İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/771 E. 2025/50 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/771
Karar No
2025/50
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/771 KARAR NO : 2025/50

DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 23/10/2024 KARAR TARİHİ : 16/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davalarının kabulüne, 120.000,00-TL 'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına yapmış olduğu ödemenin rucuen davalı ----- bölgesinden tahsili talebine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nin 114. ve 115. maddeleri gereğince mahkemenin davaya bakmakla görevli olması dava şartları arasında arasında düzenlenmiş olup, görev kuralları kamu düzenine ilişkindir, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Benzer konuya ilişkin ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi ---- esas ve ---- karar sayılı ilamında; " 4562 Sayılı Kanunun 5 maddesi uyarınca --- - Bölgeleri (----) özel hukuk tüzel kişisidir. Öte yandan ----- ticaret şirketi olduğu yönünde her hangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple ----- taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hallerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerekecektir." şeklinde gerekçelere yer verildiği görülmüştür.4562 sayılı ---- Kanunu'nun 5. maddesi gereğince ----- özel hukuk tüzel kişisi oldukları, TTK'nun 11. maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmemeleri nedeniyle de aynı Kanunun 16. maddesi gereğince tacir olarak kabul edilemeyecekleri, gerek TTK'da gerekse 4562 sayılı Yasada ---- ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı, davanın konusunun rucü alacağı olup TTK'nun 4 ve devamı maddelerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, özel kanunlar gereğince bu nevi kararların ticari iş olarak kabul edilebileceğine ilişkin bir hükmün bulunmadığı, bu nedenle ----- tacir olmayıp taraf olduğu davalarda diğer tarafın tacir olup olmadığına bakılmaksızın uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hallerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde yürütülmesinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Yargıtay ---- HD'nin-----Esas, ---- Karar sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin emsal kararı)

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere ----- Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair 5235 Sayılı Kanunun geçici 2.maddesine göre Bölge Adliye Mahkemelerinin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 ve ---- sayılı ---- Gazetede ilan edildiği anlaşılmakla; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde --- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/771, K. 2025/50, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-771-e-2025-50-k-e78a657f5857