İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/827 E. 2026/218 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/827
Karar No
2026/218
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/827 KARAR NO : 2026/218

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 15/11/2024 KARAR TARİHİ : 06/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.06.2022 tarihinde -----Cadde üzerinde sol şeritte seyreden müvekkili şirkete ait ----- plakalı aracın, aynı yönde seyir halinde olan ----- maliki ve sürücüsü olduğu ------ plaka sayılı aracın, müvekkil aracın önüne çıkmasıyla maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ----- plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, icra takibine konu değer kaybı, kazanç kaybı ve ekspertiz raporu bedelinin ödenmesi hususunda beyanda bulunarak davanın kabulünü talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının tır ile taşımacılık hizmetini yerine getirmek, malı ilgili fabrikaya teslim etmek üzere kaza yerinden geçmek zorunda olduğunu, sola dönüş için yapması gereken dönüş açısını aracının tır olması nedeniyle ona göre çembersel durumunu ayarlamak zorunda olduğu ve bunu yaptığını, karşı taraf aracının sola dönüş yapan aracı, soldan hızla sollamaya kalkıştığını ve refüjlerden sola dönüşlerden habersiz, dikkatsizce ilerleyerek kazaya sebebiyet verdiği şeklinde beyanda bulunarak davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi,---- Defterdarlığı, ----- Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyası, -----. İcra Dairesi ---- İcra Dosyası, -----. İcra Dairesi----- İcra Dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ---- İcra Dairesi ------ Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.

Yetki itirazının değerlendirilmesinde; 6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.", yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir" hükmünün yer aldığı, davacı zarar görenin adresinin ------- olduğu, bu haliyle mahkememizin huzurdaki davanın görülmesinde yetkili olduğu anlaşılmakla davalı tarafın icra dosyasında ve mahkememizde ileri sürmüş olduğu yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.

Esasa ilişkin yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.Yargıtay ---H.D'nin yerleşmiş içtihatları ile (Y-----. H.D'nin 23.07.2017 tarih -----değer kaybının, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark esas alınarak belirlenmesi kriteri getirilmiştir.Somut olayda; 01.06.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı, olay günü ---- maliki ve sürücüsü olduğu ---- plaka sayılı araç ile davacı tarafa ait ------ plakalı araca çarpması ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği görülmüştür.Davalı sürücünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğunun makine mühendisi bilirkişi raporu ile tespit edildiği, tarafların rapora itiraz etmeleri üzerine mahkememizce trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda ise davalı sürücünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, her ne kadar işbu kusur raporuna da itiraz edilmiş ise de dava konusu olaya ilişkin olarak ---- plaka sayılı aracın KASKO sigortacısı tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin tahsili talebi ile dava dışı ----- tarafından dosyamız davalısına karşı ---- Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ikame edilen --- Esas sayılı dosyasında trafik bilirkişisinden ve ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporlarda da dosyamız davalısının %75 oranında kusurlu bulunduğu anlaşılmakla tarafların rapora karşı itirazları yerinde görülmemiştir. Makine mühendisi bilirkişiden alınan ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporunda davacı tarafa ait araçta meydana gelen değer kaybının 50.000,00 TL, ikame araç bedelinin 2.100,00TL olabileceğinin tespit edildiği, ekspertiz incelemesine ilişkin faturanın dosyaya ibraz edildiği anlaşılmakla tespit edilen bedellere kaza tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde;İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli,---- sayılı ilamı)Somut olayda; dava konusu alacağın 01.06.2022 tarihinde gerçekleşen kaza sonucunda oluşan değer kaybı, kazanç kaybı tazminatı ve ekspertiz ücreti alacağına ilişkin olduğu bu haliyle borç miktarının olayda olduğu gibi davalı şirket tarafından hesaplanıp belirlenmesinin mümkün görülmemesi, hüküm sonucuna yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları neticesinde ulaşılması karşısında 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluşmadığından davacı vekilinin davalı şirket yönünden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının ---- İcra Dairesi ------ Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 37.500,00 TL değer kaybı, 1.575,00 TL kazanç kaybı ve 540,00 TL kazanç kaybı bedeli ve 4.219,81 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.834,81 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.994,35 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 1.410,76 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 1.523,59 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 1.410,76 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 10.250,00 TL nin kabul red oranına göre 5.438,94 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 87,50 TL nin kabul red oranına göre 41,06 TL lik kısmının davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 43.834,81 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 38.774,40 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.910,26 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 9-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.689,74 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

6100 sayılı HMK'nn 304.maddesinde 'Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğerbenzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.” düzenlemesi vardır. Mahkememizce verilen 19/01/2026 tarih ----- Esas ----- Karar sayılı hükmün 1.bendinde yer alan ".... 540,00 TL kazanç kaybı bedeli...." ibaresinin ".... 540,00 TL ekspertiz ücreti bedeli...." şeklinde tashihine, hükmün devamının aynı şekilde teselsül ettirilmesine karar verildi.Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/827, K. 2026/218, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-827-e-2026-218-k-09fc317729e3