İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/784 E. 2026/183 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/784
- Karar No
- 2026/183
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/784 Esas KARAR NO : 2026/183
DAVA : Alacak (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/03/2019 ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- BİRLEŞEN İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: ... KARAR NO: ...
DAVA : Alacak (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/02/2019 KARAR TARİHİ : 26/02/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı asıl ve birleşen davaların mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılmış 19/01/2018 tarihli Franchising Sözleşmesi gereği davalı tarafça müvekkili şirkete ayıplı ve eksik hizmet verildiğini, franchise hizmeti alan müvekkili şirkete orijinal olmayan bir takım ürünlerin teslim edildiğini ve orijinal ürünün ücretinin alındığını; davalıya yapılan ihtara rağmen değişiminin yapılmadığını, davalı tarafça ayıbın kabul edildiğini ve sorumluluğun dava dışı ... firmasında olduğunun bildirildiğini; davalının ağır kusuru nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle, müvekkiline teslim edilen mallara yönelik davalıya ödenen 185.592,76 TL, franchise bedeline yönelik 45.000 TL, inşaat tadilat, reklam ve tabela giderlerine yönelik 283.368,22 TL sözleşmenin feshi nedeniyle yoksun kalınan kardan kaynaklı şimdilik 1.000 TL olmak üzere toplam 514.960,09 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 19/01/2018 tarihli Franchising Sözleşmesinin imzalandığını; sözleşme gereği davacıya teslim edilen malların dava dışı ... firmasından tedarik edildiğini, malların orijinal olmadığının anlaşılması sonrasında bu firma aleyhine ... ATM'nin... E sayılı dosyasından ayıplı ifa sebebiyle tazminat davası açıldığını, müvekkili tarafından orijinal ürün satışı yapılmadığı tespit edilen tüm franchise firmalara (davacı dahil) davanın ihbar edildiğini; davacı tarafça talep edilen ekipman ve makine bedellerini geri ödeme yükümlülüğünün dava dışı ... firmasına ait olduğunu, ayrıca sözleşmenin hangi hususlarda ihlal edildiğinin somut olarak belirtilmediğini, müvekkilinin tedarik süreciyle ilgili bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının işletmeyi kapattığı için sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşmenin haksız feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılmış 19/01/2018 tarihli Franchising Sözleşmesi gereği, davalıya ekspertiz hizmeti vermek üzere franchising verildiğini, akabinde hizmetin verildiği yerin kapalı olduğunun öğrenildiğini; davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle sözleşmeden kaynaklı alacak ve cezai şart için şimdilik 100.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça haksız olarak feshedildiğini, davacının franchise hizmeti alan müvekkili şirkete ayıplı ve eksik hizmet verdiğini, müvekkili şirket esaslı şekilde yanılgıya düşürüldüğünü, davacının ağır kusurlu hareketleri nedeniyle sözleşmenin feshinden kaynaklı doğmuş zararların ve kar kayıplarının bulunduklarını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. Asıl dava; taraflar arasında yapılmış franchising sözleşmesi gereği davalı tarafça ayıplı ve eksik hizmet verildiği iddiasına dayalı olarak sözleşmenin feshi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Birleşen dava; taraflar arasındaki franchising sözleşmenin feshinden kaynaklı uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme örneğinin, fatura ve ihtarname örneğinin dosya içerisinde olduğu görülmüştür. Taraflar arasında yapılmış 19/01/2018 tarihli Franchising Sözleşmesinin varlığı her iki tarafın da kabulündedir. Asıl davada davacı taraf, orijinal olmayan ürün tesliminden dolayı karşı tarafın sözleşmeye aykırılığını ileri sürmüş; Birleşen davada davacı taraf, sözleşmenin davalı tarafça ihlali nedeniyle müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürmüştür. Davalı taraf husumet itirazında bulunmuş ise de; her iki tarafın davaya dayanak Franchising Sözleşmesi'nin tarafı olduğundan davalı tarafın husumet itirazı yerinde görülmemiştir. Taraflar arasındaki çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, sözleşmenin feshinin haklı nedenlere dayanıp dayanmadığı, buna bağlı olarak asıl ve birleşen davada her iki tarafın istemlerinin yerinde olup olmadığı noktasındadır. Yanlar arasındaki uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden; davaya dayanak ve konu yapılan yanlar arasındaki franchising sözleşmesinin feshinin haklı olup olmadığının tespiti, asıl ve birleşen davalarda ileri sürülen iddia ve savunmalara göre birbirlerinden alacaklarının bulunup bulunmadığının, varsa miktarlarının tespiti yönünden uyuşmazlık konusu mallar üzerinde keşfen inceleme yapılmak üzere Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış; bu yönden bilirkişiler SMMM ..., İşletme Mühendisi ...ve Makine Mühendisi ...tarafından düzenlenen 12/04/2021 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüş; bu kez birleşen davaya yönünden ihtarnameye konu fatura alacağına yönelik istemin yerinde olup olmadığı, yerinde ise miktarının tespiti yönünden bilirkişi SMMM ...'den alınan 27/09/2021 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür. Talimatla alınan bilirkişi kurulu raporunda özetle; taraflar arasında yapılmış franchising sözleşmesinde makine ekipmanın marka ve modeline ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı, cihazların parçalarının bir kısmının ithal bir kısmının ise ülke içinden temin edildiği, üretici firmanın üretim metodunu belirleyen kriterlerin cihazların orijinal olmasını etkileyecek bir sonuç doğurmayacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce mali yönden alınan bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında yapılmış franchising sözleşmesi kapsamında, usulüne uygun tutulan taraf ticari defter ve kayıtlara göre, birleşen davacının fatura muhteviyatında birleşen davalıdan 16.447,74 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Talimat ve mahkememizce alınan bilirkişi raporları gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, tarafların itirazları yerinde görülmemiş, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 24/02/2022 tarih ve ... Sayılı kararla asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 28/11/2024 tarih ve 2022/864 Esas ve 2024/1975 Karar Sayılı kararıyla; "...hükme esas alınan bilirkişi raporunun taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözüme elverişli olmadığı, tümüyle orjinal mal teslim edilmemesi nedeniyle tarafların sözleşmesel edimlerini yerine getirip getirmediği, teslim edilen ithal mallardaki bazı parçaların yerli üretim olamasının, olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılabilecek bir ayıp olup olmadığı bu kapsamda TBK 225. maddesi de dikkate alınarak , teslim alanın ayıbı derhal ihbar yükümlülüğü ve satılanı kabul etmiş sayılıp sayılmayacağı ile tüm bunlara bağlı olarak fesihte haklılık durumu ve talep olunabilecek alacak ve zararın tespitine yönelik bir inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiği, kararın eksik incelemeye dayalı olduğu..." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmış ve dosya yukarıdaki esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 28/11/2024 tarih ve 2022/864 Esas ve 2024/1975 Karar Sayılı kararının yerine getirilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş, taraflar arasındaki sözleşmedeki edimlerin taraflarca yerine getirilip getirilmediği, ürünlerde ayıp olup olmadığı, ayıbın gizli mi açık ayıp mı olup olmadığı, süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, feshin haklı olup olmadığı ve buna göre alacak- zarar ve cezai şart miktar ve şartlarına ilişkin inceleme yapılarak asıl ve birleşen dosya yönünden taleplere ilişkin rapor düzenlemeleri için dosyanın bilirkişiler Mali Müşavir Dr. ..., Makine Mühendisi ... ve Nitelikli hesap uzmanı Prof. Dr. ...'e verilmiş, bilirkişi kurulunca düzenlenen 11/12/2025 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür. Bilirkişi kurulunun 11/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...asıl dava bakımından; dosya muhteviyatında bulunan 23.01.2018 tarihli 45.000 TL bedelli faturadan davalı/k.davacı tarafından davacı/k.davalıya 45.000 TL franchise bedelinin fatura edildiği, 45.000 TL bedelinin davalı/k.davacı tarafça ödenmesi gerekip gerekmediğinin mahkemeye ait olduğu, davalı/k.davacı tarafından davacı/k.davalıya 23.01.2018 tarihli 53.100 TL bedelli “... ...” açıklamalı, 23.03.2018 tarihli 132.492,76 TL bedelli cihaz isimleri yazılı toplamda 185.592,76 TL cihaz faturası düzenlendiği tespit edildiği, davalı/k.davacı tarafça davacı/k.davalıya fatura edilen 185.592,76 TL bedelinin davalı/k.davacı tarafça ödenmesi gerekip gerekmediğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, dava dilekçesi ekinde bulunan davalı/k.davacı tarafça davacı/k.davalıya fatura edilen 5 adet 283.368,22 TL bedelinin davalı/k.davacı tarafça ödenmesi gerekip gerekmediğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, davacı/k.davalı tarafça sunulu 2019 yılı Kurumlar Vergisi beyannamesinde davacı/k.davalının 2019 yılında satışlarının olmadığı, 249.537,21 TL ve 2018 yılı 268.424,89 TL zarar beyan ettiği, sunulu Kurumlar vergisi beyannamesinde fesih öncesi yıl olan 2018 yılında davacı/k.davalının 268.424,89 TL zararı bilanço verilerinden görülmektedir. 02.01.2019 tarihinden itibaren 19.01.2023 tarihine kadar sözleşmenin feshi sebebiyle yoksun kalınan kar bakımından sunulu 2019 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde 2018 yılı dönem net zararı göründüğünden mali yönden tespit yapılmadığı, birleşen dava bakımından; davalı/k.davacı 16.447,74 TL imtiyaz hakkı bedeli ödenmediği hususunda ise 27.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda bulunan taraf kayıtları üzerinden yapılan incelemede davacı/k.davalı kayıtlarında davalı/k.davacıdan 31.12.2018 tarihinde 14.891,44 TL alacaklı olduğu, hukuki inceleme neticesinde asıl davada; ayıbın açık ayıp olduğu, olağan gözden geçirmeyle anlaşılabileceği, bu nedenle süresinde bir ayıp ihbarı yapılmadığı, davalının uğraş alanının franchise konusu faaliyet olduğu, söz konusu teknik cihazların satışını meslek edinen satıcı olmadığı, bu nedenle ağır kusuru bulunmadığı, belirtilen nedenlerle davacının davalıdan talep edebileceği bir zarar kalemi bulunmadığı, ancak mahkemenin aksi görüşte olması ve davalının ağır kusurlu olduğunun kabulü durumunda davacının feshinin haklı olarak görülebileceği, bu kabulde davacının 185.592,76 TL satış bedeli ve 45.000,00 TL franchise bedelinin geri verilmesini isteyebileceği; giderlere ilişkin olarak faturalı masrafların toplamının 279.368,34 TL olduğu, 2.000,00 TL su sebili bedelinin istenemeyeceğinin kabulü halinde 277.368,34 TL zarar kalemi hesaplanabileceği, davacının adreste aktif olarak faliyette bulunup bulunmadığının bilinmemesi nedeniyle kira bedelinin tamamı hesaba katıldığı, mahkemenin kira bedellerinin istenemeyeceği kanaatinde olması durumunda zarar tutarının 137.368,22 TL olacağı, birleşen davada; 16.447,74 TL cari hesap alacağının birleşen davanın davalısından istenebileceği, cezai şart koşullarının oluşmadığı, bu nedenle cezai şart hesaplanamayacağı..." yönünde görüş bildirilmiştir. Asıl ve birleşen davada tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, mahkememizce alınan ve benimsenen bilirkişi raporu toplanıp birlikte değerlendirilen tüm delillere göre; asıl ve birleşen dava yönünden yapılan açık yargılama sırasında 06/11/2025 tarihli duruşma gün ve saatinden birleşen davacı tarafın haberdar olmasına karşın duruşmaya gelmediği gibi duruşma saatinden önce mazeret de bildirmediği, birleşen dava dosyasındaki davalı tarafın da birleşen dosya yönünden davayı takip etmediklerinin bildirildiği, bu nedenle mahkememizce takip edilmeyen birleşen davanın aynı celse HMK 150. maddesi gereğince yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği; işlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 ay içinde davanın yenilenmediği anlaşıldığından birleşen (Mahkememizin... Esas Sayılı) dava dosyası yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Taraflar arasında 19/01/2018 tarihli Franchising Sözleşmesi düzenlendiği, asıl davada , lisans verenin orijinal olmayan ürün tesliminin sözleşmeye aykırılığı nedeniyle oluşan zararın tahsili, , birleşen davada ise , lisans alanın işyerini kapatmasına dayalı sözleşmenin ihlali nedeniyle haklı nedenle fesih gerekçesiyle sözleşmeye dayalı alacak ve cezai şart bedelinin tahsili talep edilmiştir. 19/01/2018 tarihli Franchising Sözleşmesi ile asıl- davacıya ekspertiz hizmeti vermek üzere franchising verildiği, sözleşmede lisans alana teslim edilecek ekipmanı oluşturan makine ve cihazların somut bir marka ve model olarak belirtilmediği görülüyorsa da , asıl davalının düzenlediği faturalarda teslim edilen malların markalarının belirli olduğu, buna göre fatura bedeli oluşturulduğu açıktır. Ayrıca asıl davalının kabulünde olduğu, talimatla alınan bilirkişi kurulu raporunda özetle;" taraflar arasında yapılmış franchising sözleşmesinde makine ekipmanın marka ve modeline ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı, cihazların parçalarının bir kısmının ithal bir kısmının ise ülke içinden temin edildiği, üretici firmanın üretim metodunu belirleyen kriterlerin cihazların orijinal olmasını etkileyecek bir sonuç doğurmayacağı " bildirilmiştir. Davacıya teslim edilen malları tedarik eden dava dışı ... firmasına karşı malların orijinal olmadığı için ....ATM.nin 2020/... Esas Sayılı dosyası üzerinden açılan davada, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olduğu, kararın kesinleşmiş olduğu görülmüştür. İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı sonrası aldırılan bilirkişi kurulu raporunda; davacıya teslim edilen mallardaki ayıbın açık ayıp olduğu, ayıbın oluşmasında davalının ağır kurundan söz edilemeyeceği, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı rapor edilmiştir. Davalı tarafından satıma konu faturaların 23/03/2018 tarihinde düzenlendiği, davacının ise ayıp ihbarını 13/12/2018 tarihinde yapmıştır. TBK. 223.maddeye göre; "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmünü içermektedir. Taraflar arasındaki sözleşmede alınacak makinelerin markasına ilişkin bir belirleme yapılmamış, faturalarda yazılı olan marka dışında bir ürünün teslim edilmiş olduğu, bu durumun basit gözden geçirme ile tespit edilip görülebileceği, davacının fatura tarihinden itibaren 9 ay sonra ayıp ihbarında bulunduğu, ayıbın açık ayıp olduğu, davacının ise olağan bir sürede kontrol edip süresinde ayıp ihbarında bulunmamış olduğu, bu nedenle asıl davada davasını ispatlayamamış olduğu sonucuna varılarak, asıl davanın reddine, birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ; 1-Asıl davada davacının davasının REDDİNE, a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 8.794,25 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 8.062,25 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınıp maliyeye gelir kaydına, c-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 82.393,76 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 2-Birleşen İstanbul 11. ATM ... Esas sayılı dosyasında davanın açılmamış sayılmasına, a-Alınması gerekli 732,00-TL karar harcından peşin yatırılan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 975,75 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınıp maliyeye gelir kaydına, c-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 3-Tarafların yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısının yokluğunda, davacı birleşen davalı vekili ve feri müdahil vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.26/02/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır