İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/87 E. 2026/196 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/87
Karar No
2026/196
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/87 Esas KARAR NO : 2026/196 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/01/2024 KARAR TARİHİ : 04/03/2026

Mahkememizde görülen Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 04.11.2023 tarihinde -------- sevk ve idaresindeki -------- poliçe numaralı -------- plakalı araç, 04.11.2023 tarihinde müvekkili -------- ait --------- plakalı araca maddi hasar verdiğini, kaza tespit tutanağı ve sair evraklarca da tespit edildiği üzere işbu kazada davalı sigortalı -------- %100 kusurlu olduğunu, İşbu kaza neticesinde oluşan zarardan araç sahibi davalı -------- ve sürücüsü --------- ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası( Trafik Sigortası) Kapsamında -------- müteselsilen sorumlu olduğunu, kaza sonucunda hasar gören araçların kaza öncesi ikinci el piyasa değeri ile kazayı müteakip onarımı yapıldıktan sonraki piyasa değeri arasındaki fark, değer kaybı olarak tanımladığını, kazayı tamamen onarılan araç, tahribatın iz ve emarelerini taşıyacağından onarım sonrası değeri olaydan önceki rayiç değerinden az olacağını, aracın ne kadar iyi onarılırsa hasarsız emsallerinden düşük fiyata alıcı bulunmakta cari değerinin de düştüğünü, değer kaybı hesaplama yöntemleri içerisinde gerçeğe en yakın ve en uygun hesaplama yönteminin, kaza öncesi ikinci el piyasa değeri araştırması ile kazaya müteakip onarımı yapıldıktan sonraki ikinci el piyasa değeri araştırması sonucunda elde edilen ortalama rakamların arasındaki fark olduğunu, Hasar gören aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması sebebiyle ortaya çıkan zarar araç mahrumiyet tazminatı ya da araçtan yoksun kalma tazminatı olarak tanımlanmakta olduğunu, müvekkilinin kaza tarihi olan 04.11.2023 tarihinden 04.12.2024 tarihine kadar 30 gün boyunca aracını kullanamadığını, taksi ile ya da tanıdıklarından araba ödünç alarak veya araç kiralayarak araç ihtiyacını gidermeye çalıştığını, işbu zararın bilirkişi raporu marifeti ile tespiti akabinde ıslah edilmek üzere şimdilik davalılar aleyhine 100,00-TL araç mahrumiyet tazminatına temerrüd tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile hükmedilmesini, billirkişi raporu sonrası ıslah edilmek üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 100,00-TL değer kaybı tazminatının ve yine bilirkişi raporu sonrası ıslah edilmek üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere araç mahrumiyet bedeli olarak 100,00-TL olmak üzere toplam 200,00-TL'nin temerrüd tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile davalılardan alınarak tarafımıza ödenmesini, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Sigorta vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı, 04.11.2023 tarihinde meydana gelen hasarlı trafik kazasında maddi hasar nedeniyle oluşan değer kaybı zararının tazmini için işbu davayı açtığını, Kazaya karışan --------- plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde 17.09.2023 - 17.09.2024 başlangıç ve bitiş tarihli -------- no’lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, Davacının araç mahrumiyet bedeli talebi müvekkili şirket tarafından tanzim edilen ZMM (Trafik) Sigortası teminatı kapsamı dışında olmakla birlikte, bir an için işbu talebin poliçe teminatı kapsamında olduğu kabul edilse dahi, bu durumda da, öncelikle davacının aracının Kasko Poliçesi’nin bulunup bulunmadığını, Kasko Poliçesi bulunması durumunda, Kasko Poliçesi’nde ikame araç teminatının bulunup bulunmadığını ve işbu teminat mevcutsa davacının söz konusu teminattan yararlanıp yararlanmadığı tespit edilmesinin gerektiğini, Zira Sayın Mahkemenizce de takdir edileceği üzere, davacının Kasko Poliçesi’nde yer alan ikame araç teminatından yararlandığı ve işbu dosya nezdinde araç ikame bedelinin tahsiline hükmedildiği durumda, bu husus davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, Sigorta sözleşmelerinin zenginleşme aracı olarak kullanılması mümkün olmadığını, davacının Kasko Poliçesi’nde ikame araç teminatının bulunup bulunmadığını ve davacının işbu teminattan yararlanıp yararlanmadığının mutlak surette tespit edilmesi gerektiğini, öncelikle davanın reddine karar verilmesini, Müvekkili sigorta şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Daha önce müvekkili şirkete usulüne uygun hasar başvurusu yapılmadığından, davanın usulden reddini, Müvekkili şirketin dava konusu olaya ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının tespiti ile davanın müvekkili şirket yönünden reddini, her halükarda davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı --------- vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı --------- 04.11.2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle araç değer kaybı haksız fiilden kaynaklı bir tazminat talebinde bulunulduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 2. Maddesi ''...Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir..'' hükmünü ihtiva edeceğini, söz konusu davanın davalı sigorta şirketi bakımından ticari iş sayılmakta olduğunu ve diğer davalı sigorta şirketi yönünden ticari dava kategorisine dahil olmakta ise de, müvekkili bakımından mutlak veyahut nispi ticari dava kapsamına dahil olamayacak bir dava türü olduğunu, Bu nedenle müvekkili yönünden işbu davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olacağını, Belirtilen bu nedenle, görevsizlik itirazını yinelemekle, dosyanın müvekkili yönünden tefrik edilerek usulden reddini ve asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesini, Kanun borçlunun temerrüde düşmüş sayılması için, borcun muaccel olmasını yeterli bulmamakta, kural olarak alacaklının, borçluya muaccel olan borcu ödemesini ihtar etmesi şartını aramakta olduğunu, Davacı taraf, tazminat talebine ilişkin olarak davalı müvekkiline herhangi bir şekilde bir yazılı bir ihtarda bulunmamış olduğunu, müvekkilinin usulüne uygun olarak temerrüde düşürmediğini, Davacı tarafça da tespit edildiği üzere, müvekkili --------- 04.11.2023 tarihinde trafik kazasına karışmış olan --------- numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında davalı --------- Şirketi teminatı altında olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 1401/1 hükmü sigorta sözleşmesini, Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği bir sözleşme olarak tanımlamakta olduğunu, 04.11.2023 tarihli trafik kazasında, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talepte bulunduğu--------- plakalı otomobil sürücüsü -------- ve işleteni diğer davalı -------- olduğunu, Kanunun lafzı ve amacının yorumlanması, sürücü ve işletenin kanun hükümlerine uygun olarak poliçesini yaptırmış olması ve poliçenin gerektirdiği hukuki sorumluluk karşısında, öncelikli tazmin yükümlülüğünün davalı sigorta şirketinde olduğunu, 04.11.2023 tarihinde müvekkili --------- sevk ve idaresindeki araç (kepçe) dava konusu olay yerinde asfalt çalışmasında görevli iken davalı -------- sevk ve idaresindeki--------- plakalı aracın asfalt çalışması yapılan yola girmemesi gerekirken hatalı şekilde girmesi sonucunda gerçekleştiğini, Olay anında tutulan kaza tespit tutanağına panik altında imza atan müvekkiline her ne kadar tutanak ile kusur atfedilmiş ise de, kazanın müvekkilinin kusuru ile gerçekleştiğini kesinlikle kabul etmediklerini, Davacı tarafından müvekkilinin %100 kusurlu addedilerek kazanın meydana gelmesinde sorumlu gösterildiğini, ancak söz konusu kaza iddia edilen şekli ile salt olarak müvekkilinin kusuru sebebi ile meydana gelmediğini, Zira, sayın mahkemeniz tarafından aldırılacak olan kusur raporlarında da herhangi bir kusurun olmadığı açıkça ortaya çıkacağını, Olay anında tutulan tutanaklarda her ne kadar müvekkilinin 2918 sayılı KTK'nın 57/1-B Kuralını ihlal ettiği görüş ve kanaatine varılsa da kaza yerinde yapılan asfalt çalışmasından dolayı davacının hatalı ve hukuka aykırı şekilde bu yolu kullanması değerlendirilmeksizin tutanak tanzim edildiğini, Haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle usuli eksiklikler nedeniyle usulden reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, hasar ve poliçe sureti, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, ---------- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, 04.11.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatı istemine ilişkindir. Davacının, 04.11.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni araç sürücüne, araç malikine ve sigorta şirketine karşı tazminat davası açtığı, açılan davanın mahkememizin --------- Esas numarasına kaydedildiği, Mahkememizin ---------- Esas sayılı dosyasının 22/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının 5 nolu ara kararı ile; davada davalı ------- yetki itirazının bulunduğu anlaşılmakla işbu davalı yönünden ayrı bir esasa kaydının yapılarak yetkisizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, 04.11.2023 tarihinde ------- sevk ve idaresindeki-------- plakalı araç ile davacıya ait -------- plakalı araç arasında meydana gelen kazada kusur durumları, davacının davalılardan değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatı isteyip isteyemeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir--------- sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. Yine, hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir. ---------- plakalı aracın tüm tescil kayıtları UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak, dava konusu kaza sebebiyle hasar dosyası açılıp açılmadığına ilişkin bilgiler ve --------- plakalı aracın tüm hasar dosyalarına ait bilgiler dosyamız arasın alınmıştır. --------- sayılı ilamı ile --------- karşı açılan davada, davanın kısmen kabulü ile; tahsilde tekerrürlük olmamak kaydı ile 54.000,00 TL değer kaybının 100,00-TL'sinin haksız fiil tarihi olan 04/11/2023, bakiye 53.900,00-TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 30/05/2025 tarihinden işleyecek faizi ile, 2.640,00 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının 100,00-TL'sinin haksız fiil tarihi olan 04/11/2023 tarihinden bakiye 2.540,00-TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 30/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildiği görülmüştür. Tarafların delilleri toplanarak, Dosyanın makina mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş olup, dosya üzerinde bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Davalı operatör --------- idaresindeki---------- plakalı yükleyici iş makinesi ile boş arsadan taşıt yoluna çıkarken taşıt yolunda normal seyreden --------- plakalı otomobile yol vermediği ve çarptığı için KTK 57/b/7 – 84/h ve KTY 109/b/7 – 157/a/8 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Davacı sürücü -------- idaresindeki--------- plakalı otomobili ile taşıt yolu boyunca normal seyrederken boş arsadan kontrolsüz çıkan -------- plakalı yükleyici iş makinesinin çarpması sonucu kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı; Davalı ---------sahibi olduğu--------- plakalı yükleyici iş makinesinin operatörü --------- kusurundan KTK 85/1-5 maddesi gereğince kendi kusuru gibi ve kusuru nedeniyle oluşan zarardan müştereken ve müteselsilsen sorumlu olduğu; Tazminata konu -------- plakalı, ---------- marka tipi, --------- Model, benzin yakıtlı, 24.07.2023 tarihinde trafiğe çıkmış, 04.11.2023 tarihinde kazaya karışmış --------- adına tescilli otomobilin, Kaza tarihinde hasarsız rayiç değerinin 1.029.000 TL, onarıldıktan sonra 975.000 TL ve piyasa şartlarında değer kaybının 1.029.000–975.000= 54.000 TL olduğu; Onarım süresinin 10 takvim günü ve onarım süresince mahrumiyet zararının 8.800 TL olduğu; --------Ş.’nin ---------- numaralı KZMSS poliçesi ile -------- adına tescilli ---------- plakalı yükleyici iş makinesinin 17.09.2023–17.09.2024 tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği 04.11.2023 tarihini kapsayacak şekilde sigorta teminatı altında ve kaza tarihinde teminat limitinin 120.000 TL olduğu; KZMSS genel şartların A.3 maddesi gereğince mağdur aracın değer kaybının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitine kadar sigorta teminatı altında olduğu; KZMSS genel şartlarının A.6.k maddesi gereğince mahrumiyet zararının sigorta teminatı altında olmadığı; 6) Kazaya karışan araçlar ticari olmadığı için -------- ile --------- kaza tarihi 04.11.2023, ---------Ş.’den KTK 99 ve KZMSS Genel Şartlarının B.2.1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi 22.12.2023 itibariyle yasal faiz talep edilebileceği; Dava konusu ---------- plakalı otomobilin, 54.000 TL değer kaybının --------- ile --------- kaza tarihi 04.11.2023, -----------Ş.’den temerrüt tarihi 22.12.2023 itibariyle yasal faizi ile, 8.800 TL mahrumiyet zararının --------- ile ---------- kaza tarihi 04.11.2023 itibariyle yasal faizi ile talep edilebileceği; Yönündeki tespit, görüş ve kanaatini bildirmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesi ile; Sigorta şirketi yönünden teminat limit dolduğu anlaşıldığından sigorta şirketi davalı --------Ş. yönünden ıslah etmediklerini, --------Ş. Yönünden ıslah etmediklerini, ----------- bakımından 100,00-TL değer kaybı bedelinin 53.900,00-TL artırılarak 54.000,00 -TL olarak kaza tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde avans faizi ile birlikte, ---------- bakımından 100,00-TL araç mahrumiyet tazminatının 2.540,00-TL artırılarak 2.640,00-TL olarak kaza tarihinden itibarı ile geçerli olacak şekilde avans faizi ile birlikte, toplam 200,00- TL olan alacağı yalnızca ---------- yönünden 56.340,00 - TL daha artırılarak 56.540,00 - TL’ye çıkartılması hususundaki ıslah talebinin kabulü ile alacağının faizleriyle birlikte tahsilini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait ---------- plakalı araç ile davalı ---------- sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketinde ---------- poliçe numarası ile sigortalı --------- plakalı araç arasında 04.11.2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davacı aracının hasar gördüğü iddiası ile değer kaybı ve kazanç kaybı talebi ile eldeki davanın açıldığı görülmüştür.Deliller toplanmış, kusur ve hasar miktarının tespiti için dosya makine mühendisi bilirkişine tevdi edilmiştir. Bilirkişi raporu ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; kazanın meydana gelmesinde davalı---------- % 100, davacı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu, davacı araçta oluşan değer kaybının 54.000,00 TL ve araç mahrumiyet zararının 8.800,00 TL olarak belirlendiği ancak dava dışı ---------- tarafından davacıya 7 gün süreyle ikame araç sağlandığı anlaşılmış, davacının bakiye 2.640,00 TL talep edebileceği mahkememizce kabul edilmiş, davalı sigorta şirketi yönünden ise poliçe limitinin tükendiği nazara alınarak; dava konusu ---------- plakalı aracın 54.000,00 TL değer kaybı ve 2.640,00 TL mahrumiyet zararı olmak üzere toplam 56.640,00 TL’nin 04.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte-------- Esas sayılı dosyasında yapılacak tahsilatta tekerrüre neden olmayacak şekilde davalı ----------- alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, ancak mahkememiz kısa kararında toplam miktarın yazımı sırasında maddi hatanın yapıldığı görülmüş, bu hususun düzeltilmesinin ayrı bir tashih şerhi ile yapılmasına karar verilmiştir. Poliçe limiti tükenen ---------Ş yönünden davanın reddine karar verilmiş, arabulucuğun davalı --------- yönünden zorunlu olmadığı nazara alınarak sorumlu tutulmamış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; dava konusu ----------- plakalı aracın 54.000,00 TL değer kaybı ve 2.640,00 TL mahrumiyet zararı olmak üzere toplam 66.640,00 TL’nin 04.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ---------- Esas sayılı dosyasında yapılacak tahsilatta tekerrüre neden olmayacak şekilde davalı --------- alınarak davacıya verilmesine, 2-Davanın ----------Ş yönünden reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 3.869,08 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harç ile 1.940,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.501,48 TL harcın davalı ---------- tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ile 427,60 TL peşin harç ve ıslah harcı 1.940,00 TL olmak üzere toplam 2.795,20 TL'nin davalı --------- tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 4.500,00 TL, bilirkişi gideri ile 347,90 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.847,90 TL yargılama giderinin davalı ----------- alınarak alınarak davacıya verilmesine, 6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.800,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı --------- alınarak alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı ---------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi halinde ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. . 04/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/87, K. 2026/196, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-87-e-2026-196-k-e846168db715