İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/760 E. 2026/168 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/760
Karar No
2026/168
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/760 Esas - 2026/168 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/760 Esas KARAR NO : 2026/168 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 08/11/2024 KARAR TARİHİ : 03/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/03/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Almanya ve Avusturya'da bulunan iki ayrı müşterisine toplam 1.240.000,00 TL bedelle mobilya sattığını, bu mobilyaların nakliyesi için davalı şirket ile 5.200,00 Euro bedelle anlaştığını, anlaşma uyarınca mobilyaların müvekkili tarafından 06 BHT 803 plakalı araca yüklendiğini ve bu aracın kesinlikle değiştirilmemesi ve ürünlerin indirilmemesi konusunda anlaşıldığını, ancak davalı şirketin anlaşmaya aykırı olarak Polatlı'da ve Almanya'da bulunan depolarda mobilyaları indirip başka araçlara aktardığını, bu süreçte hem gecikme yaşandığını hem de mobilyaların hasar gördüğünü, hasarlı teslimat nedeniyle müşterilerinden mobilya bedellerini tahsil edemeyerek maddi zarara uğradığını, TTK'nın 875/1. maddesi uyarınca taşıyıcının bu zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın hasar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının dava dilekçesinde belirttiği 1.240.000,00 TL değerindeki mobilyaların müvekkili şirket tarafından taşınmadığını, davacı tarafından gümrükleme işlemleri için kendilerine sadece 117.700,00 TL bedelli birkaç kalem ürünü içerir 25/07/2024 tarihli faturanın düzenlendiğini ve yalnızca bu fatura kapsamındaki ürünlerin taşındığını, davacının iddia ettiği 5.200,00 Euro'luk taşıma bedelinin de gerçeği yansıtmadığını, davacının kendi sunduğu sözleşmede dahi bedelin 2.500,00 Euro olarak göründüğünü ve bu sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmadığını, sunulan hasarlı ürün fotoğraflarının müvekkilinin taşıdığı ürünlere ait olduğuna veya hasarın müvekkilinin kusurundan kaynaklandığına dair somut bir delil bulunmadığını, davacının müşterilerinden ödeme alamadığı iddiasının da ispatlanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, tarafların ticari defter ve kayıtları, Ba-Bs formları, davacı tarafından düzenlenen 24/07/2024 tarihli faturalar, davacı tarafından sunulan taşıma sözleşmesi ve hasarlı eşya fotoğrafları, 19/01/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan, taşıma sırasında eşyada oluşan hasar nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasında yurt dışına mobilya nakliyesi konusunda bir ticari ilişki bulunduğu, davacı vekilinin, müvekkilinin müşterilerine sattığı yüksek değerli mobilyaların davalı tarafından taşınması sırasında, davalının kusurlu eylemleri (araç değiştirme, depolara indirip bindirme) sonucu hasar gördüğünü ve bu nedenle mobilya bedellerini tahsil edemediğini ileri sürerek uğradığı zararın tazmini istemiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise dava konusu yüksek değerli mobilyaları taşımadıklarını, taraflar arasındaki ilişkinin sadece davacı tarafından kendilerine kesilen düşük bedelli faturalar kapsamındaki ürünlerle sınırlı olduğunu, iddia edilen hasardan ve zarardan sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istediği görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 875/1. maddesi uyarınca "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." Bu sorumluluk bir kusursuz sorumluluk hali olup, taşıyıcı, zıya, hasar veya gecikmenin, en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana geldiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. Taşıma hukukunda gönderen, taşıma sözleşmesi uyarınca taşınacak eşyayı taşıyıcıya teslim borcu altındadır. Gönderenin, taşıyıcının sorumluluğuna başvurabilmesi için öncelikle taşıma sözleşmesine konu eşyayı tam ve hasarsız bir şekilde taşıyıcıya teslim ettiğini ispat etmesi gerekir. Eşyanın taşıyıcıya teslim edildiği, sevk irsaliyesi, teslim-tesellüm belgesi veya taşıma senedi gibi belgelerle ispatlanabilir. Bu hususun ispat edilememesi halinde, taşıyıcının sorumluluğuna gidilemez. TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Faturanın ticari defterlere kaydedilmesi, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin ve faturada yazılı malın teslim alındığının kabulü yönünde güçlü bir karine teşkil eder. Bu durumda, malın teslim edilmediğini veya bedelinin ödendiğini ispat yükü, faturayı defterine kaydeden tarafa geçer. Mali Müşavir, Mobilyacı ve Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Uzmanından oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 19/01/2026 tarihli raporda, tarafların 2024 yılına ait Ba-Bs formlarının uyumlu olduğu, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı defterlerinde davalı adına 24/07/2024 tarihinde düzenlenmiş toplam 157.850,00 TL bedelli iki adet fatura kaydının bulunduğu ve bu tutarın davalıdan alacak olarak göründüğü, ancak davacının dava dilekçesinde belirttiği Almanya ve Avusturya'daki müşterilere yüksek bedelli mobilya satışı yaptığına veya ihracat gerçekleştirdiğine dair defterlerinde herhangi bir kayıt veya belgeye rastlanmadığı, dosyaya sunulan fotoğraflarda mobilyalarda hasar bulunduğu ancak bu hasarın hangi aşamada ve kimin kusuruyla meydana geldiğinin tespitinin mümkün olmadığı, en önemlisi, davacının dava konusu ettiği 22 kalem yüksek değerli mobilyayı taşınmak üzere davalıya eksiksiz olarak teslim ettiğine dair teslim tesellüm belgesi, taşıma irsaliyesi veya fatura gibi somut bir belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, tarafların ticari defter ve kayıtları, Ba-Bs formları, davacı tarafından düzenlenen 24/07/2024 tarihli faturalar, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 19/01/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, taşıma sözleşmesi uyarınca taşınan eşyanın hasarlanmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının, davalıya yurt dışına gönderilmek üzere toplam değeri 1.240.000,00 TL olan 22 kalem mobilya teslim ettiğini, bu mobilyaların davalının kusuru ile hasarlandığını iddia ettiği, davalının ise bu nitelik ve değerdeki eşyaları teslim almadığını savunduğu, taşıyıcının TTK'nın 875. maddesi uyarınca sorumlu tutulabilmesi için öncelikle zarara konu eşyanın taşıyıcıya tam ve hasarsız olarak teslim edildiğinin gönderen tarafından ispatlanması gerektiği, dosya kapsamında yapılan inceleme ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna göre, davacının dava konusu ettiği 22 kalem mobilyayı davalıya teslim ettiğine dair herhangi bir teslim tesellüm belgesi, taşıma senedi, sevk irsaliyesi veya bu nitelikte başkaca bir delil sunamadığı, taraflar arasındaki ispatlanabilen tek ticari ilişkinin, davacının davalıya düzenlediği ve her iki tarafın da ticari defterlerine ve Ba-Bs formlarına yansıyan toplam 157.850,00 TL bedelli faturalara konu mal satışından ibaret olduğu, davacının bu faturalara konu malların dışında, dava dilekçesinde belirttiği mobilyaları davalıya teslim ettiğini hukuken geçerli delillerle ispat edemediği, bu durumda taşıyıcının sorumluluğunun ön koşulu olan "eşyanın teslimi" vakıası kanıtlanamadığından, davalının kusuruna ve meydana geldiği iddia edilen zarara ilişkin diğer hususların incelenmesine gerek görülmediği anlaşıldığından, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.000,00 TL üzerinden takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı dava değeri itibarı ile KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2026 Katip ... Hakim ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/760, K. 2026/168, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-760-e-2026-168-k-e69e492c543f