İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/842 E. 2025/224 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/842
- Karar No
- 2025/224
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/842 Esas - 2025/224 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/842 Esas KARAR NO : 2025/224 HAKİM : ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 09/12/2024 KARAR TARİHİ : 28/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. I- DAVA DİLEKÇESİ: 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı arasında 24/03/2023 tarihinde "..." imzalandığını, müvekkilinin ilgili sözleşmeye uygun bir şekilde işi tamamladığını, 30/12/2023 tarihinde ise müvekkili tarafından yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğunu, tasfiyeye engel olabilecek eksik, kusur ve arızalarının bulunmadığı, bu nedenle tasfiye tutanağının imzalandığını, müvekkili tarafından yapılan işten kaynaklı olarak, davalı tarafından müvekkiline ödenmesi gereken hak edişlerin ve yine davalı şirket tarafından yapılan kesintilerin ödenmediğini, müvekkili ile davalı şirket arasında ...İnşaatı Yapım İşi Taşeron Sözleşmesi imzalandığını, yurt yapımının müvekkili tarafından tamamlanmasına rağmen davalı şirket tarafından müvekkiline eksik ödeme yapıldığını, Kastamonu İli Tosya İlçesinde yurt yapımından kalan ve ödenmesi gereken hak ediş ve kesintilerin müvekkiline ödenmediğini, müvekkili tarafından "..." ve "12/11/2021 tarihli ..." kapsamında yapılan tüm işlerin faturalandırıldığını ve ticari defterlere de aynen işlendiğini, alacağın tahsili amacıyla ...Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının icra dosyasına ilişkin haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli borcun tamamına ilişkin itirazları nedeniyle takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile takip itibariyle 304.000,00 TL alacağın, icra giderleri vekalet ücreti ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II- CEVAP DİLEKÇESİ: 2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, ortada hukuka uygun bir icra takibi olmadığını, taraflar arasında ... icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, sözleşmedeki bu hükme rağmen davacı tarafından haksız olarak ... icra dairelerinde icra takibi başlatıldığını, öncelikle icra dairesinin yetkisine itiraz ederek davanın bu yönüyle reddolunmasını, davacının kesin kabul işlemleri ve teminatın iadesi için yazılı istekte bulunmadan 06/08/2024 tarihinde haksız olarak icra takibi başlattığını, davacının kesin kabul ve teminatın iadesi için yapması gereken yazılı başvuruyu icra takibi tarihinden sonra 23/09/2024 tarihinde yaptığını, iş bu tutar teminat için tutulan cari hesap bakiyesinde 127.862,30 TL olarak yer aldığını, sözleşme hükümlerinin basiretli tacir ilkesi gereği her iki tarafı da bağladığını, davacının sözleşme hükümlerini yok sayarak kötü niyetli bir şekilde kesin kabul işlemleri ve teminat iadesi için yazılı başvuru yapmadan icra takibi başlattığını, davacının aydan aya ödemesi gereken ...primlerini ödemediğini ve müvekkilinin bu ödemeleri taşeron... adına ödemek zorunda kaldığını iş bu ödemelerin toplam tutarının 118.660,48 TL olduğunu, iki katı tutarında ceza kesintisi yapma hakkının 237.320,96 TL olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin 9. maddesine göre iki katı bedeli tutarında ceza kesintisi yapma hakkını kullandığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 127.862,30 TL olup bu uyuşmazlığın teminat kesintisinden kaynaklandığını fakat iş bu tutarın icra takibi başlatıldığı gün muaccel olmadığını savunarak, müvekkili hakkında haksız olarak açılan davanın reddine, davacının itirazın iptali talebinin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, icra takibinin konusu olan meblağın %40'ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III- HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: 3.Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmeleri nedeniyle davacı alacaklı alt yüklenici tarafından cari hesaba dayalı alacak nedeniyle başlatılan takibe İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir. 4.Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır. 5.Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ...'nün 2024/10853 Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 304.000,00 TL asıl alacak ve 7.196,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 311.196,05 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak cari hesaptan kaynaklı alacağın gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya 12/08/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından 09/08/2024 tarihinde yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. 6.Dava dilekçesi incelendiğinde davacı vekilinin müvekkili ile davalı arasında 24/03/2023 tarihli sözleşme bulunduğunu, bu sözleşme uyarınca müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, buna rağmen davalı tarafça hak edişlerinin ve davalı tarafça yapılan kesintilerin ödenmediğini, bu sözleşme haricinde taraflar arasında ayrıca 12/11/2021 tarihli sözleşme bulunduğunu, bu işin de müvekkili tarafından tamamlanmasına rağmen davalı tarafça eksik ödeme yapıldığını, her iki sözleşme kapsamında alacaklı olmalarına rağmen ödenmeyen alacaklarının tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını belirterek davalı tarafından yapılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise, ortada usulüne uygun olarak başlatılmış bir takip bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca Ankara İcra Daireleri ile ...Mahkemeleri yetkili kılınmasına rağmen davalının ...İcra Dairelerinde takip başlattığını, bunun yanı sıra davalının kesin kabul işlemleri için başvuru yapmadan doğrudan icra takibi başlattığını, bu durumun sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, yapılan kesintilerde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. 7. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflar arasındaki sözleşmeler ve tüm dosya kapsamı uyarınca, eldeki davanın alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda mahkememizce çözümlenmesi hususun, taraflar arasındaki iki ayrı eser sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. 8.Davanın esasına girmeden önce davalının takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı yönündeki itirazı incelenmiştir. Bu bağlamda, eser sözleşmelerinde yetkili mahkeme İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 50. madde atfı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 6. maddesine göre davalının yerleşim yeri veya HMK'nın 10. maddesine göre sözleşmenin ifa yeri, yani işin yapılacağı ve/veya teslim edileceği yer mahkemesi(icra daireleri)dir. Bunun dışında, HMK'nın 17. maddesine göre, taraflar arasında geçerli olarak yapılmış yetki sözleşmesi varsa ve bu sözleşmede dava veya takibin sözleşmeyle kararlaştırılan yer dışında genel ve özel yetkili başka bir mahkeme veya icra dairesinde de açılabileceğine dair aksine bir düzenleme yoksa dava veya takip yalnızca (münhasır yetki) sözleşmede kararlaştırılan yer mahkemesinde açılabilir. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılması gerekir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış uygulaması gereği, eser sözleşmesinden kaynaklanan bir ihtilafta, para borçlarından kaynaklanan alacaklarla ilgili olarak TBK'nın 89. maddesi dikkate alınmamaktadır (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 24/01/2013 gün ve 973-345 sayılı kararı). Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen iki ayrı alt yüklenici sözleşmesinin 28. maddelerinde uyuşmazlık konusunda ... İcra Daireleri ile ...Mahkemelerinin yetkili kılındığı görülmektedir. Dayanak sözleşmenin tarafları ile işbu davanın tarafları tacir olup sözleşmenin yapıldığı tarih itibarıyla kararlaştırılan yetki şartı geçerlidir. Sözleşmede anlaşma ile belirlenen yetkili yer dışında diğer mahkemelerin ve icra dairelerinin de yetkili olduğu hususunda bir düzenleme bulunmamaktadır. O halde, taraflar arasında münhasır yetki sözleşmesi yapıldığı kabul edilerek icra takibinin taraflarca yetkili kılınan ... icra dairesinde yapılması gerekir. Ancak davacı tarafından yapılan takip ... İcra Dairesi'nde başlatılmış olmakla, davanın usulüne uygun yapılmış icra takibi bulunması yönündeki dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve davanın esasına girmeden aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın usulüne uygun yapılmış icra takibi bulunması yönündeki DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 3.635,58 TL harcın mahsubu ile fazla yatan 3.207,98 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/03/2025 Katip ...