İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/859 E. 2025/962 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/859
Karar No
2025/962
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/859 Esas KARAR NO : 2025/962 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/10/2024 KARAR TARİHİ : 23/10/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Davacı Vekilin Dava Dilekçesinin Özeti: 01.08.2024 tarihinde, ...’ e ait ve ...sevk ve idaresindeki... plakalı aracın, davacıya ait... plakalı yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı aracı ile İstanbul ili, Ümraniye Kuzey TEM Otoyolunda seyir halinde iken trafiğin sıkışması üzerine yavaşlamış ve davalı şirket nezdinde sigortalı aracın sürücüsü, tedbirsiz davranıp duramayınca, davacıya ait... plakalı aracın arka kısımlarından çarparak zarar verdiğini, taraflarca tanzim edilen kaza tespit tutanağına, taraf beyanlarına ve olay yeri fotoğraflarına göre şirketiniz nezdinde sigortalı... plakalı araç sürücüsü, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili hükümlerini ihlal ederek maddi hasar oluşmasına sebebiyet verdiğini, davanın, kusurlu sürücü, kusursuz sorumlu malik ile... Sigorta A.Ş’ye karşı açıldığını, davalı şirket ile kusurlu araç arasında kaza tarihi itibarıyla geçerli ZMMS poliçesi bulunduğunu, iş bu sebeple davalı şirket de, bu kazadan dolayı teminatlar dahilinde sorumlu olduğunu, davacının seçimlik hakkını kullanarak aracı ile ikametgahı ve aracının plakasının kayıtlı olduğu Almanya'da bulunan ... isimli yetkili firma tarafından 20.08.2024 tarihinde düzenlenen teknik maliyet ekspertiz raporuna göre tazminat miktarı; hasar miktarı, KDV dahil 4.762,65 Euro olarak belirlendiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kaymak kaydı ile şimdilik, 50,00*Euro hasar tazminatının, davalı sürücü ve araç malikinden kaza tarihi olan 01.08.2024 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise, teminat limitleri ile (200.000,00 TL) sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan (23.08.2024 + 8 iş günü) 06.09.2024 tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, Yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçesi ile; Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, toplam bakiye 2.283,73-Euro hasar tazminatının; davalı sigorta şirketi yönünden temerrüde düştüğü 06.09.2024 tarihinden itibaren bakiye teminat limiti olan (200.000,00 - 21.200,76) 178.799,24 TL ile sınırlı olmak üzere, davalı şahıslar yönünden ise, kaza tarihi olan 01.08.2024 tarihinden itibaren, Müşterek ve müteselsilen 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde;... plakalı aracın, davalı şirket nezdinde gerekli araştırmalar yapılmış ve uyuşmazlığın ... numaralı Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigorta teminatı altına alındığı, davaya bakmakla yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olacağından, yetki ilk itirazımızın kabulü ile davanın yetkili ve görevli Beykoz Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesi, davacı vekilince alacağın henüz belirsiz olduğu gerekçesiyle belirsiz alacak davası biçiminde ikâme edilen işbu davanın hukuki yarar yokluğu sebebi ile reddi, Davacı tarafça yapılan hasar ihbarı üzerine müvekkil şirket nezdinde oluşturulan... sayılı hasar dosyası üzerinden yapılan incelemelerde zararı belirlemek amacı ile eksper ataması gerçekleştirilmiş ve eksper tarafından araç üzerinde inceleme yapılmak istenmişse de davacı tarafça üzerine düşen yükümlülük gereği gibi yerine getirilmediğini, Trafik Sigortası Genel Şartları’ nın a.6.b maddesinde de belirtildiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatları teminat dışında kalan hallerden olduğunu, bu sebeple öncelikle kusur oranlarının tespiti için sayın mahkemenizce dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesi, kaza nedeniyle aracında meydana gelen hasar için toplam 21.200,76 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddi, davacının gerçek zararının tespiti gerektiğinden bakiye talepler bakımından dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, genel şartlar gereğince davalı şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulması, davacı vekili tarafından fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılması, davacı tarafın yargılama giderleri arasındaki talebine konu eksper rapor ücreti poliçe teminatı kapsamında yer almadığını, zararın Türk Lirası olarak hesaplanması, aksi halde ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte geçerli olan kur esas alınarak Türk Lirası karşılığı üzerinden verilmesi gerektiğini, bakiye tazminat hesaplansa dahi, müvekkil şirket azami olarak poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, faize hükmedilmesi halinde, hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması, davanın açılmasına müvekkil şirket tarafından sebebiyet verilmediğinden yargılama giderlerinden de sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 18/03/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenizce Bilirkişi incelemesinde bulunulmak üzere tarafımıza tevdi edilmiş olan... E. sayılı dosya muhtevasında bulunan tüm bilgi ve belgeler yukarıda zikredildiği şekilde ayrıntılı olarak incelenmiş olup davacı aracının yabancı plakalı araç oluşu da dikkate alınarak kaza tarihi itibariyle ileri sürdüğü zarar kalemleri ile ekspertiz ücreti hakkındaki nihai görüşümüz aşağıda sunulmuştur. 1)... plaka sayılı davalı araç sürücüsü...2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b ve 56/c maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU. 2)...plaka sayılı davacı araç sürücüsü...kazanın oluşumuna ETKEN FAKTÖRÜ VE HATASI OLMADIĞI. 3) ... plakalı ... marka davacı aracının arka tampon ve eklentileri, aksamlarında meydana gelen hasarların Bahse Konu Trafik Kazası İle Uyumlu Olduğu, 4)Dava konusu... plakalı, ...marka ve...2.0 TDİ (163)... 2016 model yılı otomobilde meydana gelen Toplam Hasar Miktarının dosya muhtevasında bulunan bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler, yapılan piyasa doküman araştırmalarına göre (Y. Parça bedeli + işçilik + KDV dahil) 2.849,13 Euro ve aracın Tamirinin Ekonomik olduğu, 5) Davalı... Sigorta A.Ş. tarafından...A.Ş. 11.10.2024 İşlem tarihli dekontu ile Davacı Vekiline ... hasar dosyasına istinaden 21.200,76 TL= 565,40 Euro hasar tazminatı ödenmiş olduğundan; Davacının Bakiye Hasar Alacağının 2.283,73 Euro olarak hesap edilmiş olduğu." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, davacıya ait... plaka sayılı araç ile davalı ...'ün sürücüsü, davalı...'ün maliki ve davalı... Sigorta A.Ş.'nin KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan... plaka sayılı araç arasında 01/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedelinden doğan maddi zararın tahsili talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Dava şartları ve ilk itirazlar yönünden yapılan incelemede; Davacı vekilinin maddi zararın karşılanması talebiyle yazılı başvuru evrakını davalı şirkete posta yoluyla 23/08/2024 tarihinde davalı şirkete teslim edildiği, 8 iş günü ödeme süresinin sona ermesinden sonra davanın ikame edildiği ve KTK 97. Maddesinde düzenlenen özel başvuru şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür. Yetki itirazı yönünden yapılan incelemede, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110/2. Maddesi "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birin-de açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." şeklinde düzenlenmiş olup, davalı... Sigorta A.Ş.'nin mahkememiz yargı çevresi içerisinde "Bayraklı / İzmir" adresinde Ege Bölge Müdürlüğü bulunduğu ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre sigorta şirketinin Şube Müdürlüğü'ne göre daha geniş yetkileri bulunan bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili olacağı gözetilerek yetki itirazının reddine karar verilmiştir. 3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. 4-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. 6-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." 7-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 8-Sorumluluğun meydana gelişinde tarafların öncelikle kusur durumlarının belirlenmesi gerekmektedir. Tarafların kusur durumlarına ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinde dosyaya sunulan 18/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu kazanın davalı araç sürücüsü ...'ün KTK'nın 52/b ve 56/c maddelerini ihlal etmesinden dolayı meydana geldiği, davacı araç sürücüsünün ise kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Dosya kapsamı, tarafların iddia, savunma ve itirazları ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu kazanın davacıya ait aracın seyir halinde olduğu sırada davalının sevk ve idaresinde olan araçla arkadan çarpması suretiyle meydana geldiği, KTK'nın 52/b ve c maddelerinde düzenlenen "Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun ge-rektirdiği şartlara uydurmak," ve "Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak," kurallarını ihlal ederek kazaya asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiği, davacıya ait aracın durmasının veya yavaşlamasının kusur durumuna etkisinin bulunmayacağı anlaşıldığından, davacıya ait araca arkadan çarpma suretiyle sebebiyet verilen kazada davalı ...'ün asli ve %100 oranında kusurlu kabul edilmiştir. 9-Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış uygulamasına göre (Örn:2021/26157 E. 2022/1048 K.) sürekli olarak yabancı ülkelerde ikamet eden kişilerin yine yabancı plakalı araçlarının Türkiye'de uğradığı zararların kendi ülkelerinde onarımının yapılabileceği, zarar görenin aracını Türkiye'de onarmaya zorlanamayacağı, bu hususta zararın tespitinde araç şayet onarımı mümkün ve ekonomik ise sürekli ikamet edilen ülke rayicindeki onarım bedeli, şayet aracın onarımı ekonomik değil ise sovtaj değerinin araç rayiç değerinden düşülmesi suretiyle tespit edilecek gerçek zararın baz alınması gerekmektedir. Şayet araç sürekli ikamet edilen ülkeye götürülmeksizin Türkiye'de bırakılmış ve Gümrük İdaresi'ne terk edilmiş ise zarar miktarı sürekli ikamet edilen ülkedeki aracın rayiç değeri ile Türkiye'deki onarım bedelinden hangisi daha düşük ise bu miktar baz alınarak zararın hesaplanması gerekmektedir. Kusur durumlarının tespiti sonrasında haksız fiil tazminatının şartlarından olan zarar yönünden yapılan incelemede dosyaya sunulan 18/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın onarımının KDV dahil 2.849,13-Euro olacağı, onarım bedeli ve rayiç değere göre aracın onarımının ekonomik olduğu, onarımın ekonomik olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora karşı itiraz ileri sürülmemiştir. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre aracın sürekli ikamet edilen ülke rayiçlerindeki fiyatlara göre onarım bedelinin belirlenmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, gerek ekspertiz raporu gerekse mahkememize sunulan bilirkişi raporlarında yer alan onarımların kaza ile bağlantılı ve teknik yönden uyumlu oldukları gözetilerek bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Davacı vekilinin 06/04/2025 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değeri hasar onarım bedeli yönünden 2.283,73-Euro'ya yükseltilmiştir. Bilirkişi raporuyla tespit edilen ve mahkememize de kabul edilen onarım bedeli 2.849,13-Euro olup, davalı sigorta şirketinin dava öncesinde 21.200,76-TL tutarlı kısmi ödemesinin ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığı 565,40-Euro'nun mahsubu sonrasında davacının bakiye zararı 2.283,73-TL olarak belirlenmekle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketinin sorumluluk sınırı poliçe teminat limiti 200.000,00-TL olup, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde 21.200,76-TL ödeme gerçekleştirmesiyle bakiye poliçe limitinin 178.799,24-TL olduğu gözetilerek sorumluluğu bu miktarla sınırlandırılmış ve tüm davalılardan müşterek ve müteselsil tahsil yönünde hüküm kurulmuştur. 10-Davalı sigorta şirketinin yazılı başvuru sonrası temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edildiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketi yönünden 06/09/2024 tarihinden, davalı araç maliki ve davalı araç sürücüsü yönünden haksız fiil tarihinden itibaren sorumluluk doğduğundan haksız fiil tarihi olan 01/08/2024 itibaren faize hükmedilmiştir. Dava konusu alacak yabancı para cinsi olmakla yürütülecek faiz türü olarak 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz belirlenmiştir. 11-Her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de ,"6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı) Yukarıda alıntılanan istinaf ilamı ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-2.283,73-Euro araç hasar zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nden temerrüt tarihi olan 06.09.2024 tarihinden, davalılar ...ve...yönünden haksız fiil tarihi 01.08.2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereği işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kurunun TL karşılığının, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluk miktarı poliçe limiti 178.799,24-TL'yi aşmamak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.893,73-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak alınan 1.596,41-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.869,72-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.596,41-TL toplamı 2.024,01-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 1.687,00-TL posta ve tebligat ücreti, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 11.114,60-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/10/2025

Katip... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/859, K. 2025/962, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-859-e-2025-962-k-70c126ec64fa