynır muhteviyatını ise kontrol / test etme imkanı olmadığının ifade edilerek sigortalı firma tarafından bu 2 konteynır muhteviyatının red edileceğini beyan edildiği açıklanarak, nihai hasar miktarının 21.979,08 USD olduğunun belirtildiği, hasarın, ... ... ve ... numaralı konteynerlerin (muhtemelen aktarma limanında) birbirine ve/ veya bir yapıya çarpması sonucu meydana geldiği görüşünün açıklandığı anlaşılmıştır. Taşıyana ihbar yükümlülüğünün TTK 1185. maddede düzenlediği, TTK madde 1185/1 uyarınca "zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak" bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir." TTK madde 1185/2'de ise eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı hüküm altına alınmıştır. Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir (TTK madde 1185/4). Bu kapsamda dosya kapsamında TTK 1185 maddesi uyarınca 3 günlük süre içerisinde davaya konu emtia hasarına ilişkin olarak davalıya ihbar edildiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmamakla birlikte, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda dosyada mevcut fotoğraflarda, konteynerler tahliye limanına vardığında dava konusu her iki konteynerin de sağ yan panellerinin içten dışa doğru bombeli oldukları tespit edilmiş olmakla ayrıca bir hasar ihbarına gerek kalmadığı belirtilmişse de, bu durum konteyner hasarına ilişkin olup, düzenlenen ekspertiz raporunda dahi esasen davaya konu emtianın ne şeklide hasarlandığı yahut hasarlanıp hasarlanmadığına ilişkin bir tespit bulunmamaktadır. Ekspertiz raporunda açıklandığı hali ile emtianın hava almış olma ihtimaline binaen sigortalı tarafından kabul edilmemesi nedeni ile sigorta tazminatının ödendiği görülmekle, mahkemece bilirkişi raporundaki tespit yerinde görülmemiştir. Bu nedenle hasarın davalıya TTK 1185 maddesi gereği usule uygun olarak ihbar edilmemiş olduğu kabulü ile, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalının sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir. Hasarın davalı sorumluluk sahası içerisinde ve davalıdan kaynaklı nedenlerle meydana gelip gelmediğinin tespiti bakımından dosyada alınan bilirkişi raporunda; konteynerlerin gemiye yüklenmesi aşamasında hasarlı olduklarına ilişkin konşimento üzerinde herhangi bir kayıt bulunmaması nedeni ile konteynerlerin gemiye sağlam olarak yüklendiklerinin kabulü gerektiği, konşimentoda bulunan 11. Madde uyarınca , malların ambalajlanması, konteynere yüklenmesi, istiflenmesi, sabitlenmesi ve kapıların mühürlenmesi işlemlerinin dava dışı yükleten tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, buna göre, aksinin iddia ve ispat edilmemiş olması karşısında, taşıma konusu “... ” emteasının içine doldurulacağı flexibag’in tedarik edilmesi, konteyner içerisine istifi, emteanın ...’e dolumu ve dolum sonrası flexibag’in lashingi (sabitlenmesi) ve nihayetinde konteyner kapılarının mühürlenmesi işlemlerinin bizzat dava dışı yükleten ... firması tarafından gerçekleştirilmiş olduğu ; uygulamada, deniz yolculuğu sırasında maruz kalınabilecek deniz tehlikelerine karşı yükün konteyner içerisinde kaymasını/savrulmasını önlemek için, yüklemeden hemen sonra yüklerin hava yastığı, spanzet veya bağlama halatı kullanılmak suretiyle konteyner içerisinde sabitlenmesi gerekmektiği ve bu işlemin yükleten tarafından yapıldığı, zira kapalı bir kutu görünümünde ve kapıları mühürlü olan konteynerler, taşıma sırasında açılması da mümkün olmadığından teslim alındığı gibi nakil ve teslim edileceği ve bu sebeple, içerisinde bulunan yükün veya yüklerin ne şekilde ambalajlandığı, yüklendiği ve kaymasını/devrilmesini/savrulmasını önlemek için gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı hususlarının, gemi kaptanı/taşıyan tarafından kontrol edilebilmesi mümkün olmadığı, buna dair, yükün ambalajlanması ve istiflenmesi bakımından IMO da (Uluslararası Denizcilik Örgütü) konuya ilişkin olarak ... Kodu kuralları koymuş ve tavsiyelerde bulunulduğu (CTU Kodu, 1997 ... Kargo Taşıma Ünitelerinin Ambalajlanması Kılavuzunun bir güncellemesidir ve ... , ... İç Nakliye Komitesi ve ... Yönetim Kurulu tarafından 2014 yılında onaylanmıştır.) ; somut olayda ise, her 2 konteynerin de dışa dışa doğru bombeli olması nedeni ile konteyner duvarlarına konteyner içerisindeki yük tarafından baskı yapıldığının anlaşıldığı; öte yandan, hasarlandığı iddia edilen emtianın kullanılamaz durumda olduğunu ispatlar şekilde herhangi bir belgeye de dosya içerisinde rastlanmadığı açıklanarak, bu hususlar çerçevesinde iddia edilen hasarın davalı taşıyanın sorumluluk süresi içerisinde meydana gelmediği kanaati belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile, rapordaki tespitlerin aksini gösterir herhangi bir açıklama yahut bilgi-belge sunulmamış olmakla, özellikle konteynerin davalı taşıyana istifli ve mühürlü halde teslim edilmiş olması nedeni ile davalının konteyner içi istifin deniz taşımasına uygun yapılıp yapılmadığını denetleme imkanı bulunmaması ve boşaltma limanında yapılan tespitlere göre konteynerin içten dışa doğru almış olduğu darbe nedeni ile hasarlandığı hususunda uyuşmazlık bulunmaması bu hali ile hasarın esasen konteyner içi istifin deniz taşımasına uygun yapılmamış olması nedeni ile meydana geldiği kanaati ile bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece esas alınarak, hasarın davalı sorumluluğu altında davalıdan kaynaklanan nedenlerle meydana geldiği hususunun davacı tarafından ispat edilememesi karşısında davanın reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, -Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 1.761,89TL den karar harcı olan 615,40TL nin mahsubu ile fazla alınan 1.146,49.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davalı vekili için takdir edilen 30.000,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren yasal süresi içeresinde Yargıtay ilgili dairesinden temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/02/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/9, K. 2025/40, T. 04.02.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-9-e-2025-40-k-0e470d01180a