İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/800 E. 2025/968 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/800
Karar No
2025/968
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/800 Esas KARAR NO : 2025/968

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ : 26/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... Tic. A.Ş vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin araç kiralama işiyle uğraştığını, müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile davalılardan ... Ltd.Şti'nin maliki ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı araç arasında 16/12/2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında davalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğunu, davalıların kusuru nedeni ile meydana gelen trafik kazasında müvekkili şirketin aracının hasar gördüğünü, değer kaybı ve hasar bakımından zarara uğradığını, aracın serviste kaldığı süre boyunca kullanılamadığını, aracın çalışmaması sebebiyle kazanç kaybı meydana geldiğini, 8 günlük kazanç kaybı bedeli olan 6.053,00 TL tutarın araç maliki ve sürücüsünden tahsili amacıyla ... 2.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak yetkiye itiraz etmesi sonucu .... 12. İcra Müdürlüğü'nün ...dosyası ile icra takibinin yürütüldüğünü, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalı borçlunun haksız ve yersiz olan itirazının şimdilik 6.053,00 TL'lik bedel yönünden iptali ile takibin devamına, davalıların haksız olarak itiraz ettiği takipteki mikrat üzerinden % 20'sinden aşağı olmamak koşuluyla icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama harç ve masraflarının eklenerek davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ...Ltd.Şti'ye daha sonra da ... tarafından ... İhale Kayıt Numaralı Araç Kiralama Hizmeti Alımına ait sözleşme kapsamında uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile ... Belediyesine kiralandığını, yasa gereğince aracın işleteni müvekkili şirket değil Bağcılar Belediyesi olduğunu, müvekkili şirket bakımından davanın husumetten reddi gerektiğini, sürücü olan kişinin müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, aynı kazadan hem aracın malikinin hem de işletenin ayrı ayrı sorumlu tutulamayacağını, işletenin sorumlu olacağını, davanın dava konusu aracın işleteni olan ... Belediyesine ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... Mahkemenin 25/03/2025 tarihli duruşmasına katılarak beyanında; "Ben ... Belediyesinde şoför olarak çalışmaktayım. Olayın oluş şekline yönelik herhangi bir kusurum bulunmamaktadır. Kendi aramızda tutanak tuttuk ancak polis çağırmam gerektiğini bilmiyordum. " şeklinde beyanda bulunmuştur. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 12.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası, ... 12.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ...sayılı dosyası, SBGM yazı cevabı, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 08/10/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dava konusu olayda davalı sürücü ...'in %100 oranında asli kusurlu olduğu, Davacı şirketin talep edebileceği araç mahrumiyet zararının 6.000,00 TL olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı kazanç kaybı nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Dava konusu olaya ilişkin Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre; 16.12.2023 günü saat 13:00 sıralarında ... ile ... sokak kavşağında sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracıyla geri manevra ile kavşağa girdiği sırada yolda düz seyreden sürücü Mücahit Kosgan yönetimindeki ... plakalı araca sol yan kısımlarından çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde; "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." denilmek suretiyle işletenin tanımı yapılmıştır. 2918 sayılı Kanunun 3. maddesinde işleten sıfatını belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçütten yararlanılmıştır. Şekli ölçüte göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Yargıtayın ve doktrinin kabul ettiği maddi ölçüte göre ise; trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup, önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. Yine aynı Kanunun 85. maddesi ise; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmünü içermektedir. Açıklanan düzenlemeler karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 26/09/2019 Tarih, ...Esas ve... Karar sayılı kararı). Somut olayda kaza yapan araç maliki davalı ... şirketi aracın kaza tarih olan 16.12.2023 tarihinden çok önce dava dışı ...Ltd.Şti'ye, bu şirket tarafından da dava dışı Bağcılar Belediyesine ihale yolu ile kiralandığını bu nedenle işleten sıfatının bulunmadığını savunmuş ve buna ilişkin olarak adi yazılı araç kiralama sözleşmesi, araç teslim tutanağı, sipariş formu, fatura, tahakkuk fişi ve cari hesap ekstresini dosyaya delil olarak ibraz edilmiş olmakla uzun süreli araç kiralama olgusunun varlığı ortaya konmuştur. Kiralama sözleşmesi incelediğinde aracın uzun süreli olarak kiralandığı, bu sırada zarara yol açan eylemin davalı ...'in kullanımındayken gerçekleştiği, fiili olarak aracın araç kullanımının kiralayanda ve ihbar olunanda olduğu hususlarının sunulan faturalar ile desteklendiği, araç malikinin fiili hakimiyetini kesildiği anlaşıldığından davalı .... Şti.'nin işleten ya da malik olarak sorumlu tutulamayacağı anlaşılmış, asıl ve birleşen davanın HMK madde 114/1-d ve madde 115/2 gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar vermek gerekmiştir. Diğer davalı yönünden Sigorta Tahhim Komisyonuna ait dosyada incelenerek, dava konusu trafik kazasından kaynaklı tarafların kusur durumunun tespiti ile davacının kazanç kaybı talep edip edemeyeceği ile varsa bedelinin tespiti için hazırlanan 08/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava konusu olayda davalı sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı Mercedes marka aracının hızını yol, hava ve trafik şartlarına göre ayarlamamış, geri manevrası sırasında dikkatsiz ve tedbirsiz seyretmiş, aracının arkasını tam olarak göremediğini dikkate alarak bir gözcü yardımıyla geri manevra yapması gerekirken bu kurallara uymamış, hatalı geri manevrası sırasında yoldan geçmekte olan davacıya ait araca yandan çarpmıştır. Bu nedenle davalı sürücü ... olayda %100 oranında asli kusurludur. Davacı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü ... ise, aracıyla kavşakta düz seyri sırasında kontrolsüz şekilde geri gelip aracına yandan çarpan davalı sürücüye karşı kazayı önlemek bakımından sesli olarak uyarmasına rağmen kazayı önleyemediğinden ve alabileceği başka ek bir tedbir olmadığından olayda kusursuz bulunmuştur. Anılan faturalarda belirtilen işlemlere ilişkin olarak aracın makul tamir süresinin 10 gün olduğu belirlenmiştir. Aynı marka ve model bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kira bedeli, yapılan piyasa araştırmasına göre ortalama 828,00 TLdir. Dolayısıyla 10 günlük araç kiralama bedeli 8.280,00 TLdir. 10 günlük araç kiralama boyunca davacı şirketin kendi aracını kiraya vermemesi nedeniyle sağlayacağı amortisman, sabit giderler, gelir vergisi vb. kazançları toplamı olarak takdiren 2.280,00 TL'nin araç kiralama bedelinden düşülmesi gerekir. Buna göre davacının gerçek araç mahrumiyet zararı 6.000,00 TL olduğu," tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının 10 günlük araç kiralama boyunca kendi aracını kiraya vermemesi nedeniyle sağlayacağı amortisman, sabit giderler, gelir vergisi vb. kazançları toplamı olarak takdiren 2.280,00 TL araç kiralama bedeli düşüldükten sonra davacının gerçek araç mahrumiyet zararı 6.000,00 TL olduğu belirtilmekle yapılan tespitlere itibar edilmiş ve bu bedelden davalı sürücü ...'in sorumlu olduğu anlaşılmıştır. İİK mad. 67/2 uyarınca talep edilen alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 6.053,00 TL toplam alacağın %20'si olan 1.210,60 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ...’den alınarak davacıya verilmesi gerekmiştir. Yargıtay 17. Hukuku Dairesinin 01/12/2014 Tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı ilamında; "...Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. ve 19. maddeleri hükümlerine göre trafik kaydı 'işleteni' kesin olarak gösteren bir karine değilse de, kimliğini belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kayıt maliki, işleten konumunda olmadığını işletenin bir üçüncü kişi olduğunu kanıtladığında, malik olmasına karşın, işleten sıfatıyla sorumlu tutulamaz. Bununla birlikte, zarar gören kişi, davasını açmadan önce işletenin trafik kaydında adı yazılı kişi olup olmadığı konusunda bir araştırma yapmakla yükümlü kılınamaz. Olağan olanı, davanın trafik kaydında adı yazılı kişiye yöneltilmesidir. Somut olayda da davacı, trafik kaydına dayanarak bu davayı davalı .... A.Ş. aleyhine açmış ve onun işleten olmadığı davalının ileri sürdüğü kanıtlarla doğrulanmıştır. Bu nedenle davanın açılmasında davacının bir kusuru bulunmadığından davanın pasif sıfat (husumet) yokluğu nedeniyle reddi üzerine davalı yararına yargılama giderleri ve bu arada vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu konudaki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden..." denilmiş ve bu nedenle davanın araç maliki aleyhine açılmasında davacının bir kusuru bulunmadığından asıl ve birleşen davada davalı ... Şti. yararına vekalet ücretine hükmedilmemesine, hakkaniyet gideri yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın ... 12.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında borçlu/davalı ...Şti. yönünden HMK madde 114/1-d ve madde 115/2 gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Davanın ... 12.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu/davalı ... yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalı ...’in ... 12.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin KALDIĞI YERDEN DEVAMINA, 3-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 6.053,00 TL toplam alacağın %20'si olan 1.210,60 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 615,40 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 187,80 TL harcın davalı ...'den alınarak Hazineye İrad Kaydına, 5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 6.053,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Gerekçede açıklandığı üzere Davalı .... Şti. vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 777,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.693,50 TL yargılama giderinin davalı ...'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 9-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.26/12/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/800, K. 2025/968, T. 26.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-800-e-2025-968-k-bbcdf36dbb37