İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/842 E. 2025/1285 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/842
- Karar No
- 2025/1285
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/842 Esas KARAR NO : 2025/1285
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/11/2024 KARAR TARİHİ : 02/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin davalı şirketten bayilerinde kullanmak üzere tabak satın aldığını, davacı tarafından verilen tabak siparişi sonrasında davalı şirket tarafından 11.11.2023 tarihli faturanın davacıya iletildiğini; fatura edilen ürün bedeli 246.000,00- TL ve 4.640,00- TL nakliye bedelinin davacı şirket tarafından ödendiğini ve ürünlerin teslimatının gerçekleştiğini, yapılan kontroller sonrasında sipariş edilen ve faturada gösterilen ürünlerin tamamının kararlaştırılan niteliklerde, boyut ve cinslerde olmadığının anlaşıldığını, tabakların ayıplı olarak teslim edildiğini, yapılan kontroller sonrasında teslim edilen ürünlerin malzeme yapısı, baskı kalitesi, baskının ardında kalan renk kalıntıları, seçilen renklerin üretilen renkler ile birbirini tutmayışı ve baskı kalitesizliği ve gelen ürünlerin kararlaştırılan ürünlerden ebatının farklı olması sebebi ile ürünlerin kullanılamayacak durumda olduğu defeatle davalı şirket yetkililerine bildirildiğini, sorunun çözülmesinin istendiğini ancak davalının çözüme yanaşmadığını, tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle TBK Madde 219 vd. hükümlerine tâbidir ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında ise TTK Madde 23’de “Ticari satış ve mal değişimi” başlığı altında düzenlenen hükümlerin uygulanması gerektiğini, davacı tarafından teslim alınan ürünlerin ayıplı olduğu davalı yana derhal bildirilmiş olmasına rağmen zararın karşılanmadığını, Bu sebeple 18.01.2024 tarihinde Ankara ...Noterliğinde ... yevmiye numaralı ihtarname ile ayıp ihbarında bulunulduğunu ancak davalı tarafça davacıya herhangi bir dönüş yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlanmasıyla işbu davayı açtıklarını, Davalı yanca satış anında var olduğu belirtilen özelikleri taşımayan aksine renk, baskı kalitesi ve malzeme yapısı olarak belirtildiğinden çok daha düşük kalitede bulunan ürünlerin bu haliyle ayıplı durumda olduğunu, ayıptan sorumluluk satıcının, satılanın, hasarın geçtiği anda alıcıya bildirdiği veya dürüstlük kuralları gereğince ondan beklenen vasıfları taşımamasından dolayı sorumlu olmasıdır. Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcıya seçimlik haklar tanındığını, davacı şirketin de sipariş ettiğinden farklı kalite ve boyutta ayıplı olarak gönderilen tabakları geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullanmak istemektediklerini, bu sebeple, davacı şirketin sözleşmeden doğan zararının giderilmesi, fatura bedeli ile ürünlerin nakliyesi için ödenen 4.640,00- TL nakliye bedelinin işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini beyan ederek fatura bedeli olan 246.000,00- TL ile 4.640,00- TL nakliye bedelinin 11.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin 1978 yılından itibaren kendi sektöründe öncü şirketlerden olduğunu, davacı şirket personellerinden 3 kişi 2023 Ekim ayında davalı şirketin mağazasını ziyaret ettiğini ve ürünleri incelediklerini ve kendilerine 10 adet numune ürün verildiğini, kısa bir süre sonra tekrar davalı şirket ile iletişime geçildiğini ve ... isimli bir görevlinin mağazaya tekrar geldiğini ve 3 ürün üzerinden anlaşma sağlandığını ardından birlikte logo çalışmalarına başlandığı, ürünlerin baskı kağıdı hazır olduktan sonra davacı şirket görevlisine 1 adet ürün ... isimli uygulamadan gönderildiğini ve kendisinin "Logo arkasında hafiften sarılık var" şeklinde dönüş yaptığını, davalı şirket yetkilisinin ise bu duruma cevaben "baskının rengi olduğu ve her şekilde orada logonun altında biraz kalır" şeklinde teknik olarak durumun gayet tabii olduğunu belirten bir açıklamada bulunduğunu ve akabinde davacı şirket yetkilisi "kalan bakiye ne kadar" şeklinde sorduğunu ve bu da ürünü onayladığı anlamına geldiğini ve bunun üzerine davalı şirketin ürünleri tamamlayarak teslimat adresine gönderdiğini, davacı taraf yetkileri ürünlerin ayıplı olduğunu davalı şirkete bildirdiğini telefon ile durum izah edilmeye çalışıldığını ancak tüm açıklamalara rağmen davacı şirket yetkililerinin ürünlerin iadesini talep ettiğini, durumun çözüme kavuşması adına 05/01/2024 tarihinde davalı şirket yetkilisinin sadece bu iş için İstanbul'dan Mersin iline gittiğini ve yapılan kontrollerde ayıplı ürün var ise bunların telafisini yapabileceklerini belirttiğini ve sonuç olarak 703 kodlu üründe neredeyse hiçbir hata olmadığını, 603 ve 704 kodlu ürünlerden tabağın yapısından ötürü bazı kaymalar olabileceğini ve bunun gayet normal olduğu ve sonuç olarak tüm ürünlerin içerisinde %3-5 civarında kabul edilebilecek ürün olduğunu belirttiğini, davacı şirket yetkilileri ile yapılan tüm görüşmelere rağmen çözüm sağlanamadığını, davalı şirkete 18.01.2024 tarihli 4 ihtarname gönderildiğini ve davalı şirkete gönderilen ihtarnameye karşı 13.02.2024 tarihinde Beyoğlu .... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile cevap verildiğini, davacı şirketin yasal mevzuatta belirtilen sürelere riayet etmediğini, davalı şirketin ürünlerinin bir an için ayıplı olduğunu varsaydığımız da bile kanunda belirtilen sürelere ve şekle göre bildirim yapılmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, sicil kayıtları çıkarılarak dosya kapsamına alınmış, tebliğ şerhli ihtarname örnekleri celbedilmiş ve bilirkişi raporu aldırılmıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; ürünler üzerinde yapılan incelemede fatura da beyan edilen ölçülerden farklı boyutlarda olarak boyut uyumsuzlukları, baskılarda ki özen, dikkat ve itinanın gösterilmemiş olmasından dolayı marka adı (MUALLA) nın orantısız (ölçüsüz) olarak yamuk baskı olarak tabak yüzeyine işlenerek, marka adının arka fonunda istenmeyen renk kalıntıları kalması sonucu baskı kalitesindeki uyumsuzluklar görüldüğü, ürünlerin ayıplı oldukları görüş ve kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde açılan dava, eser sözleşmesinin ayıplı ifası soncu sözleşmeden dönülerek ödenen bedelin iadesine ilişkin alacak davasıdır. Eser sözleşmelerinde uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi gereğince "iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır." Aynı yasanın 477. maddesine göre ise, "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." İşsahibinin seçimlik haklarını düzenleyen 475.maddesi ise "Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1.Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz. " hükmüne haizdir. Açıklanan kanun maddeleri somut olaya uygulandığında, Davacı tarafça bayilerinde kullanılmak üzere Davalı tarafla anlaşma yapıldığı ve Davacı şirket markasının basılı olacağı ve belli boyut ve özellikte tabak siparişi verildiği, davalı şirket tarafından 11.11.2023 tarihli faturanın düzenlendiği ve Davacı tarafça ürün bedeli 246.000,00- TL ve 4.640,00- TL nakliye bedelinin ödendiği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı ve ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Yaptırılan teknik incelemeye göre fatura da beyan edilen ölçülerden farklı boyutlarda olarak boyut uyumsuzlukları, baskılarda ki özen, dikkat ve itinanın gösterilmemiş olmasından dolayı marka adı (MUALLA) nın orantısız (ölçüsüz) olarak yamuk baskı olarak tabak yüzeyine işlenerek, marka adının arka fonunda istenmeyen renk kalıntıları kalması sonucu baskı kalitesindeki uyumsuzluklar görüldüğü ve ürünlerin ayıplı olduklarının tespit edilmiş olduğu, buna göre basit bir gözden geçirme ile anlaşılabilecek ayıp olması nedeniyle ürünlerdeki ayıbın açık ayıp olduğu, dosyadaki mail yazışmaları, ihtarnameler ve özellikle cevap dilekçesi dikkate alındığında süresi içinde ayıp ihbarının yapılmış olduğunun ve hatta Davalı şirket yetkilisinin de yerine giderek görüşme sağladığının anlaşıldığı, TBK 475.maddeye göre Davacının kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olan sözleşmeden dönme ve ödenen bedelin iadesini talep etme hakkının bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Ayıplı malların iadesi ile birlikte 246.000,00-TL mal bedeli ve 4.640,00-TL nakliye bedelinin 18/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 17.121,21 TL karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 4.280,31 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 12.840,90 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından mahkememiz dosyasına yatırılan 4.280,31 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.707,95 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 10.520,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 3.600,00 TL' nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2025
Katip ... E imza
Hakim ... E imza