İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/84 E. 2026/61 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/84
- Karar No
- 2026/61
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/84 Esas KARAR NO:2026/61 DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ: 22/04/2024 KARAR TARİHİ: 03/03/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ---- sahibi olduğu ------- markasının yıllarca ------ faaliyet göstermiş, ulusal ve uluslararası ticaret ağında oldukça önemli bir yere sahip sektöründe öncü bir marka olduğunu,---- markasının -------- tescil numarası ile ------- ile sicile tescil edilmiş olup tüm marka haklarının münhasıran artık müvekkili firmaya ait olduğunu, davalı tarafın müvekkiline ait -------- markasını kullanarak yine müvekkilinin satış ve ihracatını yaptığı aynı ürün sınıfındaki ------ şişelerinde kullanması, üretim, satış ve ihracatını yapması, markayı taklit ederek ve tecavüz fiilini gerçekleştirmesi nedeni ile uğramış ve uğramakta olduğu maddi ve manevi tüm zararlarının tazmini için huzurdaki davayı başlatmanın hasıl olduğunu, davalı ---------markasını SMK hükümlerine aykırı olarak izinsiz olarak kullandığını, üretim, satış ve ihracatını yaptığı ---------- ürünlerin doldurulduğu şişelerde kullanarak markayı taklit etmiş ve tecavüz fiilini gerçekleştirmiş olduğunu, işbu dava maddi tazminat taleplerinin tümü yönünden HMK 107.maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak başlatıldığını, hizmet kalitesi ile de haklı bir üne kavuşmuş olan------- bilinen, benzerlerinden bu yönde ayrılan ve aranan bir marka haline geldiğini; davalının müvekkil markasını ve markasına ait ibareyi, satış ve ihracatını yaptığı mallar üzerinde, iş yerlerinde bulunan reklam pano ve tabelalarında halihazırda aktif olarak kullandığını; kaldı ki SMK m.7 ile getirilen düzenlemeyle sabit olduğu üzere marka hakkı dolayısıyla doğan tüm hakların marka sahibine ait olduğunu; davalı ----- ise müvekkiline ait olan -------markasını haksız ve izinsiz olarak kullandığını, bitkisel yağ sınıfında müvekkili şirket adına tescilli bu markanın satış ve ihracatını yaptığı, ------- nitelikli ürünlerin şişelerinde kullanarak markayı taklit etmiş olduğunu ve tecavüz fiilini gerçekleştirdiğini; davalı şirketin özellikle ------sektöründe faaliyet gösterdiğini ve ---------------ibaresini taklit amaçlı ürettiği gıda ürünlerinde kullandığını; davalı şirket tarafından üretilerek ihracatı yapılan ürünlerin müvekkili şirkete ait marka --------- kullanımı gibi tüm özellikler yönünden bire bir aynı olduğunu, aynı sektörde aynı ürünlerin satış ve ihracatını yapan ---------marka logosu ve etiketini kullanarak ve taklit ürünlerin ticaretini yaparak haksız fiilleri ile haksız kazanç elde ettiğini, sunulan konşimento örnekleri incelendiğinde müvekkili şirkete ait marka kullanılarak oldukça yüksek miktarda üretim yapıldığının ve üretilen malların özellikle müvekkili şirketin hakim olduğu pazarlara satılarak ihraç edildiğinin açıkça görüldüğünü; sunulan ticari fatura ve çeki listesinin de müvekkili şirkete ait markanın davalı tarafça taklit edilerek yüzbinlerce dolarlık taklit ürünün üretildiğini ve ihraç edilerek satıldığını gözler önüne serdiğini; sunulan -------------- sertifikada yazılı kayıt numarasını davalı şirkete ait olduğunun; müvekkiline ait ürünlerin parti numarası ve son tüketim tarihleri ile davalı tarafça üretilen ve satışı yapılan ürünlere ait kayıt numarası, parti numarası ve son tüketim tarihleri incelendiğinde ise birebir aynı olduğunun görüleceğini, sunulan menşei şehadetnamesinin de, taklit marka ile -------- üretenin ve üretilen ürünleri ihraç ederek satanın davalı taraf olduğunu açıkça ispatlandığını, sunulan liste incelendiğinde, bu listedeki onay numarasının davalı şirkete ait olduğu ve numaranın üretilerek ihraç edilen ------- şişelerinde ve etiketlerinde açık açık kullanıldığı rahatlıkla görüldüğünü, --------- müvekkiline ait markayı, taklit ederek haksız ve izinsiz olarak kullandığı dosyaya sunulan ekli deliller ışığında ispatlı olduğu gibi ve yapılacak yargılama kapsamında elde edilecek delillerle de ispatlanacağını; zira, taklit ürünlere ait etiket ve şişe üretimlerini yapan firmalar araştırıldığında bu firma kayıtlarından bu taklit etiket ve şişe üretiminin davalı tarafça yapıldığının bir keza daha anlaşılabileceğini; ürünleri taşıyan firma ile gümrük kayıtlarının da iddiaları ispat edeceğini, davalı şirketin haksız rekabet oluşturarak kazanç elde etmeye yönelik marka tecavüzü niteliğindeki bu eylemleri nedeni ile müvekkili şirketin mevzuat gereği korunan haklarının ihlal edildiğini; müvekkili şirketin, davalı şirketin kanuna aykırı eylemleri nedeni ile hem ekonomik hem de marka değerinin zedelenmesi sureti ile büyük zararlara uğramış olduğu gibi ve hala da uğramakta olduğunu, bu nedenle SMK m. 149 kapsamında marka hakkına tecavüzün kaldırılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin, davalı firmanın marka hakkına tecavüz fiilleri nedeniyle maddi zarara uğramış ve hak kaybı yaşadığını; davalı firma, üretimini, satış ve ihracatını yaptığı, marka sınıflandırmasında ---------- yer alan ürünlerin üzerine bildirim yapılmaksızın müvekkiline ait marka ve logosunu haksız ve izinsiz kullanmış, bu taklit ürünlerin ticaretini yaparak bir kısmını yurtdışına ihraç ettiğini, --------ticaret hayatında ------ gibi davranması gerekirken müvekkiline ait markayı haksız ve izinsiz kullanarak, marka hakkına tecavüz ederek taklit ürünlerden kazanç sağladığını ve müvekkilinin de satışlarının önüne geçerek müvekkilinin maddi zarara uğradığını, müvekkilinin, davalı firmanın marka hakkına tecavüz fiilleri nedeniyle itibar kaybına ve manevi zarara maruz kaldığını; müvekkilinin yıllar boyu---------- sınıfta yer alan mal ve hizmetleri halka büyük bir önem ve özen içinde sunduğunu, ürünlerin ihracatı, pazarlaması ve satışı için büyük emekler harcadığını belirterek SMK md.149/1-f bendi uyarınca tecavüzün devamını önlemek üzere İhtiyati tedbir talebimizin KABULÜNE, marka hakkına tecavüzünün tespiti, meni ve refine, SMK md.7 kapsamında İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması, İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi ve İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi başta olmak üzere MARKA HAKKININ İHLALİNİ YARATAN HER TÜRLÜ FİİLİN YASAKLANMASINA, SMK md.149 kapsamında Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere el konulan ürünler İMHASINA, SMK md.149/1-g bendi uyarınca masrafları davalı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın yüksek tirajlı günlük gazetede İLAN EDİLMESİNE, 300.000,00-TL MANEVİ TAZMİNATIN faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil şirkete ödenmesine, HMK.m. 107 gereği toplanacak delillere göre hesap ettirilip tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere; SMK md.151/2-b bendi uyarınca davalı tarafın taklit ürünler dolayısıyla elde ettiği 1.000,00-TL NET HAKSIZ KAZANCIN, SMK md.149 ve md.150 kapsamında 1.000,00-TL MADDİ TAZMİNATIN, 1.000,00-TL İTİBAR TAZMİNATININ faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zaman aşımına uğradığını, Zira davacı firmanın müvekkili aleyhine benzer iddialarda bulunmak suretiyle ----Tarihinde-------- Soruşturma No'lu dosyasına şikayette bulunmuş olup,-----tarafından yürütülen soruşturmada, müvekkilin işyeri adresi olan -------markası altında ürünlerin bulunabilmesi amacıyla arama izni verilmesi ve mezkur ürünlerin bulunması halinde el konulması talep edilmiş ise de; --------kararı ile, talebe konu adreste soruşturmaya konu eşyaların bulunduğuna ve bu eşyaların bu işyerinde satıldığına ilişkin makul şüpheyi destekleyen belgenin, bilginin, kolluk tarafından yapılmış bir araştırmanın ve buna ilişkin bir tutanağın dosya kapsamında bulunmadığı ve davacının iddialarının somut olgulara dayandırılmadığından bahisle arama ve el koyma talebinin reddine karar verilmiş olup, bu itibarla soruşturma dosyasının-------- tarihli kararında müvekkili hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, bahsedilen soruşturma dosyası ve --------kararının, davacının iddia ettiği vakıaları çok daha önceden öğrendiğini ve huzurdaki davayı zamanaşımına uğradıktan sonra açtığını ortaya koyduğunu, kaldı ki, yine hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının gerek huzurdaki davada gerek ise ---- yılındaki sunduğu belgelerdeki iddialarında üretilen ürünlerin üretim tarihinin --------- olduğu görülmekte olduğunu; nitekim iddia edilen eylemin üzerinden 4 yıldan fazla bir zaman geçmiş olması da davacının söz konusu eylemi çok daha erken öğrendiğini ancak harekete geçmekte gecikerek taleplerinin zamanaşımına uğradığını gösterdiğini; aksinin kabulü ise, hayatın olağan akışına da aykırılık teşkil edeceğini; belirtilen sebepler nedeniyle davanın ilk olarak zamanaşımı sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, öte yandan davacının huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki bir menfaati bulunmadığını, esasa ilişkin olarak; müvekkili şirketin uluslararası emtia ticaretinde uzun yıllardan beri süregelen deneyimi ve dünyanın çeşitli ülkelerinde bulunan şirketleri vasıtasıyla ------ yağı tedariki ve üretiminde pay sahibi olan en büyük firmalarından birisi olduğunu; bu bağlamda müvekkil firmanın,---------- platformu gibi farklı alanlarda faaliyet gösterdiğini, öte yandan müvekkilinin kendisine ait başta ---- numarası ile tescilli ------- olmak üzere, pek çok tescilli markası bulunmakla birlikte, şimdiye dek gerek yurt içi gerek ise yurt dışından pek çok firmaya fason üretim hizmeti verdiğini; müvekkilinin bitkisel yağ ihracatı için kullandığı tescilli başka markalarının da bulunduğunu; davacı --------- kadar belirtilen tarihlerde markanın hak sahibi ise de, davacının, kendisinin yıllarca bitkisel atık yağ sektöründe faaliyet göstermiş ve ulusal ve uluslararası ticaret ağında önemli bir yere sahip firma olduğu ve markasının tanınmış olduğu iddiası gerçeği yansıtmadığını; zira, davacının söz konusu markayı -------- kullanmadığını; nitekim SMK 29/2 hükmü uyarınca, tescil sahibinin markasını fiilen kullandığını ispatlamakla yükümlü odlduğunu; tescil sahibi, markasını fiilen kullandığını ispatlayamazsa; yaptığı itiraz veya açtığı davada marka tescil korumasının zayıflamış olacağını, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesi uyarınca da, iddia ettiği eylem üzerinden uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen sessiz kalmış olduğunu, davacı ihlalin gerçekleştiğini iddia ettiği ------- yılından itibaren 2 sene bekleyerek ------ girişimlerde bulunduğunu, ------ kararı verildikten sonra 2 sene daha bekleyerek huzurdaki mesnetsiz davayı açtığını; geçen 4 yılda ise sessiz kaldığını; hükümsüzlük davaları için aranan 5 yıllık sürenin, marka hakkını ihlal davaları bakımından kesin bir süre olarak kabul edilmemesi gerektiğini, davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan fotoğrafların, söz konusu ürünlerin müvekkili tarafından haksız ve izinsiz üretildiğini ortaya koymaktan uzak olduğunu; nitekim davacının iddia ettiği ürünlerin müvekkiline ait adreste bulunmadığını; davacının nereden elde ettiği dahi bilinmeyen görselleri mahkemeye sunarak, bunun müvekkilinin üretim tesislerinde üretildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını; davacı tarafından, dava dilekçesinin ekinde ------- ----------------- menşe şehadetnamesi görüntülerinin hiçbir kısmında; söz konusu dokümanları davacıya ait olan ----------ibaresinin geçmediğini; davacı tarafından dosyaya sunulan ve müvekkiline ait olduğu iddia edilen ihracat işlemi ile davacının markasını ilişkilendiren herhangi bir kayıt bulunmadığını; davacı tarafından sunulan eklerdeki ihracat işlemine ilişkin olarak, ----- müvekkiline ait onay numarası altında, böyle bir markaya ilişkin herhangi bir ----- bulunmadığını; söz konusu -----, ilgili mevzuat çerçevesinde, yetkili kamu kurum ve kuruluşunca düzenlenen ve ithalat ve/veya ihracat aşamasında bir ürünün ilgili teknik düzenlemesine veya standardına uygunluğunu gösteren belge olduğunu; bu bakımdan, müvekkili şayet davacının iddia ettiği şekilde bir marka ile üretim yaparak, başka bir ülkeye ihraç etmiş olsa idi, müvekkiline ait işletme numarası adı altında ilgili markanın üretildiğine ilişkin eşleşen bir kayıt olmasının gerekeceğini; ancak böyle bir kaydın bulunmadığını; bütün bunların yanı sıra, davacının delil adı altında sunduğu ambalaj görüntülerinde, ürünlerin ------ bir firma için üretildiğinin belirtilmiş olduğunu; oysa, ilgili tarihlerde yani ----- müvekkili firma ile ürünleri ürettirdiği iddia edilen dava dışı ------- firmasının herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığını; hiçbir şekilde müvekkili tarafından üretildiğini kabul etmemekle birlikte, davacının taklit olarak üretildiğini iddia ederek dosyaya sunduğu ürün görsellerinin ambalajı ile kendisine ait olduğunu ispat için sunduğu ürün ------- ambalajları arasında tam bir görsel, işitsel, kavramsal bir aynılık/benzerliğin söz konusu olmadığını; bu nedenle, halk nezdinde ilişkilendirme ihtimali ve karıştırma ihtimalinin de olmadığını; davacının dosyaya sunduğu ----- ek, taslak bir konşimentoya ait olup, davacı konşimento aslının görüntüsünü ibraz edemediğini; kaldı ki; bu evrakta, davacı markası ile ilintili hiç bir ibare bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde sunduğu --- ticari fatura ve ------ listesindeki belgelerde davacı markası ile müvekkil ilişkilendiren herhangi bir ibare yer almadığını, davacının dava dilekçesinin ----kısmında sunduğu, ------- Sertifikasında da davacı markası ile müvekkili ilişkilendiren herhangi bir kayıt yer almadığını, ilgili belgelerde müvekkiline ait kayıt numarası, parti numarası ve son tüketim tarihinin yer almasının ise ----- uyarınca zorunlu olduğunu, ancak ilgili belgenin de davacı markası ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını; dahası yine yukarıda detaylı olarak izah ettiğimiz üzere, davacının ispata elverişsiz olarak görsellerini sunduğu ve taklit olduğunu iddia ettiği ürünlerde yer alan numaraların müvekkil tarafından basıldığına ilişkin hiç bir illiyet bağı bulunmamaktadır. Zira söz konusu ürünler yahut görsellerin nereden temin edildiği belli olmayıp, müvekkile ait işyerinde tespit edilmediğini, bununla birlikte dava dilekçesinin ----- ekinde yer alan menşe şehadetnamesinde ----yer alan listede de davacı markası ile bağlantılı hiçbir ifade, ibare yahut kaydın yer almadığını; davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu görsellerde yer alan ve müvekkili tarafından basıldığı iddia edilen şişe üzerindeki ibarelerin de müvekkili tarafından bastırıldığına ilişkin hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını; söz konusu kayıtların herhangi bir kimse tarafından kolayca basılabileceğini; dava dışı bir üçüncü firmanın müvekkili adına tescilli ambalaj üzerine, kendi markasını bastırmak suretiyle taklit ettiğini, ancak müvekkilinin bilgisi dahilinde olmaksızın üretilen ürünlerde müvekkiline ait olan ------Kayıt numarası kullanıldığını, davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü SMK madde 149'da öngörülen hakların somut olay yönünden talep edilmesinin de son derece yersiz olduğunu; zira, devam eden yahut tekrarlanması söz konusu olan bir ihlalin söz konusu olmadığını, davacı firmanın itibar kaybı ve manevi tazminat taleplerinin ise haksız ve bütünüyle hukuka aykırı olduğunu; şöyle ki müvekkilinin davacı markasına ilişkin herhangi bir ihlalinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın davacı adına tescilli ------ markasını satışa sunduğu yap bidonları üzerinde markasal olarka kullanmak sureti ile davacının marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı, tecavüzün varlığı halinde maddi ve manevi tazminat ve itibar tazminatı ödenip ödenmeyeceği, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ------- Soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden dosyamıza celb edilmiştir.Davacı ---------- numarasında kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin ---- olduğu anlaşılmıştır.-----tarihli cevabi yazı ile "Müdürlüğümüzün ------ numarasında kayıtlı bulunan ------- ait evraklar yazımız ekinde gönderilmiştir. İlgi yazınızda adı geçen --------- kayıtlı olupMüdürlüğümüzde kaydı bulunmamaktadır." şeklinde bilgi verilmiştir.-----sayılı yazı cevabı ile yazıları eki dava dilekçesi ve ekli konşimentoya istinaden istenilen ihracat beyannamesi ve fatura yazımız ekinde gönderilmiştir." şeklinde bilgi verilmiştir. Dosyaya ----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- markasının ----tarihinde tescil edildiği anlaşıldı.Dosyaya ----- getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- sınıfta davacı --- adına ---- tarihinde tescil edildiği anlaşıldı.Dosyaya ----kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- sınıfta davacı----- tescil edildiği anlaşıldı.Dosyaya ---- Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ------- sınıfta davacı ----- tarihinde tescil edildiği anlaşıldı.Dosyaya ----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ------- sınıfta davacı ------tarihinde tescil edildiği anlaşıldı.Dosyaya ----kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı ---- davacı------ tarihinde tescil edildiği anlaşıldı.Tarafların beyan ve itirazları, alınan tanık beyanları da dikkate alınarak davacı tarafın marka hakkına tecavüz yönündeki talebine ilişkin rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan ----- tarihli raporda özetle; "Davacının ---markası ile ------ sınıfta----- farklı marka kullanımın olduğu, ayrıca davacının ----- yani özel marka olarak faaliyetlerinin bulunduğu, davalının ---- olduğu, ------ --- satışının olduğu, ayrıca ---------- olduğu, Ancak bilirkişi marifetiyle yapılan incelemelerde davalının ----- markası ile bir kullanımının tespit edilemediği, dava dilekçesinde -----markasının kullanıldığı ve altında ise------ olarak göründüğü, Davalı tarafında kendi markası olan ------ olduğu, yani aynı işletme kayıt numarası vurulduğu, Bunun dışında davacı tarafından sunulan ürün görselinin davalı tarafça üretildiğine dair bir tespit yapılamadığı, dava dilekçesinde -------eklenen davalı tarafa ait olduğu iddia edilen görseldeki haliyle davacı tarafın kendi logosunun benzer özellikler taşıdığı, aynı tasarım çerçevesinde oluşturulduğu, etiketin geri kalanlarında farklılıklar olmasına rağmen benzer renk teması kullanıldığı, bu haliyle tüketicinin farkı ayırt etmesinin zor olduğu, bunlar haricinde davacı taraf ve davalı taraf web sitelerindeki ürün görselleri ve ürün görselleri üzerindeki logolar ve etiketler ve ürün ambalajları incelendiğinde benzerliklere rastlanmadığı, ürünün dosyada ------ eklenen pet şişesinin deforme olması ve ayrıntılı fotoğrafının olmaması sebebiyle aynı tasarımsal özelliklere sahip olup olmadığını belirlenemediği,---- sayılı----- markasının Davacı adına ----nezdinde tescilli olup, başvuru tarihi ----- olduğu, -----ekinde yer alan görseldeki kullanım davalı yana ait kabul edilirse anılan kullanım ile Davacı markasının aynı mal ve hizmetler için ------kullanıldığı, bütünsel intiba bakımından aralarında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan benzerlik/ayniyet bulunduğu, halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunması sebebi ile Davalıya ait olduğu iddia olunan kullanımın SMK’nın 29. ve 7/2-b Maddeleri kapsamında davacının marka haklarına ihlal yarattığı, şayet dava dilekçesinin 3 no’lu ekinde yer alan görseldeki kullanım davalı yana ait olmadığı kabul edilecekse, davalının dosya kapsamında davacının dayanak markasından kaynaklı haklarını ihlal ettiğine dair başkaca bir delile rastlanılmadığı" yönünde görüş bildirilmiştir. Marka hakkına tecavüz talepleri ve net kazanç talebi de dikkate alınarak maddi tazminat ve itibar tazminatı talepleri yönünden rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan heyet raporunda özetle; "Davaya Konu Kullanımların Tasarımsal İncelemesi Bakımından, Davacı tarafa ait ürün Marka görseli grafik tasarımı ile Davalı tarafa ait olduğu iddia edilen ürün Marka görseli grafik tasarımı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davaya Konu Kullanımların Markasal İncelemesi Bakımından, Dosyada yer alan ----- Mahkeme müzekkeresine cevaben müzekkere ekinde yer alan konşimentoya istinaden ihracat beyannamesi ve eki fatura gönderilmiş olup, gerek beyannamede gerekse eki faturada -------ibaresinin yer aldığı; Davaya konu kullanımının davacıya ait tescilli marka ile yüksek seviyede benzer olduğu; mallar arasında ayniyet olduğu; bu bakımdan davacı markası ile çok yüksek benzerlik arz eden davaya konu ibarenin davacı markasının tescilli olduğu aynı mallarda kullanılması neticesinde, davaya konu ------ yağlarının hitap ettiği ortalama seviyedeki tüketici nezdinde SMK m.7/2-b anlamında karıştırma yaratacağı, Marka hakkının ihlali hallerinde sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşebilmesi için, öncelikle marka sahibinin, markanın başkası tarafından kullanıldığından haberdar olmasının gerektiği; davalı tarafın davaya konu markayı kullanmaya başladığı tarih ve davacının bu markanın kullanımdan haberdar olduğu tarih tam olarak tespit edilememekle birlikte, davacının ----- yılında davalı hakkında ----nezdinde şikayette bulunduğu, -----tarihli kararı ile davacı müştekinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar itirazın reddedildiği, huzurdaki davanın da ----- tarihinde açılmış olduğu; bu hususta takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu; Davaya Konu Kullanımların Sektörel İncelemesi Bakımından, ------ sektöründe ürünlerin teknik içerik bakımından büyük ölçüde benzer nitelikte olması nedeniyle, piyasada ayırt ediciliğin esas olarak marka ibaresi, ambalaj tasarımı ve genel görsel kompozisyon üzerinden sağlandığı, bu unsurların ürünün ticari kimliğini doğrudan belirlediği, Dosya kapsamında karşılaştırılan ürün ambalajlarının; renk teması, grafik yerleşim ve marka algısı itibarıyla, sektörde farklı ticari işletmelere ait ürünler arasında beklenen ayırt edilebilirlik düzeyini sağlamadığı, bu durumun özellikle ihracat pazarlarında ürün kaynağına ilişkin algıyı etkileyebilecek nitelikte olduğu, Üretici işletmeye ait işletme kayıt numarasının ambalaj üzerinde yer almasının sektörel ve mevzuatsal bir zorunluluk olduğu, ancak bu bilginin tek başına ürünün hangi ticari marka adına piyasaya sunulduğunu gösteren ayırt edici bir unsur olarak değerlendirilmediği, dosya konusu----- markasına ilişkin yapılan piyasa araştırmasında, ---- piyasasında ayçiçek yağı ürünü özelinde yaygın perakende satış kanallarında somut bir satış kaydına rastlanılamadığı; markanın ticari kullanımının ağırlıklı olarak ihracata yönelik olduğu, buna rağmen ambalaj ve marka unsurlarının ihracat pazarlarında ürün kaynağına ilişkin algıyı etkileme potansiyelini koruduğu, mali inceleme bakımından, davacının maddi tazminat olarak SMK md.151/2-b bendi uyarınca sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden davalı şirketin taklit ürünler dolayısıyla elde ettiği net kazancı talep ettği,Davalının defter ve belgeleri dosya kapsamında yer almadığı, defter kayıtları üzerinden dava konusu ürünlerden elde edilen net kazanç yönünden bir tespit yapılamadığı ancak ----tarafından gönderilen fatura üzerinde davalı firmanın dava konusu ürünlerden elde edebileceği kazanç -------yönünden “tecavüze konu olan markadan elde ettiği cironun %10'unun lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı yönünde görüş vermiş olduğu ve bu oran üzerinden hesaplama yapıldığı, davalının yapmış olduğu ihracatla ile ilgili dava konusu ürünler olan -----için elde edebileceği kazanç------ Bedeli yönünden vermiş olduğu görüş yazıları doğrultusunda dava tarihinde ki ----- döviz alış kuru esas alınarak aşağıdaki gibi hesaplandığı, dava konusu ürünün dava tarihindeki TL.karşılığı:------ dava tarihinde dava konusu üründen elde edebileceği kazan tutarının 1.798.109,15 TL olarak hesaplandığı, manevi tazminatın takdirinin sayın mahkemede olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29,149,150,151. Maddeleri.
GEREKÇE:Dava. Marka hakkına tecavüzün tespiti ile men'i ve ref'i ile tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması, tecavüzden kaynaklı maddi, manevi tazminat ve itibar tazminatı davasıdır. Davacı taraf ------- tescil numaralı -------adına tescilli olduğunu, davalı tarafın -------- emtiası üzerinde adına tescilli markayı kullanmak suretiyle ihracat yaptığın beyan ve iddia ederek marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i ile tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, bu tecavüz dolayısıyla oluşan maddi ve manevi zararlarının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Dava konusu somut olay incelendiğinde; ----kayıtları incelendiğinde; ------ tescil numaralı ----sınıfta davacı adına tescilli ve halen koruma altında bulunduğu, sabittir. Bu tespitlerden sonra davacı tarafın marka hakkına tecavüz yönündeki iddiaları değerlendirilmiş, davalı tarafın---- kayıtlarında kayıtlı ----tarihli fatura kaydına göre davalı tarafın ---- tutarında faturaya konu------ambalaj ile ihracat gerçekleştirdiği, bu eylem dışında davalı tarafın ----ibaresini markasal olarak kullandığına dair bir delil bulunmadığı, bu eyleme konu kullanım dikkate alındığında davalı kullanımının davacının markasının ana unsuru ile aynı ibare olan ----- ---- emtiasında birebir şekilde kullanıldığı, davalı kullanımlarının emtia sınıfı olarak da benzer olduğu dikkate alındığında, davacı markası ile davalı kullanımları arasında iltibasın oluştuğu kabul edilmiş ve marka hakkına tecavüzün sabit olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar ------ Sayılı dosyası ile davalı şirket yetkilisi hakkında soruşturmada -----verilmiş ise de az yukarıda belirtildiği üzere Mahkememizin yargılmasında ihracat kaydına dair tespitteki kullanım dikkate alındığında davalı tarafın markasal kullanımı içeren ihracat kaydı tespit edildiğinden bu karara itibar edilmemiş ve marka hakkına tecavüz eyleminin sabit olduğu kabul edilmiştir. Bu tespitten sonra davacı tarafın maddi tazminat talepleri değerlendirilmiş, SMK'nun 149 ve devamı maddeleri gereği davacı tarafın marka hakkına tecavüzün varlığı halinde maddi tazminat talep hakkının bulunacağı kabul edilmiş, davacı tarafın 151/2-b Maddesi gereği davalı tarafın ihlale konu eylemden dolayı elde ettiği net kazanç yönünden talepte bulunduğu dikkate alınarak davalı kayıtları üzerinde yapılan incelemede ihlalin gerçekleştiği satıştan elde edebileceği net kazancın ---- olduğu tespit edilmiş, bu kazancın birebir markanın ayçiçek yağı şişelerinde kullanıldığı ve tüm net kazancın bu kullanımdan elde edilen net kazanç olduğu dikkate alınarak -----maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş, her ne kadar davacı taraf ayrıca 1.000,00-TL tutarında maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de tespit edilen ihracat kaydı dışında başka eylem bulunmadığı gözetilerek bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının davacı tarafa adına tescilli markayı marka hakkına tecavüz eder şekilde kullandığı, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149. Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının markaya konu kullanımlar, ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 100.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davacı tarafın marka hakkına tecavüz dolayısıyla itibar tazminatı talepleri de değerlendirilmiş, davalı şirket tarafından sınai mülkiyet hakkına hakka konu ürünlerin kötü şekilde kullanıldığı, ürünlerin piyasaya uygun olmayan koşullarda sunulduğu, ya da davacının markasını kötüleme yönünde bir delil dosyada bulunmadığı dikkate alındığında davacı tarafın itibar tazminatı talep hakkı bulunmadığı kabul edilmiş ve itibar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yine davacı tarafın kararın yayınlanmasına ilişkin talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 149/1-g maddesi gereği tecavüzün varlığı halinde kararın yayınlanması talebinde bulunma hakkı bulunduğu da gözetilerek bu yöndeki talebin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 1-Davalı tarafın ----- şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacının ------- markası yönünden marka haklarına TECAVÜZ TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİNE, TECAVÜZÜN MEN'İ VE REF'İNE, 2-Davalı tarafça kullanılan--------şeklindeki İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması, İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi ve İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi başta olmak üzere marka hakkının ihlalini yaratan her türlü fiilin yasaklanmasına, Tecavüzün ÖNLENMESİNE, tecavüz oluşturan ------şeklindeki kullanım içeren ürünlerin masraflar tecavüz edene ait olmak üzere el konulmasına karar kesinleştiğinde İMHASINA, 3-1.798.109,15-TL Maddi tazminat alacağının 11.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 4-100.000,00 TL Manevi tazminat alacağının 11.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 5-Davacı tarafın itibar tazminatı talebinin REDDİNE, 6-Karar kesinleştiğinde kararın --------- çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalı tarafça karşılanmasına, 7-Alınması gerekli 129.659,83-TL harçtan, peşin alınan 5.174,49-TL ve ıslahla alınan 30.700,00-TL olmak üzere toplam 35.874,49-TL'nin mahsubu ile bakiye 93.785,34-TL'nin davalıdan hazine irat kaydına, 8-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan 36.362,89-TL harç, 40.000,00-TL bilirkişi ücreti, 3.239,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 79.602,39-TL'nin kabul ret oranına göre 35.972,89-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre marka hakkına tecavüzün tespiti vd. talebine ilişkin 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre maddi tazminat davasına ilişkin 269.735,28-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre manevi tazminat talebine ilişkin 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 12-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen maddi tazminat talebine ilişkin 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 13-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen itibar tazminatı talebine ilişkin 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 14-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair; davalı asilin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/03/2026