İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/732 E. 2026/321 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/732
- Karar No
- 2026/321
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/732 KARAR NO : 2026/321
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 09/10/2024 KARAR TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (taşıma sözleşmesi kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, dava dışı ----- unvanlı şirketin, ------Adlı firmadan aldığı Toplam 1.569 adet boya cinsi emtianın taşımasını üstlendiğini, ----. akabinde alt nakliyeci olan şahıs şirketi ------ ile emtianın fiilen taşınması konusunda ekli taşıma sözleşmesini imzaladığını, davalıya ait -- sevk ve idaresindeki ----(çekici dorse) plakalı tır aracının 17.05.2023 tarihinde ------ istikametine gittiği sırada viraj dönüşü esnasında bir kısım emtia, dorse üzerinden savrularak yola düştüğünü ve bu sebeple emtianın hasar gördüğünü, hasar sonucu davacı şirket tarafından sigortalıya 10.202,34 euro ödeme yapıldığını ve sigortalıdan 03.10.2023 tarihli ibranamenin alındığını, 10.202,34 euro tutarındaki bedelin tahsili için sigortalı tarafından davalı şirkete ----. Noterliğinin 06.07.2023 Tarih ve ------ Yevmiye numaralı ihtarname ile talepte bulunulduğunu ancak davalıdan tahsil edilemediğini, ---- Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası tahtında ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe itirazı sonucunda takibin durduğunu, sonuç olarak; davanın kabulü ile davalının ---- İcra Müdürlüğü’nün ----- esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu itirazın iptalini, icra takibinin devamı ile asıl alacağa kaza tarihinden itibaren kamu bankaları tarafından 1 yıl ve üzeri euro mevduat hesaplarına fiilen uygulanan azami faizin işletilmesini, davalı aleyhine, İİK M. 67 uyarınca işbu davaya konu edilen asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri, masraflar ve vekalet ücretinin davalıya tahmilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile --- arasında bir taşıma sözleşmesinin akdedildiğini ve müvekkilinin taşınacak eşyaları gönderici firma olan ----teslim aldığını, araç sürücüsü ----- alttaki boyaların yan yatması sonucunda dorsenin kenar çıtası kırılarak üstteki boyaların yola devrildiğini, araç sürücüsünün trafik kurallarına uyduğunu ve hız kurallarına dikkat ederek sabit bir hızda yolda seyir halindeyken alttaki boyaların paketleme ve istiflemeden kaynaklı olarak yan yattığını, ve hasarın meydana geldiğini, eşyaların hasarlanmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, araç sürücüsünün her hangi bir kazaya karışmadığını ve dorsenin devrilmediğini ancak taşınan boyaların çıtaları da kırmak sureti ile yola devrildiğini bu durumun boyaların dorseye düzgün ve özenli yüklenmediğini, ambalajlamanın düzgün yapılmadığını gösterdiğini, taşınan boyaların ----- tarafından ambalaj işlemlerinin yapıldığını ve paketlendiğini, davalının, yükleme ve paketleme işlemlerine dahil olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede yükleme ve paketlemeden müvekkilinin sorumlu olduğunun belirtilmediğini, taşınan eşya olan boyaların etrafının yeteri kadar koruyucu ekipman ile sarılmadığını, boyaların kapak kısımlarının her hangi bir koruyucu ekipman ile sarılmadığını, boyaların sadece kapaklarının kapatıldığını, sonuç olarak; davacının itirazın iptali talebinin ve icra inkar tazminatı talebinin reddini, davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır. Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir (---- Bam ----.HD ------ Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir. Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez. İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir (Yargıtay-----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 10.660,19 euro alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir. Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, davalının fiili taşıması esnasında gerçekleşen zarardan kimin sorumlu olduğu, davacı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sigortalıya yaptığı ödemenin davalı şirkete rücu şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, bu bakımdan davalı aleyhine yapılan takibin haklı olup olmadığı, davalının itirazında haklı olup olmadığı, her iki ihtimale dayalı inkar/kötüniyet tazminatı şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın taşıma (lojistik) sektöründe deneyimli hesap uzmanı ve sigortacı bilirkişilerden oluşan heyete tevdi ile; hasar dosyası ve tarafların sundukları taşıma, ödeme ve sair ilgili kayıtların tetkiki suretiyle davacı sigorta şirketinin ödediği hasar tazminatının Sigorta Sözleşmesine bağlı olarak tanzim olunan Yurtiçi Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında kalıp kalmadığı, ödenen tutarın rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının takibe itirazın haklı olup olmadığı ve sair uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Temin edilen 28/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Davaya konu uyuşmazlık TTK Madde 863, Madde 864 ve Madde 862’ye göre değerlendirildiğinde; ilgili yükün ambalajının sağlam, taşımaya uygun ve güvenli olmasından ve ayrıca araç içine gerekli koruma yapılarak yüklenmesinden gönderenin sorumluluğu bulunmakta olup, davaya konu hasarlanmanın yetersiz ambalaj ve yetersiz istifleme nedeniyle oluştuğu kanaatine ulaşıldığı; • Davalı fiili taşıyıcının TTK Madde 863’e göre yükün yüklenmesi esnasında gözetleme ve nezaret etme sorumluluğu nedeniyle davaya konu hasardan müterafik sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı; • Davalı fiili taşıyıcının hasar nedeniyle oluşan müterafik sorumluluğunun taktiri tamamen sayın mahkemeye ait olmak üzere; hasar nedeniyle oluşan tazmin tutarının %25’i oranında sorumlu olacağı kanaatine ulaşılmakta olup taktirin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu; • Davalı Taşıyıcının Sorumluluk Sınırının 66.416,33 SDR x 26,4475 SDR/TRY = 1.756.545,89 TL olarak hesap edildiği; Davaya konu hasarlı emtia tazminat tutarının Taşıyıcının en fazla ödeyeceği Sorumluluk Sınırı altında olması nedeni ile, Davalı taşıyıcının ödemesi gereken tazmin tutarının , müterafik kusur oranı tamamen sayın mahkemeye ait olmakla birlikte; Sayın Mahkeme Davalı Fiili Taşıyıcının müterafik kusur oranını %25 olarak taktir etmesi halinde Davalı taşıyıcının ödeyeceği tazmin tutarının 10.202,34 Euro X %25= 2.550,58 Euro olacağı hesap edilmiş olup, taktirin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu; • Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısından temlik aldığı ve temlik alacaklısı olarak ödediği tazminat bedelini kusur oranınca davalıdan talep edebileceği" belirlemelerine yer verilmiştir. Temin edilen bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, mahkememiz 19/06/2025 tarihli celsesinde davacı sigorta şirketinin taleplerinin kısmen kabulü ile dosyanın bir lojistik sektöründe uzman bilirkişi, bir sigortacı ve bir kimya mühendisi bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile hasarın kazaya bağlı olarak mı yoksa nakliye sürecindeki bir kusurdan (paketleme, yükleme, istifleme vb) mı ileri geldiği,Hasar nedeniyle davacı tarafça yapılan ödemenin, ödeme tarihi itibariyle kadri maruf olup olmadığı, Poliçe limiti dahilinde ve taşıma hukuku mevzuatı çerçevesinde davacının fiili taşıyıcı davalıdan talep edebileceği tutar ve uyuşmazlık konularında, davacı yanın itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar da dikkate alınmak suretiyle rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. 17/11/2025 tarihli heyet raporda, "1.Poliçe süresi dahilinde meydana gelen kaza sonucu sigortalı kıymetlerin zarar gördüğü, 2. Poliçede ’Taşınan emtianın olağan durumuna göre yetersiz veya uygun olmayan ambalajlama yahut hazırlanmasının neden olduğu istiflenmesinden ve istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan hasar ve masraflar’’ ın teminat harici olduğu, 3. Davacının sigortalısından yapmış olduğu 10.202,34 Euro ödeme açsından temlik alacaklısı olabileceği, 4. Dava dışı ---- işletmesinin dosyada sunulu 4 adet satış faturası ile dava dışı ---- işletmesine farklı nitelik ve miktarlardaki boya emtiası sattığı, ---- boyanın SATICI olduğu, 5. ----- boyanın dosyadaki veriler ve beyanlardan ürünlerin varış noktasına (---) taşınması için davacı sigortalısı olan ---- ile anlaştığı, dosyadaki yazılı sözleşme ve davalının kestiği ----- numaralı 23.05.2023 tarihli fatura içeriği ile sürecin fiilen davalı yanca yürütüldüğü, Bu veriler doğrultusunda Sigortalı ------ işletmesinin AKDİ TAŞIYICI, davalı firmanın ise sürecin ALT ve FİİLİ TAŞIYICIsı olduğu, 6. Taşıma işinin ulusal nitelikte olması sebebiyle Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin geçerli olacağı, 7. Olay yeri görsellerinin, eksper raporunun incelenmesi; ayrıca önceki bilirkişi raporu ve buna yapılan davacı itirazları da gözetilerek irdelendiğinde, dava konusu zararın kaynağının görüşümüzce yetersiz/hatalı yükleme ve istifleme kaynaklı olduğu sonucuna varıldığı, a. Bu hasarlanma neticesinde davalı tarafın beyanlarında da belirtildiği ve görsellerden de anlaşıldığı üzere taşıma aracının açık kasa semitreyler içermesi sonucunda lashing ve sabitleme operasyonlarının kapalı kasa araçlara göre daha hassas planlama gerektirmesi, açık kasalı semi treylerin yan duvarlarının 2 kat şekilde istiflenen palet yüksekliğinden daha kısa kaldığının gözetilmesi gerektiği, b. TTK Md.863/1 içeriğinde görev olarak yükleme-istifleme-bağlama gibi faaliyetlerin yükümlülüğünün gönderende olduğu, ancak taşıyıcının da aracı işletme güvenliği açısından yükümlü olduğu, c Bu noktada, görüşümüzce kısa yan panelleri olan araca görsellerdeki gibi bir yükleme neticesinde, kapalı kasa bir araca göre yükün virajlarda oluşacak dışa yönelik moment ve kuvvet eğiliminin daha fazla olacağı, bunun araç ve seyrüseferini de işletme güvenliği kapsamını etkileyebileceğinin yol ve manevra koşullarına hakim olan taşıyıcılar ile bilinebileceği, bu doğrultuda ekstra özenli ve hassas lashing operasyonu organize edilmesinin gözetilmesi gerektiği, d. Dolayısıyla TTK Md.863/1 uyarınca oluşan zararlarda genel teamüllerde ve içtihatlerde öngörülen ve taşıyıcıya nezaret yükümlülüğü altında verilen tali kusur düzeyindeki kusur oranının, mevcut olayda için taşıyıcı açısından daha yüksek olacağı görüşünün hasıl olduğu, elbette nihai takdirin sayın mahkemede olacağı, kusur oranının iş bu raporda %50 olarak ele alındığı, . 8. Bu doğrultuda zarardan Taşıyıcıların müteselsilen TTK Md.875/1 uyarınca sorumlu olacağı, TTK Md.882/3 uyarınca sınırlı sorumluluk hakkı olduğu ve üst limitin rapor içerisinde hesaplandığı, 9. Davanın, üst nakliyecinin (------) sigortacısı ile fiili taşıyıcı arasında olduğu, bu doğrultuda sigorta işletmesi, üst nakliyeciye daha yüksek ödeme yapmış olsa bile görüşümüzce bu hesaplamadan fazlasını fiili taşıyıcı davalıya yansıtamayacağı, 10.Sigorta sözleşmesinin “Nakliyat Sigorta Poliçesi Genel Şartlarına ve ----- kamyon taşımacılığına uygulanabilir hükümleri” teminatına giren rizikoların gerçekleşmesi sonucunda taşıyıcının; Türk Ticaret Kanunu ve uluslararası konvansiyonlarda belirlenmiş olan rakamsal üst sınıra tabi olup, her bir taşıma şekline göre belirlenen hesaplama ile temin edilmiş, yasal sorumluluk kapsamını teminat alacak şekilde kurulduğu, araç başı taşıma bedelinin 250.000 Euro ve muafiyetin 3.000.-Euro olduğu tespit edilmiştir. 17.05.2023 kaza tarihi sigorta süresi (01.07.2022 başlangıç-01.07.2023 bitiş) dahilindedir. Aracın trafikte geçireceği (tek taraflı dahil) kazalar sonucu sigortalı kıymetlerde meydana gelen zarar temin edildiği, 11.Davacı sigorta Boya emtiası hasar bedeli, 3.000 euro muafiyet tenzili sonrasında 10.202,34 Euro olarak tespit edilmiş ve 03.10.2023 tarihinde sigortalısına ödemiştir. Ödemeyi gösterir belge dava dilekçesi eki ile beyan edilmiştir. 12.Poliçenin 4.sayfasında TEMİNAT DIŞI KALAN HALLER başlıklı 6.maddesinde; “4.Emteanın yasa gereğince yeterli olmayan araçlarla taşınması, taşımayı yapan aracın yola elverişsiz olması, istiap haddinin aşılması (aşırı yük) veya dışı yüklemeden dolayı meydana gelen her türlü hasar ve ziyan”….”6.Taşınan emtianın olağan durumuna göre yetersiz veya uygun olmayan ambalajlama yahut hazırlanmasının neden olduğu istiflenmesinden ve istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan hasar ve masraflar” teminat harici bırakılmış olup hukuki münakaşasının ve taktirinin Sayın Mahkemeye ait olabileceği, 13.Teknik inceleme ile de sabit olmak üzere, %50 kusur oranı ile taşıyıcıların müteselsilen sorumlu olduğu zarar, poliçe muafiyeti olan 3000.-EURO’nun tenzili sonrası, 10.202,34 Euro karşılığı 218.503,52 TL x %50 = 5.101.17 Euro karşılığı 109.251,76 TL olup bu zarar tutarı, sınırlı sorumluluk üst limitinin oldukça altında kaldığından taşıyıcılar kusur oranları ölçüsünde, müteselsilen zarar tutarından sorumlu olacağı, 14.Dava, üst taşıyıcı sigortalısı ve fiili taşıyıcı arasında olduğundan, görüşümüzce davalı fiili taşıyıcıya da ancak bu zarar tutarı yansıtılabilir." belirlemelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, Lütuf ödemesi (ex gratia), sigorta şirketlerinin yasal bir yükümlülükleri (poliçe teminatı) bulunmadığı halde, iyi niyet göstergesi, ticari itibarın korunması veya müşteri ilişkilerini güçlendirmek amacıyla sigortalıya yaptıkları karşılıksız ödemedir. Burada sigortacı, poliçe şartlarına göre ödeme yapmak zorunda değildir; ödeme hukuki bir borçtan değil, lütuftan kaynaklanır. Temin edilen taşıma kayıtları, poliçe, hasar dosyası ve teknik rapor içeriğine göre emtianın olağan durumuna göre yetersiz yahut uygun olmayan ambalajlama yahut hazırlanmasının neden olduğu istiflenmesinden kaynaklanan zararın teminat dışı olduğu, bu anlamda sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödemenin olsa olsa lütuf ödemesi olarak değerlendirilebileceği anlaşıldığından yasal şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Yasal şartları oluşmayan davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 4.978,75 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 4.246,75 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 64.131,70 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, b-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine er olmadığına, c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.