İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/718 E. 2026/132 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/718
- Karar No
- 2026/132
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/718 Esas KARAR NO : 2026/132
DAVA : Ticari Şirket (Kar Ve Zarar Dağıtma Kararına İtiraza İlişkin) DAVA TARİHİ : 27/02/2024 KARAR TARİHİ : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Kar Ve Zarar Dağıtma Kararına İtiraza İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: "Müteveffa ... (...) (Kısaca ...), (Bundan sonra "Müteveffa" olarak anılacaktır.) ... IMO numaralı "..." gemisinin (Bundan sonra "Gemi" olarak anılacaktır.) maliki ve donatanı olan ... şitketinin ortağı olup vahim bir hadise sonucu Ukrayna-Rusya savaşında hayatını kaybetmiştir. Yaşanan hadise akabinde Müteveffa'nın oğlu ve tek miras temsilcisi olan Müvekkil ... ... (Bundan sonra "Müvekkil" olarak anılacaktır.) 2022 yılından beri gemiyle ilgili davalılardan haber alamamakta, geminin yaptığı seferler veya şirkete ilişkin Müvekkile hiçbir bilgi verilmeyerek Müvekkilin mülkiyet hakkı engellenmektedir. Müteveffa'nın ilgili geminin ortağı olduğu işbu dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemeye sunduğumuz Gemi sicil sertifikası, hisse sertifikası, yetki belgesi, ölüm belgesi, mahkeme kararı ile sabit olup söz konusu geminin iki yılı aşkın süredir Müvekkil ortaktan kaçırılması, gemiye, kazancına ve seferlerine ilişkin bilgi verilmemesi Müvekkilin anayasa ile korunan mülkiyet hakkına halel getirmektedir. Geminin işletilmesi, seferleri ve kazancı ile ilgili işlerle 2 numaralı davalı ilgilenmekte olup müvekkilin babasının vefatından önce bilgileri müteveffaya iletmektedir. Ancak müvekkilin babası vefat ettiğinden beri davalı yan müvekkille iletişimi kesmiş ve hatta müvekkili iletişim araçlarından engellemiştir. Dolayısıyla, Müvekkilin alacaklarının güvencesiz kalmaması adına ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D. İş numarası altında "..." gemisinin ihtiyaten haczine karar verilerek .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas numaralı dosyasından gemi seferden men edilmiştir. Davalılarca herhangi bir teminat yatırılmadığı için gemi hala Tuzla demirleme sahasında bulunmaktadır. Dava konusu uyuşmazlık hem Müvekkilin Gemi üzerindeki mülkiyet hakkının engellenmesinden dolayı “Geminin mülkiyeti veya zilyetliğine ilişkin” hem de Geminin ortak malikleri arasında çıkan, geminin isletilmesine ya da gemiden sağlanan hasılata ilişkin uyuşmazlık olup Türk Ticaret Kanunu'nun 1352/1-t ve u bentleri uyarınca deniz alacağıdır. Dolayısıyla Müvekkilin alacağı TTK'nun 1353 devamı maddeleri uyarınca geminin ihtiyaten haczetme hakkı vermekte olup halihazırda Sayın Mahkemenizce de yerinde olarak ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Yukarıda açıkladığımız üzere, Davalılar ortaklık ve iyi niyet kurallarına uymayan tutum ve davranışlar sergilemiş, Müvekkile ortak maliklerinden biri olduğu gemiyle ilgili bilgi vermemiş, iki yılı aşkın süredir gemiyi Müvekkilden kaçırmış ve mülkiyet hakkını engellemişlerdir. Müvekkilin ise bu durum karşısında kendi gemisini ihtiyaten haczetmekten başkaca bir çaresi kalmamıştır. Doktrin de aynı şekilde geminin mülkiyetine veya zilyetliğine ilişkin uyuşmazlıkların konusunun geminin kendisi olduğu ve çözülmesinin yegane yolunun da geminin ihtiyaten haczedilmesi olduğu konusunda mutabıktır. Bununla birlikte Müvekkilin geminin işletilmesinden doğan kar payı, işletme hasılatından da mahrum kaldığı alacağının deniz alacağı olduğu aşikardır. İhtiyati haciz hakkı veren ilgili maddeyi kanun içine alan komisyonda yer alan Sayın Prof. Dr. ...’in Deniz Hukukunda Cebri İcra isimli kitabında anılı bendin uygulama alanına giren uyuşmazlıkların geminin işletme ve hasılatına ilişkin uyuşmazlıklar olduğu ve işletme teriminin geniş yorumlanmasıyla ortak malikler arasındaki gemiye ilişkin her türlü uyuşmazlığın deniz alacağı olduğu vurgulanmıştır. İlgili bölüm aynen şu şekildedir: “Bu bendin uygulama alanına giren uyuşmazlıklar metinde açıkça sayılmıştır: “geminin işletme ve hasılat” ına ilişkin uyuşmazlıklar. … Mülkiyet ve zilyetlik ile ilgili uyuşmazlıklar önceki bendin kapsamındadır, kalan haller için “işletme” teriminin geniş yorumlanması yoluyla ortak malikler arasında çıkan gemiye ilişkin başkaca uyuşmazlıkların da deniz alacağı sayılması mümkün olabilecektir.” Sayın Mahkemeye açıkladığımız üzere müvekkilin babası savaşta 22.11.2022 tarihinde hayatını kaybetmiş olup davalılar tarafından bu tarihten beri müvekkile gemiyle hiçbir bilgi verilmemekte, gemi müvekkilden kaçırılarak mülkiyet hakkı engellenmektedir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, .... İcra Dairesi 2023/... Esas numaralı dosyası kapsamında başlatılan icra takibine Davalılar tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağa 22.11.2022 tarihinden itibaren kamu bankalarınca yabancı para alacaklarına uygulanan en yüksek mevduat faizi işletilmesine ayrıca kötü niyetli olarak yapılan itiraz nedeniyle Davalılar aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesine" talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiğini, davalı asile tebligat yapılamadığını, müvekkili şirkete izafeten tebliğ çıkarılan ... ...İç ve Dış Ltd Şti ile müvekili şirketin hukuki hiçbir bağının bulunmadığını, tebligatın müvekkili şirkete yapılamadığını, dava dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119.maddesinde sayılan unsurları içermediğini, davacının tek başına davayı açmaya ehliyeti olmadığını, davacının tek mirasçı olmayıp müteveffa ...'nun bir eşi ve iki başka çocuğunun bulunduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D. İş dosyasında diğer tüm mirasçıların ... Mahkemesinde verdikleri yeminli ifadelerin mevcut olduğunu, mirasçıların ifadelerinden bahse konu geminin mülkiyeti ve gelirleri ile ilgili bir uyuşmazlıklarının bulunmadığını, dava dilekçesindeki taleplerinin olmadığını, dosyada herhangi bir veraset ilamının bulunmadığını, ... ...'nun tek başına davanın tarafı olmasının mümkün olmadığını, mirasçılar arasında elbirliğiyle mülkiyet kurulup terekeye ait tüm haklar üzerinde birlikte hareket etme zorunluluklarının bulunduğunu, davacının davayı açmakla ilgili aktif husumetinin bulunmadığını, davacı taraf ... (...) murisi ... ... müvekkili aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, taraflarınca takibe itiraz edildiğini, müvekkili şirketin "..." isimli geminin maliki ve donatanı olduğunu, diğer müvekkili Victor Yehupov ‘un ise şirketin %50 hissesinin sahibi olduğunu, geminin mülkiyetinin bir tüzel kişilik olan müvekkilli şirket ... Şirketine ait olduğunu, bu konuda taraflararasında bir ihtilaf bulunmadığını, davacı yanın açmış olduğu .... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararının itiraz neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi ... esas dosyası ile kaldırıldığını, ortak maliklik sözkonusu olmadığını, geminin tek malikinin ... olduğunu, şirketteki pay sahipliğinin geminin pay sahipliği anlamına gelmediğini, şirket ortaklığının sözkonusu olduğunu, gemi bedeli ve navlun kar payına işletilen faizin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek fazlaya dair yasal hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine uygun hazırlanmadığından ve davacı tarafın tek başına taraf ehliyeti bulunmadığından usulden reddine, davacıların iddiasının haksız ve hukuka aykırı olduğu tespit edildiğinden davanın reddine, davacının başlatmış olduğu icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu sabitlik kazanmış olup alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Değişik iş sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı verildiği anlaşılmıştır. Dava ilk önce .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasına kayıt edilmiş ancak görevsizlik kararıyla mahkememize gelerek yukarıdaki esasa kayıt edilmiştir. Deliller toplanmış ve bilirkişiden rapor alınmıştır. Mahkememizce resen seçilen 1 mali müşavir, 1 nitelikli hesaplama uzmanı ve 1 sektör uzmanın sunduğu raporda özetle: " 2022 yılının tümü ve 15.12.2023 tarihine kadar olan toplam net kazancı 777.107 Usd olarak hesaplandığı, Davalıların .... Şirketine ait ticari belge sunamayacaklarını (ve böyle bir yükümlülükleri olmadığını) beyan ettikleri, Bu sebeple, tarafımızca, ..." gemisinin gelir-giderinin şirket gelirlerinden ayrılarak değerlendirilmesi ve davacıya düşecek olan karpayının hesaplaması yapılamadığı, Miras meselelerine ilişkin olarak bu hususların MÖHUK m. 20 uyarınca ölenin hukukuna tabi olduğu, Davacının da hak sahibi olduğu tereke kapsamına TTK m. 507 uyarınca .... kâr payının da müteveffanın payı oranında dahil olduğu, Davalının şirketin müteveffadan başka tek ortağı olduğu sabit olduğuna ve dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden davacının ya da terekenin şirketin kârına katıldığına ilişkin herhangi bir veriye rastlanmamış olduğuna göre, Davalı pay sahibinin terekeye kar payını vermediği, bu itibarla TTK m. 512 uyarınca bu kar payını geri vermekle yükümlü olduğu, Davalının şirket kurucusu olarak esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmiş olması itibariyle söz konusu davacıya ait kâr payının geri verilmesinden TTK m. 553 uyarınca sorumlu tutulması gerektiğini" bildirmiştir. Taraflarca rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuş olup, itirazlarda belirtilen yerlere müzekkere yazılarak belgeler toplanmış ve tarafların itirazlarnı değerlendirmek üzere alınan ek raporda özetle: " ... ... A.Ş tarafından ... gemisinin işletilmesinden kaynaklanan bir navlun gelirini gösteren hiçbir faturanın bulunmadığı; ... ... A.Ş tarafından ... gemisinin personel giderlerini ve diğer giderlerini (gıda, su, vergi ödemesi vb..) gösteren bir ödeme belgesinin/gider faturasının-makbuzunun bulunmadığı; ... ... A.Ş'nin ... ŞİRKETİNİN TÜRKİYE ACENTESİ olduğu; bu iki şirket arasında ortak ticari faaliyet yürütüldüğünü gösteren bir sözleşme/belge vb.. nin ibraz edilmediği; İbraz edilen belgeler ve faturaların; Acentelik faaliyeti kapsamında yapılan ödemeleri /işlemleri gösterdiği; Bu durumda MV ... gemisinin ... ... A.Ş. tarafından ticari operasyonlarda kullanıldığını, bu geminin işletilerek gelir elde edildiğinin tespit edilemediği; ... ... A.Ş. tarafından ...'a 4 ayrı işlemle 8.000,00 Euro gönderildiği görülmekle birlikte, bu ödemenin mahiyetinin (dekontlarda hiçbir açıklama yer almadığı için) tespit edilemediğini" bildirilmiştir. Sunulan ek rapor dosyadaki belgelere göre yeterli görülmüş ve itirazlar red edilmiştir. İcra takip dosyası örneği getirtilip incelenmesinde: davacının alacaklı, davalıların ise borçlu gösterildiği, 950.000,00 USD “..." Gemisinin %50 Hisse Değerine Denk Gelen Alacak+ 58.405,48 USD Faiz +1.000.000,00 USD Navlun Kar Payı + 61479,45 USD Faiz olmak üzere toplam 2.069.884,93 USD ( 2.069.884.83 USD x 28,9507TL=59.924.617,64TL, 01/12/2023 tarihinde 1 USD=28,9507 TL) şeklinde takip yapıldığı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş ihtyati haciz kararı uyarınca esas takibe geçilmesi açıklaması olduğu, davalıların süresinde itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının murisinin ortağı olduğu şirkete ait geminin %50 hisse değeri ve kar payının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının aktif husumet ehliyetine haiz olup olmadığı, davacının davalı şirket ile şirket ortağı olan davalıdan geminin hisse bedeli ve kar payı isteyip isteyemeyeceği ile sözkonusu talepler yönünden davalıya ödenmesi gereken tazminatın miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Yapılan incelemede, dava konusu şirketin yabancı olduğu, davacının talebinin şirketin işlettiği gemiden elde edilen kar payının yarısının ve geminin satış bedelinin tespit edilerek bunun da yarısının tahsili istemli icra takibine itirazın iptalini talep etmektedir. Davacının kar payı ve geminin değerinden hisse istediği davalıların biri şirket ortağı, diğeri ise gemi işletme acentesi olduğu anlaşılmaktadır. Davacını talebi TTK'nın 553. Maddesinde düzenlenmiş sorumluluk nedenine dayanmamaktadır. Her ne kadar davacı bir nevi tasfiye payı talep etmekte ise de, öncelikle mahkememizin yargı hakkı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere Türk Hukukuna göre, bir şirketin tasfiyesi, genel kurul kararının iptali, kar payı ödenmesi gibi taleplerin, şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine sunulması gerekmektedir. Davacının, şirket ortağı olan murisinin terekesi adına talepte bulunmaya diğer mirasçılardan muvafakat almış ise de, talep içeriği salt tereke alacağına ilişkin olmayıp, terekeye intikal eden şirket paylarından kaynaklı bir taleptir. Bunun için de şirketin bulunduğu ülke hukukuna göre başvuru yapması ve alacağı bir kesin hükmün tenfizini mahkememizden isteyebilir. Mahkememizce yabancı bir ülkenin mahkemelerinin yargı hakkına giren bir konuda karar vererek, şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye payının tespiti ve tahsiline karar verilmesi beklenemez. Yargı hakkı 6100 sayılı HMK'da 114/1-a maddesinde düzenlenmiş olup, bu husus dava şartı ve kamu düzenine ilişkin olup, bu şartın eksikliği halinde dava görülemez. Eldeki somut uyuşmazlıkta da dava şartı olan yargı hakkı yokluğu söz konusudur. Bu nedenle mahkememizce davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davacının davasının, yargı hakkı olan dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Alınması gerekli red harcı olan 732,00 TL'nin, davacı tarafça peşin yatırılan 802.414,64 TL harçtan mahsubu ile artan 801.682,64 TL'nin, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/02/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır