İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/75 E. 2025/234 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/75
- Karar No
- 2025/234
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/75 Esas KARAR NO: 2025/234 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 29/01/2024 KARAR TARİHİ: 02/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin alacaklarının tahsili amacıyla borçlular aleyhine ----- dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Tasfiye Halinde -----de icra dosya borçlularından olduğunu, yapılan sorgulamada -----ilanı ile borçlu Tasfiye Halinde ------ ticaret sicilinden terkin edildiği öğrenildiğini, ihyası istenilen şirketin ticaret sicilden re'sen terkin edilmiş olması sebebi ile yasa hükümleri gereği yasal hasım olan davalıya husumet yöneltildiğini, açıklanan nedenlerle,------sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde---- ihyasına karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı-------- vekili cevap dilekçesine özetle; Olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ---- ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, Davacı husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili Müdürlüğe yönelttiğini, oysa usule ve ---- göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru olan------ da yöneltilmesi gerektiğini, ------- TTK M. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı --------cevap dilekçesi ibraz etmediği anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava , 6102 sayılı TTK Geçici 7. Madde uyarınca şirketin ihyası istemine ilişkindir.TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası----- kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ----- veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” Dava dışı Tasfiye Halinde ----- sayılı dosyası için ihyası talebidir.Davaya konu Tasfiye Halinde ----- TTK'nun Geçici 7.maddesine göre 16/06/2022 tarihinde terkin edilmiştir.6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesi -------- tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 24.06.1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince ,sermayelerini anılan KHK ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler. TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7(4)-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere ------- aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.------ uygulamaları dikkate alınarak TTK'nın Geçici 7.maddesine dayılı geçici ihya kararlarında da tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığına karar verilmekteydi. Ne var ki emsal----- tarihli ilamı, emsal ----- tarihli ilamı; aynı Dairenin ------ tarihli ilamı, aynı Dairenin -----tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle TTK Geçici 7. Madde uyarınca şirket ihyasında tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.Anılan Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere; ihya kararının bir davanın görülmesi, mal varlığının tasfiyesi gibi geçici amaçla TTK'nın Geçici 7. maddesine dayalı ihya kararının verildiği durumlarda ihya kararına konu işlemlerin yapılması bakımından tasfiye memurunun atanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira kanun koyucu 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesinin 15.fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte ayrıntılı düzenlemeye yer vermemiş olup ihya konusunda düzenleme, aynı Kanun'un 547. Maddesinde yapılmıştır. Bu genel düzenlemenin TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca geçici ihya kararı verildiği durumlar da kıyasen uygulanması gerekir. Yani TTK'nın Geçici 7. maddesi ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547. maddesinde olduğu gibi, mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verildiği durumlarda aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7. maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yöneliktir.6102 sayılı TTK Geçici 7(15) ek cümle 23.05.2024-7511/16 maddesi uyarınca 'Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz.' maddesi ekmenmiştir. Somut olayda; dosya arasında bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, dava konusu ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesi ile 30/12/2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ"in 5.maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca terkin kapsamına alınarak ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından 16/06/2022 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesine göre terkin edilmiştir. Davalı ----- tarafından TTK Geçici 7 (4)-a maddesi uyarınca temsil ve ilzama yetkili kişilere usulüne uygun ihtar ile yollandığı , yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere ------ usulüne uygun olarak gönderilerek ilan edildiği tespit edilmiştir. Yapılan yargılama sonucu; toplanan ve dosyaya sunulan deliller, ticaret sicil kayıt örneklerine göre; ----TTK'nun 7. maddesi kapsamında terkin edildiği, ------- dosyalarının görülmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davanı ------ sayılı dosyalarına yönelik olarak açılması nedeniyle ihyanın işbu dosyaları ile sınırlı tutulmasına ve 6102 sayılı Geçici 7 (15) bendine eklenen ---- maddesi uyarınca davalı ----argılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Açılan davanın KABULÜNE, ------ sicil numaralı Tasfiye Halinde ------------ sayılı dosyalarının takibi ve infazı ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, 2- Tasfiye memuru olarak davalı Hıdır KARAPINAR'ın tayiyine, 3- Karar kesinleştiğinde bir nüshanın ------- gönderilmesine, 4-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40-TL karar harcına yönelik olarak başlangıçta yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, 6-Davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/04/2025