İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/764 E. 2025/703 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/764
- Karar No
- 2025/703
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/764 Esas KARAR NO : 2025/703
DAVA : İtirazın İptali (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/12/2024 KARAR TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı ile yaklaşık bir yıl önce davalıya ait araçların her türlü sigortasının yapılması konusunda anlaştığını, bu ticari iş sebebi ile davacı, davalı şirkete ait; ... Plaka Nolu araç için ... Poliçe Nolu Trafik sigortası, aynı araç için ... poliçe nolu kasko sigortası ve ... plaka nolu araç için ... poliçe nolu Trafik sigortası poliçesi düzenleyerek kendi şirket hesabından ödemesini yapmıştır. davalıya bu poliçelerinin dışında da başka araçları için poliçeler yapıldığını, ödemelerinin alındığını ancak yukarıda yazılı poliçelerin ödemeleri davalı tarafından ödenmediğini, taraflar arasında yapılan sigorta işlemlerinin tamamı mail yolu ile kendisine bildirildiğini, davalının halen davacının kendi hesabından ödemiş olduğu araçlarına ait trafik ve kasko poliçelerini kullandığını, ödemesin yapmayan davalı hakkında ... 12.İcra Müd. ... dosyasından icra takibi yapıldığını, bu takibe davalı/borçlu tarafından ferileriyle birlikte itiraz edildiğini, dava şartı olarak ... Arabuluculuk Bürosunun ... Nolu anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının icra takibine yönelik itirazının iptali ile icra takibinin devamına, 96 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, davacı taraf her ne kadar aracılık hizmeti verdiğini ve davalının ilgili sigorta poliçe bedellerini ödemediğini ve bu nedenden ötürü icra takibine girişildiğini belirtse de, davalının ilgili poliçe bedellerini kredi kartından çekilmek suretiyle ödediğini, hayatın olağan akışı içerisinde hiçbir aracı kurum acente sigorta yaptırandan ödeme almaksızın söz konusu işlemleri gerçekleştirmeyeceğini, bu bağlamda davalı firma sigorta bedellerini ödememiş olsa idi davacı aracı kurum söz konusu poliçeleri düzenlemeyeceğini, izah edilen nedenlerden ve mahkemenizce re'sen gözetilecek sebeplerden ötürü; başlatılan icra takibine ilişkin davanın reddine ve takibin iptaline, davacı yanın % 20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, 2023-2024 yıllarına ait BA / BS formları, poliçe bedelleri vs., bilirkişi raporları, her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır. Dosyanın SMMM ...'ye tevdi edildiği, bilirkişinin 23/07/2025 tarihli raporunda özetle; davacı ve davalının incelenen 2024 yılı ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının ticari defter kayıtlarında icra takibini yapıldığı 17.10.2024 tarihi itibariyle; davacıya 122.935,48 TL. borcu olduğu, davacı, davalı tarafa ait başka şirketlerin de kendilerinde hesapları olduğunu belirterek işbu üzenlendiği tarih itibariyle davalıdan ne kadar alacağı olduğuna ilişkin muavin defter incelemeye sunmamış ise de; davalı şirketin ticari defter kayıtlarında, davacının alacağı tutar (122.935,48 TL) talep ettiği tutardan (54.156,77 TL) daha fazla olduğu ve talep ettiği 3 adet poliçenin davalının ticari defter kayıtlarında bulunduğu görüldüğünden; davacının, davalıdan 17.10.2024 icra takip tarihi itibariyle; 54.156,77 TL. alacağı olduğu, davacının, 17.10.2024 tarihinde davalı aleyhine icra takibi yaptığı ... 12.İcra Müdürlüğü ... E. nolu icra dosyası ile işlemiş faiz talebinin olmadığı, 54.156,77 TL. ana para talebi ile 17.10.2024 tarihinden itibaren 54.156,77 TL. için avans faiz talebinin yerinde olduğu, icra inkâr ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğunu bildirmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın; davacının, davalı nam ve hesabına yapmış olduğu sigorta poliçesi nedeniyle ödemiş olduğu sigorta poliçe bedelinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf, yaklaşık bir yıl önce davalıya ait araçların her türlü sigortasının yapılması konusunda anlaştıklarını, bu ticari iş sebebi ile davacı, davalı şirkete ait; ... Plaka Nolu araç için ... Poliçe Nolu Trafik sigortası, aynı araç için ... poliçe nolu kasko sigortası ve ... plaka nolu araç için ... poliçe nolu Trafik sigortası poliçesi düzenleyerek kendi şirket hesabından ödemesini yaptığını, davalıya bu poliçelerinin dışında da başka araçları için poliçeler yapıldığını, ödemelerinin alındığını ancak yukarıda yazılı poliçelerin ödemeleri davalı tarafından ödenmediğini beyanla davaya konu icra takibini başlatmıştır. Husumete konu poliçelerin yapıldığı ... ve ... şirketleri tarafından dava dosyasına sunulan müzekkere cevapları ve ekleri incelendiğinde; davalı adına düzenlenen ve husumete konu edilen poliçelerin davacı tarafından düzenlendiği ve yine ödemesinin davacı şirket tarafından yapıldığı tespit edilmiştir. Dosya, davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olup olmadığı varsa miktarının tespiti için bilirkişiye tevdi edilmiş ve tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak tanzim edilen bilirkişi raporu ile; davalı şirket ait; ... plakalı araç için ... poliçe nolu kasko ve ... poliçe nolu trafik poliçesi ile ... plakalı araç (Traktör-İş Makinesi) için ... poliçe nolu trafik poliçesi alacağına ilişkin olduğu, davacı tarafından bilirkişi incelemesine sunulan husumete konu poliçe ödemelerinin davacı şirket yetkilisi ... tarafından, kredi kartı ile sigorta şirketlerine ödendiği, davalı şirkete ait poliçelere ilişkin ödenen tutarın 62.001,12 TL olduğu (45.862,12 + 16.139,00 + 5,220.76), ... tarafından 13.05.2025 tarihinde dava dosyasına sunulan müzekkere cevabının ekindeki hareketlerde; davalıya ait poliçelerin davacı şirket sahibi ...'a ait kredi kartı ile ödendiğinin sabit olduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarında yapılan incelemede ise, davacının alacağının 122.935,48 TL olduğu ve takipte talep ettiği tutardan (54.156,77 TL) daha fazla olduğu ve yine talep ettiği 3 adet poliçenin davalının ticari defter kayıtlarında bulunduğu, netice itibari ile davalının ticari defter kayıtlarında dahi davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olduğu ve bu miktarın takipte talep edilen tutardan daha fazla olduğu anlaşıldığından; davanın kabulüne, davalının ... 12. İcra Müdürlüğünün ...e sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin aynen devamına, İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008) Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE -Davalının ... 12. İcra Müdürlüğünün ... e sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin aynen devamına, -Asıl alacağın (54.156,77-TL) % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.699,44-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 654,09-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.045,35-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 30.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 654.09-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 90,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.744,09-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 24/09/2025
Katip
Hakim