İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/828 E. 2025/171 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/828
- Karar No
- 2025/171
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/828 KARAR NO : 2025/171
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/11/2024 KARAR TARİHİ : 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;6100 sayılı HMK 'nun 10. Maddesinde sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi olan ... İcra Dairesinde takip yapıldığını, davalı borçlunun yetki itirazında bulunurken yetkili icra müdürlüğünün neresi olduğunu belirtmediğini, yetki itirazının usulüne uygun olmadığını, müvekkilinin davalı ile yıllardır devam etmekte olan iş ilişkileri bulunduğunu, müvekkili tarafından ticari alım- satım sözleşmesi nedeniyle ... tarihli fatura düzenlendiğini, alım- satım sözleşmesine konu menkul mallar davalıya teslim edildiğini, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediğini fakat ödeme işlemi de süresi içerisinde davalı tarafından yapılmadığını, müvekkilince davalı borçlu aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı icra takibini durdurmak maksadıyla ve eski tarihli ödemeler takip konusu faturaların ödemesi gibi gösterilmeye çalışıldığını belirterek icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuğa gidildiğini anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalının kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin her ne kadar dava dilekçesinde davalı tarafın tüm ihtarlara rağmen borcunu ödemediğini beyan etmiş ise de, davacının herhangi bir ödeme ihtarı yapmadığını, davacı taraf kendilerini haklı göstermek için ileri sürdüğünü, kitapların basımı fatura tarihinden çok daha önce olduğunu, ödeme de fatura tarihinden çok önce yapıldığını, faturadaki kitapların ISBN nosu yazılarak Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan basım tarihlerinin istenmesi gerektiğini, davalı ile davacının yıllardır süren iş ilişkileri bulunduğunu, bu nedenle müvekkilinin muhasebecisinin davacıdan fature gelince davalıya danışmadan gönderilen faturayı kabul ettiğini, tanık olarak muhasebeci ...'ın dinlenilmesini, davacının hizmetini yerine getirdiğini beyan ettiğini ancak birçok yanlış basım yaptığını müvekkili bu sebeple ekonomik zarar gördüğünden ticari ilişkilerinin sora erdiğini belirterek itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından fatura, ... yazışmaları delil olarak sunulmuştur. Dava, mal alım/ satım ilişkisinden kaynaklı faturanın alacağının tahsiline dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibine başlandığı, davalının süresinde itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce öncelikle görev hususu incelenmiş olup, bu kapsamda gerçek kişi davacının ve davalının tacir olup olmadığı araştırılmıştır. Davacının ve davalının tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Sanayi ve Ticaret Odası'na, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve Antalya ve ... Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkereler yazılmış olup, gelen müzekkere cevaplarının incelenmesinde, davacının esnaf sicilinde ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydının bulunmadığı, davacının 2023 yılında işletme esasına tabi olduğu , V.U.K.177. Maddeye tabi olmadığı ve serbest meslek defteri tuttuğu,2023 yılına ait gayri safi hasılat miktarını gösteren YGV beyannamelerinin gönderildiği, davalının 2023 yılı gayri safi hasılat miktarının ... TL olduğu, davalının esnaf siciline kaydının bulunduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydının bulunmadığı, 2022 yılında işletme hesabına göre, 2023 yılında bilanço esasına göre defter tuttuğu görülmüştür. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir. Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir. Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir. TÜİK verilerine göre davacının yaptığı işe göre 2.bentteki sınırlara ilişkin 2023 yılında defter hadlerine göre gayrisafi hasılat ... TL olarak belirtilmekle davacının en son (2023) gayrisafi hasılatı vergi beyannamesi ile ... TL olduğu bildirilmekle davalının esnaf olarak kabulü gerekmektedir. Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre davacı gerçek kişinin durumu incelendiğinde, davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu, ticaret sicil müdürlüğünde kaydının bulunmadığı ,esnaf sicil kaydının bulunmadığı, davacının işletme esasına göre defter tuttuğu ve V.U.K.177. Maddeye tabi olmadığı ve buna göre de esnaf sınırının aşılmadığı görülmüştür. Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davalı tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de, davacı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin e- duruşma ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 20/02/2025
Katip ... ✍e-imzalıdır
Hakim ... ✍e-imzalıdır