İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/731 E. 2025/270 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/731
Karar No
2025/270
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/731 Esas KARAR NO :2025/270

DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:09/12/2024 KARAR TARİHİ:17/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.’den İhyası İstenen ... Müzik Yapım Organizasyon San. Ve Tic. A.Ş.’ye 04.06.1999 tarihinde .... Noterliği’nin ... Yevmiye numaralı sözleşmesi ile devredilen 162 adet müzik albümünün (EK-1) telif gelirlerinin %90’ının müvekkil ...’e ödeneceği tarafların imzaladığı 27.09.1999 tarihli telif gelirlerinin paylaşılması sözleşmesi ile kararlaştırıldığını, ancak ihyası istenen şirket tarafından, bu eserlerden elde edilen telif gelirlerinden payın müvekkiline ödenmediğini, bu nedenle müvekkili tarafından 06.07.2004 tarihinde .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2004/... E. Sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, davanın .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27.12.2007 Tarih ve 2004/576 E. 2007/337 K. Sayılı kararı ile reddedildiğini, ancak bu kararın taraflarından temyiz edildiğini ve kararın bozularak ilk derece mahkemesine geri döndüğünü, temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30.10.2022 Tarih, 2021/7602 E. Ve 2022/8544 K. Numaralı bozma kararı ile bozulduğunu, bunun üzerine dosyanın .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde ... E. Kaydını aldığını, bu dosyada 18.11.2024 tarihinde oluşturulan Tensip Zaptı (Bozma) ile ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini, ilgili tensip zaptının 25 Kasım 2024 tarihinde taraflarına tebliğ olduğunu, bu nedenle süresi içerisinde işbu ihya davasını açmak zorunluluğunun doğduğunu, ... Şirketi isimli şirketin ... Ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olup şirketin adresinin İstanbul olduğunu, müvekkili tarafından, şirket aleyhine devam eden .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde ... E. Sayılı alacak davasının derdest olduğunu, tüzel kişiliğin sona erdirilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanmasının gerektiğini, eğer tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu,dolayısıyla gerek kanunun lafzında gerekseYargıtay kararlarından görüldüğü üzere tasfiye işlemlerinin eksik olması halinde şirketin ihyasının mahkemeden talep edileceği açık olup somut olayda da sicilden terkin edilen şirketin üye işyeri borçlarının tamamının ödenebilmesi için şirketin ihyasının gerektiğini beyanlarla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 07.07.2014 tarihinde sicil kaydı silinerek sicilden resen terkin olunan ve 16.07.2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan, ... Sicil Numarasına Kayıtlı ... Şirketi’nin İhyasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen terkin işleminin 6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi kapsamında olup, tesis edilen işlemin de hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ...-0 ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde ... ... Anonim Şirketi'nin dosyasında yapılan incelemede, şirketin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; "sermayesinin yasal tutarının altında olduğu" hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 07.07.2014 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğinin anlaşıldığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi hâlinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dava konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edileceği hususunun, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici m.7/f.4-a kapsamında bu kapsama giren tüm şirketlerle birlikte Ticaret Sicil Gazetesinde ilan da edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını,niteki içtihatlardan da anlaşılacağı üzere, müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, kaldı ki, 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanun'un konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de, müvekkili müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, re’sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı vekilince re’sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini, neticeten dava konusu şirket bakımından üçüncü kişi konumunda olan davacı tarafça bu yönde bir iddianın ileri sürülebilmesinin de mümkün olmadığını, öte yandan da, davacı tarafın ihya/ek tasfiye isteminde haklı olması, müvekkili müdürlüğün terkin işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının da HMK’daki temel ilkelerle ve hakkaniyetle bağdaşmadığını, gerek re'sen terkin işlemlerinin kanuna uygun olması gerekse de geçici madde 7/2'ye aykırı bir durum bulunmadığı gibi müvekkili müdürlüğün davanın açılmasına sebep olduğundan bahsedilemeyeceğini beyanlarla öncelikle davanın reddine, mahkemece davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde ise dava konusu şirketin, dava dilekçesinde anılan kapsamda ve sınırlı olarak ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, TTK'nın geçici 7.maddesi gereğince tasfiye sonucunda resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; devir sözleşmesi, .... Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin ... Esas sayılı (Yeni Esas: ...) dosyasının gerekçeli kararının, Yargıtay ilamının ve 18/11/2024 tarihli tensip tutanağının örneklerinin sunulmuş olduğu görülmüştür. ...'ne yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu, verilen cevapta Tasfiye Halinde ... Şirketi’nin ticaret sicil kayıtlarının gönderilmiş olduğu, şirketin 07/07/2014 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. .... Fikri Ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin ... Esas sayılı (Yeni Esas: ...) dosyasının bir suretinin UYAP sisteminden gönderilmiş olduğu, dosyanın tetkikinde; ... ve ... A.Ş. tarafından davalı ... Şirketi aleyhine tazminat davası açıldığı, dosyanın derdest olduğu ve 18/11/2024 tarihli bozma tensip tutanağı gereğince ihya davası açmak üzere davacılar vekiline kesin süre verildiği görülmüştür. Somut olayda; İhyası istenen şirketin dava tarihi itibariyle Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan şirket merkezinin Beyoğlu / İstanbul olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde ...K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir. Dosya kapsamı deliller birlikte incelendiğinde, davacı tarafça .... Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında tazminat davası açtığı, yargılama aşamasında şirketin terkin edildiğinin tespiti üzerine mahkemece bozma tensip tutanağı ara kararı ile davacı tarafa şirketin ihyasının temini amacıyla dava açmak üzere süre verildiği, davacının iş bu davayı açmış olduğu ve davacının iş bu davayı açmakta hukuki menfaati ve aktif dava ehliyeti bulunduğu anlaşılmıştır. 29.05.2024 tarihli 32560 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16 ncı maddesi ile "...6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz.” düzenlemesine yer verilmiş olup anılan Kanun'un 23 üncü maddesinde bu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Bu durumda anılan hüküm uyarınca dava konusu terkin işlemi nedeniyle davalı ... Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi yoluna gidilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Tasfiye Halinde ... ... Anonim Şirketi'nin (Sicil No:...-0) .... Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, 3-Tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına, 4-Şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin karar kesinleştiğinde ticaret sicilde tescil ve ilanına, 5-Tasfiye memuruna ücret atanmasına yer olmadığına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin harç olarak yatırılan 427,60-TL'nin mahsup edilerek eksik kalan 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı ...'nün yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçtan sorumlu tutulmamasına, 9-Yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/04/2025

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/731, K. 2025/270, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-731-e-2025-270-k-235c78e8db8a