İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/769 E. 2026/229 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/769
Karar No
2026/229
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/769 Esas - 2026/229 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/769 Esas KARAR NO : 2026/229

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVALI : ...

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2024 KARAR TARİHİ : 09/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/04/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti Davacı tarafın özetle iddiaları; Müvekkili ... bağlı, ... ile davalı Şirket arasında hizmet alımına dair 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında ... işlerine dair sözleşme imzalandığını; davalı şirketin işçisi ... tarafından, kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi talebi ile Zonguldak 2. İş Mahkemesi'nin 2022/477 Esas numarası ile dava açıldığını, Zonguldak 2.İş Mahkemesi'nin 2022/477 Esas ve 2024/20 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne kesin olarak karar verildiğini, kararın takibe konulduğu Karadeniz Ereğli 1.İcra Dairesi'nin 2024/733 Esas sayılı dosyasına davacı kurumun 55.613,47 TL ödeme yapıldığını, ayrıca Mahkeme kararı nedeni ile 730,81 TL.bakiye karar harcı ve 680,00 TL.Arabuluculuk ücreti ödendiğini, davacı kurum tarafından yapılan toplam ödeme miktarı 57.204,28 TL olduğunu; davalı Şirket ile davacı kurum arasında imzalanan sözleşme gereğince yüklenici Şirket işçileri ile ilgili her türlü ücret alacağı, kıdem ve ihbar tazminatı alacağı yüklenici şirkete ait olduğunu, bu sebeple müvekkili kurum tarafından yüklenici Şirket işçisine yapılan toplam ödeme miktarı olan 57.204,28 TL.nin davalı Şirkete rücu edilerek tahsil edilmesi gerektiğini belirterek, davalı şirket işçisine ödenen toplam 57.204,28-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı adi iş ortaklığı tebligata rağmen suresinde cevap vermediğinden, tüm vakıaları inkar etmiş sayılmışlardır. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava; dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ve akdi sorumlulukları bulunduğu oranda, davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte rücuen tazmini talepli alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Taraflar arasında akdi ilişki olup olmadığı, işçiye ödenen tazminattan davalıların sorumlu olup olmadığı, sorumlu iseler, hangi miktardan sorumlu oldukları ve ödenen tazminatın miktarı hususlarındadır. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller Davacı kurum ile davalı şirket arasında hizmet alımına dair 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında ... işlerine dair sözleşmenin bulunduğu; bu sözleşmenin 22.1 maddesi gereğince, yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamak zorundu olduğu şeklinde düzenleme mevcuttur. Mahkememiz ara kararı gereğince bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "... Davacı tarafından toplam 57.024,28 TL ödeme yapıldığı fakat tarafımca yapılan hesaplamaya göre ödenmesi gereken miktar daha yüksek olduğundan davacının ödediği miktar esas alınmıştır. Davacı tarafından ödenmesi gerekenden daha az ödeme yapılarak kapatılan icra dosyaları rücuya esas olarak dikkate alındığında ise rücu edilebilecek miktar 57.024.28 TL olarak hesaplanmıştır..." şeklindedir. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar: Türk Borçlar Kanununun; 1. maddesi "Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur." 26. maddesi ''Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.'' 117. maddesinde: "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." şeklinde düzenlenmiştir. 4857 sayılı İş kanununun geçici 12. Maddesi "10/09/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnameler de değişiklik yapılması ile bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına dair Kanunun 8. Maddesinin yürürlüğe girdiği 11/09/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil ) 4734 sayılı Kanunun 62. Maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle birinci fıkra kapsamında kamu kurum ve kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekalet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekalet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilemez." " şeklinde düzenlenmiştir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/633 E. 2020/819 K. Sayılı ilamında da belirtildiği gibi, hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.04.2024 Tarih 2023/(23)6-46 E. 2024/203 K. Sayılı ilamında "...kıdem tazminatı ödenen dava dışı işçinin davacı yüklenicinin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, davalı işveren üniversitenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşme ve eklerinde herhangi bir hüküm bulunmaması hususları dikkate alındığında davacı yüklenicinin kendi çalıştırdığı işçisi için ödediği bedeli ve ferilerini davalı üniversiteden talep etmesine imkân bulunmamaktadır..." denilerek, asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşme ve eklerinde herhangi bir hüküm bulunmaması halinde, dava dışı işçinin alacaklarından taşerona karşı sorumlu olmayacağını belirtmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 30/10/2023 T. 2022/2824 E. 2023/3556 K. Sayılı ilamında da; "...taraflar arasındaki ilişkinin 6132 sayılı TTK kapsamında kalan ticari iş niteliğinde olması nedeni ile avans faizine hükmedilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmamakla birlikte, dosya kapsamında davacı tarafınca ödenen bedeller bakımından davalılara yönelik TBK 117 kapsamında temerrüde düşürücü bir işlem bulunmamasına karşın dava tarihi yerine ödeme tarihi olan 09/02/2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir...." denilerek, dava konusu alacak için davalı tarafın temerrüte düşürülmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 05.02.2024 T. 2023/4462 E. 2024/493 K. Sayılı ilamında da; "...Davacı tarafça dava konusu edilen alacağa ticari faiz talep edildiği mahkemece kısmen kabule karar verilen miktar yönünden yasal faize hükmedildiği anlaşılmaktadır. Davalılar tacir olup dava konusu alacak ticari işletmesi ile ilgili olduğundan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2.maddesine göre; taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır ve dava konusu alacak için ticari (avans) faizi istenebilir. Hal böyle olunca mahkemece hükmedilen alacağa ticari (avans) faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.." denilerek, dava konusu alacak için ticari (avans) faizi istenebileceği belirtilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 29.04.2025 T. 2024/648 E. 2025/1735 K. Sayılı ilamında da; "...Mahkemece, dava konusu ödemelere dayanak mahkeme kararları ve icra dosyaları ile yapılan ödemeler dikkate alınarak davalılar yönünden temerrüt koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise hangi miktar yönünden hangi tarihte oluştuğu hususu tespit edilerek oluşacak sonuca göre faizin başlangıç tarihi yönünden gerekçeli şekilde belirleme yapılarak karar verilmesi gerekirken..." denilerek, faizin başlangıç tarihi için temerrüt koşulunun oluşması gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 03.07.2025 T. 2025/4690 E. 2025/5819 K. Sayılı ilamında da; "...İlk Derece Mahkemesince dava konusu alacaklara ilişkin olarak arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde dava ve ıslah tarihlerinden işleyecek faize hükmedilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir...." denilerek, temerrüt koşulunun arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren gerekleşeceği belirtilmiştir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler: Davacı kurum ile davalı firma arasında hizmet alımına dair sözleşmelerin düzenlendiği, bu sözleşmelerin 22.1 maddesi gereğince, yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamak zorundu olduğu şeklinde düzenleme mevcuttur. Taraflar arasında, 2013/168316 İhale Kayıt Nolu 154 KV İletim Trafo Merkezlerinin İşletmesinin Hizmet Alımı Yolu ile Yapılmasına Yönelik 15.5.1 Etap Birim Fiyat Alımı Sözleşmesinin 21/01/2024 tarihinde düzenlendiği, dolayısıyla da sözleşme düzenleme tarihinin, anılı maddede belirtilen tarih aralığına denk gelmediği anlaşılmıştır. İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. TBK'nun 117. Maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur ve davacı ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edebilir. Alacaklı tarafından, arabuluculuk son tutanak tarihinden önce, davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge sunulamadığından, davalı şirket, arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, davalı kendi sorumluluğu oranında asıl alacaktan ve asıl alacağa arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işleyecek ticari faizden sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır. Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre: davacı asıl işverenin dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarından dolayı davalı yükleniciye rücu edebileceği; yüklenicinin işçiyi çalıştırdığı dönemle orantılı, işçilere ödenen bedelden ve temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek olan ticari faiz ile birlikte sorumlu olduğu sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE, 57.024,28-TL'nin davalı şirketten temerrüt tarihi olan dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak (22/10/2024) tarihinden itibaren işleyecek ticari - avans faizi ile birlikte alınıp davacıya verilmesine, 2-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.895,33-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 973,84-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.921,49-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 973,84-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.739,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.640,44TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 5-Artan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 6-Arabuluculuk Ücreti olan 3.600,00-TL ücretin davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, Dair, davacı vekilinin vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/04/2026

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/769, K. 2026/229, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-769-e-2026-229-k-bfd03f2d4b2e