İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/783 E. 2026/297 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/783
- Karar No
- 2026/297
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/783 Esas KARAR NO :2026/297
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/12/2024 KARAR TARİHİ:14/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili şirketin sahibi olduğu ... portalı faaliyete geçtiği 2008 yılından bugüne ... sektöründe faaliyet gösteren müşterilerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, reklam ve tanıtım hizmeti, www. ..., com internet portalında reklam ve tanıtımının yapılmasını isteyen firma için bir sayfa oluşturularak gerçekleştirildiğini, ...unvanlı işletmesinin reklam ve ilânını partalımızda yayınlamak isteyen davalılar ile 30.03.2024 tarihinde ... Sayılı 12 Ay Taahhütlü Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında borçlulardan 30.03.2024, 10.05.2024 tarihlerinde toplam 9.602,00 TL ödeme sağlandığını, bakiye ödemelerin davalılar tarafından yerine getirilmemesi üzerine alacağın tahsili talebi....İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu icra takibinde yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, icra takibinin durduğunu, zorunlu arabuluculuk kapsamında 28.06.2024 tarihinde müvekkili şirket ile davalılar arasında 2024/... arabuluculuk numarasıyla ticari dava şartı arabuluculuk süreci başlandığını, 17.07.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağında da belirtildiği üzere arabuluculuk süreci görüşme sonunda anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkilinin alacağı sözleşmeye, faturalara, internet üzerinden verilen hizmete ve cari hesaba dayandığını, davalının yetki itirazları yerinde olmadığını, İcra İflas Kanunu Madde 50 Para ve teminat borca İçin takip hususunda Hukuk Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur hükmü gereğince Hukuk Muhakemeleri Kanunun'daki şartlara uygun olarak olarak taraflar icra dairesinin yetkisine ilişkin olarak yetki sözleşmesi yapabildiğini, müvekkili şirket ile borçlu davalı arasında imzalanan sözleşmenin 11.7. maddesinde taraflar, iş bu sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu kabul eder ifadesi yer aldığını, maddenin içeriğinden de anlaşıldığı üzere taraflar arasında yetki sertleşmesi bulunduğunu, davaya konu icra takibi, bu söıleşmeden kaynaklı bir borçtan doğması sebebiyle, sözleşmede belirtildiği üzere yetkili olan İstanbul İcra dairelerinde başlatıldığını, sözleşmenin ifa yerinin de İstanbul olması nedeniyle sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi olan İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkili olduğunu, sözleşme reklam ve tanıtım hizmeti verilen firma sahibi tarafından değil ... tarafından imzalandığını, temsil hususu gündeme geldiğini, temsil, bir kişinin başka bir kişi adına, hukuki işlem yapma yetkisini ifade ettiğini, bu yetki, temsil olunan adına hüküm ve sonuçlan doğuracak şekilde gerçekleştiğini, temsil ilişkisinde üç temel taraf bulunduğunu, temsil edilen, temsilci ve sözleşmenin karşı tarafı olan üçüncü kişi bir kimsenin başka bir kişi adına hukuki işlem yapabilmesi için temsil yetkisine sahip olması gerekli olduğunu, bu yetki ya kanundan doğar ya da temsil olunanın iradesiyle açık veya örtülü olarak verildiğini, eğer bu iki durumdan biri mevcut değilse, yetkisiz temsil durumu ortaya çıktığını, davada mevcut ihtilaf da yetkisiz temsilden müvekkilin zarara uğraması olduğunu, yetkisiz temsil halinde, üçüncü kişi, hedeflediği temsil olunan ile etkili bir işlem yapamaması sebebiyle uğradığı zararların giderilmesini talep etme hakkına sahip olduğunu, yetkisiz temsilcinin sorumluluğu gündeme geldiğini, Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 47 yetkisiz temsilin hukuki sonuçlarını ve sorumluluk doğurabilecek durumları şu şekilde düzenlendiğini, temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması halinde, bu İşlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden is gerektiriyorsa, kusurlu yetkisiz temsilciden diğer zararların giderilmesi bu düzenlemeye göre, temsil olunanın işlemi atlamaması durumunda, üçüncü kişi geçersiz işlem nedeniyle uğradığı zararların tazminini yetkisiz temsilciden talep edebildiğini, hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda, kusurlu yetkisiz temsilcinin menfi zsrarın ötesinde, müspet zararları da karşılaması gerekebildiğini, müvekkili şirket verdiği reklam ve tanıtım hizmeti karşılığında alacağını alamadığını, zarara uğramış olduğunu, bu zararlarını davalılardan talep ettiğini, sözleşme yapılmasına müteakip e-faturalar davalılar adına müvekkili şirket tarafından tanzim edildiğini, faturalara herhangi bir itiraz geldiğini, sözleşme 12 Aylık Taahhütlü üyelik sözleşmesi olduğunu, 12 aylık taahhüt karşılığı müşterilere avantajlar ve indirimler sağlandığını, 12 aylık taahhütlü süre içinde herhangi bir nedenle üyelik iptali, sözleşme feshi, ödeme yapılmaması gibi durumlar olursa sözleşmenin 8.7.12 .. maddesi gereği 12 aylık taahhüt karşılığı yararlanılan indirimler ve katılım bedeli gibi avantajlar maddede belirtilen hallerde fatura edileceğini, davalılar da bu madde gereği yararlandığı indirimler ve katılım bedeli müşteriye fatura edileceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11.9. taraflar, işbu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde ...'un defter ve muhasebe kayıtlarının ve belgelerinin kesin delil olduğu gayri kabili rücu ve kesin olarak kabul beyan ve taahhüt eder hükmü gereğince davalılar, müvekkili şirketin defter ve muhasebe kayıt ve belgelerini kesin delil olarak kabul edildiğini, müvekkili şirket, sözleşmeye uygun olarak sözleşme imzalandıktan sonra davalıların işletmesi olan ... Davete kendi internet sitesi ... portalmda ... Salonları ve Balo ve Davet Salonları kategorilerinde oluşturduğu sayfa üzerinden reklam ve tanıtım hizmeti vermeye başladığını, davalıya sözleşme süresi boyunca hizmet verilen sayfaların internet adresi uzantısı ve sayfaların görüntüleri aşağıda ve dilekçe ekinde mevcut olduğunu, sözleşme, internet üzerinden reklam ve tanıtıma ilişkin bir sözleşme olması nedeni ile doğası gereği herhangi bir iş ya da görüntülenme garantisi müşteriye verilmediğini, sözleşmesel olarak herhangi bir iş, sayfa görüntülenme sayısı, teklif üzerinden reklam ve tanıtım hizmeti alan firmalarla dügün.com'u ziyaret eden kullanıcı ve ziyaretçilerinin iletişime geçebileceği, teklif alıp verebilecekleri bir alan olarak bir kullanıcı paneli oluşturduğunu, bu panel üzerinden ... internet sitesini ziyaret eden kişilerle ...'da sayfası bulunan reklam ve tanıtım hizmeti alan firmalar iletişim kurabildiğini, müvekkili şirket davalıların işletmesi adına bir kullanıcı paneli oluşturduğunu, sözleşme süresince firmanın ... ınternet sitesindeki ... salonları kategorisinde 131 kullanıcı ziyareti gerçekleştiğini, bu ziyaretler sonucunda toplam 15 fiyat teklifi talebi olduğunu, söz nişan organizasyonu kategorisinde 140 kullanıcı ziyareti gerçekleştiğini, bu ziyaretler sonucunda toplam 43 fiyat teklif talebi olduğunu, davalılar tekliflerin çoğuna dönüş yaptığını, müvekkili şirketle davalılar arasında imzalanan sözleşme davalıların ticari işletmesiyle alakalı olduğunu aradaki ilişki ticari bir iş olduğunu, talep edilen faiz de ticari işlerde uygulanan av faizi olup hiçbir şekilde yasaya ve usule aykırı olmadığını, ..., ... arama motoru üzerinde arama motoru reklamcılığı ve arama motoru optimizasyonu çok yüksek ve iyi olan bir web sitesine sahip olduğunu, davalıların firmasının reklam ismi olan ...kelimeleri ite arama yapıldığında ....coma ait reklam ve tanıtım için hazirlanan sayfası ... arama sonuçları içerisinde ilk sıralarda geldiği görüldüğünü, müvekkili tarafından sözleşmeye ilişkin tüm yükümlülükler eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen sözleşme gereği ödemeler davalılar tarafından yapılmadığını, borçlu davalılar, takibi sürüncemede bırakarak nihayetinde borcu ödememeye çalışmadığını, itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, borçlunun itirazlarının iptali ile alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatı talebiyle başvuru zorunluluğu doğduğunu, borçluların....İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamını, davalıların aleyhine, alacağın %20'si olmak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde: Davacının iddia ve talepleri hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu Arge ve Üyelik Sözleşmesi başlıklı belgede, müvekkili adına yetkili kişi olarak ... isimli şahıs kendisini firma sahibi olarak gösterdiğini, söz konusu belgeyi imzaladığını, firma sahibi olması bir yana müvekkili şirket bünyesinde ... isimli çalışan dahi bulunmadığını, dava konusu belge müvekkili şirket adına yetkisiz biri tarafından imzalandığını, temsil hususunun gündeme geldiğini, yetkisiz temsil, temsil yetkisi olmaksızın başkası ad ve hesabına işlem yapılmasını ifade ettiğini, yetkisiz temsilci, bir hukuki işlem yaptığında, temsil olunan o işleme onay verene kadar, sadece üçüncü kişi o işlem ile bağlı olduğunu, yetkisiz temsilde temsilcinin yaptığı hukuki işlemler, kurulmuş olmakla birlikte temsil olunanın hukuk alanında hüküm ve sonuçlarını doğurmayacağını, temsil olunan böyle bir sözleşmeyi onayabildiğini, yetkisiz temsilcinin yaptığı hukuki işlem, temsil olunanın onayı ile geçerli hale gelebildiğini, onama verilinceye kadar sözleşmede askıda hükümsüzlük söz konusu olduğunu, hukuki işleme onay verilmezse, temsil yetkisi olmadan yapılan bu işlem baştan itibaren geçersiz olduğunu, hakim bu durumu re’sen göz önünde tutmasının gerektiğini, hukuki işleme onay verilmezse, işlem artık kesin olarak geçersiz olacağını, üçüncü kişi de hukuki işlem ile bağlı olmaktan kurtulacağını, bu durumda TBK. m. 47 gereği yetkisiz temsilcinin sorumluluğuna gitmek mümkün olacağını, yetkisiz temsil kurumu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 46 ve 48. maddeler arasında düzenlendiğini, müvekkili şirket adına ... isimli şahıs yetkisiz temsil ile davalı taraf ile reklam sözleşmesi imzalandığını, yetkisiz temsil sonucu imzalanan sözleşmeyi temsil olunan taraf olan müvekkili şirket hiçbir zaman onamadığını, davacı taraf ise müvekkili şirkete uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmediğini, müvekkili şirket, yetkisiz temsil ile imzalanan bu sözleşmeden, ....İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası ile gelen ödeme emri ile haberdar olduğunu, süresi içerisinde itirazda bulunduğunu, TBK hükümleri ve mahkeme kararları altında müvekkili şirketin işbu sözleşmeden sorumluluğu doğmayacağı ortada olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11.9. maddesi gereğince taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıkların çözümünde ...'un defter ve muhasebe kayıtlarının ve belgelerinin kesin delil olduğu belirtildiğini, sözleşme özgürlüğü ilkesi sınırını kesin bir şekilde aştığını, davacının tek taraflı bir şekilde düzenleyebileceği belgelerin kesin delil olarak müvekkilinin hakkını kısıtlaması kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesini, aksine davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'e dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; 95.994,00 TL asıl alacağın tahsili için takip başlatılmış, takip dosyasında ödeme emri tebliğ edilmiş, ... vekili takibe itiraz ettiklerini, müvekkilinin dosya alacaklısına hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına, yetkiye, faize, faiz oranına ve her türlü fer’ilerine itiraz ettiklerini, takibin durdurulmasını talep ettikleri, ... ... A.Ş vekili tarafından yetkili icra daireleri ... İcra Daireleri olduğunu, icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiklerini, dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini, dosya alacağının tamamına, faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine ve her türlü ferilerine itiraz ettiklerini, müvekkilinin dosya alacaklısına herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibin itirazları neticesinde durdurulmasını talep ettiği tespit edilmiştir. Mahkeme celse ara kararı uyarınca tarafların dava konusu iddia ve savunma kapsamında ticari defter ve kayıtların defterleri incelenmek suretiyle rapor alınmasına karar verilmiş, dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi ...tarafından hazırlanan 03.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda: " Taraflar arasındaki ihtilafın, davacı taraf vekilinin davalılar aleyhine 11.06.2024 tarihinde.... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası ile 95.994,00 TL tutarlı toplam alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalının takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu, davacının 2024 yılına ait ticari defterlerinin e-defter olduğu, beratlarının uygun ve suresinde tasdik ettirildiği, e-defter uygulamasında yalnız envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu, bu bab'da HMK. 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince ve mevcut haliyle davacının 2024 yılına ait ticari defterlerinin suresinde tasdik ettirildiği ve usulüne uygun olduğu, davalıların incelemeye gelmediği ve dosya içeriğinde defter incelemesi ile ilgili bir talepleri olmadığından Davalıların defter ve dayanağı belgelerin incelenmediği, davacı şirketin, davalılardan 1 numaralı ... İnş. Yapı San. Ve Tic. A.Ş. ile olan cari münasebetini ... no.lu Alıcılar alt hesap kodunda takip ettiği, davacı tarafından 30.04.2024 tarihinde davalı 1 numaralı şirkete 2 adet düzenlediği, 1 numaralı davalı şirket tarafından 10.05.2024 tarihinde bu istinaden 2 adet iade fatura düzenlendiği, 30.05.2024 tarihinde davacı şirket tarafından davalı 1 numaralı şirket adına cayma bedeli faturası düzenlendiği (rapor içeriğinde detaylarına yer verilmiştir.) anlaşılmakla, 31.10.2024 tarihinde ise ... Alıcılar alt hesap kodundan ve 128 no.lu şüpheli alacaklar hesabına virmen ettiği, neticeten, davacının incelenen kendi ticari defterlerinde takip tarihi olan 11.06.2024 tarihi itibariyle davacının davalı 1 numaralı ... İnş. Yapı San. ve Tic. A.Ş.'den 95.992,00 TL alacaklı olduğu müşahede edildiği, İş bu alacağı oluşturan faturanın rapor içerisinde görüntüsüne yer verilmiş olmakla, fatura içeriğindeki hizmetin ... organizasyon hizmeti olduğu ancak not kısmında cayma bedeli faturası yazdığı görüldüğü, bu bağlamda rapor içeriğinde detaylarına verildiği üzere 30.03.2024 tarihli Arge ve Üyelik sözleşme ve fatura içeriğindeki hizmetin uzmanlık alanım dışında olduğundan, hizmetin verilip verilmediği belirlenememiş olup, hizmetin verilip verilmediği ve İşbu sözleşmeden dolayı davacının davalılardan cayma bedeli talep edip edemeyeceği ile ilgili son karar ve takdir Mahkemenize ait olmak üzere huzurdaki davada iki farklı sonuca varıldığı, bunların; Birinci Sonuç olarak; Mahkemece hizmetin verildiği veya davacının davalılardan sözleşmeden dolayı cayma bedeli talep edebileceğine karar vermesi halinde takip tarihi olan 11.06.2024 tarihi itibariyle davacının davalılardan 95.992,00 TL alacaklı olacağı, İkinci Sonuç olarak; Mahkemece hizmetin verilmediği veya davacının davalılardan sözleşmeden dolayı cayma bedeli talep edemeyeceğine karar vermesi halinde davacının davalılardan borcu ve alacağı olmayacağı, Davacının takipteki faiz talebi ile ilgili olarak ise, Sayın Mahkemece alacağın kabülü halinde, takip tarihi olan 11.06.2024 tarihinden tahsil tarihine kadar talebi ile bağlı olarak değişen oranlarda avans faizi talep edebileceği, görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde bilirkişi raporu düzenlenmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuş, mahkeme celse ara kararı uyarınca dosyanın kök rapor düzenleyen mali müşavir bilirkişinin yanında sözleşme bilirkişisinin eklenerek dosyanın bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 12/03/2026 tarihli raporda: "30.03.2024 tarihli "... Ar-Ge ve Üyelik Sözleşmesinin hukuki niteliği itibarıyla davacı tarafından davalı işletmenin internet portalında tanıtım, ilan ve görünürlük hizmetlerinin sağlanmasını; davalı tarafın ise buna karşılık belirlenen bedeli ödemesini konu alan, uygulamada reklam yapım sözleşmesi olarak nitelendirilebilecek karma nitelikte bir sözleşme olduğu, her ne kadar sözleşmenin davalı şirket adına ... tarafından imzalandığı ve söz konusu kişinin ticaret sicili kayıtları itibarıyla şirketi temsile yetkili olmadığı anlaşılmakta ise de sözleşme konusu hizmetin fiilen yerine getirilmesi, davalı işletmenin platformda yayımlanarak tanıtım faaliyetinden yararlanması, düzenlenen faturalara süresi içinde itiraz edilmemesi ve davalı şirket kartı üzerinden tahsilat işleminin gerçekleştirilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin sözleşmenin sonuçlarının uygulanmasına imkân tanıdığı ve bu suretle sözleşmeyi TBK m.38 kapsamında zımnen icazet vererek benimsediği yönünde bir değerlendirme yapılmasının mümkün olduğu, sonuç ve kanaatine varılmaktadır" şeklinde bilirkişi raporu düzenlenmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır. Somut olayda, 30.03.2024 tarihli “... Ar-Ge ve Üyelik Sözleşmesi”nin hukuki niteliği itibarıyla davacı tarafından davalı işletmenin internet portalında tanıtım, ilan ve görünürlük hizmetlerinin sağlanmasını; davalı tarafın ise buna karşılık belirlenen bedeli ödemesini konu alan, uygulamada reklam yapım sözleşmesi olarak nitelendirilebilecek karma nitelikte bir sözleşme olduğu, sözleşmenin alt kısmında “Yetkili Adı” olarak ..., “Yetkili T.C. Kimlik No” olarak ..., “Unvanı” olarak da açıkça “Firma Sahibi” yazılmış; bunun yanında davalı şirketin kaşesi ve ...’in imzasının yer aldığı, sözleşmenin doğrudan gerçek kişi ...’in şahsı adına değil, belirli vergi ve unvan bilgileriyle tanımlanan ticari işletme/şirket adına akdedildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar sözleşmenin davalı şirket adına ... tarafından imzalandığı ve söz konusu kişinin ticaret sicili kayıtları itibarıyla şirketi temsile yetkili olmadığı anlaşılmakta ise de, temsil yetkisinin bulunmadığı hâllerde ise işlemin temsil olunanın sonradan vereceği icazet ile geçerlilik kazanacağı, icazetin açık bir beyanla verilebileceği gibi örtülü şekilde de ortaya çıkabileceği, sözleşme konusu hizmetin fiilen yerine getirilmesi, davalı işletmenin platformda yayımlanarak tanıtım faaliyetinden yararlanması, düzenlenen faturalara süresi içinde itiraz edilmemesi ve davalı şirket kartı üzerinden tahsilat işleminin gerçekleştirilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin sözleşmenin sonuçlarının uygulanmasına imkân tanıdığı ve bu suretle sözleşmeyi TBK m.38 kapsamında zımnen icazet vererek benimsediği yönünde bir değerlendirme yapılmasının mümkün olduğu, temsil ilişkisinde hukuki işlemin, temsilci tarafından temsil olunanın nam ve hesabına yapıldığında işlemin doğrudan temsil olunanı bağlayacağı anlaşılmış olup davalı şirketin iş bu davada pasif husumetinin bulunduğu, davalı ...'in ise şirketin nam ve hesabına işlem yaptığı anlaşıldığından husumetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Tarafların tacir olması ve davacı tarafından ticari defterlere delil olarak dayanılması sonucunda defter inceleme günün tayin edilerek taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafın inceleme günü mahkemede bulunmadığı ve kendi iktidarında bulunmasına rağmen kendi defterlerini ibraz külfetini yerine getirmediği, davalının ticari defterlerini TTK.80 ve HMK. 219. maddeleri gereğince ibrazdan kaçınmış sayıldığı, davacı tarafın, ticari defterlerini ibraz ettiği, davacının ibraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu, görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin TTK 64 ve HMK 222 maddelerine göre kendi lehine delil vasfı taşıdığı, davalı tarafa usulüne uygun ihtaratlı tebligat çıkartılmasına rağmen ticari defter ve belgelerini incelenmek ve değerlendirmek üzere gerek inceleme günü gerekse inceleme gününden sonraki günlerde ibraz etmediği, tarafların tacir olduğu, bu haliyle defterlerini ibrazdan kaçınan tarafın mahkememizce karşı tarafın ticari defterlerinin uygunluğunu kabul edildiği, davalının faturalara itiraz ya da iade ettiğini ispatlayamadığı, sözleşmenin 11.9 maddesine göre davacı defter ve kayıtlarının kesin delil olarak kabul edildiği, yine aynı sözleşmenin 8.7 maddesine göre davacının dava konusu faturalar bakımından davalı şirketten alacaklı olduğu, davalıya hizmetin sağlandığı ve davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmış davalılar tarafından yapılan itirazın haksız olduğu kanatiyle davanın kabulüne, alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tamzinatı hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın davalı ... bakımından pasif husumet yokluğundan reddine, 2-Davanın davalı ... İnş. Yapı San. Ve Tic. A.Ş. bakımından kabulü ile, ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin davalı ... İnş. Yapı San. Ve Tic. A.Ş. Bakımından aynen devamına, -Asıl alacağın %20'si oranında 19.198,80 TL icra inkar tazminatının davalı ... İnş. Yapı San. Ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 6.557,35 TL 'den harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan1.159,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.397,98 TL harcın davalı ... İnş. Yapı San. ve Tic. A.Ş'den tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.159,37 TL peşin harç ve 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.647,77 TL harcın davalı ... İnş. Yapı San. ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacı taraf ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 18.657,50 TL (tebligat, müzekkere masrafı, bilirkişi rapor ücreti) yargılama giderinin davalı ... İnş. Yapı San. ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... İnş. Yapı San. ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 9-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... İnş. Yapı San. ve Tic. A.Ş'den tahsili ile hazine adına irad kaydına, 10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/04/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır