İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/699 E. 2025/429 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/699
Karar No
2025/429
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/699 Esas - 2025/429 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2024/699 Esas KARAR NO : 2025/429

HAKİM :...... KATİP :......

DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALILAR : 1-...... 2- ...... VEKİLİ : Av. ...... İHBAR OLUNANLAR : 1- ...... VEKİLİ : Av. ...... : 2-...... VEKİLİ : Av. ......

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/10/2024 KARAR TARİHİ : 13/06/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ... plakalı araç 14.12.2023 tarihinde ...... ilçesinde seyir halinde iken davalı şirkete ait davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kusurlu olarak çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davacıya ait ... plakalı araç kusursuz iken davalılar sorumluluğundaki ... plakalı araç %100 kusurlu olduğunu, Yargılama konusu 14.12.2023 tarihli kaza sonrasında davacının aracı hasar aldığını, birçok parçası değiştirilmek, onarılmak ve boyanmak zorunda kaldığını, araçta meydana gelen hasar nedeniyle davacının işinin durması zararının davalılardan tazmini talepli iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu belirterek davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle davacının kazanç kaybı/iş durması zararına binaen şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihi olan 14.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; İş bu davaya bakmakta asliye hukuk mahkemeleri görevli olduğunu, davaya bakmakla ...... Mahkemeleri yetkili olduğundan davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, Davacı taraf, kazada davacıya ait ... plakalı aracın kusursuz olduğunu iddia etmişse de ... tarafından düzenlenen 14.12.2023 tarihli Trafik Kazasi Tespit Tutanağında davalılardan ...' in 3928 sayılı KTK ' nun 53/1-B maddesi gereğince kural ihlali olduğunu tespit etmişse de bu tespit hatalı olduğunu, Nitekim dava konusu kazada, davalı ..., ... Bulvarında orta şeritte seyir halinde iken trafiği kontrol ederek ... cadde kavşağında sola dönüş yapmak için sinyal vererek dönüş yapmak istediğini, Ancak davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ..., davalı ...'in sola dönüş için sinyal vermiş olmasına rağmen sol şeritte hızlanarak davalının sola dönüşüne engel olmak istediğini ve bu nedenle dava konusu kaza meydana geldiğini, davacının iş durması zararının varlığı kabul edilse dahi, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının getirtilmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek üzere dosyanın hesap uzmanının bulunduğu bir bilirkişi kuruluna tevdii ile aracın çalıştırılmaması sebebi ile zorunlu gider olan yakıt vb. masraflar dikkate alınarak davacı tarafın kaza tarihindeki günlük ve aylık ortalama net kazancı araştırılmak suretiyle rapor tanzim edilmesi gerektiğini, Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında sigorta şirketine karşı rücu edileceğinden HMK 61. Maddesi gereğince davanın poliçelerde yer alan ... A.Ş. Ve ... A.Ş. ' ye ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 18.02.2025 tarihli raporda özetle: "kusur yönünden Davalı şirkete ait ... plakalı aracın davalı sürücüsü ...'in, meydana gelen olayda % 100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu; Davacı şirkete ait ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'nun, olayda kusursuz olduğu; ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın, olayda kusursuz olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır. Kazanç yönünden Davaya konu ... model ... plakalı ...... marka model araçta oluşan 20 günlük kazanç kaybının 11.658,72.-TL olarak hesaplanabileceği, Kanaatini arz ederiz." şeklinde görüş bildirmiştir. Dava haksız fiilden kaynaklanmakta olup, ticari kazanç kaybının tahsiline ilişkindir. Dosyaya sunulan 14/12/2023 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda "...sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ...... Bulvarını takiben orta şeritten seyirle geldiği olay yeri ...... Cadde kavşağında sola dönüş yaptığı sırada solundan düz seyreden ... plakalı araçla çarpışır, bu araçta çarpışmanın etkisiyle sola savrularak kavşak içerisindeki duraklama halinde olan ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen yaralamalı kazada; ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 Sayılı KTK 53/1-B Maddde kural gereği kural ihlali görüleceği ... ve ... plakalı araç sürücülerinin kural ihlalinin görülmeyeceği... "şeklinde tutanak tanzim edildiği anlaşılmıştır. ... plakalı araca ait tramer kayıtları celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Davacı tarafça eldeki davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği savunulmuş ise de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer yasalarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. Somut olayda, uyuşmazlık, tacirler arasındaki haksız fiilin tahsili amacıyla davacı şirketin işleteni olduğu ticari araç ile davalı sürücü ve aracın işletenine karşı ticari kazanç kaybının tahsili amacıyla, açılan davada mahkememiz görevli kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davalı tarafından yetki itirazında bulunulmuş ise de, kazanın meydana geldiği mahallin ...... İlçesi olduğu anlaşılmakta olup, HMK 16. Madde gereğince yetki itirazı reddedilerek yargılamaya devam olunmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesinde zarar verenlerin birden fazla olması halinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde; “Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” şeklinde düzenleme mevcuttur. "...Haksız fiilenden kaynaklanan, trafik kazası nedeniyle aracın zarar görmesi nedeniyle, zarar gören aracın makul onarım süresi içerisinde, aracından mahrum kalması nedeniyle zararlarını talep edebilir. Zarar gören, ticari amaçla aracını kullandığı durumlarda, aracını kullanamaması nedeniyle oluşan kazanç kaybını da zarar olarak talep edebilir. Bu kapsamda zararın belirlenmesinde işletmenin kârlılığı değil, makul onarım süresi içerisinde, aracın kullanılmaması nedeniyle hesaplanacak kazanç kaybı nazara alınır. Zarar görenin giderlerinin fazla olması ve sair nedenlerle işletmesinin zarar etmesi, davacının makul onarım süresi içerisinde elde edeceği kazancı talep etmesine engel değildir. Ticari kazanç kaybı nedeniyle oluşacak zararın hesaplanmasında, makul süre içerisinde araç çalışsaydı elde edebileceği kazancından, aracın bu süre içerisinde çalışmaması nedeniyle yapılması gerekmeyen giderler mahsup edilerek, kazanç kaybı belirlenmelidir. Dolayısı ile davacıya ait araç çalışmamış olsa dahi yapacağı giderler, kazanç kaybından indirilebilecek giderlerden değildir. Örneğin, söz konusu işletmenin işyeri kirası var ise işyeri kirası, araca ait vergiler, araç muayene ücreti, araç çalışsın ya da çalışmasın yapılacak personel ödemeleri işletme gideri olup, işletme kârlılığının belirlenmesinde nazara alınır ise de, ticari aracın kazanç kaybının tespitinde nazara alınacak giderlerden değildir. Davada uyuşmazlık konusu işletmenin kârı değil, makul onarım süresi içerisinde aracın kullanılmamış olması nedeniyle kazanç kaybıdır..." (...... sayılı ilam) Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; kaza tarihi olan 14/12/2023 tarihinde ...... üzerinde orta şeritte seyreden davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki, diğer davalı ... Şirketi'nin işleteni olduğu ... plakalı aracın dönüş adalı kavşağına geldiğinde, seyrini orta şeritte sürdürürken sola dönüşe geçtiği, bu sırada sol gerisinden gelerek düz devam etmek isteyen davacı şirketin işleteni olduğu ... plakalı araca çarptığı, kusur değerlendirilmesinde mahkememizce alınan 18/02/2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davalı sürücünün kavşakta solundan düz seyreden aracın geçişini tamamlamasını beklemeyerek ve bu araca sol yan kısmı ile çarparak kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Zararın tespitine ilişkin olarak ise, yine alınan raporda aracın makul onarım süresinin 20 gün olduğu, davacıya ait aracın kiralık araç olarak kullanıldığı, bu suretle davacı yanın ticari defterlerinin de incelenmesi suretiyle hesaplanan bedel mahkememizce uygun görülmekle ıslah talebi göz önüne alınarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile 11.658,72 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa 14.12.2023 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 2-Alınması gereken 796,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL, ıslah dilekçesi ile yatırılan 197,40 TL harcın toplamı olan 625,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 171,40 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ...... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.800,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 197,40 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.052,60 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 538,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 20.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.538,50 TL masrafın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 11.658,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/06/2025

Katip ...... e-imzalı

Hakim ...... e-imzalı

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/699, K. 2025/429, T. 13.06.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-699-e-2025-429-k-b2c9eb1c6a2b