İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/752 E. 2025/363 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/752
- Karar No
- 2025/363
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/752 Esas KARAR NO : 2025/363 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 13/09/2024 KARAR TARİHİ : 22/04/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın .... No:... Bornova/İZMİR adresinde bulunan ... tesisat nolu ve... sözleşme hesap nolu abone sayacının kullanıcısı olduğu, davacı kurum ekipleri tarafından tesisata bağlı kaçak elektrik kullanıldığı, EPDK hükümleri çerçevesinde kaçak ve revizyon tahakkuku yapıldığı, davalı ...'ün kaçak elektrik bedelini ötememesinden İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile 7.108,96 TL. kaçak elektrik bedeli için icra takibi yapıldığı, borçlunun 08.01.2024 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu belirtilerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır. DAVA: Dava kaçak elektrik tahakkukundan kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. DELİLLER: - İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosya sureti, -...Elektrik Dağıtım A.Ş nin 01/10/2023 tarihli yazısı ve eki, -... Perakende A.Ş nin 01/10/2024 tarihli yazısı ve eki, -Bilirkişi ...un 17/02/2025 tarihli raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, İii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir. Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde kaçak elektrik tahakkukundan kaynaklanan faturaya dayalı alacağına istinaden İzmir ... İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasında 7.108,96 TL asıl alacak üzerinden 25/12/2023 tarihinde takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 03/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 08/01/2024 tarihinde yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını ikame ettiği ve davalının itirazının takibe konu alacak üzerinden iptalini talep ettiği, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ettiği, davalının davaya cevap vermediği, davacının iddialarını inkar etmiş sayıldığı, taraflar arasında davacının kaçak elektrik kullanım bedeli talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise talep edebileceği miktarın ne olduğu, davalının sorumlu olup olmadığı ve takibe yapılan itirazın haksız olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır. Davaya konu uyuşmazlıkta davalının esnaf olduğu, davaya konu abonelik ilişkisinin işyerine ait olduğu, mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce dava konusu aboneye ilişkin geçmiş fatura kayıtları ile dava konusu kaçak tespitine ilişkin kayıtların dosyaya kazandırıldığı, mahallinde elektrik mühendisi bilirkişi refakatinde keşif yapıldığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 17/02/2025 tarihli raporda, davaya konu... tesisat nolu abonelik sözleşmesinin 18.06.2021 - 09.02.2023 tarihleri arasında ..., 10.02.2023 - 17.07. 2023 tarihleri arasında ...ile yapıldığı, ...'ün abonesiz ve sayaç olmadan direk bağlantı yapmak suretiyle kaçak elektrik kullandığı, Parekende Satış Sözleşmeleri eki kullanım yerine ilişkin bilgiler bölümünde Kurulu Gücün 8,350 kw. Bağlantı Gücünün 8,350*0,6-5,010 kw. olduğu, ... adına ... Etektrik Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından düzenlenen kaçak elektrik kullanımına ilişkin 29.12.2023 tarihli cezalı kaçak elektrik fatura tutarının 7.108,96 TL. olduğu, kullanıcının ... , kurulu gücün 8,35 kw. kaçağın mükerrer, kaçak gün sayısının 10, faaliyetin ticarethane, kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden 841.680 kwh. kaçak elektrik tüketim hesabının yapılmış olduğu, söz konusu tespite göre kullanımın kaçak elektrik kullanımı olduğu, yönetmeliğin 42/1-a, 44/2-b, 45/3-c, 45/4 ve 46/3 maddeleri uyarınca hesaplama yapılması gerektiği, buna göre davacı tarafından tahakkuk ettirilmesi gereken fatura tutarının 8.784,03 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafından talep edilen 7.108,96 TL'lik faturanın mevzuata uygun olduğu yönünden görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Somut olayda; davacı şirket personeli tarafından... Sk. No:...) Bornova İzmir adresinde işyerinde 09/12/2023 tarihinde yapılan kontrolde davalının abonesiz ve sayaçsız olarak direkt bağlantı yapmak suretiyle kaçak elektrik kullandığının tespit edildiği, mahkememizce dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporuna göre söz konusu kullanımın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.1.a maddesine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu, kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihte davalının işyerinin fiili kullanıcısı olduğu, kaçak tespitinin yapıldığı işyeri tutanak tarihi itibariyle davalı sorumluluğunda olduğundan davalının kaçak elektrik kullanma eyleminden sorumlu olduğu, bu halde davacı kurumun anılan yönetmeliğin 44, 45 ve 46 maddeleri uyarınca usulsüz/kaçak kullanım sebebi ile davalıdan talepte bulunabileceği, aynı adres ve aboneliğe ilişkin olarak söz konusu kaçak tespitinden önce kaçak tespitleri yapıldığı, dava konusu kaçak kullanımının bu nedenle mükerrer kaçak kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiği, yine bilirkişi raporunda saptandığı üzere davacı kurum tarafından dava konusu İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında talep edilen asıl alacak miktarının EPDK tarifelerine uygun olduğu, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre tacirler arası haksız fiil niteliğindeki bu uyuşmazlıkta tarafların sıfatına göre talep edilebilecek faiz türünün avans faizi olduğu, davalı tarafından davaya cevap verilmemek suretiyle davacı iddiaları inkar edilmiş ise de davalının bu savunmasını destekler somut herhangi bir delil sunmadığı, bu nedenle davalının takibe konu asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile kdv'si sebebiyle davacıya borçlu olduğunun ve davacının iddiasını ispat ettiğinin kabulü gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması ve davacı tarafından takip talebinde takip nedeni gösterilmekle beraber takip dayanağı belgelerin takibe eklenmemesi ve davalıya tebliğ edilmemesi sebebiyle alacağın likit olmadığı, icra inkar tazminatı isteminin yerinde olmadığı, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın KABULÜ ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen DEVAMINA, 2-Yasal koşulları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 3.030,30 TL keşif harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.650,00 TL keşif araç ücreti, 791,50 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 9.327,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, 5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 7.108,96 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025
Katip ... Hakim ... E-İMZA E-İMZA