İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/69 E. 2026/33 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/69
Karar No
2026/33
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/69 KARAR NO : 2026/33

DAVA : Marka (Manevi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 28/03/2024 KARAR TARİHİ : 12/02/2026

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin dünyaca tanınmış global bir kozmetik şirketi olup, birçok ulusal gerekse de uluslararası marka tescil kuruluşu nezdinde tescilli ve aktif olarak kullanılan "---", -markalarının sahibi olduğunu, davacının yapmış olduğu araştırmalar neticesinde davalının---- no.lu ----- markalarını kendi adına tescil ettirdiği ile ----- no.lu----- markası için başvuruda bulunduğundan haberdar olmuş olduğunu, davalının TÜRKPATENT nezdindeki diğer marka tescil başvuruları incelendiğinde başvuru sahibinin dünyaca tanınmış -----ve benzeri birçok parfüm sektöründe tanınmış markanın da ayniyet derecesinde benzeri, markayı kendi adına tescil ettirme girişiminde bulunduğu ve bu başvuruların gerçek hak sahiplerinin itirazı üzerine reddedildiğinin görülmekte olduğunu, Araştırmalarını derinleştiren davacının, davalının eylemlerinin iş̧bu marka tescil ve başvuruları ile de sınırlı kalmadığını, davacıya ait----- no.---- markalan ve kimi ürünleriyle yüksek derecece benzerlik içeren hükümsüzlüğü talep edilen ürünlerin çevrimiçi ve çevrimdışı mecralarda piyasaya arz edildiğini tespit etmiş olduğunu, Davalının kendisine ait ----- sitesinde huzurdaki davaya konu -----markalarım taşıyan parfümleri, davacının orijinal markalı ürünlerinin alternatifi olarak satışa arz etmekte olduğunu, dava konusu davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden 3 adet ürünün söz konusu internet sitesi üzerinden satışa arz edildiğini gösterir, davalıya ait internet sitesindeki görselle, davalının bu delilleri yok etmesi riskine karşı ----- Noterliği nezdinde 22 Kasım 2023 tarih ve ----- yevmiye no.lu e-tespit işlemi ile tutanak altına alınmış olduğunu, işbu internet sitesinde incelendiğinde ürünlerin sinkaflı bir ifade olan "-----" ile----- olarak çevirebilecek bir ifade ile satışa arz edildiği görülmekte olduğunu Davacının aynı zamanda davalının - Havalimanı’nda yer alan------- no.lu kapıda yer alan mağazasın ziyaret etmiş ve dava konusu 3 adet dava konusu ürünlerden temin etmiş olduğunu, sunulan görsellerden görüldüğü üzere, davacı ve diğer markaları taşıyan "-------" ana markası altında davalı tarafından satışa arz edilen ürünlerin, bu markaları taşıyan üçüncü şahıslara ait orijinal çatı markalarım taşıyan stantlarda ve orijinal parfümlerle beraber satışa arz edilmekte olduğunu, Davalınım amacının davacıya ait markaları taşıyan ürünler verine, davaya konu benzer markalar altında kendisi tarafından satışa sunulan ürünlere yönlendirmek olduğunun açık olduğunu, Davalı tarafından satışa arz edilen ürünler ile davacı ürün ve markaları karşılaştırıldığında: davacının ----- ve türevi markaların sahibi olarak , işbu markasını parfümler üzerinde kullanmakta olduğunu, Davalının ise davacı markasının ayırt edilmeyecek derecede benzeri olan ------ markasını kendi adına tescil ettirmek üzere başvuruda bulunmuş olduğunu, İşbu markayı davacı markalarıyla birebir olacak şekille parfümler üzerinde kullanmakta olduğunu, her iki Ürünün de parfüm olduğunu, Davacının --- no.lu ------" markasının sahibi olup, işbu markasını parfümler üzerinde kullanmakta olduğunu, Davalının davacının markasını ayırt edilmeyecek derecede benzeri olan ---- no.lu " ----- markasını kendi adına tescil ettirmiş olduğunu ve işbu markayı davacı markalarıyla birebir olacak şekilde parfümler üzerinde kullanmakta olduğunu, davalının işbu eylemlerinin davacının davaya mesnet markalarından kaynaklı haklarına tecavüz ettiği ve haksız rekabet yarattığı izahtan vareste olduğunu, dolayısıyla, huzurdaki hükümsüzlüğü talep edilen markaların devrinin ile dava konusu markaların kullanımının huzurdaki davada verilecek karar kesinleşinceye kadar ünlenmesi talepli işbu marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davasının ikame edilme zorunluluğu söz konusu olmuş olduğunu, davacının uzun yıllardır birçok ülkede faaliyet gösteren dünyanın ōnde gelen kozmetik şirketleri olduğunu, Temel iştigal alanlarından biri parfüm ve kozmetik ürünleri olan ve bünyesinde birçok ünlü tanınmış şirket ve tasarımcıyla faaliyetlerini sürdüren davacı;---- gibi tanınmış başkaca birçok moda markasının ise kozmetik ve parfüm ürünleri bakımından münhasır lisanslı üreticisi ve dağıtıcısı olduğunu, davacının tanınmış "----" parfüm ve kozmetik ürünlerini kendisine ait "-----" çatı markası altında satışa arz etmekte olduğunu, --- lüks tüketim ürünleri grubunda yer alan "-----" çatı markasının, kozmetik ve parfüm ürünleri bakımından 1964 yılından beri ----- bünyesinde yer almakta olup, 01.07.2019 tarihinde ------- marka portföyünün ve haklarının sahibi ------ şirketi, tüm aktif ve pasiflerinin devralınması sureti ile davacı çatısında birleşmiş olduğunu, davacının "------" markasını korumak için aktif olarak kullanmakta olduğu 03. sınıfta menşe ülkesi dışında gerek TÜRKPATENT gerekse de Avrupa Birliği Marka Tescil Ofisi ("-") ve Dünya Fikir Mülkiyet Ofisi ("-") gibi birçok uluslararası marka tescil ofisi nezdinde tescil ettirerek koruma altına almış olduğunu, Davacının işbu ḍavaya konu "---" ve türevi markalan 03. sınıfta kozmetikleri/parfümleri kapsayacak şekilde TÜRKPATENT nezdinde de uzun yıllardır tescilli olduğunu, Davacının "----" markalı ürünleri ülkemizde kendi internet sitesine ek olarak --- ve ---- gibi büyük kozmetik mağaza satış zincirlej başta olmak üzere,----- çevrimiçi satış platformları gibi birçok mecrada da uzun yıllardır satışa arz edilmekte olduğunu, davacının "---" ve türevi markalı parfüm ve kozmetik ürünlerini de yine ---- marka portföyü altında satışa sunmakta olup, işbu markaları da yine sektörünün en tanınmış markaları arasında olduğunu, Davacı şirketin tescil kapsamında kullandığı "------" ve türevi markalı kimi ürünlerine dair görsellerin sunulduğunu, Davacının, ------" seri markalı ürünlerinin tanıtımında hiçbir mali harcamadan kaçınmamış ve söz konusu ürünlerin tanıtımı, reklamı ve pazarlanması için, televizyon ve internet aracılığı ile yayınlanan reklam ve ürün tanıtım videoları yaratmış olduğunu, ------ ve dưya çapında çok satan parfümleri içeren bir koku kataloğu bulunan dünyaca ünlü ---- ile davacının lisans sözleşmesi kapsamında üretilen "------" markalı parfümlerin dunyada en çok satılan ve tercih edilen parfümlerden biri olduğunu, "-----" ve türevi markaların da 03. sınıfta menş̧e ülkesi dışında gerek TÜRKPATENT gibi birçok ulusal gerekse de - ve -- gibi uluslararası marka tescil ofisi nezdinde tescil ettirerek koruma altına almış olduğunu, davacının, ------ işbirliği kapsamında ----" isimli yeni bir parfümm piyasaya sürmüş olduğunu "-----" vẹ türevi markalı ürünlerin bugün ---- gibi seçkin mağazaların yağı sıra ------ gibi sıklıkla alışveriş yapılan çevrimiçi platformlarda da satışa sunulmakta olduğunu, SMK m. 25 uyarınca "5 inci veya 6 nci maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceğini, hükümsüzlüğü talep edilen ---- no.lu "---- " ve------ markalarının 03. sınıfta davacının huzurdaki davaya mesnet ve davalıya ait marka tescillerinden çok daha tescile konu edilen------ve türevi markaları ile ---- no.lu " ------" marka tescilinin kapsadığı 03. sınıfta yer alan birebir aynı ve benzer mallar için tescile konu edilmiş olduğunu, Dolayısıyla markaların kapsamındaki mallar bakımından aranan benzerlik şartının oluştuğunu, dava konusu markalarda yer alan "------" ibaresinin davalının marka portföyü incelendiğinde çatı markası niteliğinde olup, yapılacak benzerlik değerlendirmesinde bu ibarenin nazara alınmaması gerekmekte olduğunu, bu kapsamda hükümsüzlüğü talep edilen markaların, davacının davaya mesnet markalan ile ayırt edilemeyecek derede benzer olduğu ortada olduğunu, Beyan ederek; Davaya konu markaların sicilden terkinini, Tecavüzün giderilmesini ve ortadan kaldırılmasını, Davalıya ait------ alan adlı sitesinin yasaklanmasını, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi zararın değeri için şimdilik 10.000TL, 10.000TL manevi tazminat ve 5.000TL itibar tazminatının işleyecek faiz ile davalıdan tahsilini, davalı aleyhine verilecek kararın Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede masraflar davalıda olmak kaydıyla 15 gün ara ile iki kere yayınlanmasını, yargılama giderlerini ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı adına tescilli bulunan, ---- tescil numaralı ve “---- ” ibareli markanın asli ve baskın unsurunun “------” değil, “-----” çatı unsuru olduğu, davalının mesnet “-------” markasının zayıf marka vasfında olduğu, davacının fiili kullanımının da “----” şeklinde değil, “---- ” şeklinde olduğu bu nedenlerle karıştırılma ihtimali değerlendirmelerinin----” markaları formülü ile yürütülmesi gerektiğini, davalı adına tescilli bulunan, ---- tescil numaralı ve “ -----” ibareli markanın asli ve baskın unsurunun ---” değil, “----” çatı unsuru olduğu, davalının - “-----” markasının zayıf marka vasfında olduğu, davacının fiili kullanımının da “----” şeklinde değil, “---” şeklinde olduğu bu nedenlerle karıştırılma ihtimali değerlendirmelerinin “çatı marka + zayıf ayırt edici unsur / zayıf ayırt edici unsur” markaları formülü ile yürütülmesi gerektiği aşağıda detayları ile savunulacak olduğunu, Hükümsüzlük istemine konu edilmeyen “-----” fiili kullanımları için de yine zayıf marka savunması yapılacak olup, “---- ” anlamına gelen, alelade bir slogandan ibaret olan markanın ayırt ediciliğinin de zayıf olduğu ve koruma kapsamının bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği savunulacak olduğunu, Davaya dayanak “----” markasının da “-----” markasının da----” markasının da ayırt edicilik gücünün zayıf olduğu, zayıf marka vasfında oldukları, bu nedenle katlanma yükümlülüğü kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği, davalı markasındaki çatı markanın işaretler arasında yeterli ayrışmayı sağlayacağı kabul edilmesi gerektiğini, Gerek öğretide, gerek Yargıtay uygulamalarında gerekse de ---- uygulamalarında, mesnet markanın ayırt edicilik düzeyinin saptanmasında, ‘zayıf marka’ – ‘ortalama marka’ - ‘güçlü marka’ ayrımı yapılmakta olduğunu, İlgili Yargıtay uygulamalarında görüldüğü üzere tescilli markanın (mesnet markanın) asli unsuru mahiyetinde olan kelime unsurlarının düşük ayırt ediciliğe sahip olduğu durumlarda zayıf markanın varlığından bahsedileceğini, davacı taraf, tek başına “-----” kelimesini tescillemiş ise de bu kelimenin ayırt edicilik gücünün zayıf olduğu kabul edilmeli olduğunu, Hem tescil anında hem de günümüz itibariyle kelimenin hem sektörel yönüyle hem de genel / gündelik dil itibariyle kullanım yönüyle zayıf bir markasal karşılığı bulunmakta olduğunu, Kelime --- olup ----” anlamına geldiğini, Gündelik dilde ise “kendisine hayran olunan – rol model alınan kişi” anlamına geldiği bilinmekte olduğunu, Söz konusu kelimenin kavramsal olarak da sektörel olarak da zayıf bir içeriğe sahip olduğunu, ---- ve ------ gibi sektörel olarak önemli konumda olan şirketler dahi bu ismi ürün modellerinin adlandırılmasında kullanmakta olduğunu, Haliyle artık bu ismin ayırt ediciliğinin zayıfladığının kabulü gerekli olduğunu, ----- Markası Yönünden: Davacı tarafın, tek başına “------” kelimesini tescillemiş ise de bu kelimenin de ayırt edicilik gücünün zayıf olduğu kabul edilmesi gerektiğini, hem tescil anında hem de günümüz itibariyle kelimenin hem sektörel yönüyle hem de genel / gündelik dil itibariyle kullanım yönüyle zayıf bir markasal karşılığı bulunmakta olduğunu, Kelime ---- olup “---” anlamına geldiğini, “-----” kelimesinin sektörel olarak çeşitli firmalarca “çatı markanın” bir modeli / alt ürün ismi olarak kullanılmaya başlanmış olan ayırt ediciliği zayıf bir ibare haline gelmiş durumda olduğunu, ---- Markası Yönünden: davacı taraf, tek başına “------” kelimesini tescillemiş ise de bu kelimenin de ayırt edicilik gücünün zayıf olduğu kabul edilmeli olduğunu, Kelimenin ---- olup “ ------” anlamına geldiğini, ayırt ediciliği zayıf bir slogandan ibaret olduğu açık olduğunu, Bu ibarenin de yine sektörde çeşitli firmalarca kullanıldığı görülmekte olduğunu, ----- davasında da bu husus vurgulanmış ve ----- ibaresi zayıf marka olarak değerlendirilmiş olduğunu, Bir başka kararda ----- isimli perakende zinciri tarafından üretilen, tüm Türkiye’de kullanılan ve yüksek tanıtım faaliyetleri ile milyonlarca kullanıcıya ulaşan “ -----” markasının zayıf marka olarak nitelendirildiği ve koruma kapsamının daraltıldığı görülmekte olduğunu, ---- markası her ne kadar tanınmış marka vasfında ise de bu markanın içerisinde yer alan “------” ibaresi markanın zayıf unsurunu oluşturmakta olduğunu, davalı tarafın kusurlu olduğu karşı tarafça ispat edilmedikçe, tescilli markaya dayalı kullanımların tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırdığını ,davacı tarafın manevi tazminat talebinde bulunmuş olduğunu, Fakat talebine dayanak olan manevi zararı ispata elverişli herhangi bir gerekçe yahut delil sunamamış olduğunu, Salt beyana dayalı manevi zarar ve itibar tazminatı istemlerinin reddinin gerektiğini, davacı tarafın davadan önce almış olduğu noter e- tespit tutanağının da sadece web sitesine ilişkin olduğunu, Web sitesinde marka ihlalinin mevcut olduğu anlamına gelmemek kaydı ile bir anlığına davadan önce web sitesinde satış işleminin mevcut olduğu kabul edilse bile işyerinde fiziksel bir ürün tespit edilememesi, web sitesinin kapatılmış olması ve satışın mevcut olmaması nedeniyle ihlal kaynaklı taleplerin yersiz ve dayanaksız kalmış durumda olduğunu, El koyma ve imha ve sair ref taleplerinin reddi gerektiğini beyan etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli --- tescil numaralı --- + şekil, ----- tescil numaralı ---- + şekil markalarının davacı markaları yönünden iltibas oluşturup oluşturmadığı, hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, anılan markaların markasal kullanımları dolayısıyla davacının ---- tescil nolu ---- nolu ---- nolu ------ tescil numaralı, ---- numaralı, ------ tescil numaralı markalar yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı ve haksız rekabet oluşturup oluşturması, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin oluşması halinde maddi ve manevi tazminatın ve itibar tazminatının gerekip gerekmeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret sicil kaydı yazı cevabında özetle; davacının 18/2/2020 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı ----- markasının 03.sınıfta 11/10/2010 tarihinde, ---- tescil numaralı -----markasının 01, 02, 03, ve 05,.sınıflarda 17/09/1995 tarihinde, ---- tescil numaralı ----- markasının 03.sınıfta 08/04/2020 tarihinde, ---- tescil numaralı---- markasının 03,sınıfta 17/03/2015 tarihinde, ------ tescil numaralı şekil markasının 03,sınıfta 20/06/2021 tarihinde,--- tescil numaralı ------ markasının 03,sınıfta 19/09/2022 tarihinde davacı adına tescil edildiği, ----- tescil numaralı ---- markasının 23/08/2023 tarihinde, --- tescil numaralı ---- - markasının 03.sınıfta 01/10/2023 tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce delil tespiti yaptırılmış olup alınan heyet raporunda özetle; ---- isimli internet sitesinde; firma iletişim bilgilerinde; firma adresinin “------”, firma iletişim numarasının ---- , firma eposta adresinin ---- olduğu görülmüştür. Site tescil bilgilerinde; alan adının ---- firması tarafından kayıt edildiği, alan adı sahibi kişi bilgileri, ----- uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ---- organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara ----- sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 02.01.2021 tarihinde kayıt ettirildiği ve 02.01.2025 tarihine kadar kayıtlı olduğu, site erişim ve yer sağlayıcısının ------” olduğu görülmüştür. Tespit isteyen adına tescilli ŞEKİL ibareli markaların davalı tarafından ----- isimli internet sitesinde ticari etki ve avantaj sağlanacak şekilde iltibasa yol açacak düzeyde kullanıldığına dair görüş bildirmişlerdir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “-----” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olmadığı, siteye güncel girildiğinde ------ yönlendirildiği ve sayfa içeriğinin boş olarak görülmekte olduğu, dosyaya önceden sunulan bilirkişi raporu incelendiğinde ilgili sitenin geçmişte yayında olduğu tespit edilip kayıt altına alındığı, tüm bu veriler ışığında İlgili internet sitesinin geçmişte yayında olduğu dava sonrasında yayından kaldırıldığı anlaşılmış olup, sitenin güncel durumu ve önceki bilirkişi raporuna dair ekran görüntüleri bilişim değerlendirme kısmında detaylıca sunulduğu, Davacı Taraf Adına 03. Sınıfta, ---- Tescil Numaralı “----” , ----- Tescil Numaralı-----Tescil Numaralı-----Tescil Numaralı ----- Tescil Numaralı ----- Numaralı ----- Markalarının tescilli olduğu, Davalı adına 03. Sınıfta tescilli ----- Tescil Numaralı ----- Tescil Numaralı------- markalarının tescilli olduğu, Hükümsüzlük gerekçeleri Bakımından yapılan değerlendirmede: SMK Gİ" kriteri ---- ve ------- ibarelerinin özgün ibareler olması ve ticaret alanına ilk kez davacı tarafça çıkarılmış olmaları nedeniyle Davalı adına 03. Sınıfta tescilli ---- Tescil Numaralı ---- ve ----- Tescil Numaralı ----- markalarının SMK 6/1 bendi uyarınca hükümsüz kılınabileceği, davacı tarafın yoğun ve fiili kullanımlarının uzun zamandan beri devam ediyor olması, ---- ve-----ibarelerinin ticaret alanına ilk kez davacı tarafça çıkarılmış olmaları nedeniyle Davalı adına 03. Sınıfta tescilli ---- Tescil Numaralı ---- ve--- Tescil Numaralı ---- markalarının SMK 6/3 gereği hükümsüz kılınabileceği, Davacı markaları hakkında alınmış bir tanınmışlık kararı bulunmadığı, markanın yoğun kullanımı Mevcut olmakla birlikte bu kullanım markanın TANINMIŞ MARKA olarak kabul edilmesine yeterli olmadığı, bu nedenle SMK 6/4 şartlarının oluşmadığı, Somut olayda, dava tanınmışlığın tespiti olmadığı gibi sunulan deliller de ----- kriterleri ve TÜRKPATENT tarafından benimsenen İlkelere göre davacı tarafa ait markanın tanınmış marka olarak kabul edilebilmesi için yeterli olmayacağı, Somut olayda davacının ticaret unvanı olan ------ ibaresi davalı tarafça tescile konu edilmediğinden SMK 6/6 anlamında hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı, Somut olayda davacı ile davalı arasında sorudan bir ilişki kurulmamış olduğu, “------” kelimesi yaygın bilinen bir kelime olmakla birlikte kelimenin ---- veya Türkçe yazımının değil de ------ imlasının seçilmiş olmasının, yine sadece davacı tarafça tescile konu edilmiş bulunan ----- ibaresinin tescillenmesinin MK 2 anlamında dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği, davalı tarafın fili kullanımlarının davacı markalarıyla iltbas oluşturmaya mahal verecek tarzda olduğu, ortalama bir tüketicinin (03. Sınıftaki tüketicinin dikkate seviyesi de dahil) çatı markalarla birlikte alt marka veya yan markaları da aklında tutabileceği, bu anlamda davacı adına tescilli ------- ibareli markalarının ihlal edilmiş sayılabileceği, mali Yönden: Davacının beyan dilekçesinde Tazminat hesabının SMK 151/2-b maddesine göre yapılmasının talep ettiği, Davalının faaliyet giderleri öncesi toplam kazancının :17.493.369,38 TL olarak hesaplandığı, ancak davalı firma satış faturalarının incelemeye ibraz edilen defterler içerisinde yer almamış olması nedeni ile satış detaylarının görülmediği, toplam satışlar içerisinde dava konusu ürünlerin yer alıp almadığı, satışlarının hangi ürünlerden oluştuğu yada toplam satışlar içerisinde dava konusu ürün satışlarının toplamının ne kadar olduğu yönünde tespit yapılamadığı, dava konusu ürünlerden elde edilen kazancın hesaplanabilmesi için davalının satış detaylarını (satış faturaları, varsa satılan ürün listeleri) ibraz etmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir. Dosyanın muhasip bilirkişiye tevdi ile net kazanç yönünden ek rapor aldırılmış olup alınan raporda özetle; davalı firma Vekili tarafından 14.6.2025 tarihinde verilen Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde müvekkilinin 24.11.2023-28.03.2024 arası dönemi kapsayan satış faturalarını dosyaya ibraz ettiği, satış faturaları üzerinde yer alan ürün açıklamaları içerisinde “ ----' --- -- - “ adları ile ürün satışına rastlanmadığı, bazı faturalarda sadece ürün kodlarının yer aldığı bu ürünlerin içeriği hakkında herhangi bir tespit yapılamadığı, Kök raporumuzda;Davalının faaliyet giderleri öncesi toplam kazancının :17.493.369,38 TL olarak hesaplandığı,ancak davalı firma satış faturalarının incelemeye ibraz edilen defterler içerisinde yer almamış olması nedeni ile satış detaylarının görülmediği, toplam satışlar içerisinde dava konusu ürünlerin yer alıp almadığı, satışlarının hangi ürünlerden oluştuğu yada toplam satışlar içerisinde dava konusu ürün satışlarının toplamının ne kadar olduğu yönünde tespit yapılamadığı şeklinde tespit yapılmış idi. Davalının sunmuş olduğu 24.11.2023-28.03.2024 arası dönemi kapsayan satış faturaları içerisinde dava konusu ürün satışları tespit edilemediğinde yeniden bir hesaplama yapılamadığından kök raporumuzda değişiklik olmadığına dair görüş bildirmişlerdir. Davacı vekilinin bedel artırım dilekçesinde özetle; maddi tazminat talebimizi 100.000 TL ve dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz olmak üzere arttır ve ıslah talebimizle beraber manevi tazminat talebimizi 100.000 TL ve dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz olarak belirler, HMK m.141/2 uyarınca ıslah talebimizin kabul edilerek, Davanın 100.000 TL maddi, 100.000 TL manevi, 5.000 TL itibar tazminatı ile bunların dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz taleplerimiz dahil olmak üzere tümden kabulüne, ve yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 6769 sayılı SMK'nın SMK , 6/1, 6/4, 6/5, 6/, 7. ve 29. Maddeleri. Maddeleri, GEREKÇE: Dava, Markanın hükümsüzlüğü ile davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacı taraf, "-----" markalarının sahibi olduğunu, davacının yapmış olduğu araştırmalar neticesinde davalının --- no.lu " --- ve ----- no.lu-------" markalarını kendi adına tescil ettirdiğini, davalı adına tescilli markaların SMK'nın 6/1,6/3/6/4,6/5,6/6,6/9. Maddesi kapsamında hükümsüz kılınması gerektiğini, yine davalı tarafın ---- şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ------ markaları yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğunun ve haksız rekabet oluşturduğu iddiası ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün durdurulması, giderilmesi, önlenmesi ve tecavüz oluşturan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalı tarafın marka hakkına tecavüz oluşturan kapsamda; müvekkile ait dava konusu njarka ile dava konusu ürün ambalaj kompozisyonlarına sahip üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış ve/veya satışa sunulmuş ürünler ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı materyaller ile, sair tanıtım malzemeleri ve araçları, bu ürünlerin üretiminde münhasıran kullanılan cihaz ve makinalara el konulmasına, karar kesinleştiğinde imhasına, davalı tarafın davacının ------markaları aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer marka ve ürün kompozisyonlarının, davalı tarafından mal veya ambalaj üzerine konulmasının yasaklanmasına, araçlara el konulmasırla ve bu araçların da imhasına, bu ürünlerin piyasaya sürülmesinin, stoklanmasının, ilgili markaların iş evrakı ve reklamlarda kullanımının yasaklanmasına, Davalı tarafa ait ----- adresindeki davacı tarafın marka hakkına tecavüz oluşturan "----", ------ şeklindeki içeriklerin çıkarılmasına, kullanımların yasaklanmasına ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı zararların tazmini için maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatının tarafına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir. Hakız rekabet TTK'nın 54. Maddesinde düzenlenmiş, "Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde tanımlanmış ve haksız rekabet halleri TTK'nın 55. Maddesinde sayılmıştır.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olay incelendiğinde; ----- tescil numaralı "-----" markasının 03. Sınıfta,---- tescil numaralı ----- markasının 03.sınıfta 11/10/2010 tarihinde, ----- tescil numaralı ----markasının 01, 02, 03, ve 05,.sınıflarda 17/09/1995 tarihinde, -- --- tescil numaralı ---- markasının 03.sınıfta 08/04/2020 tarihinde, -------tescil numaralı---- markasının 03,sınıfta 17/03/2015 tarihinde, ----- tescil numaralı şekil markasının 03,sınıfta 20/06/2021 tarihinde, ---- tescil numaralı ----- markasının 03,sınıfta 19/09/2022 tarihinde davacı adına tescil edildiği, --- tescil numaralı ---- markasının 23/08/2023 tarihinde, --- tescil numaralı ------ markasının 03.sınıfta 01/10/2023 tarihinde davalı adına tescil edildiği, tarafların bu tescilli markalarını içeren kozmetik ürünlerini satışa sundukları alınan bilirkişi raporları ve TPMK kayıtları ile sabittir. Bu tespitten sonra davacı tarafın öncelikle davalı adına tescilli --- tescil numaralı -----şekil" markasının hükümsüzlük talebi incelenmiş, ---- tescil numaralı "----" markasının 03. Sınıfta, ---- tescil numaralı ----- markasının 03.sınıfta 11/10/2010 tarihinde davacı adına tescil edildiği,--- tescil numaralı ---- markasının 23/08/2023 tarihinde davalı adına tescil edildiği, her iki taraf adına tescil edilmiş markalar dikkate alındığında "------" ibaresinin özgün ibare olduğu, kullanılan parfüm emtiası için ayırt edici karakterinin bulunduğu, taraf markalarındaki kullanımlarda idole ibaresinin ürün açısından ayırt edici karakter taşıdığı, idole ibaresinin satışa sunulan ürünlerdeki kullanımlarda tek başına ayırt edici karakter olarak tüketiciye sunulduğu, bu haliyle her iki taraf markasındaki ----- ibaresinin birebir aynı ibare olduğu ve hitap ettiği tüketici kitlesi açısından da aynı kitleye hitap ettikleri dikkate alındığında iltibas tehlikesinin oluşacağı dikkate alındığında ve davacı tarafça markanın ilk olarak kullanıldığı ve ticari hayata sunulduğu dikkate alındığında ve yine davacı markasının uzun yıllardır kullanıldığı dikkate alındığında davalı tarafça markanın bilinmeksizin ve iyi niyetli olarak tescil edildiği iddiasının yerinde olmayacağı kabul edildiğinden davalının iyi niyetli olamadığı kabul edilerek SMK'nın 6/1, 6/3 ve 6/9. Maddesi gereği davalı markasının hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça SMk'nın 6/4. Maddesi gereği davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava edilmiş ise de davacı markasının sık olarak kullanılmasının ona tanınmış marka vasfı kazandırmayacağı ve tanınmış marka tescili de bulunmadığı dikkate alındığında SMK'nın 6/4. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı, yine alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere dosyaya sunulan belgeler dikkate alındığında --- kriterleri ve TPMk kayıtlarına göre davacının markasının tanınmış marka olarak kabul edilemeyeceği dikkate alındığında SMK'nın 6/5. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, yine davalı kullanımının davacı tarafa ait ----- ibaresini marka olarak kullanmadığı dikkate alındığında SMK'nın 6/6. Maddesi gereği de hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı kabul edilmiştir. Davalı adına tescilli ---- tescil numaralı -----şekil" markasının hükümsüzlük talebi incelenmiş, ---- tescil numaralı ---- markasının 03.sınıfta 08/04/2020 tarihinde davacı adına tescil edildiği,---- tescil numaralı -----şekil" markasının 01.10.2023 tarihinde davalı adına tescil edildiği, her iki taraf adına tescil edilmiş markalar dikkate alındığında "------" ibaresinin özgün ibare olduğu, kullanılan parfüm emtiası için ayırt edici karakterinin bulunduğu, taraf markalarındaki kullanımlarda ----- ibaresinin ürün açısından ayırt edici karakter taşıdığı, ----- ibaresinin satışa sunulan ürünlerdeki kullanımlarda tek başına ayırt edici karakter olarak tüketiciye sunulduğu, ----- ibaresinin tamamlayıcı unsur olduğu, bu haliyle her iki taraf markasındaki ----- ibaresinin birebir aynı ibare olduğu ve hitap ettiği tüketici kitlesi açısından da aynı kitleye hitap ettikleri dikkate alındığında iltibas tehlikesinin oluşacağı dikkate alındığında ve davacı tarafça markanın ilk olarak kullanıldığı ve ticari hayata sunulduğu dikkate alındığında ve yine davacı markasının uzun yıllardır kullanıldığı dikkate alındığında davalı tarafça markanın bilinmeksizin ve iyi niyetli olarak tescil edildiği iddiasının yerinde olmayacağı kabul edildiğinden davalının iyi niyetli olamadığı kabul edilerek SMK'nın 6/1, 6/3 ve 6/9. Maddesi gereği davalı markasının hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça SMk'nın 6/4. Maddesi gereği davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava edilmiş ise de davacı markasının sık olarak kullanılmasının ona tanınmış marka vasfı kazandırmayacağı ve tanınmış marka tescili de bulunmadığı dikkate alındığında SMK'nın 6/4. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı, yine alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere dosyaya sunulan belgeler dikkate alındığında ---- kriterleri ve TPMk kayıtlarına göre davacının markasının tanınmış marka olarak kabul edilemeyeceği dikkate alındığında SMK'nın 6/5. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, yine davalı kullanımının davacı tarafa ait ----- ibaresini marka olarak kullanmadığı dikkate alındığında SMK'nın 6/6. Maddesi gereği de hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı kabul edilmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüzün tespiti ve durdurulması ve ortadan kaldırılmasına ilişkin talepleri değerlendirilmiş, ----- tescil numaralı "----" markasının 03. Sınıfta, ---- tescil numaralı ------ markasının 03.sınıfta 11/10/2010 tarihinde davacı adına tescil edildiği,--- tescil numaralı ---- markasının 23/08/2023 tarihinde davalı adına tescil edildiği, her iki taraf adına tescil edilmiş markalar dikkate alındığında "------" ibaresinin özgün ibare olduğu, kullanılan parfüm emtiası için ayırt edici karakterinin bulunduğu, taraf markalarındaki kullanımlarda ----- ibaresinin ürün açısından ayırt edici karakter taşıdığı, ----- ibaresinin satışa sunulan ürünlerdeki kullanımlarda tek başına ayırt edici karakter olarak tüketiciye sunulduğu, bu haliyle her iki taraf markasındaki ------ ibaresinin birebir aynı ibare olduğu ve hitap ettiği tüketici kitlesi açısından da aynı kitleye hitap ettikleri dikkate alındığında iltibas tehlikesinin oluşacağı dikkate alındığında davalı tarafın kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz eder mahiyette olduğu kabul edilmiş ve her ne kadar davalı tarafın adına tescilli --- tescil numaralı ----- markası bulunsa da bu marka yönünden hükümsüzlük kararı verildiği ve yine SMK'nın 155. Maddesi gereği bu markayı kendisinden önce hak sahibi olan davacı tarafa karşı ileri süremeyeceği dikkate alınarak marka hakkına tecavüzün oluştuğu kabul edilmiştir. Yine davacı tarafın davalı tarafın "----- şeklindeki kullanımlarının davacı adına tescilli ---- tescil numaralı------ markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğuna ilişkin talebi incelendiğinde, her iki taraf adına tescil edilmiş markalar dikkate alındığında "------" ibaresinin özgün ibare olduğu, kullanılan parfüm emtiası için ayırt edici karakterinin bulunduğu, taraf markalarındaki kullanımlarda ----- ibaresinin ürün açısından ayırt edici karakter taşıdığı, ------ ibaresinin satışa sunulan ürünlerdeki kullanımlarda tek başına ayırt edici karakter olarak tüketiciye sunulduğu, ----- ibaresinin tamamlayıcı unsur olduğu, bu haliyle her iki taraf markasındaki ----- ibaresinin birebir aynı ibare olduğu ve hitap ettiği tüketici kitlesi açısından da aynı kitleye hitap ettikleri dikkate alındığında iltibas tehlikesinin oluşacağı dikkate alındığında davalı tarafın kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz eder mahiyette olduğu kabul edilmiş ve her ne kadar davalı tarafın adına tescilli ----- tescil numaralı "------şekil" markası bulunsa da bu marka yönünden hükümsüzlük kararı verildiği ve yine SMK'nın 155. Maddesi gereği bu markayı kendisinden önce hak sahibi olan davacı tarafa karşı ileri süremeyeceği dikkate alınarak marka hakkına tecavüzün oluştuğu kabul edilmiştir. Yine davacı tarafın davalı tarafın ----- şeklindeki markasal kullanımlarının davacı adına tescilli ----- tescil numaralı----- markası markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğuna ilişkin talebi incelendiğinde, davalı tarafın markasal kullanımının ana ve ayırt edici kullanımının ------ ibaresi olduğu, davacı markalarının ana ve ayırt edici unsurunun ------ ibaresi olduğu, bu haliyle davalı kullanımlarının davacı tarafın markası ile birebir aynı şekilde ses, anlam ve görsel olarak benzerlik taşıdığı ve yine kullanımın 03. Sınıfta parfüm emtiası için olduğu dikkate alındığında davalı kullanımlarının davacı taraf adına tescilli marka ile iltibas oluşturacağı ve tüketicilerin karıştırılma dahil bağlantı kuracağı kabul edilmiş ve davalının "---- şeklindeki kullanımlarının davacının ------markalardan kaynaklı haklarına tecavüz eder mahiyette olduğu kabul edilmiştir.Bu kabuller karşısında davacı tarafın maddi tazminat talepleri de değerlendirilmiş, SMK'nun 149 ve devamı maddeleri gereği davacı tarafın marka hakkına tecavüzün varlığı halinde maddi tazminat talep hakkının bulunacağı kabul edilmiş, davacı tarafın 151/2-b Maddesi gereği tecavüz edenin net lkazancı yönünden talepte bulunduğu dikkate alınarak davalı kayıtları üzerinde yapılan incelemede ihlalin gerçekleştiği dönemde davalı tarafın elde ettiği net kazanç miktarının 17.493.369,38 TL olduğu ancak davalı tarafça ayrıntılı olarak defter ve kayıtlar sunulmadığından ihlal oluşturan davalı kullanımlarından elde edilen net kazanç belirlenemediğinden TBK'nın 50 ve 51. Maddesi kapsamında taleple de bağlı kalınarak 100.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının davacı tarafa adına tescilli markayı marka hakkına tecavüz eder şekilde kullandığı, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149. Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının markaya konu kullanımlar, ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 10.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, yine davacı tarafın kararın yayınlanması talebinin de SMK'nın 1491/g Maddesi gereği kararın yayınlanmasını isteme hakkı bulunduğu kabul edilerek kararın Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalı tarafça karşılanmasına, fazlaya ilişkin ilan talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafça davalı tarafın marka hakkına tecavüz eylemleri dolayısıyla markasının itibarının zarar gördüğü iddiasından kaynaklı itibar tazminatı talebi de değerlendirilmiş, salt marka hakkına tecavüzün itibar tazminatını gerektirmeyeceği, davalı kullanımları ile davacının markasının kötülenmesi, kötü şekilde üretilmesi, satışa sunulması, ya da kötü şekilde üretilen ve temin edilen ürünlerin satışa sunulduğuna dair bir delil bulunmadığı dikkate alındığında itibar tazminatı şartlarının oluşmadığı kabul edilmiş ve bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın haksız rekabet talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 7 ve 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüzün koruma altına alındığı, bu haliyle özel düzenleme ile markasal korumanın sağlandığı, bu koruma olmasa idi TTK'nın 54 vd. Maddeleri kapsamında 55/a-4 maddesinde düzenlenen Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak şeklindeki hüküm gereği de hakkın korunmasının mümkün olacağı, ancak özelde marka korumasına dair SMK hükmü karşısında bu hükmün genel hüküm olduğu ve bu haliyle davacı tarafın hakkına tecavüzün tespit edildiği, hukuki vasıflandırmanın hakimde olduğu da dikkate alındığında genel hüküm cihetiyle yeniden karar verilmesine gerek olmayacağı kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanı KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalı adına tescilli ---- tescil numaralı ----şekil" markasının tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, SİCİLDEN TERKİNİNE, 2- Davalı adına tescilli ---- tescil numaralı ----ŞEKİL" markasının tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, SİCİLDEN TERKİNİNE, 3-Davalı tarafın "-----ŞEKİL" şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ------markaları yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİ İLE, TECAVÜZÜN DURDURULMASI, GİDERİLMESİ, ÖNLENMESİ VE TECAVÜZ OLUŞTURAN MADDİ DURUMUN ORTADAN KALDIRILMASINA, 4-Davalı tarafın marka hakkına tecavüz oluşturan kapsamda; müvekkile ait dava konusu njarka ile dava konusu ürün ambalaj kompozisyonlarına sahip üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış ve/veya satışa sunulmuş ürünler ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı materyaller ile, sair tanıtım malzemeleri ve araçları, bu ürünlerin üretiminde münhasıran kullanılan cihaz ve makinalara el konulmasına, karar kesinleştiğinde imhasına, davalı tarafın davacının ------markaları aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer marka ve ürün kompozisyonlarının, davalı tarafından mal veya ambalaj üzerine konulmasının yasaklanmasına, araçlara el konulmasırla ve bu araçların da imhasına, bu ürünlerin piyasaya sürülmesinin, stoklanmasının, ilgili markaların iş evrakı ve reklamlarda kullanımının yasaklanmasına, 5- Davalı tarafa ait ----- adresindeki davacı tarafın marka hakkına tecavüz oluşturan----- şeklindeki içeriklerin çıkarılmasına, kullanımların yasaklanmasına, 6-100.000,00-TL maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 7-10.000,00-TL Manevi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 8-Davacı tarafın itibar tazminatı talebinin REDDİNE, 9-Karar kesinleştiğinde kararın Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalı tarafça karşılanmasına, fazlaya ilişkin ilan talebinin REDDİNE, 10-Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki talepleri yönünden davanın REDDİNE, 11-Alınması gerekli 7.514,10 TL peşin alınan 427,60 TL ve ıslah harcı olarak 3.416,00 TL olmak üzere toplam 3.843,60 TL harcın mahsubu ile 3.670,50 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 12-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre --- tescil numaralı "-----+şekil" markasının hükümsüzlüğü davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre ----- tescil numaralı ----- markasının hükümsüzlüğü davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 14-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre marka hakkına tecavüzün tespiti durdurulması vs davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 15-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre içeriklerin çıkarılmasına, kullanımların yasaklanmasına davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 16-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre maddi tazminat davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 17-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre manevi tazminat davası yönünden 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 18-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen itibar tazminat davası yönünden 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 19-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen haksız rekabet tazminat davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 20-Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 427,60 TL ilk dava masrafı, 3.416,00 TL ıslah harcı, 32.453,00 TL bilirkişi ücreti, tebligat, müzekkere masrafı olmak üzere toplam 36.296,60 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(% 77,50 kabul) 28.129,86 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 21-Davalı tarafından yapılan 20,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre (%22,5) 4,50-TL ' nın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 22-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/69, K. 2026/33, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-69-e-2026-33-k-740819cd82a9