İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/758 E. 2026/195 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/758
Karar No
2026/195
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/758 Esas KARAR NO :2026/195

DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:20/12/2024 KARAR TARİHİ:27/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından .... İcra Dairesi'nde 2021/... Esas sayılı dosya ile müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin muhtara bırakıldığı iddia edilen tebligattan haberdar olmadığından süresinde itiraz etmediği gerekçesiyle takibin kesinleştirildiğini, icra dosyasına alacak dayanağı olarak sunulan her biri 100.000TL bedelli iki adet çekte bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin icra dosyası kapsamındaki senetlere dayalı herhangi bir ticaret, alışveriş yahut başka sebepten davalıya borcu bulunmadığını, davalının, müvekkilinin kardeşi olduğu ve müvekkiline zarar verme kastıyla böyle bir işe kalkıştığını beyanla; öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı icra dosyası veznesine yatacak herhangi bir paranın işbu dava neticeleninceye kadar alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini, davanın kabulü ile davacının .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasında takibe konu çekler yönünden borçlu olmadığının tespitine, haksız icra takibi nedeniyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının iddiaları kabul etmediklerini beyanla; davanın reddine, davacının davasında kötü niyetli olduğunu, bu nedenle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Arabuluculuk son tutanak örneği ve .... İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı dosyasının bir örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür. Mahkememizin 09/04/2025 tarihli celsesinin 7 nolu ara kararı gereğince davacının imza incelemesine elverişli imzalarının celbi ve imza örneğinin alınarak Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden davaya konu çekleri üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi 12/02/2026 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "İnceleme konusu çeklerde ön yüzdeki keşideci imzaları ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı" hususunda kanaat bildirildiği görülmüştür. GEREKÇE: Dava; .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen iki adet çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi 12/02/2026 tarihli raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı vekili 11/03/2026 tarihli dilekçesi ile itirazlarını sunmuşsa da; davalı vekilinin rapora itirazları yerinde görülmemiştir. Ayrıca çeklerin ticari ilişki kapsamında verildiği yahut tarafların tacir oldukları da iddia edilmediğinden herhangi bir ticari defter incelemesi yapılmamıştır. Mahkememizce yapılan yargılama, dosyada mevcut tüm deliller ve ATK Fizik İhtisas Dairesinden aldırılan rapor birlikte değerlendirildiğinde; .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasında takibe konu 30/11/2019 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli ve 31/12/2019 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli 2 adet çek üzerinde yer alan imzaların davacı ...'na ait olmadığından bahisle, davacının .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespiti istenmiş olup; Yerleşik Yargıtay uygulamalarında belirtildiği üzere, kural olarak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK.'nun 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259 Esas, 2006/231 Karar sayılı ilamı) Davacı ...'nın imza örnekleri alınmış ve davacıya ait emsal imza asıl evrakları celp edilmiş, dava konusu çekler üzerindeki imzanın davacı ...'nın eli ürünü olup olmadığı yönünden Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi vasıtası ile imza incelemesi yaptırılmış, ATK Fizik İhtisas Dairesinden aldırılan raporda; "İnceleme konusu çeklerde ön yüzdeki keşideci imzaları ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı" yönünde rapor tanzim edilmiş, bu haliyle çeklerdeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmış olup, davacı tarafın iddiasının mahkememizce sübut bulduğu kanaatine varıldığı, kaldı ki aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla ve sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'ilerden olmakla esasa ilişkin başkaca inceleme yapılmadan bu haliyle hüküm kurmaya elverişli nitelikte ATK Fizik İhtisas Dairesi raporu doğrultusunda; davanın kabulü ile davacının davaya konu .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasına dayanak teşkil eden 30/11/2019 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli ve 31/12/2019 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli 2 adet çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinin 5. fıkrasında: “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz” hükmünü içermektedir. Düzenleme uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun istemde bulunması, borçluya karşı icra takibi yapılmış olunması ve takibin haksız ve kötüniyetli olması şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.03.2013 tarihli, 2012/19-778 Esas, 2013/250 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı(borçlu)’nun üzerindedir. Somut olayda, davalı tarafça icra takibi başlatıldığı uyuşmazlık dışı ise de; davalının takibi başlatmada kötüniyetli olduğu yönünde mahkememizde kanaat oluşmamıştır. Kötüniyetin varlığını ispat etmekle yükümlü olan davacının bu yönde bir delil sunmaması, dosya kapsamı itibari ile kötü niyetle icra takibi yapıldığı kanıtlanamadığından ve kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2024/17691 sayılı dosyasından arabulucuya 3.600,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek; davalı aleyhine arabuluculuk giderlerinin yükletilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; DAVANIN KABULÜ İLE, 1-Davacının davaya konu .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasına dayanak teşkil eden 30/11/2019 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli ve 31/12/2019 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli 2 adet çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.662,00-TL karar harcından, peşin yatırılan 3.415,50-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 10.246,50-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 13.010,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/03/2026

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI 427,60 TL BAŞVURMA HARCI 3.415,50 TL PEŞİN HARÇ 3.415,50 TL PEŞİN HARÇ + 10.246,50 TL EKSİK HARÇ 252,30 TL VEKALET HARCI 13.662,00 TL KARAR VE İLAM HARCI 665,00 TL TEBLİGAT ÜCRETİ + 8.250,00 TL ATK FATURA ÜCRETİ 13.010,40 TL TOPLAM

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/758, K. 2026/195, T. 27.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-758-e-2026-195-k-af321bd2d8ca