İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/692 E. 2025/272 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/692
Karar No
2025/272
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/692 Esas KARAR NO :2025/272

DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:22/11/2024 KARAR TARİHİ:17/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kurum tarafından davalı ... aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığını, dosyanın ... sayılı 19.12.2012 tarihli kararı ve ile karara çıktığını ve karar kesinleştiğini, davacı kurumun ilamın tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, yine aynı borçlu şirket ile davacı kurum arasında görülen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı 25.04.2012 tarihli kararının kesinleştiğini, ... İcra Müdürlüğü'nün 2015/... Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibine geçildiğini, her iki icra dosyasından borçlu şirketin ihyası ve ek tasfiyesi için alacaklı kuruma yetki belgesi verildiğini, davacı kurumun haricen yaptığı araştırma neticesinde davalı şirketin münfesih durumda olduğunun anlaşıldığını beyan ederek; öncelikle ...'nin ihyasına, mahkeme aksi kanaatte ise şirketin ek tasfiyesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, TTK.m.32 gereğince yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...'nin dosyasında yapılan incelemede, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi kapsamında; "Aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılmaması" gerekçeleriyle resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2014 tarihinde belirtilen gerekçelere istinaden sicil kaydının resen terkin edildiğini, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğünce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından; şirkete yapılan ihtarın, dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsetmenin mümkün olamayacağını, dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği sırada hakkında derdest bir davası bulunsa dahi bu hususun, başlı başına Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilmesine sebep teşkil etmeyeceğini, şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede; bu hususta herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, davalı Müdürlüğün re'sen terkin kapsamında yer alan şirketlerden hangisinin derdest davası veya icra takibi bulunduğunu saptayacak sistemle entegrasyonu bulunmadığını, bu hususu tespit etmenin hukuken ve fiilen mümkün olmadığını ve yerleşik içtihatlar da gözetilerek Ticaret Sicili Müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuk kurallarına aykırılık teşkil edeceğini, mahkemece dava konusu şirketin ticaret sicil kaydının terkinine ilişkin işlemin iptal edilmeksizin yalnızca sınırlı olarak ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesine kanaat getirilmesi durumunda; TTK Geçici 7. madde fıkra 15 gereğince uygulanması gereken TTK m. 547/2 hükmü gereğince, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini ve atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK m. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, resen terkin sürecinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi ve “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında, Ticaret Siciline kayıtlı şirketler bakımından belirli kriterlerin varlığı halinde uygulanan bir süreç olduğunu, bu kapsamda tesis edilmiş olan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, bu nedenle yasal hasım olan davalının, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, re'sen terkin işleminin hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğunu, davacı vekilince de re'sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddianın ileri sürülmediğini beyan ederek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, TTK'nın geçici 7.maddesi gereğince tasfiye sonucunda resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas ve 2015/... Esas sayılı dosyalarından İİK 94 maddesi gereğince davalı şirket aleyhine ihya davası açmak üzere alınan yetki belgelerinin fotokopilerini sunmuş olduğu görüldü. ...'ne yazılan yazıya verilen cevapta ...'nin tüm sicil dosyasının gönderilmiş olduğu, davalı şirketin 09/10/2014 tarihinde resen terkin edildiğinin bildirildiği görüldü. Somut olayda; İhyası istenen şirketin dava tarihi itibariyle Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan şirket merkezinin Şişli / İstanbul olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde T.T.K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir. Dosya kapsamı deliller birlikte incelendiğinde, davacı tarafa, ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas ve 2015/... Esas sayılı dosyalarından İİK 94 maddesi gereğince davalı şirket aleyhine ihya davası açmak yetki verildiği, davacının iş bu davayı açmış olduğu ve davacının iş bu davayı açmakta hukuki menfaati ve aktif dava ehliyeti bulunduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Şirket tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin ile sona ereceği, tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiği, şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğu, tüzel kişiliğinin ihyası için haklı nedenle dava açıldığı anlaşılmakla, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne karşı açılan davanın kabulü ile ...'nin (Ticaret Sicil No: ...-0) ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas ve 2015/... Esas sayılı dosyaları ile sınırlı olmak üzere ihyasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. 29.05.2024 tarihli 32560 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16 ncı maddesi ile "...6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz.” düzenlemesine yer verilmiş olup anılan Kanun'un 23 üncü maddesinde bu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Bu durumda anılan hüküm uyarınca dava konusu terkin işlemi nedeniyle davalı ... Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi yoluna gidilmemiştir. Şirketin ihyası için açılacak davada husumetin Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönetilmesi gerektiği, ihyasına karar verilmesi gereken şirkete husumet yönetilemeyeceğinden davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-...'nin (Sicil No:...-0) ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyaları ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, 3-Tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına, 4-Şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin karar kesinleştiğinde ticaret sicilde tescil ve ilanına, 5-Tasfiye memuruna ücret atanmasına yer olmadığına, 6-Davalı ... Sicil Memurluğunun yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçtan sorumlu tutulmamasına, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/692, K. 2025/272, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-692-e-2025-272-k-1741a5d46242