İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/791 E. 2025/258 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/791
Karar No
2025/258
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : RED

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından davacının aleyhine 02/10/2023 tarihinde Konya .... İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibi başlatıldığını, davacı müvekkilinin takip alacaklısına böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin çalıştığı şirket olan ... Ticaret Limited Şirketi'nin borçlu olarak çek keşide ettiği hususu iddia edildiğini, yine aynı zamanda Selen Karakara isimli kişinin de icraya konu çeki ciro etmek suretiyle alacaklı ... isimli şahsa verdiği ve bu anlamda da alacaklı olduğunu iddia eden ... da iş bu icra takibine konu ettiği görüldüğünü, müvekkilinin aleyhine yapılan icra takibinde ödeme emri incelendiğinde borcun 984.000 TL olduğu ve bu borcun müvekkiline ait olmadığı ,müvekkilinin borca ilişkin ... Ticaret Limited Şirketi' nin yetkilisi olduğundan söz konusu çeki keşide etmediği ve imza atmadığı bu nedenle de borçtan sorumlu tutulamayacağını iddia ederek iş bu davaya açtıklarını, adli yardım taleplerinin kabulünü, davanın kabulüyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, Konya .... İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibinin müvekkil yönünden iptalini, Konya .... İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibinin durdurulmasını, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini. yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 23/10/2024 tarihli ara kararı ile davacı tarafın adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkememizin 15/11/2024 tarihli ara kararı ile davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile;davacı vekilinin icra takibinin durdurulmasına ilişkin talebinin reddine, İİK.72/3.maddesi gereğince dava konusu edilen miktarın (984.000,00TL) takdiren %20’i (yüzde yirmi) oranındaki 196.800,00TL nakdi teminat tutarını mahkememiz veznesine yatırdığında veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz, kayıtsız ve şartsız nitelikteki teminat mektubunu mahkememize ibraz ettiğinde Konya .... İcra dairesi ... E sayılı dosyasındaki icra takibi nedeniyle icra veznesine hangi yolla olursa olsun girmiş veya girecek her türlü paranın tedbiren davalılar ...'a ödenmemesine/ verilmemesine, HMK'nun 393/2. maddesi "(2)Tedbir kararının uygulanması, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinden talep edilir. Mahkeme, kararında belirtmek suretiyle, tedbirin uygulanmasında, yazı işleri müdürünü de görevlendirebilir” hükmü gereğince davacı tarafın talep etmesi halinde işbu ihtiyati tedbir kararının icra takibinin yapılmakta olduğu Konya .... İcra dairesi ... E sayılı dosyası üzerinden uygulanmasına/infazına karar verilmiştir. Dava; Menfi Tespit davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin, adli yardım taleplerinin kabulünü, davanın kabulüyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, Konya .... İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibinin müvekkil yönünden iptalini, Konya .... İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibinin durdurulmasını, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini. yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği, Sıfat, dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade eder ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavramdır (... : Medeni Usul Hukuku, C.I, Ankara 2016, s. 512). (18) Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat, dava şartı olmayıp itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan hakim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekilen bir defi de değildir.Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde resen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur.(... .: Hukuk Muhakemeleri Usulü,C.I İstanbul 2001, s. 1157 vd.) (Yargıtay HGK 24.06.2021 T... E... K.) Husumet Taraf Sıfatı: Bir usul hukuku sorunu olmayıp, davaya konu edilen subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında karar verilemeyeceğinden dava sıfat yokluğundan (husumetten) red edilir.Taraf sıfatı bir dava şartı değildir. Taraf sıfatı, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu olan bir olgudur.(... .: Medeni Usul Hukuku el kitabı, Ankara 2020, C.I s.331 vd).(19) Eş söyleyiş ile taraf sıfatının araştırılması, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir.Dava konusu şey üzerinde kim yada kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayinin de olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olmasa bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.(Yargıtay HGK 22/06/2021 T... E... K.)(Kaynak: ... Hakim, Ara Kararlar El Kitabı) 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-d maddesinde; "Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması." hükmü bulunmaktadır. Somut olayda; dava konusu dayanak çekte davacının keşideci - ciro eden (ciranta) olarak, cirosunun olmadığı anlaşılmakla; TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının davasının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine dair Mahkememizce oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının davasının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan dava başında yatırılan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince DAVACIDAN alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA, 7-Davacı tarafça depo edilip kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, bağımsız ve tarafsız Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından KESİN olmak üzere karar verildi.07/05/2025

Katip ... Hakim ...

Atıf: Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/791, K. 2025/258, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/konya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-791-e-2025-258-k-d9af50a66928