İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/850 E. 2025/952 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/850
- Karar No
- 2025/952
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/850
KARAR NO : 2025/952
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/10/2024
KARAR TARİHİ: 28/11/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Lojistik Gemicilik Turizm A.Ş unvanlı Müvekkil Şirket, İzmir merkezli ulusal ve uluslararası alanda karayolu ve demiryolu ile yük taşımacılığı, depolama ve gümrük hizmetleri sunan alanında önde gelen saygın şirketlerden bir tanesi olduğunu, 19.12.2023 tarihinde tarihinde ...'te mukim davalı şirket'in fabrikasında bizzat kendisinin yüklemesini gerçekleştirdiği ... numaralı konteyner muhtevası döküm logar kapağı emtiasının, Müvekkil Şirket'e ait ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı dorse ile kara yolu nakliyesi gerçekleştirildiğini, Bozüyük'te davalı şirketin yaptığı yükleme neticesinde konteyner Müvekkil Şirket'e ait araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki çekici ve dorse üzerine yüklenerek ... istikametinde seyir halinde iken, davalı şirketin hatalı yükleme ve sabitleme işlemlerine bağlı olarak yük konteyner içinde kaymış ve dorse yolun ortasındaki demir bariyerler üzerine devrilmiş, konteyner de viraj içerisinde kayarak savrulduğunu, Müvekkil Şirket lojistik alanında faaliyet gösteren bir şirket olmakla birlikte bahse konu çekici ve dorsesinin parçalarının değeri de oldukça yüksek olduğunu, bu çerçevede karşı taraf eylemleriyle müvekkil nezdinde büyük bir maddi zarara neden olduğunu, maddi zararımızın ispatı noktasında, çekici cinsi aracın ve dorsesinde meydana gelen hasarın onarımı için Müvekkil Şirket'e kesilen ve işlem detaylarını gösteren 114.060,00 TL ile 28.363,42 TL bedelli faturaları, ayrıca kaza sonrasında zorunlu olarak alınan araç kurtarma hizmeti konulu 42.000,00 TL bedelli faturayı sunduklarını, müvekkil şirketin çekici ve dorsesindeki hasar onarımı için toplam 142.423,42 TL, kurtarma ücreti olarak 42.000,00 TL, konteyner bedeli olarak 69.100,56 TL zararı olmuş olsa da, zararımızın tazmini için mahkemenizce alınacak bilirkişi raporuna istinaden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik hasar onarım bedeli için 70.000,00 TL, kurtarma bedeli için 10.000,00 TL ve konteyner bedeli için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL tazminat talepli huzurdaki davayı açtıklarını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Metal kalıp ve döküm imalat işi ile iştigal eden müvekkil kendi alanında öncü bir firma olup, 2023 Aralık ayında İngiltere' den almış olduğu bir sipariş nedeniyle sevkiyat işlemlerini başlattığını, bu süreçte lojistik organizasyonu için dava dışı... Transport ile anlaşılmış, iç nakliye hususunda ise davacı Medkon firması ile anlaşmaya varıldığını, olay günü, toplamda 7 araç 40dc konteyner yüklemesi yapılmış olup, bunlardan ... / ... plakalı araç ( konteyner no: ...) Ankara istikametinden gelip bursa Osman Gazi istikametine seyrettiği esnada (...) bahse konu kmde ki Osmangazi virajina girdiğinde tek taraflı trafik kazası meydana gelmiştir. Söz konusu araç yolda devrildiği için 20/12/2023 taihinde müvekkil şirkete ait fabrikaya geri gelmiş ve devrilen yükler boşaltıldığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmamakta olup söz konusu kaza, ihbar olunan sürücünün kazanın meydana geldiği yerde bulunan viraja yaklaşırken/viraja girerken hızını azaltmaması sebebiyle meydana geldiğini, bu husus kaza tespit tutanağı ile sabit olup, mahkemenizce gerek görülmesi halinde ayrıca kaza yerini gösterir kamera kaydının bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmasını, olay yerini gören kamere kaydının bulunmaması halinde, salt sürücü beyanı dikkate alınarak davacının varsa zararı ile müvekkil arasında illiyet bağı kurulmasının mümkün olmadığını, dava dilekçesi ekinde yer alan yükleme fotoğraflarından anlaşılacağı üzere, söz konusu siparişler 3 ayrı parti şeklinde olup, davacının iddiasının aksine 3 partinin yan yana sığmaması nedeniyle bu şekilde yükleme gerçekleştirildiğini, dava dilekçesi ekinde yer alan, yan yana sığdığı iddia edilen görseldeki ürünler farklı ürünler olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar onarım bedeli, konteyner bedeli ve araç kurtarma bedeli tespitine ilişkindir.
Adli Trafik Uzmanı ......, Otomotiv Uzmanı ... ve Lojistik uzmanı ...'in 13/07/2025 tarihli bilirkişi heyet kök raporunda; Davacı şirketin aracını kullanan dava dışı sürücü ... (... ve çekiciye takılı ... yarı römork)'nın 2918 sayılı Karayolları trafik kanununun 52/1-a(Sürücüler aracının hızını, Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar.) maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmeklekazanın oluşumunda etken olduğu, hava ve yol faktörlerinin olay esnasında kazanın oluşumunda etken olmadığı, davaya konu ... plaka sayılı çekicide yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam hasar bedelinin 28.363,42.-TL (KDV Dahil), meydana gelen kazada tamamen hasarlanması nedeniyle pert total işlemine tabi tutulan konteyner bedelinin 2.287.00.-USD (Faturanın düzenlendiği tarih itibari ile 69.100,56 TL), araç kurtarma ve çekme bedelinin 42.000,00.-TL (KDV Dahil)uygun olabileceği, konteynerin, gönderen (davalı ... Döküm A.Ş.) tarafından yüklendiği, ağır bir malzeme olan döküm emtiasının konteynere, 2 blok altta ve 1 blok üstte olacak şekilde istiflendiği, yanlara devrilmeyi ve sarsılmayı önleyecek besleyici malzeme konulmadığı, döküm malzemelerin sadece plastik çemberle bağlandığı, alt kısımlarına ahşap takoz konulduğu, en üstüne de sıkıştırma amaçlı hava yastığı konulduğu, malzemelerin sabitlenmediği, üste konulan blokun her an devrilme ve savrulma riski taşıdığı, taşıyıcının (davacı ...Lojistik ve ihbar olunan şoför ...) 6102 sayılı Kanun hükümlerince yükün araca yüklenmesine nezaret etmesi gerektiği, aracın özelliği, gidilecek mesafe, yoldaki riskler, hava durumu gibi tüm unsurları dikkate alarak yüklemenin araca uygun yapılmasını sağlaması gerektiği, uygun yükleme yapılmadığı takdirde gerekirse taşımayı reddetmesi gerektiği tespit edilmiştir.
Adli Trafik Uzmanı... ve Lojistik uzmanı ...'in 13/07/2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda; Davacı şirketin aracını kullanan dava dışı sürücü ... (... ve çekiciye takılı ... yarı römork)'nın 2918 sayılı Karayolları trafik kanununun 52/1-a(Sürücüler aracının hızını, Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar.) maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmeklekazanın oluşumunda etken olduğu, hava ve yol faktörlerinin olay esnasında kazanın oluşumunda etken olmadığı, dosyada sunulu görsellerde, ağır bir malzeme olan döküm emtiasının 2 blok altta ve 1 blok üstte olacak şekilde istiflendiği, yanlara devrilmeyi ve sarsılmayı önleyecek besleyici malzeme konulmadığı, döküm malzemelerin sadece plastik çemberle bağlandığı, alt kısımlarına ahşap takoz konulduğu, en üstüne de sıkıştırma amaçlı hava yastığı konulduğu, malzemelerin sabitlenmediği, üste konulan blokun her an devrilme ve savrulma riski taşıdığı, bu şekilde yapılan bir yükleme şekli ile emtianın ağırlık merkezinin konteynerin ortalarına yakın olduğu (zemin veya zemine yakın olması tercih edilir) görülmüş olmakla, bu şekilde bir yüklemenin, aracın seyir halinde olası risklere karşı emniyetli şekilde yüklemenin yapılmamış olduğu, çekiciyi sevk ve idare eden sürücünün 2918 sayılı yasanın 52/1-a maddesine uygun surette çekiciyi sevk ve idare etmiş olması halinde dahi, yine raporda belirtilen hatalı istife dayalı olarak devrilmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği yönündeki değerlendirme yapmak gerekirse, yanlış istif ve viraja hızla girmenin birbirini körüklediği ve dava konusu hasarın meydana geldiği tespit edilmiştir.
Hukuki sorunların en yetkin kişisi hakimdir. Hukuk kurallarını resen araştırarak bulmak, yorumlamak ve olaya uygulamak hakimin asli işidir. Hakim, hukuki sorunun çözümüne ilişkin incelemeyi bizzat kendisi yapmak zorunda olan ve bunu yapabilecek yegane kişi konumundadır.
Hakimin hukuki bilgisiyle aydınlatamadağı bilimsel ve teknik meseleleri açıklığa kavuşturmak, bu tür meselelerden mahkemeyi bilgilendirmek amacıyla alanında uzman olması cihetiyle bilgisine başvurulan bilirkişi görüşünün takdiri bir delilden ibaret olduğu ve mahkemeyi bağlamayacağı kuşkusuzdur.
Hakim, bilirkişi raporunun yeterliliğini, raporda açıklanan görüşün itibar edilebilirliğini ve dayandığı olguları göz önünde bulundurarak hükme esas alınıp alınmayacağının serbestçe değerlendirir ve takdir eder.
Türk Dil Kurumuna göre kusur bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama olarak tanımlanmaktadır. Bu durumda hukuki olarak kusuru eylemde bulunanın eylemini bilerek ya da kanunda düzenlenmiş olmak şartıyla bilmeyerek hukuka ve kanunda açıkça düzenlenmek kaydıyla ahlaka aykırı olarak dış dünyaya yansıtması olarak tanımlayabiliriz. Bu durumda kusurun bir hukuk ya da ahlak kuralına ihlal niteliğinde ortaya çıktığını kabul etmek ve bu konudaki yapılacak değerlendirmeyi hakime bırakmak gerekecektir. Zira kusurun değerlendirilmesi bu anlatılanlar ışığında teknik değil, hukuki bir konudur. Normatif bir değerlendirme gerektiren kusurluluk, ancak olay hakimi tarafından yapılabilir. Bundan ötürü kusurluluğun matematiksel olarak ifadesi mümkün değildir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapamaz.
Kusurun belirlenmesinde ve derecelendirilmesinde hayat deneyimleri ve genel tecrübelerle elde edilen ve hukuk dogmatiğinde kabul edilen ölçütler ağır ve hafif kusur tanımlarıdır. Hakimin kusurlu davranışı belirledikten sonra ağır ve hafif kusur için kabil edilmiş ölçülere göre kusuru değerlendirmesi gerekir. Mahkemenin önüne gelen somut olayda bi değerlendirmeyi yaptıktan sonra ortada zarar görenin kusuru ve varsa ağır ve hafif kusur ölçülerinden hareketle ve hakkaniyet ölçülerinde kusurlu davranışta bulunan tarafın sorumlu tutulacağı oranı belirleyip sonucuna göre karar vermesi gerekir. Hakimin, kusur durumunu belirlemek için uzmanından ihtiyaç duyduğu teknik bilgileri aldıktan sonra, gerekçesinde tartışarak kusurun ağırlığını vicdani kanısına göre kendisinin belirlemesi gerekir. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.
6098 sayılı yasanın 74. Maddesinde haksız eylemin kusur öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölümdür. Birincisi kusurun bulunup bulunmadığına, ikincisi kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye ilişkindir. Kusurun varlığını araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede tam bağımsız kılınmıştır.
6100 sayılı yasanın 266. Maddesine göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları göz önüne almalıdır.
Yukarıdaki açıklamalar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ışığında; ... ve ... (yarı römork) plaka sayılı çekiciyi sevk ve idare eden sürücünün Ankara istikametinden gelerek Bursa Osmangazi istikametine seyrettiği esnada yolun 022-01-00 kısmına gelerek Osmangazi virajına girdiğinde meydana gelen kaza sebebiyle çekici ve römorkun devrilmesi şeklinde sonuçlanan tek taraflı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, yükün römorka yanlış istifi sebebiyle mi kazanın meydana geldiği, yoksa çekici ve buna bağlı römorku sevk ve idare eden sürücünün 2918 sayılı yasanın 52/1-a maddesini ihlal etmek suretiyle mi meydana geldiği, çekicinin ve buna römorkun yukarıda anılı maddeye uygun surette sevk ve idare edilmiş olması halinde devrilmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ile ilgili bilirkişilerden ek mütalaa düzenlemeleri istenilmiş olmakla; Adli trafik ve uzmanı ve lojistik taşıma uzmanı bilirkişinin 05.10.2025 tarihinde bilirkişi heyet ek raporunu sundukları anlaşılmıştır.
Dosya içerisindeki belgeler, sunulan raporlar bir arada değerlendirildiğinde, mahkememizce 12.09.2025 tarihinde verilen ara karar gereği çekici ve römorkun 2918 sayılı yasanın 52/1-a maddesine uygun surette sevk ve idare edilmesi halinde devrilmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin ya da tam tersi bir vaziyette istifi düzgün yapılması halinde dahi yine devrilmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin tek başına tespitinin mümkün olmadığı, ek raporda yapılan tespit doğrultusunda, sürücünün 2918 sayılı yasanın 52/1-a maddesini ihlal etmek, istifi yapanları ise usulüne uygun bir şekilde istif yapmamasından kaynaklı olarak kazanın oluşumuna birlikte sebep oldukları tespit edilmiştir.
Somut olayda, 19/12/2023 tarihinde davacı şirkete ait ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plaka sayılı dorsenin seyir halinde iken yolun ortasındaki demir bariyerler üzerine devrilmek ve konteynerında viraj içerisinde kayarak savrulması şeklinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen trafik kazasında konteyner içindeki yüklemenin hatalı olduğu iddiasıyla hasar onarım bedeli, araç kurtarma bedeli ve konteyner bedelinin tazmini istemiyle huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.
Meydana gelen kazada kusur durumları ve meydana gelen zararın tespiti amacıyla, adli trafik uzmanı, otomotiv uzmanı ve taşımacılık alanında uzman bilirkişilerden oluşan heyete dosya tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin kök ve ek raporlarında yapmış olduğu incelemelerde; ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plaka sayılı dorsenin sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nun 52/1-a maddesinde yer alan 'Sürücüler aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar.' hükmü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu, hava ve yol faktörlerinin olay esnasında kazanın oluşumunda etken olmadıkları, ... plaka sayılı çekicide yedek parça ve işçilik olmak üzere KDV dahil toplam 28.363,42 TL hasar bedeli meydana geldiği, meydana gelen kazada tamamen hasarlanması nedeniyle pert total işlemine tabi tutulan konteyner bedelinin 69.100,56 TL olduğu, araç kurtarma ve çekme bedelinin ise KDV dahil toplam 42.000,00 TL olarak hesaplandığı, konteynerin davalı ... Döküm A.Ş. tarafından yüklendiği, ağır bir malzeme olan döküm emtiasının konteynere, 2 blok altta ve 1 blok üstte olacak şekilde istiflendiği, yanlara devrilmeyi ve sarsılmayı önleyecek besleyici malzeme konulmadığı, döküm malzemelerin sadece plastik çemberle bağlandığı, alt kısımlarına ahşap takoz konulduğu, en üstüne de sıkıştırma amaçlı hava yastığı konulduğu, malzemelerin sabitlenmediği, üste konulan blokun her an devrilme ve savrulma riski taşıdığı, taşıyıcının 6102 sayılı kanunun hükümlerince yükün araca yüklenmesine nezaret etmesi gerektiği, aracın özelliği, gidilecek mesafe, yoldaki riskler, hava durumu gibi tüm unsurları dikkate alarak yüklemenin araca uygun yapılmasını sağlaması gerektiği, uygun yükleme yapılmadığı takdirde gerekirse taşımayı reddetmesi gerektiği, yanlış istif ve viraja hızlı girmenin birbirini körüklediği ve dava konusu hasarın meydana geldiği görüş ve kanaatleri bildirildiği, alınan bilirkişi heyet raporlarının dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, davacı tarafça, 31/10/2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini artırdığı, işbu dilekçenin davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, alınan bilirkişi heyet raporları ve tarafların dava konusu kazadaki kusur oranları dikkate alındığında, mahkememizce düzenlenen 24/10/2025 tarihli ara kararda belirtiler gerekçelerle meydana gelen trafik kazasında her iki tarafında eşit oranda kusurlu oldukları, davalı şirketin davacının zararından kusuru oranında sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken faizin, taşıma işinin ticari iş niteliği ve tarafların ticaret şirketi olmaları sebebiyle ve uyuşmazlığın haksız fiil niteliği de dikkate alınarak ticari faiz olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)71.211,71 TL hasar onarım bedeli, 21.000,00 TL araç kurtarma bedeli, 34.500,28 TL konteyner bedelinin 19.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-)Alınması gerekli 8.655,69 TL karar ve ilam harcından 1.707,75 TL peşin harç ve 460,00 TL ıslah harcının mahsubu ile 6.487,94 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-)Davacı tarafça yatırılan 1707,75 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 11.250,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 592,00 TL posta tebligat ücreti olmak üzere toplamda 13.977,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-)3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/202510:58:08
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır