İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/718 E. 2025/961 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/718
Karar No
2025/961
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/718 Esas KARAR NO : 2025/961 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/08/2024 KARAR TARİHİ : 23/10/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Müvekkilinin... plakalı aracın sahibi olduğunu, 27.06.2023 tarihinde müvekkil...plakalı aracı ile seyir halindeyken ... plakalı aracın kusuru ile dava konusu kaza meydana geldiğini, mezkur kazanın oluşumunda ... plakalı araç %100 oranında kusurlu olduğunu, meydana kalan 27.06.2023 tarihli kaza neticesinde müvekkilinin aracında hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, söz konusu zararın TBK madde 49 uyarınca haksız fiil kapsamında karşılanması gerektiğini, Türkiye’ye giriş yapmak isteyen yabancı plakalı araçların işletenleri, mevzuat gereği ya sınır kapılarında zorunlu malî sorumluluk sigortası (ZMSS) yaptırmak ya da Türkiye’de geçerli Yeşil Kart Sigortasına sahip olmak zorunda olduğunu, . Türkiye’de de söz konusu Yeşil Kart Sigortası işlemlerini yerine getirmek ve yabancı plakalı araçların karıştığı kazalarda zarar görenlerin daha etkili bir şekilde korunmasını temin amacıyla Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu (TMTB) kurulduğunu, Yeşil Kartlı yabancı plakalı bir aracın Türkiye’de karıştığı bir trafik kazasından dolayı üçüncü kişilerin uğradığı zararın tazmini, yabancı sigorta şirketi ya da büro adına TMTB tarafından gerçekleştirildiğini, zarar görenler Yeşil Kartı düzenleyen yabancı sigorta şirketi ya da ilgili büro yerine doğrudan TMTB’ye müracaat edebilmekte ya da dava açabildiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na3 (KTK) göre yabancı plakalı taşıtların Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslara göre Türkiye’de geçerli sigortaları yoksa bunlar için zorunlu malî sorumluluk sigortası (ZMSS) Türkiye sınırlarına girişte yapılır (m 91/5). Yine Yabancı Plakalı Motorlu Kara Taşıtlarının Ülkemizde İşletilmesinden Kaynaklanan Hukukî Sorumluluk İçin Yaptırılacak Sigortaya İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 4. maddesinde Türkiye’ye girecek yabancı plakalı motorlu kara taşıtlarının işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere verilecek zararlardan kaynaklanan hukukî sorumluluk için zorunlu trafik sigortası veya bu sigorta ile eşdeğer bir sigorta teminatının bulunması zorunluluğu getirildiğini, buna göre Türkiye’ye giriş yapan motorlu kara taşıtların işletenlerinin ya Türkiye’de ZMSS yaptırması ya da Türkiye'de ZMSS’ye eş değer yabancı ülkede yaptırılmış bir malî sorumluluk sigortasının bulunmasının zorunlu olduğunu, TMTB, Yeşil Kart Sigortası ile Türkiye’ye gelen yabancı plakalı araçların verdikleri zarardan asgarî, Türkiye’deki ZMSS kapsamında bizzat sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile tüm taleplerin HMK'nın 107'nci Maddesi uyarınca belirsiz alacak kapsamında şimdilik 100 TL değer kaybı bedelinin (belirsiz alacak olarak); 26/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan alınarak vekil edene ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçesi ile; 100,00 TL değer kaybı taleplerini 7.100,00 TL artırarak 7.200,00 TL'ye artırımda bulunduklarını, talep artırım neticesinde 7.200,00 TL olan tazminat alacağının davalı tarafa başvuru tarihinden (13/02/2024) 8 iş günü sonrası olan 26/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; haksız davanın usule ilişkin şartları taşımadığından davanın usulden reddine, her halükarda müvekkili kurumun yapmış olduğu ödemeler sebebiyle sorumluluğu kalmadığından davanın esastan reddine, değer kaybına ilişkin ödeme yapılmış olup müvekkili kurumun sorumluluğu sona erdiğinden bakiye değer kaybı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 23/01/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "... 27.06.2023 tarihinde Davalıya ZMMS Trafik sigortalı sürücü... idaresindeki... plakalı araç ile davacıya ait ve sürücü ...ki ... plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle; 1)... yabancı plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 67/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU, 2)... plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü... meydana gelen kazanın oluşumuna ETKEN FAKTÖRÜ VE HATASI OLMADIĞI. 3)Davacıya ait... plakalı ...marka 2008 model yılı aracın sağ ön ve ön bölüm kaporta, mekanik ve elektrik aksamlarında meydana gelen hasarların Bahse Konu Trafik Kazası İle Uyumlu & İlintili Olduğu, 4)Davacıya ait... plakalı araçta meydana gelen Gerçek Hasar miktarının Yedek parça bedeli + İşçilik + KDV dahil 38.698,08TL olduğu, 5)Davacıya ait... plakalı 2008 Model ... 1.6 Prımelıne 4 Kapı araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 20.000,00-TL Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı, 6)Dosya muhtevasında bulunan ... A.Ş. 24.04.2024 İşlem tarihli dekonttan 12.800,00 TL Değer Kaybı miktarının, Davacı Vekiline ödenmiş olduğu anlaşıldığından, Davacının Bakiye Değer Kaybı Alacağının 7.200,00 TL olarak hesap edilmiş olduğu ..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar ve değer kaybı zararının karşılanması talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Dava konusu uyuşmazlık, davacıya ait ... plaka sayılı araç ile...plaka sayılı yurtdışı tescilli araç arasında 21/08/2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazasından kaynaklanmaktadır. Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5.maddesinde “Büro... sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Motorlu Taşıtlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi başta olmak üzere, motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında geçerli sigorta belgelerinin basım, denetim ve düzenlenmesi ile bu sigorta belgeleri kapsamında motorlu araçların sebep olduğu hasarların ödenmesini ve motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında düzenlenen ve ilgili mevzuat uyarınca ülkemizde geçerli bulunan sigorta sözleşmeleri kapsamında bu araçların sebep olduğu hasarların tedvir ve tasfiyesini temin eder.” hükmüne yer verilmiştir. Ülkemizin de üyesi bulunduğu Avrupa Konseyi mensuplarının 20 Nisan 1959 tarihinde imzaladıkları Beynelmilel Mecburi Mesuliyet Sigortasına Dair Avrupa Sözleşmesi gereğince ülkemizde de tüzel kişiliğe haiz Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Motorlu Taşıt Bürosu kurulmuş olup yeşil kart sistemi uygulanmaya başlamıştır. Yeşil kart poliçesi o ülkede düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi gibi kabul edilecektir. Buna göre yeşil kart sigortası anlaşmaya dahil birbirlerine seyahat edilecek yabancı ülkelerin zorunlu mali sorumluluk sigortalarını bir araya getiren beynelmilel bir sigorta poliçesi olarak tanımlanmaktadır. Dosya kapsamına göre kaza tarihinde dava dışı ...plaka sayılı aracın geçerli bir yeşil kart poliçesinin bulunduğu, kaza tarihi itibariyle davalı kurumun KZMMS Genel Şartları ve ekleri uyarınca 120.000,00-TL poliçe limitine kadar maddi zararlardan sorumlu tutulabileceği anlaşılmıştır. 3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. Davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu, uluslararası geçerliliği bulunan yeşil kart poliçesi ile sigortalanmış araçların ülkemiz sınırları içerisinde 3.kişilere vereceği zararları ZMMS sigortası genel şartları çerçevesinde karşılama sorumluluğu altında olup bu doğrultuda yeşil kart sigortalısı aracın verdiği zarardan araç sürücüsünün kusuru ve ZMMS poliçe limitleri dahilinde sorumluluğu bulunmaktadır. 4-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." 6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 7-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kusur dağılımı noktasındadır. Mahkememizce dosya adli trafik bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 23/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde ... plakalı araç sürücüsü dava dışı...'nın kural ihlaliyle tamamen hatalı olarak kazaya sebebiyet verdiği, davacı tarafa ait... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş sunulmuştur. Rapora karşı davalı vekilince itirazlar ileri sürülmüş ise de aksi iddia ve ispat edilmediği görülen kaza tespit tutanağına göre park yeri sırasında beklemekte olan davacıya ait araca,... plaka sayılı aracın geri manevrası sırasında çarpması suretiyle kazanın gerçekleşmiş olduğu, araç sürücüsü...'nın geri manevra sırasında gerekli dikkate ve özeni göstermemiş olması nedeniyle kazanın gerçekleştiği, kaza sırasında bekleme halinde olan davacıya ait araç sürücüsüne ait kusur bulunmadığı gözetilerek dava dışı sigortalı araç sürücüsü asli ve %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir. 8-Davacıya ait araçta hasarın onarımı sonrasında değer kaybı oluşup oluşmadığı hususunda alınan 23/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın rayiç değerinin kaza öncesinde 400.000,00-TL olduğu, aracın onarımının ekonomik olduğu ve onarım sonrasında 20.000,00-TL değer kaybı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davalı vekilinin sair itirazları sunulmuş ise de, davacıya ait aracın dava öncesindeki değeri, onarım gören parçaları, marka, model ve segmentine göre yapılan hesaplamanın hüküm kurmaya elverişli olduğu gözetilerek yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Davacıya ait aracın rayiç değerinin belirlenmesinde kaza öncesinde mevcut hasar kaydı ve önceki tarihli onarımlarının belirlenmesi önem arzetmektedir. Zira aynı bölgeden 2.kez oluşan hasarların yeniden değer kaybına yol açmayacağı gerek yargısal uygulamada gerekse teknik yönden yapılan incelemelerde istikrarlı olarak kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacıya ait aracın Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarında 28/03/2009 tarihli bir adet hasar kaydı tespit edilmiş ise de kazanın üzerinden 16 sene geçmiş olması nedeniyle hasar detaylarının celbi hususunda yazılan müzekkerelere verilen yanıtlarda hasar dosyasının temin edilemediği ve hasarın aracın hangi kısımlarına yönelik olduğu belirlenememiştir. TBK'nın haksız fiilden doğan zararların tazminine yönelik düzenlenen 50/2.maddesinde yer alan "Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hükmünü haiz olup davacıya ait aracın önceki tarihli hasar kaydının tam olarak tespit edilememiş olduğu, bu haliyle davacıya ait araçta yeni bir hasar kaydı oluşması nedeniyle değerinde azalma oluştuğunun kabulü gerektiği, bu değer kaybı zararı miktarının önceki tarihli hasar kaydının ayrıntılarına ulaşılamamış olmasından dolayı tam ve net olarak tespit edilememiş olması nedeniyle takdiri indirim uygulanması gerektiği gözetilerek, bilirkişi raporuyla tespit edilen 20.000,00-TL değer kaybı zararına takdiren %25 oranında indirim uygulanmış ve davacıya ait aracın kaza nedeniyle 15.000,00-TL değer kaybı zararı oluştuğu kabul edilmiştir. 9-Davacı vekilinin 21/07/2025 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerini değer kaybı zararı yönünden 7.200,00-TL'ye yükseltmiştir. Davalı kurum tarafından davacıya dava öncesinde 24/04/2024 tarihinde 12.800,00-TL ödeme gerçekleştirmiş olup, mahkememizce takdiri indirim sonrasında davacının 15.000,00-TL değer kaybı zararı bulunduğu kabul edildiğinden dava öncesi indirimin mahsubu sonrası davacının bakiye zararı 2.200,00-TL olarak tespit ve kabul edildiğinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek 2.200,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasına dair istemin takdiri indirim nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı kurumun poliçeden kaynaklanan sorumluluk sınırı 120.000,00-TL olup dava öncesi 12.800,00-TL ödeme yapıldığı ve bakiye poliçe limitinin 107.200,00-TL olduğu, talep edilen zararın poliçe limiti bakiyesinde karşılanabileceği gözetilerek poliçe limitinden kaynaklanan daha az bir sorumluluk sınırı belirtilmemiştir. Davacı tarafça tazminat miktarına temerrüt tarihi 26/02/2024 tarihinden itibaren avans faizi uygulanması talep edilmiştir. Davacı tarafça 13/02/2024 tarihinde davalı kuruma yazılı başvuru gerçekleştirildiği ve 8 iş günü sonrasında 26/02/2024 tarihinde temerrüt gerçekleştiği gözetilerek faiz başlangıcı olarak 26/02/2024 belirlenmiştir. Davacı tarafça avans faizi uygulanması talep edilmiş ise de yeşil kart sigortasıyla sigortalı olan aracın ticari nitelikte olmadığı ve ticari nitelikte olduğuna dair bir delil de sunulmadığı gözetilerek yasal faize hükmedilmiştir. Kısmen reddedilen kısım takdiri indirim nedeniyle bilirkişi tarafından belirlenen değer kaybı zararında azalma gerçekleşmesinden kaynaklandığından reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemiştir. 10-Her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de ,"6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı) Yukarıda alıntılanan istinaf ilamı ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2.200,00-TL bakiye değer kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalının poliçe limiti sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla 26/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasına dair istemin TBK 50/2.maddesi uyarınca uygulanan takdiri indirim nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak alınan 122,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 65,80-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 2.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 122,00-TL toplamı 549,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 92,00-TL posta ve tebligat ücreti, 6.500,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 7.019,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı. diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/718, K. 2025/961, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-718-e-2025-961-k-0380a820613f