İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/798 E. 2026/107 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/798
- Karar No
- 2026/107
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/798 Esas KARAR NO :2026/107
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/12/2024 KARAR TARİHİ:04/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı ... Alacak Yönetimi ve Danışmanlık Anonim Şirketi'yle ("Müvekkil"), dava dışı ... ... Anonim Şirketi ("...") arasında yapılmış T.C. ... 41. Noterliğinin 25.06.2024 Tarih ve ... Yevmiyesiyle tasdikli temlik sözleşmesi uyarınca, ...'in davalı ... Gayrimenkul Taahhüt İnşaat Ticaret Limited Şirketi'nden ("Davalı") olan alacağı davacı tarafından temlik alındığını, davacı tarafından temlik alınmış söz konusu alacağın tahsili amacıyla ... İcra Dairesi'nin 2024/... E. sayılı dosyasıyla davalı aleyhine icra takibine başlanıldığını, ancak davalı tarafından söz konusu takibe haksız yere itiraz edildiğini, bunun akabinde davacı tarafından itirazın iptali davası öncesinde arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş; nitekim Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın 2024/... numaralı dosyasıyla davalı tarafla yapılmış görüşmelerde herhangi bir anlaşma sağlanamamış; ve en nihayetindeyse itirazın iptali için işbu davayı açma gereği ortaya çıktığını, davalı tarafından ... İcra Dairesi'nin 2024/... E. Sayılı icra dosyasıyla başlatılan icra takibine yapılan itiraz haksız olduğunu, davanın kabulüne karar verilerek davalı tarafından ... İcra Dairesi'nin 2024/... E. Sayılı icra dosyasına yapılmış itirazın iptalini, davalı tarafından yapılmış itirazın haksız olması nedeniyle davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karar davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; davalı tarafından dava dışı ... ... Anonim Şirketi ("...") üzerinden herhangi bir hizmet alınmadığını, imza içermeyen sözleşme hükümsüz olduğunu, davalı şirket tarafından, dava konusu faturalar dava dışı ...'e aynı şekilde iade edildiğini, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli davasının reddi ile beraber alacak iddiasının %20'si oranında az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacının davasının ve taleplerinin reddini, davacı aleyhine alacak iddiası tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. ... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 33.782,78-TL borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 13/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 10/07/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği görülmüştür.SMMM bilirkişisinin 19/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu yazılı belgeler ile ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Alacaklı düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerekir. Fatura tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamaz. Domaniç’e göre de “bir akdin icra safhasına taalluk eden fatura, mutlaka mevcut ve evvelce tamamlanmış bir anlaşmaya dayalı olması gerektiğinden, bir icap bile değildir. Kaldı ki icabı reddetmemek kabul niteliğinde de değildir. (BK.m3-5). Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E:2001/1, K:2003/1, T:27.06.2003. Normal şartlarda alacaklı faturaya konu mal ve hizmeti davalı borçluya teslim ettiğine dair borçlunun imzasını kabul ettiği irsaliye veya teslime dair yazılı belge ile ispat edebilir. Davacının, davalı borçlu ile aralarında akdi bir ilişki olduğunu, bir başka anlatımla takibe konu faturadaki fatura konusu hizmet ifası ile ilgili ticari ilişkiyi ispat etmeden iddia ettiği alacağın tahsilini sağlaması mümkün değildir. Akdi ilişki ise, taraflar arasında düzenlenen imzası davalı tarafından kabul edilmiş bir sözleşme, faturaya konu malların borçluya teslim edildiğine dair bir irsaliye ve teslim fişi ile vb. somut yazılı belgelerle ispat edilebilir. Akdi ilişki ispat edilemediği sürece davacının davalı adına fatura düzenlemesi ve ticari defterlerine göre bu faturalar nedeniyle alacaklı gözükmesinin davalıyı bağlayıcı bir yanı yoktur. Davacı ... Alacak Yönetimi ve Danışmanlık A.Ş., dava dışı ... ... A.Ş.’nin davalı ... Gayrimenkul Taahhüt İnşaat Tic. Ltd. Şti.’nden olan alacağını noter tasdikli sözleşme ile temlik almış olduğu, Davacının, temlik aldığı alacağın tahsili için ... İcra Dairesi’nin 2024/... E. sayılı dosyasıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığı, Davalının, söz konusu takibe itiraz etmiş olduğu, bunun üzerine davacının, Arabuluculuk başvurusunda bulunduğu, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı, Alacağın dayanağının Davalı ile ... arasında “Güvenlik Sisteminin Temin Kurulum Montaj ve Kiralanması Sözleşmesi” olduğu, işbu sözleşme kapsamında, ... tarafından davalıya belirlenen adreste 24 ay taahhütlü güvenlik hizmeti verilmiş olduğu, davalının ise bedelini ödemeyi kabul etmediği ve taahhütlerine uymadığı; bu nedenle ... tarafından hizmet bedeli ve faizine ilişkin faturalar ile cayma bedeli faturasının kesilmiş olduğu, işbu dava dosyası için yapılmış olan mali incelemeye göre; Dava Dışı ...’in 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, ibraz edilen yasal defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK’nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, Davacı lehine delil niteliklerinin bulunduğu, Davalının 2024 yılı ticari defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, ibraz edilen yasal defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK’nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, Davalı lehine delil niteliklerinin bulunduğu, Dava dışı ... ... A.Ş.’i ile Davalı ... Gayrimenkul Taahhüt İnşaat Ticaret Ltd.Şti.’nin ticari defter ve belgelerini incelediğimizde; Alacağa dayanak olarak kabulü Sayın mahkemenin takdir yetkisinde olup, Dava Dışı ... ... A.Ş. ile Davalı ... Gayrimenkul Taahhüt İnşaat Ticaret Ltd.Şti. arasında 30.11.2023 tarihinde yapılmış, ıslak imzalı olmayan, online yapıldığı iddia edilen bir “Güvenlik Sisteminin Temin Kurulum Montaj ve Kiralanması” sözleşmesi bulunduğu, Dava dışı ... ... A.Ş.’nin işbu sözleşmeye istinaden ilki 02.12.2023 sonuncusu 11.06.2024 tarihinde olmak üzere 7 adet aylık “Alarm Kiralama Sözleşme Bedeli” Faturaları düzenlemiş olduğu, bu faturaların ilk üç faturanın e-arşiv, sonraki 4 adet faturanın E-Fatura olarak düzenlenmiş olduğu, tüm bu faturaları Davalının cari hesabına borç kaydetmiş olduğu, ...’in 11.06 .2024 tarihinde Davalıya 24.393,00 TL tutarında “Cayma Bedeli” faturası düzenlemiş olduğu, bu faturayı da Davalının cari hesabına borç kaydetmiş olduğu, Davalının fatura iade süresi sonrası 10.07.2024 tarihinde e-arşiv faturası olarak düzenlenmiş ilk üç fatura haricindeki diğer 4 adet e-fatura için iade faturası düzenlemiş olduğu, ...’in işbu iade faturaları kabul ederek ticari defterlerinde Davalının cari hesabına alacak kaydetmiş olduğu, 16.08.2024 ve 17.08.2024 tarihlerinde tekrar işbu kabul edilen iade fatura içerikleri için iki adet e-fatura düzenlemiş olduğu, ve bu faturaları da Davalının cari hesabına borç kaydetmiş olduğu, 11.06.2024 tarihi itibari ile ...’in ticari defter kayıtlarında Davalıdan 31.602,61TL alacaklı olduğu, 25.06.2024 tarihinde yapılmış bir temlik sözleşmesi ile bu 31.602,61TL alacağın Davacı ... Alacak Yönetimi ve Danışmanlık A.Ş.’ne temlik edilmiş olduğu, Dava dışı ...’in defterlerinde Davalıdan 31.602,61 TL alacaklı olduğu, Davalının ticari defterlerinde 17.08.2024 tarihi itibari ile Davacının 2.590,35 TL alacaklı olduğu, Tarafların defter bakiyelerindeki cari hesap farkının ...’in düzenlemiş olduğu her faturanın Davalı defter kayıtlarında yer almaması, hatta Davalının kayda almadığı bazı faturalar için bile iade faturası düzenlemiş olmasından kaynaklandığı, Dava dışı ...’in dava dosyasında yer alan ıslak imzası bulunmayan sözleşmenin varlığının kabulü Sayın Mahkemenin takdir yetkisinde olup, işbu sözleşmeye istinaden Davalıya fiili olarak nerede ve ne zaman “alarm kurulumu ve kiralanması” hizmetini vermiş olduğuna dair bir evrak dosyada yer almadığından ve de iki tarafın ticari defter bakiyelerinin ve kayıtlarının uyumlu olmaması sebebi ile söz konusu alacağın varlığı ve tutarı konusunda kesin bir kanaat oluşturulamamıştır, şeklinde bildirilmiştir.SMMM bilirkişisinin 15/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; dava dışı ... ... A.Ş. ile davalı ... Gayrimenkul Taahhüt İnşaat Ticaret Ltd.Şti. arasında 30.11.2023 tarihinde yapılmış, ıslak imzalı olmayan, online yapıldığı iddia edilen bir “Güvenlik Sisteminin Temin Kurulum Montaj ve Kiralanması” sözleşmesi bulunduğu, dava dışı “... ... A.Ş. ile Dava Dışı ...-... Resataurant Cafe& Beach ünvanlı bir şirket ile 10.03.2020 tarihinde imzalanmış bir “Güvenlik Sisteminin Temin Kurulum Montaj ve Kiralanması” sözleşmesi bulunduğu, işbu sözleşmenin dava dışı ...’dan davalı ... Gayrimenkul Taahhüt İnşaat Ticaret Limited Şirketine devrinin yapılmış olduğunu gösterir yazılı bir sözleşme bulunmadığı, bu konuda delil olarak sunulmuş ses kayıtları olduğunu ve bu ses kayıtlarının ayrı bir uzman bilirkişi tarafından incelenmesini talep ettiklerini, dava dşı ... ile dava dışı ... ... A.Ş. arasında yapılmış olan 10.03.2020 tarihli asıl sözleşmedeki şube adresinin "... Mah. ... Sok. No: 15/A, .../..." şeklinde olduğu, 29.03.2024 tarihli ve 11054 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde, Davalı ... Gayrimenkul Taahhüt İnşaat Ticaret Limited Şirketinin ... şubesinin adresinin de aynı şekilde "... Mah. ... Sok. No: 15/A, .../..." olduğu, sözleşme tarihi ile adresin aynı olduğunu gösteren Ticaret Sicil Gazetesi tarihlerinin uyumlu olmadığı, sayın mahkemenin davadışı ...’nın Davalı ... Gayrimenkul Taahhüt İnşaat Ticaret Limited Şirketi arasında sözlü olarak yapılmış bir devir sözleşmesi bulunduğuna karar vermesi durumunda, tarafların ticari defterinde kayıtlı olan bir kısım faturanın aynı sözleşme kapsamında düzenlenmiş olabileceği ve tüm faturaların aynı ilişkiye işaret edip edebileceği kabul edilebilir olsa bile, Dava dışı ... ile Dava Dışı ... ... A.Ş. arasında imza edilmiş olan sözleşme 10.03.2020 tarihli olduğundan dolayı, bu sözleşmede belirlenmiş fiyatlar güncel tarihli olmadığından, devir esansında belirlenmiş fiyatları ve şartları gösterir bir belge dosyada yer almadığı için, tarafların ticari defter kaytlarında yer alan cayma bedeli, cayma bedelinin geriye kalan süre/geçirilen süre kapsamında miktarsal yerindeliği ve diğer faturaların iddia edilen sözleşmeye uygun düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilemeyeceği, 11.06.2024 tarihi itibari ile dava dışı ... ... A.Ş.’nin ticari defter kayıtlarında Davalıdan 31.602,61TL alacaklı olduğu, 25.06.2024 tarihinde yapılmış bir temlik sözleşmesi ile bu 31.602,61TL alacağın davacı ... Alacak Yönetimi ve Danışmanlık A.Ş.’ne temlik edilmiş olduğu, davalının ticari defterlerinde 17.08.2024 tarihi itibari ile Dava dışı ... ... A.Ş.’den 2.590,35 TL alacaklı olduğu, kısmen ya da tamamen Davacı/Alacaklının lehine hüküm kurması halinde temerrüt faizi tutarının 290,92 TL olacağı, tarafların defter bakiyelerindeki cari hesap farkının dava dışı ... ... A.Ş.’in düzenlemiş olduğu her faturanın Davalı defter kayıtlarında yer almaması, hatta davalının kayda almadığı bazı faturalar için bile iade faturası düzenlemiş olmasından kaynaklandığı tespit edilmiş olup, dava dosyasında ibraz edilmiş evraklarda her iki tarafın ticari defter bakiyelerinin ve kayıtlarının uyumlu olmaması ve faturaların içeriklerinin denetlenebilmesi için yazılı net kriterler olmaması sebebi ile söz konusu alacağın varlığı ve tutarı konusunda kesin bir kanaat oluşturulamamıştır., şeklinde bildirilmiştir. DELİLLER: -... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra dosyası -... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 12.05.2025 tarihli yazı cevabı. -Bilirkişi Raporu ve bilirkişi ek raporu. -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, alacağın temliki nedeniyle davalı aleyhine başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın dava dışı ... Güvenlik A.Ş. ile üçüncü kişinin kurduğu güvenlik sözleşmesine davalının onay vererek güvenlik hizmeti alıp almadığı sunduğu, ... nedeni ile dava dışı ... Güvenlik A.Ş.'nin davalıya düzenlediği faturalardan kaynaklı alacaklarının davacıya temlik edip davacının temlik nedeni ile davalı aleyhine başlattığı ... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yönelik davalının itirazının yerinde olup olmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 183 ve devamı maddelerinde alacağın temliki hükümleri düzenlenmiştir. TBK m. 183 uyarınca: "Alacaklı, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça borçlunun rızası aranmaksızın alacağını üçüncü kişiye devredebilir." Aynı Kanun’un 184. maddesi gereğince alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekle tabidir. TBK m. 188 uyarınca: "Borçlu, devralana karşı, devredene karşı sahip olduğu def’ileri ileri sürebilir." Bu kapsamda davalı, alacağın mevcut olmadığı, faturaların sözleşmeye dayanmadığı ve borçlu bulunmadığı yönündeki itirazlarını temlik alana karşı da ileri sürebilir. Temlik işlemi, mevcut olmayan veya ispat edilemeyen bir alacağı geçerli hale getirmez. Temlik alan davacı, devraldığı alacağın hem varlığını hem de miktarını ispatla yükümlüdür. Dosyaya sunulan 25.06.2024 tarihli temlik sözleşmesinin yazılı şekilde düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır. Alacağın temlikinde temel ilke şudur: Temlik alan, temlik edenin sahip olduğu hak oranında ve mevcut olduğu ölçüde alacağı devralır. (TBK m. 188) Dolayısıyla temlik alan davacı, dava dışı ...'in davalıdan gerçekten mevcut ve belirli bir alacağı bulunduğunu ispat etmekle yükümlüdür. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ve sunulan belgeler birlikte değerlendirildiğinde: dava dışı ... ile davalı şirket arasında 30.11.2023 tarihli, ıslak imzalı olmayan ve online yapıldığı iddia edilen bir "Güvenlik Sisteminin Temin Kurulum Montaj ve Kiralanması" sözleşmesi bulunduğu, ayrıca dava dışı ... ile dava dışı ... (... ...) arasında 10.03.2020 tarihli yazılı bir sözleşme bulunduğu, bu sözleşmenin ...’dan davalı ... Gayrimenkul Taahhüt İnşaat Ticaret Ltd. Şti.’ne devredildiğine dair yazılı bir devir sözleşmesinin dosyada bulunmadığı, davacı tarafın sözleşmenin devrine ilişkin ses kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talebinin ise ses kayıtlarının hukuka uygun elde edilip edilmediği husunun tartışmalı olduğu, hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi bu türden bir delilin takdiri delil niteliğine haiz olduğu, sözleşmenin devrinin yazılı şekle tabi olması ve tek başına ses kayıtlarıyla devrin ispatının mümkün bulunmaması karşısında, uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamayacağı kanaatiyle mahkememizce reddedildiği, 10.03.2020 tarihli sözleşmedeki adres ile davalı şirketin şube adresinin aynı olduğu, ancak sözleşme tarihi ile Ticaret Sicil Gazetesi kayıt tarihleri arasında uyum bulunmadığı, devir esnasında fiyat ve şartların yeniden belirlendiğine dair yazılı bir belge bulunmadığı, cayma bedeli ve diğer faturaların hangi sözleşme kapsamında ve hangi kriterlere göre düzenlendiğinin net biçimde tespit edilemediği, yine bilirkişi raporuna göre 11.06.2024 tarihi itibariyle ...’in ticari defterlerinde davalıdan 31.602,61 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde ise 17.08.2024 tarihi itibariyle ...’ten 2.590,35 TL alacaklı göründüğü, cari hesap farkının; ... tarafından düzenlenen bazı faturaların davalı defterlerinde yer almaması ve davalının kayda almadığı bazı faturalar için iade faturası düzenlemesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak; devir sözleşmesinin şartları ve fiyat güncellemelerinin ortaya konulamadığı, cayma bedelinin hesaplanma kriterlerinin belirlenemediği, taraf defter kayıtlarının uyumsuz olması ve alacağın dayanağı sözleşme şartlarının açık biçimde tespit edilemediği, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı da dikkate alındığında temlik alan davacının talep ettiği alacağın varlığı ve miktarını kesin ve yazılı delillerle ispat edemediğinden davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 592,38-TL harçtan mahsubu ile bakiye 139,62-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 33.782,78-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00 -TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 04/02/2026
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır