İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/776 E. 2025/1157 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/776
Karar No
2025/1157
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/776 Esas KARAR NO : 2025/1157

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/08/2024 KARAR TARİHİ : 23/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Müvekkil ........ ’in babası ve Müvekkil .......’nun eşi, Davalı .......'nun babası .....'nun 22.01.2022 tarihinde vefat ettiğini, Murisin 2002 yılı Aralık ayında, Müvekkil .... ile davalıyı da ortak ederek, "...... Tekstil Örme Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti."yi kurduğunu, Muris .....'nun vefatından önce tüm taşınır ve taşınmaz mal varlıklarını muvazaalı bir şekilde Davalı üzerine devretmiş, bu işlemle birlikte ileride doğabilecek muvazaa iddialarını bertaraf etmek amacıyla, müvekkil .....'yi mirasından çıkarması için 2019 yılında bir vasiyetname düzenlemeye ikna edildiğini, davalının Bakırköy ..... İcra Dairesi, .... E. sayılı dosyasıyla Müvekkil ..... ve Müvekkil ..... aleyhine, Muris adına düzenlendiği iddia edilen, düzenleme tarihi 02.03.2016, ödeme günü 01.09.2021 olan 400.000,00-USD bedelli kıymetli evrakla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine geçildiğini, davalının tüm malvarlığının sebebi murisin karşılıksız kazandırmaları olup murisin hiçbir zaman davalıya borçlu olmadığını, muris ile davalı arasındaki borç ilişkisi açıkça hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu kambiyo senedi gerçek bir borç tanıması içermeyen sonradan meydana getirilen bir senet olduğunu beyanla Bakırköy ...... İcra Dairesi, ..... Esas numaralı dosyadan başlatılan takibin iptaline, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesin karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Borçlu muris ....., dava konusu 02.03.2016 keşide ve 01.09.2021 ödeme tarihli, 400.000,00 USD bedelli bono borcunu ödemeden 22.01.2022 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak ....... ve ........'in kaldığını, veraset ilamına göre mirasçıların murisin tüm borçlarından payları oranında sorumlu olduklarını, borçlu mirasçıların mirası reddetmediklerini, somut olayda borcun dayanağı bononun kanunen aranan şartlara sahip olduğunu, kaldı ki, bono unsurlarını taşıyacak şekilde doldurulmuş bir kağıt parçası dahi bono hükmünde olup, kambiyo senedi vasfını taşımadığını, bu nedenle bononun dış görünüşü ile ilgili matbu bir şekil şartı aranmadığını beyanla davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere tazminatın davacılardan alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 14/08/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "İnceleme konusu senet üzerinde yer alan imzanın ıslak imza olması, imzanın fulajının bulunması, ancak fulajlarında yassılaşma görülmemesi, imzayı oluşturan kalem hatlarının içerisinde toner partiküllerinin olması; senet kağıdında herhangi bir müdahale bulgusu saptanmaması hususları bir arada değerlendirildiğinde; inceleme konusu senette yer alan imzanın ofis aletleri ve bilgisayar ekipmanı kullanılarak taşınması suretiyle veya boş alana özel konumlandırma yapılarak (boş kağıda atılmış imzanın üst kısmının doldurulması sureti ile) senedin oluşturulmadığının kuvvetle muhtemel olduğu" görüş ve kanaatini mahkememize bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; Davalının Bakırköy ..... İcra Dairesi, ..... Esas sayılı dosyasından geçmiş olduğu takibe karşı ikame edilen menfi tespite ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Düzenleme tarihi 02.03.2016, ödeme günü 01.09.2021 olan 400.000,00-USD bedelli bonodan dolayı davacıların borçlu olup olmadığı, menfi tespit talebinde haklı olup olmadığından kaynaklandığı, mahkememizce tespit edilmiştir. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde;Alacaklı davacının davalı hakkında 16/04/2024 tarihinde 510.770,28 USD asıl alacak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren fiilen ödeme tarihine kadar asıl alacağı işleyecek yıllık faizi ve değişen oranlardaki faizi ile borçludan tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçlu tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Yargılama aşamasında davalı .......'nun vefat etmiş, mirasçıları adına tebligat çıkartılarak taraf teşkili sağlanmıştır. Mahkememizce delil olarak Bakırköy ...... İcra Dairesi'ne , Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na Emanet Müdürlüğü'ne Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne Büyükçekmece ..... Sulh Mahkemesi'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, istenen bilgi ve belgelerin gönderildiği görülmüştür. Dosyaya davacılar vekili tarafından 03/02/2025 tarihli dilekçe ekinde 2 sayfadan ibaret sulh protokolü ibraz edildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 313/1 maddesine göre; "Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir." Anılan kanun maddesinde, mahkeme içi sulh düzenlenmiş ve sulh, görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacı ile mahkeme huzurunda yapmış oldukları sözleşme olarak tanımlanmıştır. Mahkeme dışı sulh ise, borçlar hukukunun konusu olduğundan düzenleme dışı bırakılmıştır. Madde gerekçesinde, taraflardan birinin, mahkeme dışı sulh sözleşmesi yapıldığı ve bu sözleşmeye uygun mahkemece bir karar verilmesi gerektiği yolundaki iddia ve talebinin, diğer tarafın kabulüne bağlı olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 154/3-ç madesinde, beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak kaydıyla sulh müzakereleri sonucunun tutunağa yazılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Kanunun öngördüğü bu şekil sulh için geçerlilik şartıdır. Taraflar, mahkeme dışında yaptıkları sulh sözleşmesini mahkemeye vererek, buna göre davada sulh olduklarını bildirirlerse mahkemece sulh sözleşmesinin mahkemeye verildiğinin tutanağa yazıp, sözleşme okunduktan sonra tutanağın taraflara veya vekillerine imza ettirilmesi gerekir. Bu şekilde mahkeme dışı sulh mahkeme içi sulhe dönüşür. Davalılar vekilin 26/02/2025 tarihli sulh protokolüne ilişkin beyan dilekçesinde hile ile aldatılarak imzalatıldığını ileri sürerek belge içeriğini kabul etmediklerini beyan ettiği, buna göre taraflar arasında mahkeme dışı imzalanan sulh protokolünün, mahkeme içi sulhe dönüşmediği göz önüne alınarak sulh anlaşması hükme esas alınmamıştır. Mahkememizin 22/05/2025 tarihli duruşmasında beyanı alınan davalı tanığı ..... 'ün "...... benim yeğenim olur. Davalı ..... benim ablam olur. Tanıklık yapmak istiyorum. İmzalanan protokol ile ilgili bilgim vardır. Protokol ..... hanım ve eşinin avukatlarının ofisinde imzalandı. Ben de oradaydım. Ablam okumak ve avukatına sormak istediğinde ...... hanım "okumana gerek yok, avukata sormana da gerek yok." dedi. Ablam çocukları için imzaladı, Emir de kendi hakkı için imzaladı. Ortamda tehdit ve korkutma gibi bir şey olmadı. Herkes imzaladıktan sonra ayrıldı. Ancak neyi imzaladıklarını bilmiyorlardı. Davalıların elinden kağıtları onlar okumadan ..... hanım aldı. Onlar bu duruma bir şey demediler. Çünkü güveniyorlardı. Miras hakkında yardım edeceklerini ve imzalamalarını söylediler. İçeriğini görmedik. Sadece bir kaç sayfa vardı. Göz ucuyla gördüğümde Adliye vs yazıyordu. İmzaladıktan sonra aile büyüklerime kağıt imzaladıklarını söyledim. Pazartesi günü de ..... hanım ve avukatı noter işlemleri olduğunu söyledi. Ben onlara adliye vs yazdıklarını gördükten sonra noter işlemlerini erteledik. Bilgim bundan ibarettir. Biz cenazeden 2 gün sonra dua okumak için mezarlığa gittik. ..... hanım ve eşi oradaydı. Bize miras işleri hakkında yardım edeceklerini söylediler. Önce kahvaltı yapmaya, ardından da avukatın ofisine gittik. Ofise gittiğimizde önce ......ve avukat oda da özel olarak konuştu. Bir süre sonra ablam .... ve ..... hanımı odaya çağırdılar. Ne konuştuklarını bilmiyorum. Onlar odadan çıktıktan sonra avukat elinde bir kaç kağıt ile geldi ve imzalamalarını söyledi. Bizim avukatımız çok güçlü, avukatınıza sormanıza gerek yok dediler" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Mahkememiz 18/07/2025 tarihli ara kararı ile davaya ve takibe konu senedin iddia edildiği gibi imzanın taşınması suretiyle ve boş alana özel konumlandırma yapılarak senedin oluşturulup oluşturulmadığı hususunda rapor hazırlanması için dosyanın imza incelemesi konusunda bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, bilirkişi heyetinin 13/08/2025 havale tarihli raporunda özetle; inceleme konusu senet üzerinde yer alan imzanın ıslak imza olması, imzanın fulajının bulunması, ancak fulajlarında yassılaşma görülmemesi, imzayı oluşturan kalem hatlarının içerisinde toner partiküllerinin olması; senet kağıdında herhangi bir müdahale bulgusu saptanmaması hususları bir arada değerlendirildiğinde; inceleme konusu senette yer alan imzanın ofis aletleri ve bilgisayar ekipmanı kullanılarak taşınması suretiyle veya boş alana özel konumlandırma yapılarak (boş kağıda atılmış imzanın üst kısmının doldurulması sureti ile) senedin oluşturulmadığının kuvvetle muhtemel olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulduğu görülmüştür. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi). Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. Menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı üzerinde olsa da eğer dava kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası ise, kambiyo senetlerinde mücerretlik ilkesi gereği, hukuki ilişkiye bakılmaksızın kambiyo senedinin borçlusu olan davacının kambiyo senedi alacaklısına borçlu olmadığı hususunu ispat etmesi gerekmektedir. İddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, 13/08/2025 havale tarihli bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın Bakırköy 10.İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyasına konu düzenleme tarihi 02.03.2016, ödeme günü 01.09.2021 olan 400.000,00-USD bedelli bonodan dolayı davacıların borçlu olmadığından bahisle açmış olduğu menfi tespit davası olduğu, incelemeye esas belge aslının dosyaya getirtildiği, dosyanın uzman bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edildiği, belge aslı üzerinden yapılan teknik inceleme sonucunda hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre inceleme konusu senet üzerinde yer alan imzanın ıslak imza olması, imzanın fulajının bulunması, ancak fulajlarında yassılaşma görülmemesi, imzayı oluşturan kalem hatlarının içerisinde toner partiküllerinin olması; senet kağıdında herhangi bir müdahale bulgusu saptanmaması hususları bir arada değerlendirildiğinde; inceleme konusu senette yer alan imzanın ofis aletleri ve bilgisayar ekipmanı kullanılarak taşınması suretiyle veya boş alana özel konumlandırma yapılarak (boş kağıda atılmış imzanın üst kısmının doldurulması sureti ile) senedin oluşturulmadığının tespit edildiği, uyuşmazlık konusu senedin kambiyo senedi olduğu, sebepten mücerret olduğundan senedin hamili olan davalının bu senedin düzenlenmesine neden olan hukuki ilişkiyi ispat etme zorunluluğunun bulunmadığı, davacı tarafın iddialarının HMK' nın 200. Maddesi gereği yazılı ve kesin deliller ile ispat edilemediği, dolayısıyla ispat yükü üzerinde olan davacının iddialarını ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının reddine, koşulları oluşmadığından davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartların oluşmaması sebebiyle REDDİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL ilam ve karar harcının davacılar tarafından peşin yatırılan 180.295,10-TL harçtan mahsubuna, artan 179.679,70-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACILARA İADESİNE,

4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin; davacılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-Davalı ....... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 703.149,18-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2025 Başkan ..... ¸e-imzalıdır Üye..... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Katip..... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/776, K. 2025/1157, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-776-e-2025-1157-k-6762d230f96b