İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/736 E. 2025/925 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/736
- Karar No
- 2025/925
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/736 KARAR NO : 2025/925
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/08/2024 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 21/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...... Moda Tekstil Sanayi Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin haklı alacağına istinaden tarafımızca başlatılan Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı dosyasında davalı/borçlu tarafından borca ve ferilerine itiraz edilmiş olduğundan işbu borca ve ferilerine yapılan haksız ve mesnetsiz itirazların iptali ile işbu takibin devamına, ilaveten alacağın likit olmasından mütevellit karşı taraf aleyhine dava ve takip değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Davalı ..... Dış Ticaret A.Ş. Müvekkile borçlu olduğunu, ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, yapılan haksız itirazların iptali gerektiğini, Davalı taraf 31.03.2024 tarihinde borcu kabul ettiğine ilişkin mutabakat mektubunu imzalamış, ödeme taahhüdünde bulunduğunu, müvekkili ile davalı/borçlu arasındaki ticarete ilişkin tüm kayıtlar müvekkilimizin ticari defterlerinde kayıtlıdır. Borçlu taraf ticaret konusu mallar karşılığında müvekkilimize herhangi bir ödeme yapmamıştır. Yargılama aşamasında da borçlu tarafından, müvekkilimize ödeme yapıldığına ilişkin yazılı veya adi nitelikte hiçbir belge sunulamayacaktır. Yargılama aşamasında gerekli görülmesi halinde müvekkilimizin ticari defterleri Sayın Mahkemenize ibraz edilecektir. Borçlu tamamen borcu sürüncemede bırakma kastı ile hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olarak itirazda bulunmuş olup borçlunun soyut iddialardan ileri gidemeyen itirazların kabulü mümkün değildir. Borçlunun itiraz sebeplerinin değiştirilmesi ve genişletilmesine muvafakat etmediğimizi de baştan bildiriyoruz. Zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, 30.07.2024 tarihinde anlaşmama son tutanağının düzenlendiğini, mahkememize sunmuş oldukları delillerimizden anlaşılacağı üzere, borçlu taraf ile müvekkilimiz arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı/borçlunun müvekkilimiz şirkete borcunun olduğu sunduğumuz ticarete konu irsaliyeli faturalar ve müvekkilimize ait ticari defter cari hesap kayıtları ile de sabittir. Dilekçemiz ekinde sunduğumuz Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları ile görüldüğü üzere şirketin yönetim kurulu kararıyla şirkete ait şubeler kapatılmış olup şirketin kurucu ortağı ..... yönetim kurulundan ayrılmıştır. Bu durum şüpheye mahal verilmeyecek şekilde hacizden mal kaçırma kastını açıkça göstermektedir. Öncelikle teminatsız olarak, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, söz konusu hizmete ilişkin fatura, tarafımızca 14/05/2024 tarihinde e-fatura olarak tanzim edilmiş olup, davalı yana ivedilikle iletilmiştir. Davalı yan ise işbu faturaya karşı yasal süresi içerisinde hiçbir şekilde itirazda bulunmamıştır. Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise teminatlı şekilde tedbir kararının uygulanmasına karar verilmesini talep ettikleri, Açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenizden, borçlunun mal varlığının sorgulanması suretiyle tespiti sağlanacak olan tüm taşınır ve taşınmaz mallarına ilişkin öncelikli olarak teminatsız şekilde ihtiyati tedbir konulmasına, Mahkemeniz aksi kanaatte ise teminatlı şekilde tedbir kararının uygulanmasına, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamı ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığından HMK 128. Maddesi uyarınca davacı tarafından ileri sürülen vakıaların tamamını inkar ettiği kabul edilmiştir. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının .... Moda Tekstil Sanayi Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi, borçlunun ...... Ticaret Anonim Şirketi olduğu, takibe konu alacağın 102.319,34 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 20/05/2025 tarihli raporda özetle, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarını sunduğu, sunulan defter onaylarının süresinde ve usulüne uygun olarak yapıldığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, dava konusu 18.08.2022 tarihli 57.584.58 TL.lık ve 05.03.2024 tarihli 44.734,75 TL.lık satış faturaları toplamı 102.319.33 TL.nin davacı defterinde 120-ALICILAR hesabında kayıtlı olduğu, mal teslimini belgeleyen e-irsaliye'ye 7 gün içinde ile e-faturalara ise TTK 21/2 maddesine göre 8 günlük süre içinde herhangi bir itiraz tespit edilmediği, davalı Mali Müşaviri tarafından 31.03.2024 tarihli mutabakat formunda davacı kayıtlarında yer alan 102.319.33 TL borçlu olduklarının onaylandığı, aynı şekilde Merter Vergi Dairesinin mükelledi olan davacı ve davalı şirketin Bs-Bs formlarında söz konusu faturaların yer aldığı, buna göre, davacının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü dosyasında takip tarihinde davalıdan talep edildiği gibi 102.319,33 TL alacağının tespit edildiği, 102.319,33 TL asıl alacağa takip tarihinden talep edildiği gibi ödeme yapılıncaya kadar ticari avans faiz oranı üzerinden faiz yürütüleceği, davacının icra inkar tazminatı talebinin mahkememizin takdirinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Deliller :Dava dilekçesi, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu, Merter Vergi Dairesi Müdürlüğünün, İstanbul Defterdarlığının yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe borçlu-davalının itirazının iptali ve icra inkar istemine ilişkindir.(İİK 67) Taraflar arasındaki uyuşmazlığın,05/03/2024 ve 18/08/2022 tarihli faturalar ve mutabakat metni uyarınca davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve davalının takibe itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. HMK 190 gereğince bir satış ilişkisinde davacı taraf alıcıya ürün sattığını/teslim ettiğini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197 k. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 2016/944 esas 2016/3009 karar sayılı ilamı) Ticari defterler üzerinde yapılacak defter inceleme günü davalı tarafa tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça defterler sunulmamış yalnızca davacı defterleri üzerinde inceleme yapılmış HMK 222 uyarınca 20/05/2025 tarihli rapor denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır. Somut olayda; davacı tarafça fatura alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe davalının itirazının iptali talep edilmiş olup mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalının defterlerini sunmadığı, davacının defterlerinin lehine delil vasfının bulunduğu,05/03/2024 ve 18/08/2022 tarihli faturaların davacı defterinde yer aldığı, davalıya e fatura olarak gönderildiği, 8 günlük süre içinde itiraz edilmediği gibi davalı tarafça da BA formu ile vergi dairesine bildirdiği, takip tarihi itibariyle davacı tarafça 102.319,34-TL alacaklı olduğunun ispatlandığı, davalının ödeme ya da borcu sonlandırıcı işlemin varlığını ispatlamadığı anlaşıldığından davanın kabulüne ve takibe konu likit olan alacağa davalı tarafça haksız itiraz edildiği anlaşıldığından davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın Kabulü ile 1-Davalının Bakırköy .... İcra Dairesi ....... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 102.319,34-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin aynen devamına -Devamına karar verilen 102.319,34-TL alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına, 2-Alacağın likit olması nedeniyle 102.319,34-TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.989,43.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 1.235,76.-TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 511,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 5.242,07.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL başvurma harcı ve 1.235,76.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından dosyada yapılan 6.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 135,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.635,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Bakiye avansın kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. 21/10/2025
Katip ...... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır