İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/792 E. 2026/80 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/792
- Karar No
- 2026/80
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/792 Esas KARAR NO: 2026/80 DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ: 05/11/2024 KARAR TARİHİ: 03/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----tarihinde ---- nezdinde ----mevcut işveren----- hizmet akdiyle bağlı çalışan ve vinç operatörü olarak görev yapmakta olan ve müvekkili firma nezdinde-----lehdarı konumundaki dava dışı ------- fore kazık delgisi öncesi, vinç yardımı ile tutulan vibro desteğiyle boru çakımı yapıldığı bir sırada, vinç çenelerinin tuttuğu flanşın altındaki borunun çatlayıp kopması sonucu vinç kabininin devrilmesiyle, borunun da düştüğünü fark etmesi üzerine, operatör kabininden atlaması akabinde sol ayak bileğinin kırılması ile dava konusu iş kazasının meydana geldiğini, gerçekleşen bu iş kazasına bağlı olarak dava dışı ------ameliyat ve tedavi masraflarının müvekkil şirket nezdindeki poliçeden karşılandığını, bu kapsamda yapılan tedavi masrafları için müvekkil şirketçe sigortalısına 4.000,00 USD tutarlı tazminat bedeli ödendiğini ve TTK m.1472 hükmüne bağlı olarak halefiyet gereği, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları D maddesi uyarınca zarar sorumlularına karşı rücu hakkı bulunduğunu, yaşanan iş bu kaza kapsamında düzenlenmiş özel bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan tarafların belirlendiğini, ----- işyerinde veya yaptırdığı işlerinde, ----- açıklanan tüm bu nedenlerle, işveren müessesenin ---- olayın meydana gelmesinde birinci derecede kusurlu olduğunu, müvekkil şirketçe ----- tarihinde yaşanan hadiseye bağlı olarak -----tarihinde yapılmış --- tutarlı ödemenin işverenin %70 oranındaki birinci dereceden asli kusuru dahilinde ----işverenin sigortacısı olan davalı ---- İşveren Sorumluluk Poliçesinde yer alan bedeni zararlar kişi başı ----limiti dahilinde talep edildiğini, davalı taraf işveren sigortacısı sıfatı ile dava dışı ---------meydana gelen cismani zararları tazminle mükellef olup bu hususta ilgili davalı firmaya yapılan müracaatlardan da sonuç alınamadığından, TTK m.1472 hükmü uyarınca müvekkil sigortacı firmanın halefiyetine binaen işbu rücu davasını ikame etmek zarureti hasıl olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, müvekkil şirketçe ödenmek zorunda kalınan---- zarar tazminatından davalı firmanın sigortalısı konumundaki işverenin kusuru nispetindeki ---- hükmü uyarınca müvekkil firmanın halefiyetine binaen ----- ödeme tarihinden itibaren işlemiş kamu bankalarca 1 yıllık vadeli USD mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ferdi kaza sigortasının bir meblağ sigortası olup iş bu davanın halefiyete dayanılarak ikame edilebilmesinin mümkün olmadığını, bunun ilk sebebinin, zarar sigortalarının aksine, bir meblağ sigortası olan ferdi kaza sigortasında "zarar" kavramının bulunmaması olduğunu, ferdi kaza sigortasında bir zarar doğduğu için ödeme yapılması değil, riziko gerçekleştiğinde tarafların anlaştığı bedelin ödenmesinin söz konusu olduğunu, müvekkil ile dava dışı Barankaya arasında --------- poliçe numaralı "İşveren Sorumluluk Poliçesi" bulunmakta olup, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilin sorumluluğunun Poliçe'de yer alan limitle ve verilen teminatlarla sınırlı olduğunu, müvekkilin Poliçe çerçevesinde tazmin sorumluluğunun doğabilmesi için kazanın oluş şeklinin incelenmesi, işçinin ve işverenin kusurunun tespiti, maluliyetin usulüne uygun bir şekilde tespiti, tedavi giderlerinin kaza ile illiyetli olup olmadığının belirlenmesi, sigortalının herhangi bir hukuki sorumluluğunun olup olmadığının saptanması gerektiğini, dava dışı ---------- asli kusurlu olduğunun iddia edildiğini, bu hususun kabulünün hiçbir şekilde mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ---- tarihli beyan dilekçesi ile davanın ihbar edilmesini talep etmiş olup, HMK 61 vd. maddeleri uyarınca ihbar olunana tebligat yapılmıştır.İhbar olunan vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Kazanın davacı tarafın dilekçesinde beyan ettiği şekilde meydana gelmediğini, müvekkili şirketin, davacının iş kazasına uğradığı ----- tarihli olay ile ilgili tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirmesine karşın talihsiz bir olay meydana geldiğini, kazadan hemen önce arızayı fark eden görevli formen ----- davacıyı yüksek sesle uyarmış lakin dava dışı işçi -------- panikleyerek vinçten atlaması sonucu bacağında kırık meydana geldiğini, ------- gerekli iş sağlığı eğitimlerini aldığı ekte sunmuş oldukları belgelerle açık bir şekilde görüleceğini, dava dışı-------eğer kendisine verilen eğitimleri uygulayıp iş güvenliği ve sağlığı çerçevesinde hareket etmiş olsaydı yaralanmayacağını ve de bahsi geçen iş kazası hiç gerçekleşmemiş olacağını, kazanın oluşmasında tam kusurlu olan işçi ---- iken davacı sigorta şirketinin bu yaralanmaya ilişkin ödemiş olduğu hastane masraflarının müvekkili şirketten veya müvekkilin sigortacısı davalı -----talep etmesi mümkün olmadığını, kazada tam kusurlu olan kişi ----- iken kendi kusuru veya ihmali bulunmayan bir kazadan dolayı müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hukuka aykırılık teşkil edeceğini beyan ederek, davacının işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili---- tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Davalarının yalnızca talep miktarı yönünden HMK m.181 uyarınca kısmen ıslah ile ---- arttırılarak ---- alacak üzerinden görülmesini, bu bedelin ----- tarihinden itibaren, 3095 sayılı Kanun m.4/a uyarınca belirlenecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ıslaha beyan dilekçesinde özetle; Davacı dava dilekçesinde kusur oranına ilişkin fazlaya dair haklarını saklı tutmadığını, kusur oranlarını bu haliyle kabul ettiğini, bu durumda hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, taleple bağlılık ilkesi gereğince talep edilenden fazla bir oranın hükme esas alınması her halükarda usule aykırı olacağını, ıslahı kabul etmediklerini beyan etmiştir.
Deliller Tarafların -------- sorguları dosya arasına alınmıştır. Davalı sigortaya yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi, hekim bilirkişi ile sigorta hukukunda uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava,------- tarihinde meydana gelen iş kazası sebebiyle, kusurun irdelenmesi, davacının sigortalısına yaptığı ödemeler yönünden TTK 1472.maddesi uyarınca halefiyetten kaynaklanan rücu hakkı olup olmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla açılmış------- tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi, hekim bilirkişi ile sigorta hukukunda uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; ------ tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, dosya konusu olayın, 6331 sayılı Kanunun 3. maddesi (g) bendi ve 5510 sayılı Kanunun 13. maddesi (a) ve (b) bentlerine göre iş kazası olduğu, ---- işveren sıfatıyla----- mevzuatta belirtilen işverenlerin yükümlülüklerini yerine getirmediği, tehlike ve riskleri tespit etmediği, yapılan iş ile ilgili gerekli ve asgari iş güvenliği önlemleri almadığı, kontrol ve denetim yapmadığı, risk analizi yapmadığı, çalışana layıkıyla eğitimler vermediği, gerekli ve yeterli önlemleri ve iş güvenlik tedbirlerini almadığı, yapılan işe uygun bir çalışma ortamı oluşturmadığı, denetim ve gözetim görevini layıkıyla yerine getirmediği, üretimde kullanılan makinelerde çalışanların güvenliğini tehlikeye atacak hususlarına ilişkin gerekli güvenlik tedbirlerinin ve teknik önlemlerin alınmasını sağlamadığı, bu nedenle kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sigortalının iş güvenliği tedbirlerini almak ve denetleme görev ve yetkinliği bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı,---------yapılan tetkik ve tedavilerin kazada yaralanması ile illiyetli ve tıbbi yönden uygun olduğu, hastaneye ait ---- tetik ve tedavi gideri ile eczaneye ait --- ilaç fişi olmak üzere toplam ----- belgeli gideri kazada yaralanmasının tedavisi ile illiyetli olduğu, davacı tarafın, dava dilekçesi ekinde sunduğu, kendi talebiyle hazırlanmış olan özel bilirkişi raporundaki %70 işveren kusuruna göre değerlendirme yaparak, ödediği --- %70'i olan ----- tahsiline karar verilmesini talep ettiği, ----toplam ödemenin ------ tedavi giderleri için yaptığı son tarihin bu olması ve en montanlı ödemeyi de bu tarihte yapmış olması nedeniyle ---- tarihi nazara alınmıştır.) ----- poliçe limitinin üzerinde olduğu, davacı poliçe limitiyle sınırlı ödeme yapmış olduğundan, heyetçe davalı sigortalı şirketi sigortalısı işverenin %100 kusurlu olduğu tespit edildiğinden, ---- tamamını talep etmek hakkı olduğu kanaatine ulaşılmakla birlikte, davacının talebi --- sınırlı olduğundan, ------ talebinde hukuka aykırılık bulunmadığı, rapor edilmiş olup, davalı tarafça sunulan rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre bilirkişilerin kök rapordaki görüş ve kanaatleri ile ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu rapor edilmiş olup, bilirkişi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmemiştir.Meydana gelen iş kazası sebebiyle TTK 1472.maddesinde öngörülen halefiyet kurallarına ilişkin maddi şartların olayda gerçekleşmiş olduğu, davacı tarafça fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla davanın açıldığı, bu bağlamda davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi maddelerine göre sorumlu kabul edilmiştir.Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu ve harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinde tazminat talebini ---- çıkardığını belirtmiştir. Hesaplanan miktarın poliçe limitleri dahilinde kaldığı tespit edilmiştir.Davacı tarafça ---- tarihinden itibaren reeskont faiz işletilmesi talep edilmiş, dava, fazlaya dair haklar saklı tutularak açıldığından,---- yönünden ---- ödeme tarihi itibariyle, --- yönünden ----ıslah tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş ve 3095 sayılı Kanun madde 4/a uyarınca belirlenecek en yüksek mevduat faizinin talep edilebileceği tespitiyle beraber, davanın kabulüne, toplam ---- ödeme tarihinden,----ıslah tarihinden itibaren fili ödeme tarihindeki TL karşılığının 3095 sayılı Kanun madde 4/a uyarınca belirlenecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Dava tarihi olan 05.11.2024 tarihi itibariyle efektif kuru 1 USD=34,3953 TL olup harç ve vekalet ücreti hesabı buna göre yapılmıştır).
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, toplam ----- ödeme tarihinden,---- ıslah tarihinden itibaren fili ödeme tarihindeki TL karşılığının 3095 sayılı Kanun madde 4/a uyarınca belirlenecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 9.398,17 TL harçtan peşin alınan 1.644,38 TL ile 705,17 TL ıslah harcının toplamı olan 2.349,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.048,62 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 1.644,38 TL pelin harç ile 705,17 TL ıslah harcının toplamı olan 2.349,55 TL harç gideri, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 212,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 20.562,05 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca----- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin ve ihbar olunan vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde---------- Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.E-duruşmaya son verildi.03/02/2026