İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/688 E. 2025/1010 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/688
- Karar No
- 2025/1010
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/688 Esas KARAR NO : 2025/1010 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 20/09/2024 KARAR TARİHİ : 25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil İdarenin kaçak sudan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla -------- İcra Dairesinin --------- esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhinde icra takibi başlatıldığını, borçlu, takibe itiraz ettiğini, borçlunun, takip konusu alacağa yaptığı itirazları haksız ve dayanıksız olduğunu, müvekkil İdare personelleri tarafından 04/10/2021 tarihinde -------- Mah.------- Sok. No:--------- adresinde yapılan kontrolde, müvekkil İdare ile sözleşme yapılmaksızın, --------- no.lu kayıt dışı sayaç takılmak suretiyle kaçak su kullanıldığı tespit edildiğini, yapılan tespit üzerine İdare personellerince --------- Şirketi' ne 04/10/2021 tarihli ve --------- no.lu kaçak su tutanağı düzenlendiğini, belirtilen adreste kaçak su kullandığı tespit edilen --------- Şirketi adına --------- no.lu müracaat hesap kartı oluşturulmuş ve Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliğinin 40. ve 41. maddeleri gereğince izin su bedeli tahakkuk ettirildiğini, kaçak su kullanım bedeli olarak yapılan tahakkuk için müracaat hesap kartı oluşturulduğunu, dava konusu icra takibinin dayanağı İdare alacağı, kaçak su kullanımından kaynaklandığını, müvekkil İdare --------- Genel Müdürlüğü 2560 sayılı Kanun ile --------- Büyükşehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak ve kurulu olanları devralıp işletmek üzere kurulduğunu, 2560 sayılı -------- Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 13.maddesinde, idarenin gelirleri sıralanmış su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık abonelerden ücret alınması hususu öngörüldüğünü, 2560 sayılı Kanunun 23.maddesi hükmü gereği su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılması ile çevreyi kirletmeyecek önlemlerin alınması ve aldırılmasıyla ilgili tarifelerin hangi kriterlere göre saptanacağını ve bu şekilde saptanan bedellerin hangi usul ve esaslara göre tahsil edileceğini belirlemek üzere ---------- Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği hazırlandığını, davalıya yapılan işlemler de iş bu kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu, haksız şekilde ve kötü niyetle müvekkil İdarenin kamu alacağını ödemeyip, tahsilini sürüncemede bırakan davalı, 2560 sayılı yasayla kurulmuş --------- alacağını zamanında alamamasına ve yine aynı yasa ile yükümlendiği kamu hizmetlerinin aksamasına sebep olduğundan haksız ve dayanaksız itirazın iptalini istediklerini, davalı dosya konusu borcu ödemediğini, ayrıca SU-KSUB alacağı likit olacağını, Emsal Yargıtay kararları doğrultusunda borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı Müvekkil Şirket’e -------- D. İş sayılı dosyasından 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3. ve 19. maddeleri ile CMK 133. maddesi gereğince -------- kayyum olarak atanmasına karar verilmiş olup, Yönetim Kurulu Fon Kurulu ve Başbakan Yardımcılığı tarafından atandığını, favalı Müvekkil Şirketin tüzel kişiliği devam etmekte olup, -------- Davalı Şirkete kayyum olarak atandığını, davalı Şirket --------- devredilmediğini, ------- Fon Kurulu ve Başbakan Yardımcılığı tarafından atanan Yönetim Kurulu eliyle Şirketin iş ve işlemleri devam ettirildiğini, dava dilekçesinde dayanılan 04/10/2024 tarihli kontrol tutanağı bakımından müvekkil şirkete daha önce icra takibi başlatılmış ve itirazın iptali davası da derdest olduğunu, bu bağlamda HMK 114 gereği davanın reddini talep ettiklerini, davacı yan dilekçesinde "04/10/2024 tarihinde --------- Mah. -------- Sk. No:-------- adresinde yapılan kontrolde ... kaçak su kullanıldığı tespit edilmiştir." demek suretiyle huzurdaki davaya konu borcun kaynağını oluşturan sözde ihlalin belgesini belirttiğini, bununla beraber, hali hazırda -------- İcra Müdürlüğü’nün -------- E. Sayılı dosya üzerinden bahse konu 04/10/2024 tarihli tutanak borç kaynağı olarak gösterilerek takip başlatılmış ve itirazları üzerine itirazın iptali davası--------- E. Sayılı dosya üzerinden devam ettiğini, davanın sözde borç kaynağını oluşturan belgeyle tekrar açılmış olan davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı icra takibine dayanak olarak göstermemiş olduğu sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunamayacağını, itirazın iptali davasının icra takibine bağlı ve itiraz ile duran davanın devamını sağlayan bir dava olması sebebiyle açılan dava, alacağın miktarı ile birlikte alacağın dayanağı bakımından da icra takibine bağlı olduğunu, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olması sebebiyle davacı-alacaklı açmış olduğu itirazın iptali davasında icra takibinde dayanak olarak göstermiş olduğu belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağından mahkemece takip dayanağı belgeler dışında belgeler inceleme konusu yapılarak alacağın varlığı yönünde değerlendirme yapılması iş bu kararın hukuka aykırı olduğunu gösterdiğini, bahse konu icra takibinin eki olarak "862473 MÜRACAAT NOLU SÖZLEŞMESİZ KAÇAKSU KULLANIM BEDELİ 629.922,31 TL" gösterilmiş olup herhangi bir tutanak, fotoğraf, belge taraflarına ödeme emri ile tebliğ edilmediğini, icra takibine konu evrakların taraflarına tebliğ edilmesi akabinde borcun ödenip ödenmeyeceği -------- tarafından kayyım atanmış bir şirket olan müvekkil şirket açısından daha sağlıklı değerlendirilebilecekken bu durum kötü niyetli davalı alacaklı tarafından gerçekleştirilmediğini, bu bağlamda iş bu dava neticesinde -muhtemel- haksız yükletilecek edimlerin mahkeme nazarında dikkate alınması gerektiğini, emsal nitelikteki yüksek yargı kararlarında da anlaşılacağı üzere kaçak kullanımdan malik sorumlu tutulamayacağını, 20/20/2014 tarihli 10 yıllık kira sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere ilgili bahse konu tarihlerde dava konusu mahalde kiracı bulunduğunu, sözleşmenin "Kiracının Yükümlülükleri" başlıklı 8.1. Maddesinden de anlaşılacağı üzere kiracı, kiralananın kullanırken kira sözleşmesinden ve eklerinden doğan tüm mali, hukuki, TEKNİK ve İDARİ yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmekle yükümlü olduğunu, davanın bu haliyle reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Mahkememizce alınan 17/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalının kaçak su tespitine konu adresten sorumlu olup olmadığının tespit edilmesi ile kaçak su kullanımı tespitinin mevzuata uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, mükerrer bir tespit olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı, davaya konu 04/10/2021 tarihli kaçak su tespit tutanağında tespit edildiği şekliyle ilgili adreste bir abonelik sözleşmesi kapsamında su tüketimi yapıldığını gösteren bilgi ve belgeler sunulamadığı takdirde sözleşmesiz şekilde idareye kaydı olmayan sayaç üzerinden su tüketimi yapılmasının kaçak su kullanımı olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının kaçak su kullanımına konu sayacın kimin kullanımında olduğunun belli olmadığı için davalı mülk sahibi adına düzenlendiğini beyan ettiği, davalının ise mülk sahibi olduğu kaçak su tüketimine konu yer için kiracının kullanımına verildiğini gösteren kira sözleşmesi sunduğu, kaçak tespit tutanağındaki kullanım yerine ilişkin açıklamaların kira sözleşmesine konu spor merkezi işyeriyle benzeştiği anlaşılmakla, davalının kaçak su kullanımından sorumlu olup olmadığı konusunda değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, İlgili Yönetmelik hükümlerine göre yapılan hesaplama sonucunda 17/11/2021 son ödeme tarihli kaçak su kullanımı tahakkuk bedeli 381.182,841-TL, 14/12/2023 takip tarihi itibariyle gecikme zammı oranı üzerinden yapılan hesaplama ile borç miktarı 591.027,42-TL olarak değerlendirildiği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, eldeki hukuki niteliği itibari ile kaçak su kullanımından kaynaklanan davacı tarafından davalıya başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali talebine ilişkindir.-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır. İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur. 7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdii edilmiş ve 17.09.2025 tarihli rapor dosya arasına alınmıştır. Her ne kadar davalı tarafça ---------- esas sayılı dosyası ile derdestlik itirazında bulunulmuş ise de her iki dosyaların sayaçlarının farklı olduğu, farklı borç ilişkisine ait olduğu anlaşıldığından derdestlik itirazı yerinde görülmemiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde bina maliklerinin abonesiz su kullanım bedelinden sorumlu olacaklarına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından davaya konu bedelden ancak fiili kullanım yapan kişi, sorumlu olacaktır. Dava özü itibariyle haksız fiil hükümlerine dayanmaktadır ve davalının, kaçak suyu fiili kullanıcı olduğunu ispat yükü davacıdadır. Somut olayda kaçak kullanım tutanağındaki açıklamanın kiracı olan dava dışı spor merkezi ile uyuştuğu, 17.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu kaçak suyun fiili kullanıcısının dava dışı spor merkezi olabileceğinin belirtildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının, davalının kaçak suyun fiili kullanıcısı olduğu ispatlayamaması sebebiyle davanın reddine, davacının icra takibini başlatmakta kötü niyetli olduğuna dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığından davalının, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 6.992,49-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 100.488,35-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde --------- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025