İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/778 E. 2026/94 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/778
- Karar No
- 2026/94
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/778 Esas KARAR NO : 2026/94
Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Ve ... Karar Sayılı Dosyası
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/08/2024 KARAR TARİHİ : 02/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Muş ili, ... İlçesi, ... (...) Köyü, ... Mevkii, 160 Parsel no'da kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonu ile ilgili olarak tarafların özgür iradesiyle 17.09.2018 tarihinde 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi, 07.09.2021 tarihli 2 yıl süreli otogaz bayilik sözleşmesi ve bayilik protokolleri imzalandığını, işbu sözleşmeler ve protokollerin davalıya bayilik ve işletmecilik hakkı tanındığını ve uygun ticari koşulların sağlandığını, ek olarak bayilik sözleşmelerinin eki olarak taraflar arasında imzalanan ariyet sözleşmesi hükümleri doğrultusunda müvekkili şirket tarafından davalı şirkete sözleşme süresince akaryakıt istasyonunda bedelsiz olarak kullanması ve sözleşmenin sona ermesiyle iade etmesi kaydı ile 1 adet 1*2 Y.V. emişli pompa, kurumsal kimlik ekipmanları, pompa ve tank otomasyon ekipmanları verildiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra davalı ...'ın yetkilisi olan diğer davalı ...'ın, davalı ...'ın müvekkili şirket nezdinde doğmuş ve doğacak borçlarının 400.000,00-TL'sine kadar müşterek ve müteselsilen kefil olduğunu, davalı ...'ın, bayilik protokolünün 3.1.2 maddesi uyarınca sözleşme süresi boyunca her yıl asgari 420 m3 beyaz ürünü (motorin-benzin) kıstelyevm esasına göre aylık ortalamayı da tutturacak şekilde müvekkili şirketten satın almayı, satın almadığı beyaz ürün için beher m3 başına 80 USD cezai şartı itiraz etmeksizin müvekkili şirkete ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, sözleşme ve protokol hükümlerine göre tüm yükümlülük ve taahhütlerini layıkıyla yerine getiren müvekkili şirketin tek beklentisi davalı şirketin de sözleşme süresi boyunca sözleşme hükümlerine riayet ederek tüm yükümlülük ve taahhütlerini yerine getirmesi olduğunu, ancak davalının bayi satış taahhüdünü kendisine yapılan şifahi ve yazılı uyarılara rağmen yerine getirmediğini, müvekkili şirket tarafından davalı bayiye keşide edilen Bakırköy .... Noterliğinin 13.09.2023 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesiyle 709 m3 taahhüt açığından kaynaklanan 56.738,00-USD cezai şart borcunu işbu ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 3 gün içinde TCMB döviz alış kuru üzerinden hesaplanacak tutarı ödeme tarihine kadar işleyecek akdi faizle ödemesinin ihtar edildiğini, taraflarca yapılan görüşmeler akabinde satış taahhüdünden kaynaklanan müvekkili alacağına istinaden davalı bayiden 135.000,00-TL tahsilat yapıldığından, işbu miktardaki tahsilatla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bakiye cezai şart alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Muş ili, ... İlçesi, ... Köyü Hasköy/MUŞ adresinde müvekkili adına işletilen istasyon nezdinde 17.09.2018 tarihinde 5 yıl süreyle bayilik sözleşmesi akdedildiğini, yasa gereğince bayilik sözleşmelerinin maksimum 5 (beş) yıl süreyle akdedilebilmekte olduğunu, müvekkili ile davacı şirketin ilk bayilik sözleşmesini 2013 yılında 5 yıl süre ile akdedildiğini, 2018 yılında akdedilen sözleşmenin ise bir nevi yenileme sözleşmesi olduğunu, bu hususun taraflar arasında tartışmalı bir konu olmadığını, davacının dilekçesinde yer verdiği üzere bayilik sözleşmesi kapsamında yalnızca kurumsal kimlik ve otomasyon bayiye ariyet olarak bırakıldığını, davacının tüm yatırımının bu kadar olduğunu, bayilik sözleşmesinin feshinden sonra davacıya sözleşmede yer alan koşullar çerçevesinde tam ve kusursuz olarak teslim edildiğini, teslime ilişkin fatura ve teslim tutanağını sunduklarını, sözleşmenin imzalanması ile birlikte davacı tarafından bayilik sözleşmesinin altında sanki bayilik sözleşmesi imzalıyor gibi gösterilerek, kefil olduğu tutar dahi belirtilmeden müvekkili ...'ın, yetkili olduğu şirket adına kefil olmuş gibi imza attırıldığını, oysaki müvekkilinin yalnızca bayilik sözleşmesi imzaladığını zannederek imzaladığını, işbu kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacının eklerinde yer alan kefaletname başlıklı evrakta yer alan yazı ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, dolayısıyla müvekkillerinden ...'ın davalı sıfatına haiz olmadığını davanın husumet yönünden reddini, istemiştir. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı 23/09/2024 tarihli kararı ile, mahkememizin yukarıda esası yazılı dosyası ile birleştirilmiştir. Birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve eki niteliğindeki sair sözleşmelerin sona ermesi nedeniyle davalı şirketin davacı tarafından kendisine verilen ... Bankası tarafından düzenlenen 50.000TL bedelli; ... Bankası tarafından düzenlenen 50.000TL bedelli; Başvurucu şirket yetkilisi ... tarafından düzenlenen 13.10.2021 basım tarihli, ... numaralı 35.000TL bedelli olmak üzere toplam 135.000TL bedelin ve davalı tarafça kısmi cezai şart alacağı olarak faturalandırılan bedele ilişkin öncelikle teminat mektupları ve teminat çekinin müvekkiline iadesine, iadesi mümkün olmaz ise fatura edilen bedelin mevduata uygulanan en yüksek ticari faiz ve munzam zarar ile birlikte şimdilik 13.500,00 TL fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000TL, teminat çeki için fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.500TL'nin tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı bayi arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin ekinde yer alan protokol gereğince davacı, sözleşme süresi boyunca her yıl 420 m3 beyaz ürünü müvekkili şirketten satın almayı, satın almadığı beyaz ürün için beher m3 başına 80-USD cezai şartı ödemeyi kabul ettiğini, bayilik sözleşmesinin süresinin sonunda davacının 709 m3 taahhüt açığı olduğunu, taahhüt açığından dolayı 56.738-USD cezai şart borcu bulunduğunu, diğer taraftan, müvekkili şirket tarafından davacı bayinin satış taahhüdünü yerine getiremediği gerekçesiyle 2020, 2021 ve 2022 yıllarında davacı bayiye ihtarnameler gönderildiğini, ihtarnameler gereceğince anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin satış taahhüdünü dikkate aldığını, satış taahhüdünden kaynaklanan cezai şart alacaklarını saklı tuttuğunu, müvekkili şirketin, davacı bayinin bu satış taahhüdünü yerine getireceği inancıyla davacıya bayilik verdiğini, uygun ticari koşulların sağlandığını, davacı bayi sözleşme başında satış taahhüdü vermeseydi, bu şartların kendisine sağlanmayacağını, bu durumu bilen bayinin salt yükümlülüklerinden kurtulmak amacıyla gerçeğe aykırı hukuki dayanaktan yoksun iddialarda bulunduğunu, davacı bayinin, bayilik sözleşmesinin eki olan protokol kapsamında her yıl müvekkili şirketten 420 m3 beyaz ürün almayı, satın almadığı m3 başına ise 80-USD ödemeyi taahhüt ettiğini, bayilik sözleşmesinin süresinin sonunda satın almadığı beyaz ürün miktarının toplan 709 m3 olduğunu, davacı bayinin taahhüt açığından dolayı müvekkiline 56.738-USD cezai şart borcu doğduğunu, müvekkili şirketin tahsil etmiş olduğu 135.000-TL'nin mahsubu sonrasında bakiye kalan bedelin davacı bayi tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davacı tarafın mahkemeye sunduğu tüm beyanların süreci uzatmaya yönelik olduğunu, açıklanan tüm bu sebeplerle, davacının iddialarının kötü niyetli, haksız ve dayanaksız olduğunu, iddialarına itibar edilmemesi ve taleplerinin bütünüyle reddini istemiştir. DELİLLER : Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi yazı cevapları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 30.04.2025 tarihli raporunda; Detayı rapor içerisinde izah edilen nedenlerle, dosyaya mübrez belge ve bilgi ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı ve davalı taraflar arasında, dava dosyasına da eklenen 17.09.2018 tarihli 5 yıllık akaryakıt sözleşmesi ve 07.09.2021 tarihli 2 yıllık oto gaz bayilik sözleşmesi bulunduğunun tespit edildiğini, dava dosyasına eklenen ve bilirkişiye teslim edilen, tasdikinin zorunlu olan defterler ile flash bellek içerisindeki E defterlerin incelendiğini, tasdiki zorunlu olan defterlerin açılış ve kapanış bilgilerinin listelendiğini, davalı ... İnşaat Turizm Nakliye Gıda Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketinin tasdikinin zorunlu olan defterleri ve elektronik ortamda tutulan E defterlerinin incelendiğini, beratlar ve ikincil kopyaların olduğunu, kayıtların zamanında yapılmış olduğunu, defterlerin usulüne göre tutulduğunun, tespit edildiğini, ticari defterlerde, alınan ürünlerin 153 ticari mallar hesabına kaydedildiği ödemelerin ise 320 satıcılar hesabına kaydedildiğinin tespit edildiğini, tasdiki zorunlu olan defterlerin açılış ve kapanış bilgileri, davacı tarafından düzenlenen mal yada ürünlere ait faturalarının yıllık toplamları, ürünlerin cinsi ve miktarları tablolar halinde gösterildiğini, 2018 yılı defter açılış ve kapanış tasdiklerinin Hasköy noterliği tarafından yapıldığını, davacı tarafın 2019 yılı defter açılış ve kapanış tasdiklerinin Hasköy noterliği tarafından yapıldığını, 2020-2021-2022-2023-2024 ve 2025 yılı Envanter defteri açılış kayıtlarının tablolandığını, davalı tarafın, davacı taraftan aldığı mal alımlarına ilişkin yıllara göre fatura toplamları, 2018 - 2023 yıllarına ait davacı firmadan alınan ürünlerin isimleri ve miktarlarının toplamlarının Motorin : 3.687.231, Benzin: 73.300, LPG :102.443 olduğunu, Hukuki değerlendirme ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; dosya içerisindeki davacı ve davalı tarafların dilekçeleri, dosya içerisindeki ticari defterler, faturalar ve diğer belgeler çerçevesinde yapılan tespitte; Davacı ve davalı taraflar arasında, dava dosyasına da eklenen 17.09.2018 tarihli 5 yıllık akaryakıt sözleşmesi ve 07.09.2021 tarihli 2 yıllık oto gaz bayilik sözleşmesi bulunduğunun tespit edildiğini, Davalı tarafın tasdikinin zorunlu olan defterleri ve elektronik ortamda tutulma zorunluluğu olan ticari defterleri (E defter) incelendiğini, tasdiki zorunlu olan ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde Muş Hasköy noterliğince yapıldığını, flash bellek içerisindeki ticari defterlerin beratlar ve ikincil kopyaların olduğu, kayıtların zamanında yapılmış olduğu, defterlerin usulüne göre tutulduğu, Davalı tarafın defter kayıtlarında 5 yıllık toplam 69.020.824,39 bedelli faturalarının olduğunun görüldüğünü, ödemelerin ise 320 satıcılar hesabına kaydedildiği ve daha sonra 102 bankalar hesabına aktarılıp hesabın kapatıldığının tespit edildiğini, Davalı ... İnşaat Turizm Nakliye Gıda Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketinin ticari defterlerine kayıt edilen faturaların içeriğinde, raporun tespitler kısmında ayrıntılı tablolar halinde de gösterilen ürün isimleri ve miktarlarının 5 yıllık toplam motorin : 3.687.231 Lt, Benzin : 73.300 Lt, LPG : 102.443kg olduğunu, Davalı ... İnşaat Turizm Nakliye Gıda Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketinin ticari defterlerine yapılan kayıtlara göre borç ve alacağın olmadığının tespit edildiğini, bildirmiştir. Bilirkişi 01.07.2025 tarihli raporunda; Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; Bir akaryakıt istasyonu Bayi, çok olağanüstü veya kasıtlı bir engellemeyle karşılaşmadığı sürece (Dağıtım şirketinin Bayi’ye kasıtlı olarak mal vermemesi veya aynı şirkete ait başka istasyonlara fazla toleranslı davranması ve bunun ispatlanması durumları gibi) sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme yetkisi olmadığını, Bayinin tek taraflı olarak sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi veya edimlerini yerine getirmediği için dağıtım şirketi tarafından sözleşmenin feshine neden olması halinde, sözleşmenin fesihten sonra geriye kalan süreye tekabül eden kısmının kar mahrumiyetini dağıtım şirketine ödemek zorunda olduğunu, Dağıtım şirketinin sözleşmeden geriye kalan kısmının kar mahrumiyetini talep etme hakkı olduğunu, ancak Yargıtay bu kar mahrumiyetini, dağıtım şirketinin aynı bölgede yeni bir bayilik tesis edebilmesi için makul süre olarak, küçük yerleşim yerlerinde 6 ay, büyük yerleşim yerlerinde ise 3 ay olarak belirlediğini, Bahse konu akaryakıt istasyonu Bayinin, Muş İli, ... İlçesi, ... ( ... ) köyü, ... Mevkii’ nde bulunmakta olduğunu, bu yerleşim biriminin küçük bir yerleşim birimi olduğu için aynı yerde dağıtım şirketinin yeni bir bayilik tesis edebilmesi için 6 aylık bir süre gerekebileceğine karar verildiği için kar mahrumiyeti hesabının 6 ay olarak yapılması gerektiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2024/2021 K. 2014/6140 T. 31.03.2014 Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2014/18021 K. 2015/6749 T. 6.5.2015 Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2018/2046 K. 2019/5241 T. 20.11.2019 Ayrıca, Bayi’nin sözleşmede belirlenen asgari alım taahhüdüne uymaması durumunda eksik alınan miktar ile sözleşmede kararlaştırılan, M3 veya Ton başına ödenmesi gereken Cezai Şart miktarı ile çarpımı ile hesaplandığını, çarpılacak miktarın genelde dolar olarak belirlendiğini, Davalı tarafın, sözleşmenin 1. yılının sonuna kadar taahhüt ettiği miktarda ürün almaması durumunda, dağıtım şirketi çekince koymadan 2. yılda ürün vermeye devam etse bile, bir önceki yılın cezai şart miktarını talep edebileceği gibi, sözleşme bitiminde tüm cezai şart alacaklarını toptan talep edebildiğini, bu hususta Yargıtay kararının da bulunduğunu, Yargıtay 11. HD. 2020/3027 E. 2021/3649 K. Bayi, sözleşme ile taahhüt ettiği miktarda ürün almayıp, eksik ürün almış ise, sözleşmeye göre ; eksik ürün alımından kaynaklı cezai şart talepleri için, yeni ürün vermeden önce ihtirazı kayıt ( çekince ) konulmasının şart olmadığının ifade edildiğini, ( Yargıtay 11. H.D. 2020/4521 E., 2021/7202 K. - 16.12.2021 tarihli Kararı ). İhtilafın hukuki niteliği bayilik sözleşmesinin ihlal edilip edilmediği, cezai şarta hak kazanılıp kazanılmadığı ve kefilin söz konusu sözleşmeden doğan alacaklar bakımından sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmakta olduğunu, Taraflar arasında akdedilmiş olan bayilik sözleşmesi ve ekinde bulunan protokolün esasen bir çerçeve sözleşme olduğunu, sözleşme süresince bayi alıcıdan belli bir miktarda malı almayı ve belli bir miktar malı kendi nam ve hesabına satmayı kabul ettiğini, satıcının da belirli bir malı düzenli şekilde bayiye satmayı taahhüt ettiğini, Bayinin kendi nam hesabına mal satması halinin ise bayilik sözleşmesini kendine özgü durumunu oluşturmakta olduğunu, bu halde bayinin satın aldığı ürünlerin kendi mülkiyetine geçeceğini ve bunun sonucu olarak da hasardan ve masraflardan kendisinin sorumlu olduğunu, Davaya konu bayilik sözleşmesinin devamı ve eki niteliğindeki protokolünün 3.1.2 maddesi uyarınca her yıl asgari 420 m3 beyaz ürünü (motorin-benzin) kıstelyevm esasına göre aylık ortalamayı da tutturacak şekilde davacı şirketten satın almayı taahhüt ettiğini, 5 yıllık sözleşme sürecinde taahhüt edilen yıllık 420m3’lük ürünün satın alınmadığı tespit edilmiş olmakla hesaplanan 56.720USD’lik cezai şart oluştuğunun hesap edildiğini, bununla beraber davacı şirketin borcun ifasını istemeyerek sadece cezai şartın ödenmesini talep ettiğini, bu kapsamda Yargıtay yerleşik uygulaması uyarınca dönemsel olarak edimin yerine getirilmediği göz önüne alınarak davacının davalı bayiye dönem sonunda meydana gelen sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart talebinde bulunması gerekmekte olduğunu, Dava dilekçesi ekinde bulunan 11.09.2020 tarih ve ... yevmiye nolu, bila tarihli .... yevmiye nolu, Eylül 2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnameler ile davacı taraf davalının taahhüdünü yerine getirmediğini ihtar ederek ceza şart talebinde bulunduğunu, söz konusu ihtarnamelerin fotokopi şeklinde olduğundan tarih ve yevmiyelerin net şekilde okunamadığını, Davacı tarafça keşide edilen ve cezai şart koşullarının oluştuğunun açıkça belirtilerek talepte bulunulan ihtarnameler uyarı Davalılardan ... 17.09.2018 tarihli akaryakıt bayiliği sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğunu, söz konusu sözleşmede cezai şart hükmü bulunmadığını, bununla beraber 17.09.2018 tarihli taraflarca imzalanmış protokolün 3.1.2 maddesinde davaya konu edilen cezai şart belirlendiğini, Davalı ... ise kefaletname başlıklı belge altına el yazısı ile şerh düşerek 10.09.2021 tarihinde bu belgeyi imzaladığını ifade ettiğini, kefaletname başlıklı belge incelendiğinde 17.09.2018 tarihli bayilik sözleşmesine atıf yapmakta, içeriğinde bu sözleşmeye eki ve bağımsız şekilde akdedilen protokoller bakımından da kefili mesul kılmakta olduğunu, bu itibarla kefilin imza tarihi ve cezai şartın yer aldığı protokol ekinde kefaletinin bulunmaması ancak cezai şartın kararlaştırılmadığı bayilik sözleşmesinde kefil olarak imzalamış olması olgusu karşısında kefaletinin geçerli olup olmadığı konusunda hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, 5.) SONUÇ: Yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda; taraflar arasında akdedilmiş 17.09.2023 tarihli olan akaryakıt bayilik sözleşmesi ve ekinde bulunan protokoller kapsamında davalı bayinin sözleşme sürecinde taahhüt ettiği 420 m3’lük alımı gerçekleştiremediği, davacı şirketin 11.09.2020 tarih ve .... yevmiye nolu, bila tarihli ... yevmiye nolu, Eylül 2022 tarih ve 21022 yevmiye nolu ihtarnameler ile (fotokopi olması nedeniyle yevmiye numaraları ve tarihleri net şekilde okunamamıştır ve buna ilişkin tebliğ şerhler dosyaya kazandırılmamıştır) taahhüdün yerine getirilmediğinin bildirildiği, rapor içeriğinde bulunan tabloya göre davalı bayiinin 709 m3 eksik ürün alımı 709m3 x 80USD =56.720 USD cezai şart hesap edildiği, davalılardan ...’ın 17.09.2018 tarihli cezai şart içermeyen sözleşmede kefil olarak bulunduğu, 17.09.2018 tarihli cezai şart içeren protokolün imzasından sonra 10.09.2021 tarihinde kefaletname başlıklı belgeyi imzaladığı, bu kapsamda kelafetinin geçerli olup olmadığının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmiştir. Davacı vekilinin 03/11/2025 tarihli ıslah dilekçesinde; Dava dilekçesinde 1.000,00-USD olarak kısmi talepte bulunduklarını, davalı bayinin eksik ürün alımlarından kaynaklanan cezai şart alacağının, bilirkişi tarafından 56.720,00-USD olarak tespit edildiğini, davalıdan 21.02.2024 tarihinde kısmi cezai şart bedeli olarak 135.000-TL tahsilat yapıldığını, bu tutarın ödeme yapıldığı gün itibariyle 4.354-USD'ye tekabül ettiğini, tahsil edilen tarihteki USD kuru üzerinden yapılan hesaplamanın davalı lehine olduğunu, 56.720-USD-(4.354-USD+1.000-USD)= 51.366-USD bu şekilde 1.000-USD üzerinden kısmi olarak talepte bulunulan davanın davalı şirket bakımından 51.366-USD artırmak suretiyle 52.366-USD'ye; kefil ... bakımından ise taleplerinin 400.000-TL'ye arttırdıklarını taleplerini kefaletname limiti olan 400.000-TL ile sınırlı olmak üzere ıslah ettiklerini, müvekkili şirketin cezai şart alacağının ispatlanması sebebiyle birleşen dosya davacısının ikame etmiş olduğu davanın tümden reddini istemiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Asıl Dava, davalı .... petrol şirketinin davacı şirketle akdettiği bayilik sözleşmesin kapsamında taahhüt açığından kaynaklanan, satış taahhüdüne dayalı cezai şart taleplerini içerir alacak davasıdır. Mahkememizce alınan 01.07.2025 tarihli bilirkişi hükme esas alınabilecek teknik içeriği barındıran bilirkişi raporu ile tespit olunduğu üzere, 17.09.2023 tarihli olan akaryakıt bayilik sözleşmesi ve ekinde bulunan protokoller kapsamında davalı bayinin sözleşme sürecinde taahhüt ettiği 420 m3’lük alımı gerçekleştiremediği, tabloya göre davalı bayiinin 709 m3 eksik ürün alımı 709m3 x 80USD =56.720 USD cezai şart hesap edildiği, davalılardan ...’ın 17.09.2018 tarihli cezai şart içermeyen sözleşmede kefil olarak bulunduğu, 17.09.2018 tarihli cezai şart içeren protokolün imzasından sonra 10.09.2021 tarihinde kefaletname başlıklı belgeyi imzaladığı, bu kapsamda kelafetinin geçerli olduğu, davacı şirket tarafından davalıdan 21.02.2024 tarihinde kısmi cezai şart bedeli olarak 135.000-TL tahsilat yapıldığı, bu tutarın ödeme yapıldığı gün itibariyle 4.354-USD'ye tekabül ettiğini, bu miktarı düşülmesi ile 56.720-USD-(4.354-USD+1.000-USD)= 51.366-USD davacının bayiden talep etme hakkının olduğu anlaşılmıştır. Kural olarak tacirler arasında kararlaştırılan cezai şart anlaşmalarındaki cezai şart miktarı, fahiş olduğundan bahisle tenkise tabi tutulamaz, tacir olmayan kişiler arasında hakimin takdiri ile uygulanan indirim, tacirler arasında söz konusu olmaz. Cezai şart miktarı davalı borçlunun ekonomik mahvına neden olabilecek nitelikte ise o takdirde yerleşik Yargıtay kararlarına göre hâkim, cezai şart miktarında hakkaniyete uygun bir indirime gidebilir. Somut olayda belirlenen cezai şartın dosyaya alınan bilirkişi raporlarındaki belirlemeler dikkate alındığında davalının ekonomik mahvına neden olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Birleşen Dava Yönünden ise; akdedilen bayilik sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle davalı şirketin davacı tarafından kendisine verilen ... Bankası tarafından düzenlenen 50.000TL bedelli; ... Bankası tarafından düzenlenen 50.000TL bedelli. şirket yetkilisi ... tarafından düzenlenen 13.10.2021 basım tarihli, 0089102 numaralı 35.000TL bedelli olmak üzere toplam 135.000TL bedelin ve davalı tarafça kısmi cezai şart alacağı olarak faturalandırılan bedele ilişkin öncelikle teminat mektupları ve teminat çekinin iadesine, iadesi mümkün olmaz ise fatura edilen bedelin mevduata uygulanan en yüksek ticari faiz ve munzam zarar ile birlikte tahsili istemiyle açılmış olup, davalı tarafça ... Bankası tarafından düzenlenen 100.000TL bedelli; ve davalı şirket yetkilisi ... tarafından düzenlenmiş olan 13.10.2021 Basım Tarihli, 0089102 numaralı 35.000TL bedelli olmak üzere toplam 135.000TL kısmi cezai şart alacağı olarak faturalandırılarak davacı tarafa gönderildiği ve davacı tarafından yasal süresinde itiraz edilmediği gibi iş bu miktarların talep edilen cezai şart bedelinden mahsup edilerek talep edildiğinden davacı tarafın bu bedelleri talep etme hakkının olmadığı anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-ASIL DAVA ... ESAS SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN; 1-Davanın kabulü ile, 52.366,00 USD cezai şart alacağının, davalı ...'dan 400.000,00-TL kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere, ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 22.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek olan %6 akdi faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, B-BİRLEŞEN, BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN; 1-Davanın reddine Asıl dava yönünden; 2-Alınması gerekli 121.487,99 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 37.450,61 TL harcın mahsubuyla bakiye 84.037,38 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 580,61 TL peşin harç, 36.870,00 TL ıslah harcı, olmak üzere toplam 37.878,21 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 19.663,50 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 336.796,04 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Birleşen dava yönünden; 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 427,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 13.500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine C-Davalılar tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, D-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar Davacı/ Karşı Davalı Vekili ve Davalılar/ Karşı Davacılar Vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/02/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır