İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/679 E. 2026/266 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/679
- Karar No
- 2026/266
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/679 Esas KARAR NO : 2026/266
ASIL DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) BİRLEŞEN DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) ASIL DAVA TARİHİ : 31/07/2024 BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 28/08/2024 KARAR TARİHİ : 04/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 23/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili firma ile davalı arasında 25/01/2023 tarihinde “....” markasına ait ürünlerle alakalı mal alım protokolü akdedilmiş ve buna ilişkin “....” markasına ait işbu ürünlerin fiyatı “0,5 cl 24’lü koli, 1,5 lt 12’li koli, 5 lt 4’lü koli, 0,33 cl 24’lü koli, 19 lt ürünlerinin fiyatı 21,00 tl+ kdv, 20 cl bardak 72’li koli ürününün ise 27,00 tl+ kdv + gekap nakliye dâhil ankara teslim fiyatı” üzerinden sabitlenerek 01/02/2023 - 30/08/2023 tarihleri arasında toplam 250 tır mal teslim edileceği davalı tarafından taahhüt edildiğini, müvekkili firma tarafından ise gönderilen malların protokoldeki sabitlenen fiyatlarından, en geç ürün girişinin ertesi günü ödeme yapılması taahhüt edilmiş bulunduğunu, protokole göre, müvekkili firma tarafından taahhüt edilen ödemeler ekte sunulan cari hesap ekstresinde ayrıntılı şekilde görüleceği gibi faturanın kesilmesinin akabinde ivedilikle eksiksiz yerine getirildiğini, her ne kadar protokolün 3 maddesi gereğince “gelen ürünlerin giriş yapılmasının ertesi günü bedelinin ödenmesi” amir hükmü varken; davalı tarafından şifahen maddi sıkıntılar sebep gösterilerek mayıs ayı içerisinde, bir sonraki sevkiyatta mal tesliminden önce ödeme yapılması ricası da; iyi niyetli ve basiretli tacir olan müvekkili olduğu firma tarafından kabul edildiğini, bunun neticesinde 29/05/2023 tarihinde 1.000.000,00 tl ve 14/06/2023 tarihinde 1.000.000,00 tl ön ödeme gerçekleştiğini, bu aşamada ürünlerin teslim edilmesi bir ..., gösterilen iyi niyetin gereği davalı tarafından yerine getirilmediğini, ödemesi önceden yapılmış olmasına rağmen 13/07/2023 tarihli siparişimiz davalı tarafından karşılanamadığını ürünler eksik teslim edilerek "yok satılmasına" neden olduğunu, söz konusu aykırılıklar ve gönderilmeyen ürünler neticesinde; davalı firma yetkilileri ile yapılan yazışmalarda; mesnetsiz şekilde protokolün 30/08/2023 tarihinde bittiği bu nedenle yeni fiyatlar üzerinden sevkiyat gerçekleştirebileceğinden bahsedildiğinin görüldüğünü, fakat davalı taraf, protokolde taahhüt ettiği 250 tır üründen, kalan 100 tır ürünü, protokolde geçen fiyatlarla teslimatın son tarihi olan 30/08/2023 tarihine kadar teslim etmediğini, bu eylemleri ile yaz sezonu içerisinde müvekkili şirket müşterilerine taahhüt ettiği mal teminini sağlayamadığını, taraflarınca manevi tazminat talebiyle, bakırköy arabuluculuk bürosu'na yapılan başvuru neticesinde arabuluculuk faaliyeti yürütüldüğünü ve .... arabuluculuk numaralı .... büro dosya numaralı arabuluculuk dosyasında da haklı taleplerimiz karşılık bulamadığını ve anlaşma sağlanamadığını, taraflarınca haksız olarak herhangi bir sebep belirtmeksizin ürün teslim etmeyerek taraflar arasındaki sözleşmeyi fiilen sona erdiren davalıdan, 28/07/2024 - 28/08/2024 tarih aralığındaki kasıtlı olarak hatalı düzenlenen faturalar sonucunda ödenmiş olan fazla bedel ve protokolde anlaşılan kalan 100 tır miktarında ürünlerin teslim edilmemesi nedenleriyle oluşan kar kaybının fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, yasal faizi ile birlikte şimdilik: 1.000,00 tl mahrum kalınan karın tazminini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı ... yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... e sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili firma ile davalı arasında 25/01/2023 tarihinde “... su” markasına ait ürünlerle alakalı mal alım protokolü akdedilmiş ve buna ilişkin “....” markasına ait işbu ürünlerin fiyatı “0,5 cl 24’lü koli, 1,5 lt 12’li koli, 5 lt 4’lü koli, 0,33 cl 24’lü koli, 19 lt ürünlerinin fiyatı 21,00 tl+ kdv, 20 cl bardak 72’li koli ürününün ise 27,00 tl+ kdv + gekap nakliye dâhil ankara teslim fiyatı” üzerinden sabitlenerek 01/02/2023 - 30/08/2023 tarihleri arasında toplam 250 tır mal teslim edileceği davalı tarafından taahhüt edildiğini, müvekkili firma tarafından ise gönderilen malların protokoldeki sabitlenen fiyatlarından, en geç ürün girişinin ertesi günü ödeme yapılması taahhüt edilmiş bulunduğunu, protokole göre, müvekkili firma tarafından taahhüt edilen ödemeler ekte sunulan cari hesap ekstresinde ayrıntılı şekilde görüleceği gibi faturanın kesilmesinin akabinde ivedilikle eksiksiz yerine getirildiğini, her ne kadar protokolün 3 maddesi gereğince “gelen ürünlerin giriş yapılmasının ertesi günü bedelinin ödenmesi” amir hükmü varken; davalı tarafından şifahen maddi sıkıntılar sebep gösterilerek mayıs ayı içerisinde, bir sonraki sevkiyatta mal tesliminden önce ödeme yapılması ricası da; iyi niyetli ve basiretli tacir olan müvekkili olduğu firma tarafından kabul edildiğini, bunun neticesinde 29/05/2023 tarihinde 1.000.000,00 tl ve 14/06/2023 tarihinde 1.000.000,00 tl ön ödeme gerçekleştiğini, bu aşamada ürünlerin teslim edilmesi bir ..., gösterilen iyi niyetin gereği davalı tarafından yerine getirilmediğini, ödemesi önceden yapılmış olmasına rağmen 13/07/2023 tarihli siparişimiz davalı tarafından karşılanamadığını ürünler eksik teslim edilerek "yok satılmasına" neden olduğunu, söz konusu aykırılıklar ve gönderilmeyen ürünler neticesinde; davalı firma yetkilileri ile yapılan yazışmalarda; mesnetsiz şekilde protokolün 30/08/2023 tarihinde bittiği bu nedenle yeni fiyatlar üzerinden sevkiyat gerçekleştirebileceğinden bahsedildiğinin görüldüğünü, fakat davalı taraf, protokolde taahhüt ettiği 250 tır üründen, kalan 100 tır ürünü, protokolde geçen fiyatlarla teslimatın son tarihi olan 30/08/2023 tarihine kadar teslim etmediğini, bu eylemleri ile yaz sezonu içerisinde müvekkili şirket müşterilerine taahhüt ettiği mal teminini sağlayamadığını, taraflarınca manevi tazminat talebiyle, bakırköy arabuluculuk bürosu'na yapılan başvuru neticesinde arabuluculuk faaliyeti yürütüldüğünü ve ... arabuluculuk numaralı ... büro dosya numaralı arabuluculuk dosyasında da haklı taleplerimiz karşılık bulamadığını ve anlaşma sağlanamadığını, taraflarınca haksız olarak herhangi bir sebep belirtmeksizin ürün teslim etmeyerek taraflar arasındaki sözleşmeyi fiilen sona erdiren davalıdan, 28/07/2024 - 28/08/2024 tarih aralığındaki kasıtlı olarak hatalı düzenlenen faturalar sonucunda ödenmiş olan fazla bedel ve protokolde anlaşılan kalan 100 tır miktarında ürünlerin teslim edilmemesi nedenleriyle oluşan kar kaybının tazmini talepli bakırköy ... asliye ticaret mahkemesi .... esas sayılı dosyasıyla dava açılmış olduğunu, hukuk muhakemeleri kanunu 167. madde uyarınca ilgili dosya ile birleştirilmesini talep etme zorunluluğunu doğduğunu yukarıda açıklanan ve mahkemenize re'sen gözetilecek nedenlerle; mevcut dosyanın hukuk muhakemeleri kanunu 167. madde uyarınca bakırköy ... asliye ticaret mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, müvekkil ... sanayi ticaret taahhüt ltd. şti.'ne haksız olarak herhangi bir sebep belirtmeksizin anlaşılan ürünleri teslim etmeyerek, taraflar arasındaki sözleşmeyi fiilen sona erdiren ve müvekkilin kişilik haklarına zarar veren davalı aleyhine 200.000,00 tl manevi tazminat'a hükmedilmesi talebimizin kabulüne karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı ... yükletilmesini, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; “Müvekkili şirketin çift imza ile temsil edilmekte olup dava dilekçesinde ekli protokolde sadece ilgili dönemin B grubu imza yetkililerinden ...'ın imzası bulunduğunu,şirketin temsil ve ilzamına ilişkin belgelerin TTSG kayıtlarında mevcut olup ayrıca taraflarınca da dava dosyasına da sunulacağını, İşbu sebepten dolayı ortada hukuki anlamda geçerli bir protokol bulunmadığından, protokole dayalı olarak açılan davanın reddinin gerektiğini, Protokolün hukuki geçerliliğine ilişkin itirazlarının baki kalması kaydı ile bir an için ortada geçerli bir protokol olsa bile müvekkilinin bu protokole ilişkin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, Protokolün 01.02.2023 ile 30.08.2023 tarihleri ve 250 adet tır siparişi ile sınırlı tutulduğunu,protokolün özünün bu olup, diğer unsurlarının ... unsur olmakla protokolde birçok hususun netleştirilmemiş olup, alelade yapıldığını,protokolün bu halinden anlaşıldığı üzere dolması veyahut belirlenen adet tırın sevkiyatının yapılması ile protokolün tamamlanacağını, 01.02.2023 ile 30.08.2023 tarihleri arasında davacı tarafından talep edilen tüm ürünlerin, müvekkili tarafından davacıya teslim edildiğini,bu süre zarfında davacı taraf çalışanları tarafından teslimi istenen ürünlerin mail yolu ile müvekkili şirkete bildirilmekte, müvekkili şirketin de ilgili ürünleri davacının istediği adette ve zamanda davacıya teslim ettiğini,taraflar arasındaki anlaşmada siparişlerin nasıl verileceğinin kararlaştırılmamış olup, taraflar arasındaki ticari teamül gereği siparişlerin mail yolu ile yer ne kadar protokolde 250 tır ibaresi geçiyor olsa da davacı tarafından talep edilmeden bu tırlara konu ürünlerin tesliminin mümkün olmadığını, zira ürünlerin satışı, depolanması gibi işlemleri yöneten kişinin davacı olup, talep edilmeden ürünlerin gönderilmeyeceğini, taraflar arasındaki yazışmaların dosyaya sunulduğunda da görüleceği üzere müvekkili şirketin, davacı tarafından talep edilen tüm ürünleri zamanında teslim ettiğini, davacı tarafından 30.08.2023 tarihinden sonra (protokolün süresi dolmasından sonra) da aynı fiyattan ürün teslim edilmesinin talep edildiğini, müvekkili şirket tarafından protokolün süresinin dolmasının gerekçe gösterilerek reddedildiğini,davacı ... süresinde talep etmediği ürünler için haksız olarak işbu davayı ikame ettiğinimüvekkilinin, nakliye ve ham madde maliyetlerinin artması ve diğer enflasyonel nedenlerden dolayı zarar etmesine rağmen iyiniyetli olarak 01.02.2023 ile 30.08.2023 tarihleri arasında uygun fiyattan davacıya istediği tüm ür i,davacı ... süresi içinde kendi kusurundan (250 tır suyu satacak veyahut depolayacak yerinin olmaması veyahut diğer nedenler) dolayı siparişlerini tamamlayamamış olup süreler geçtikten sonra aynı fiyattan müvekkiline zarar ettirecek şekilde yapmak istemesinden dolayı huzurdaki ihtilafın ortaya çıktığı davacıdan onay alınmadan su fiyatlarının arttırıldığı şeklinde tarihler itibari ile yapılacak bir piyasa araştırması ile nakliye ve diğer masraflar da eklendi; müvekkilinin, davacıya neredeyse yarı fiyatından satış yaptığını taraflar arasındaki bu ticari ilişki müvekkili şirket açısından çekilmez hale gelmesinden dolayı fiyatlarda tarafların karşılıklı anlaşması ile bir kısım iyileştirmelerin yapılmış olup, bu doğrultuda faturaların düzenlendiğini,davacı ... işbu faturalardan haberdar olup, süresi içinde itiraz da etmediğini tarafların karşılıklı mutabakatı ile oluşturulup usulüne uygun olarak gönderilen ve süresinde itiraz edilmeyen faturalardan dolayı davacının hak talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından müvekkilinin maddi sıkıntılarından dolayı şifahen yapılan görüşmelere istinaden 29.05.2023 tarihinde 1.000.000,00.-TL, 14.06.2023 tarihinde 1.000.000,00.-TL ödendiği iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, davacı ... tamamı ile kendi insiyatifi doğrultusunda herhangi bir sipariş vermemesine rağmen ilerde vereceği siparişlerin avansı olarak işbu ödemeleri yaptığını, Süreçte neredeyse yarı fiyatından ürün alarak işbu ödemelerinin karşılığını da almış bulunduğunu,bunun yanında davacı tarafından sularla birlikte teslim alınan ama iade edilmeyen paletlerin bulunduğunun, İşbu piyasada suların paletler ile sevk edildiğini ve satıldıktan sonra paletlerin geri iade edildiğini,tarafların da bu hususa ilişkin paletlerin irsaliye ile giriş çıkışlarının yapılacağı konusunda anlaştıklarını, süreç boyunca davacıya yaklaşık 500.000,00.-TL değerinde palet teslim edilmiş olup bu paletlerin iade edilmediğini, 30.08.2023 tarihi itibari ile iade edilmeyen paletlerin güncel değeri de hesaplandığı takdirde davacının herhangi bir alacağının kalmadığını, davacı vekili; haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine” karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl ve birleşen dava, taraflar arasında protokolden kaynaklı kar kaybı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının dava dilekçesinden özetle, taraflar arasında 25/01/2023 tarihinde “ ... Su” markasına ait ürünlerle alakalı mal alım protokolü akdedildiğini, “... Su” markasına ait işbu ürünlerin fiyatı “0,5 cl 24’lü koli, 1,5 lt 12’li koli, 5 lt 4’lü koli, 0,33 cl 24’lü koli, 19 lt ürünlerinin fiyatı 21,00 TL+ kdv, 20 cl bardak 72’li koli ürününün ise 27,00 TL+ kdv + gekap nakliye dâhil Ankara Teslim Fiyatı” üzerinden sabitlenerek 01/02/2023 - 30/08/2023 tarihleri arasında toplam 250 tır mal teslim edileceğinin davalı tarafından taahhüt edildiğini, davacı şirket tarafından ise gönderilen malların protokoldeki sabitlenen fiyatlarından, en geç ürün girişinin ertesi günü ödeme yapılması taahhüt edildiğini, her ne kadar protokolün 3 maddesi gereğince “gelen ürünlerin giriş yapılmasının ertesi günü bedelinin ödenmesi” amir hükmü varken; davalı tarafından şifahen maddi sıkıntılar sebep gösterilerek Mayıs ayı içerisinde, bir sonraki sevkiyatta mal tesliminden önce ödeme yapılması rica ettiğini, bunun davacı tarafından kabul edildiğini, 29/05/2023 tarihinde 1.000.000,00 TL ve 14/06/2023 tarihinde 1.000.000,00 TL ön ödeme gerçekleştirildiğini, ödemesi önceden yapılmış olmasına rağmen 13/07/2023 tarihli siparişin davalı tarafından karşılanmadığını, ürünlerin eksik teslim edildiğini, protokolde sabitlenen fiyatlar üzerinden değil, davacı firma ile herhangi bir mutabakat yapılmadan ve onay alınmadan, 28/07/2023 tarihinde mesnetsizce birim fiyata ekleme yaparak ürünlerin faturalandırıldığını, bu faturaları 28/07/2024 - 28/08/2024 tarihi aralığındaki faturaları kapsadığını, koli fiyatına davalı firma tarafından yaklaşık 3,00 TL eklendiğini, davacı şirkete bu fahiş fiyattan yapılan faturalandırma ve yapılan 2.000.000,00 TL'lik ön ödeme işlemi neticesinde, toplam 146.052,53 TL, KDV zararı olan 1.460,53 TL'nin de eklenmesi ile birlikte 147.513,05 TL zarar ettiğini, davalı tarafın, protokolde taahhüt ettiği 250 tır üründen, kalan 100 tır ürünü, protokolde geçen fiyatlarla teslimatın son tarihi olan 30/08/2023 tarihine kadar teslim etmediğini, davalıya, 20/02/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı Ankara .... Noterliği tarafından ihtarname gönderildiğini, davalının temerrüte düşürüldüğünü, ürünlerin teslimi ve elde edilemeyen kar kaybının tazmin edilmesi talebiyle maddi tazminat talebinde bulunduğu, davacının birleşen dosyada manevi tazminat talebinde bulunduğu, asıl ve birleşen davanın kabulünü talep ettiği, Davalının cevap dilekçesinden özetle, protokolün hukuki geçerliliğinin olmadığını, aksinin kabul edilmesi halinde davalının protokolde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, protokolün 01.02.2023 ile 30.08.2023 tarihleri ve 250 adet tır siparişi ile sınırlı tutulduğunu, protokolün özünün bu olup diğer unsurlar ... unsur olmakla protokolde bir çok hususun netleştirilmediğini, protokolün bu halinden anlaşıldığı üzere ilgili tarihin süresinin dolması veyahut belirlenen adet tırın sevkiyatının yapılması ile protokolün tamamlanacağını, 01.02.2023 ile 30.08.2023 tarihleri arasında davacı tarafından talep edilen tüm ürünlerin, davalı tarafından davacıya teslim edildiğini, bu süre zarfında davacı taraf çalışanları tarafından teslimi istenen ürünlerin mail yolu ile davalı şirkete bildirildiğini davalı şirketin de ilgili ürünleri davacının istediği adette ve zamanda davacıya teslim ettiğini, taraflar arasındaki anlaşmada siparişlerin nasıl verileceğinin kararlaştırılmadığını, taraflar arasındaki ticari teamül gereği siparişlerin mail yolu ile verildiğini, her ne kadar protokolde 250 tır ibaresi geçiyor olsa da davacı tarafından talep edilmeden bu tırlara konu ürünlerin tesliminin mümkün olmadığını, zira ürünlerin satışı, depolanması gibi işlemleri yöneten kişinin davacı olup talep edilmeden ürünlerin gönderilmeyeceğini, taraflar arasındaki yazışmaların dosyaya sunulduğunda da görüleceği üzere davalı şirketin, davacı tarafından talep edilen tüm ürünleri zamanında teslim ettiğini, davacı tarafından 30.08.2023 tarihinden sonra (protokolün süresi dolmasından sonra) da aynı fiyattan ürün teslim edilmesinin talep edildiğini, bu isteğin davalı şirket tarafından protokolün süresinin dolması gerekçe gösterilerek reddedildiğini, davacı ... süresinde talep etmediği ürünler için haksız olarak işbu davayı ikame ettiğini, davalının nakliye ve ham madde maliyetlerinin artması ve diğer enflasyonel nedenlerden dolayı zarar etmesine rağmen iyi niyetli olarak 01.02.2023 ile 30.08.2023 tarihleri arasında uygun fiyattan davacıya istediği tüm ürünlerini teslim ettiğini, davacı ... süresi içinde kendi kusurundan (250 tır suyu satacak veyahut depolayacak yerinin olmaması veyahut diğer nedenlerden) dolayı siparişlerini tamamlayamadığını süreler geçtikten sonra aynı fiyattan davalıya zarar ettirecek şekilde su siparişi yapmak istemesinden dolayı ihtilafın ortaya çıktığını, nakliye ve diğer masraflar da eklendiğinde davalının, davacıya neredeyse yarı fiyatından satış yaptığını, taraflar arasındaki bu ticari ilişkinin davalı şirket açısından çekilmez hale gelmesinden dolayı fiyatlarda tarafların karşılıklı anlaşması ile bir kısım iyileştirmeler yapıldığını, bu doğrultuda faturalar düzenlendiğini, davacı ... işbu faturalardan haberdar olup süresi içinde itiraz da etmediğini, tarafların karşılıklı mutabakatı ile oluşturulup usulüne uygun olarak gönderilen ve süresinde itiraz edilmeyen faturalardan dolayı davacının hak talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı ... tamamı ile kendi insiyatifi doğrultusunda herhangi bir sipariş vermemesine rağmen ilerde vereceği siparişlerin avansı olarak 2.000.000TL ödemeyi yaptığını, yarı fiyatından ürün alarak işbu ödemelerinin karşılığını da aldığını, davacı tarafından sularla birlikte teslim alınan ama iade edilmeyen paletler bulunduğunu, piyasada suların paletler ile sevk edildiğini ve satıldıktan sonra paletlerin geri iade edildiğini, taraflar arasında paletlerin irsaliye ile giriş çıkışlarının yapılacağı konusunda anlaşıldığını, süreç boyunca davacıya yaklaşık 500.000,00.-TL değerinde palet teslim edildiğini, bu paletlerin iade edilmediğini, 30.08.2023 tarihi itibari ile iade edilmeyen paletlerin güncel değeri de hesaplandığı takdirde davacının herhangi bir alacağının kalmadığını, asıl ve birleşen davanın reddini talep ettiği,
Asıl davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasında 25/01/2023 tarihli protokolün geçerli olup olmadığı, davalı tarafın protokolden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, bu protokole dayalı davacı siparişlerinin, davalı tarafça karşılanıp karşılanmadığı, davalı tarafın ürünleri süresinde teslim edip etmediği, davacı tarafın siparişleri protokol süresinde yapıp yapmadığı, protokolde belirtilen rakamlar üzerinden fatura düzenlenip düzenlenmediği, davacı tarafın faturalar süresinde yaptığı itirazların olup olmadığı, tarafların düzenledikleri faturaların her iki taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacı tarafça tarafların ticari defterlerinin usule uygun tutulup tutulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça fiilen sona erdirilip erdirilmediği, 28.07.2024-28.08.2024 tarihleri arasında fazla miktar üzerinden düzenlendiği belirtilen faturalar sebebiyle davacının alacak talebi ile eksik teslim edildiği iddia edilen 100 tır miktara ilişkin kazanç kaybı talebi ile davalı tarafın cevap dilekçesinde 500.000TL bedelli paletlerin teslim edilmediği, paletlerin güncel değeri ile davacının alacağının bulunmadığı savunması, ihtarlar, yazışmalar faturalar ve tüm belgeler uyarınca asıl dava yönünden varsa alacak miktarının hesaplanması ile birleşen dosya yönünden manevi zarar istemine ilişkin olduğu anlaşıldığı, Dosyanın yapılan incelemesinde, asıl ve birleşen dosyalarda arabuluculuk dava şartının sağlandığı, davacının dava dilekçesi ile protokol belgesini sunduğu, bu belgede her iki şirkete ait kaşe ve imzanın bulunduğu, davalı tarafın protokolde çift imza bulunması gerektiği dışında itirazının olmadığı, davalı tarafça davacıya karşı düzenlenen faturaların, davacının cari hesap ekstresinin ibraz edildiği, davalının cevap dilekçesinde protokole konu ürünlerin teslimine ilişkin savunması ve düzenlediği faturalarda gözetilerek taraflar arasında geçerli protokol ilişkinin bulunduğunun kabul edildiği, Tarafların ba ve bs kayıtlarının celp edildiği, davacı şirketin adresinin bulunduğu yerde gözetilerek ticari defterlerinin incelenmesi için rapor alındığı, Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlene bilirkişi raporunda özetle; ba ve bs kayıtlarının, taraflar arasındaki mail yazışmalarının, protokolün, ihtarname içeriklerin incelemesi yapılarak, davacı şirketin Ocak - Aralık 2023 döneminde davalı şirketten 0.33 LT, 0.5 LT, 1.5 LT, 5 LT ve 19 LT. ... Su çeşitleri olarak 454603 koli teslimat aldığını, bu teslimatlara ilişkin faturaların tamamının davacı şirketin yasal belgeleri arasında mevcut olduğunu, davalı şirket tarafından 28.07.2023 - 29.08.2023 döneminde davacı şirkete düzenlenen 34 adet faturada kayıtlı ... Su çeşitlerinin, taraflar arasındaki 25.01.2023 imza tarihli protokolde yazılı birim fiyattan farklı olduğunu, Fatura bazında karşılaştırma yapıldığında protokolde belirlenen birim fiyatlar ile fiilen faturalandırılan birim fiyatlar arasındaki fark toplamının 142.223.56 TL ürün bedeli + 1.422.24 TL KDV olmak üzere toplam 143.645.80 TL olduğunu, ancak davalı tarafından davacıya düzenlenen fiyat farkı iade faturalarının toplamı olan 7.302.18 TL göz önüne alındığında, davacı şirketin protokole aykırı fiyat uygulamasından kaynaklanan zararının (143.645.80 TL - 7.302.18 TL=) 136.343.62 TL olduğunu, Davacı şirketin incelenen ticari belgelerindeki kayıtlara göre, davalı şirket tarafından siparişlerin karşılanmadığı, 2023 döneminde muadil su satışı yapan firmalardan 0.33 Lt, 0.5 Lt, 1.5.Lt, 5 Lt, 19 Lt paletli su çeşitleri sipariş edilerek tedarik eksikliğinin giderildiğini, bu şekilde sipariş olunan 730.894 miktar su alımı için KDV dahil 11.132.136.00 TL ödendiğini, Taraflar arasındaki protokol ile belirlenmiş birim fiyatlar esas alındığında, gönderilmediği iddia edilen 100 TIR su çeşitleri aksatılmadan zamanında sevk edilseydi davacı şirketin protokole konu ... Su satışlarından elde edeceği kârın 3.081.060.- TL'ye tekabül ederken, teslim edilmeyen su miktarına karşılık gelen ve muadil su satışı yapan firmalardan tedarik edilen suların satışından elde edilen kârın 1.701.929.- TL olduğunu, buna göre protokolde gösterilen miktar ve birim fiyatlar üzerinden su teslimi yapılamamış olmasından kaynaklı olarak davacı şirketin kar kaybının 3.081.060.- TL beklenen kar - 1.701.929.- TL muadil su tedarikinden kar = 1.379.131.00 TL olduğunu, Davacı şirketi ticari defter ve belgelerine göre, davalı şirkete 6053 adet palet iade edildiğini, davalı firmadan gelen palet adedinin ise 5815 adet olduğunu, buna göre 238 paletin fazladan gönderildiğini, taraflar arasındaki protokolde "paletler fatura edilmeyecek irsaliye ile giriş çıkış yapılacaktır" maddesinin bulunduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirkete 29.12.2023 - 03.02.2024 döneminde düzenlenen ve irsaliye yerine geçen e-faturalar ile palet iadelerinin yapıldığını, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 21.03..... tarihli ve .... sayılı nüshasının 717. sayfasında yayınlanan ilana göre, şirketin faaliyetiyle ilgili hususlarda B grubu imza yetkililerinden birinin A veya C grubu imza yetkililerinden biriyle birlikte atacakları müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzam edeceklerinin yazılı olduğunu, dava dilekçesinde dayanılan 25.01.2023 tarihli protokolün tek imzalı olduğunu, ancak, taraflar arasında protokolün bir müddet ifa edilmiş olması (davalı şirketin protokoldeki birim fiyattan mal sevkıyatı yaparak fatura düzenlemesi) ve taraflar arasında yapılan yazışmalarda protokolün geçersizliğinin değil süresinin dolduğunun bildirilerek protokoldeki birim fiyattan ürün gönderilmemiş olması karşısında, dava aşamasında şekil eksikliğinin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralıyla bağdaşıp bağdaşmayacağı, buna paralel olarak protokolün hukuken geçerli olup olmadığı konusundaki takdirin Mahkemeye ait olduğunu, Dosya arasında, taraflar arasındaki protokolün davalı tarafça feshedildiğine ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmadığını, taraflar arasındaki uygulamada ise protokolde belirlenen şartlarla su sevkıyatında aksaklıklar olduğunu, ürün taleplerinin zamanında ve gerekli miktarda karşılanmaması sebebiyle davacı şirketin 2023 yaz döneminde muadil su satışı yapan firmalardan 0.33 Lt, 0.5 Lt, 1.5.Lt, 5 Lt, 19 Lt paletli su çeşitleri sipariş edilerek tedarik eksikliğini giderdiğini, netice itibarıyla zaman bakımından protokol şartlarına uyumsuzluk yaşanmak ve su satışlarının yoğun olduğu yaz mevsimini taşmakla beraber, takip eden dönemde protokolde öngörülen miktarlarda su çeşitlerinin sevk edildiğini, Davacı şirketin incelenen yasal defter ve belgelerinden elde edilen bilgilere göre, taraflar arasında mevcut protokol çerçevesinde sevk edilen su çeşitleri toplamının 454603 koli olduğunu ve bu miktarın 150 TIR'a denk geldiğini, davalı şirket tarafından davacı şirkete kesilen 34 adet faturada protokoldeki birim fiyattan farklı fiyatlarla faturalandırma yapıldığını, bu şekilde gerçekleşen KDV dahil fiyat farkının 143.645.80 TL'sına tekabül ettiğini, bilahare davalı tarafından düzenlenen fiyat farkı iade faturalarının toplamı olan 7.302.18 TL indirildiğinde fazla, protokole aykırı fiyat uygulamasından kaynaklanan farkın 136.343.62 TL olarak hesaplandığını, Mahrum kalınan kar yönünden ise davacı şirketin incelenen ticari defter ve belgelerine göre, protokol hükümlerine göre teslim edilmeyen mal miktarı 100 TIR olup, bu ürünler protokole uygun biçimde teslim edilseydi, davacı şirketin bu malların satışından elde edeceği kar 3.081.060.- TL olup, davacı şirketin ürün teslimatının protokole uygun yapılmaması sebebiyle muadil su satışı yapan firmalardan tedarik ederek sattığı sulardan elde ettiği kar 1.701.929.- TL olmakla, bu miktarın tenzilinden sonra davacı şirketin kar kaybı (3.081.060.- TL - 1.701.929.- TL=) 1.379.131.00 TL olarak hesaplandığı, Bu rapora karşı davacı tarafın aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte ıslah dilekçesi sunmak üzere süre talep ettiği, davalı taradın rapora karşı itiraz dilekçesi sunduğu, Davalı tarafın kayıtlarının ve itirazların incelenmesi için bu defa bilirkişi ... ve ...'dan oluşan heyetten ortak rapordan özetle, taraflar arasındaki geçerli olan bir protokolün varlığının sektörel olarak şüphesiz olduğunu, taraflar arasındaki protokolün süreli bir protokol olup, 30.08.2023 tarihinde süre bitimi ile sona erdiğini, Davalı tarafın bu protokol ile yükümlülüklerinin, protokol süresi içerisinde, (07.02.2023-30.08.2023 arası) 250 TIR su ürününü, protokolde belirlenen fiyatlardan davacının Ankara adresine teslim etme yükümlülüğü bulunduğunu, protokol süresi içerisinde 250 TIR su ürününün tamamının davacı tarafa teslim edilmediğini söyleyebilmek için, ortada yine protokol süresi içerisinde davacı tarafından verilmiş 250 TIR'lık bir siparişin varlığının aranması gerektiğini, Huzurdaki davada ön ödeme mecburiyeti bulunmadığını, ilgili protokolün 3.maddesinden belli olduğu üzere ödeme şeklinin günlük gelen ürünlerin girişinin yapılmasından sonra ertesi gün ödenmesi şeklinde olduğunu, cari hesap dökümünden de belli olduğu üzere, ödemelerin hemen hemen bu minvalde peşin olarak yapıldığının anlaşıldığını, Taraflar arasındaki ihtilafın en önemli nedenlerinden birinin “siparişlerin davacı tarafından hazırlanarak davalı tarafa çekilmesi gerektiği hususu”'nun protokolde açıkça belirlenmemesi olduğunu, davacı tarafın bu 250 TIR su bağlantısına dair siparişlerini şu tarihlerde, şu ambalaj boylarında gönder şeklinde ve makul sevkiyat süreleri vererek işin en başında hazırladığı bir sevk emrinin de dosyada bulunmadığını, ortadaki protokole rağmen, siparişlerin müşteri tarafından yani davacı tarafından iletilmesi gerektiğinin ticareten çok açık olduğunu, tersine, siparişlerin davalı tarafın, kendi bildiğince ve kendi istediği çeşit bazında hazırlanması ve protokol aralığı tarihlerde kendi iradesi ile kendi bildiği gibi göndermesinin ticari hayatta beklenen durum olmadığını, Davacı tarafin, protokol tarihleri arasında davalı firmadan kalan 100 TIR siparişi istemesi ve davalının bu siparişleri sevk etmemesi halinde davacı tarafın haklı olacağı, protokoldeki haklarını takip ederek siparişlerini çekecek olan tarafın, davacı taraf olmasının beklenmesi gerektiğini, davacı tarafın varsa protokolden kalan haklarının sona erdiği hususunun, 31.08.2023 tarihli davalı maili ile davacı tarafa bildirildiği, Dosyadaki incelemede; davacı tarafın 250 TIR siparişten ihtilafa konu olan kalan 100 TIR siparişinin, protokol süresi içerisinde davalı tarafa çekildiğine / iletildiğine dair bir delili dava dosyasına sunmadığı, bunun yerine davacı tarafın yetkilisinin sunduğu yazışma delillerine bakıldığında, davacı yetkilisi tarafından, davalı tarafa 01 Eylül 2023 tarihinde yani protokol süre bittikten sonra yapıldığı anlaşılmakla “içerideki alacağımız kadar firmaya sipariş bildirilmiş olup, ürünlerin tamamının sevkiyatının yapılmadığının” bildirildiği, davalı tarafın önden ödemesini yaparak içeride bulunduğunu belirttikleri alacak tutarının ise kendi hesaplarına göre 606.845,65 TL olduğunu, bu bakiye için protokoldeki fiyat olan 21 TL'den bu kadarlık ürünün sevkiyatını beklediklerini belirttikleri, 01.09.2023 tarihli bu mailde davacı taraf yetkilisinin iddiası mali olarak hesaplanması gereken iddiaları olduğu, davacı tarafın dava dosyasına sunduğu cari hesap ekstresinde 30.08.2023 tarihi itibarıyla 492.503,76 TL olduğu, davacı tarafın 492.503,76 TL veya mali incelemede çıkacak bakiye her ne ise ; koli başı 21 TL bağlantı hesabından bakiyesi kadar ürün almasının doğru olacağını, Yapılacak mali incelemede 30.08.2023 bakiyesi kadar ve 30.08.2023 tarihinden sonra alınan ürünlerin fiyatı 21 TL ise ve/veya yüksek fiyattan tanzim edilen davalı faturalarına davacı taraf fiyat farkı tanzim edip de davalı tarafından bunun kabul edilmesi halinde davacı tarafın bu protokolden su bağlantı alacağının kalmayacağını, davacı tarafın delilleri arasında yer alan cari hesap bakiyesi incelendiğinde 30.08.2023 tarihinden sonra da ticaretin devam ettiği, davacı tarafın 30.08.2023 tarihli bakiyesini de 21 TL/koli fiyatından aldıktan sonra artık 250 tır'lık bağlantıdan alacağının kalmayacağı, Çünkü; Yapılan bağlantı protokolünün süresinin bittiği, gönderilmediği iddia edilen 100 TIR'a ait davacı tarafından gönderilen sipariş bulunmadığı, 30.08.2023 itibarı ile davacı tarafın alacak bakiyesinin eski fiyatlı olarak Eylül ve Ekim aylarında gönderilerek alacak bakiyesinin sıfırlandığı, tarafların zaten 31.08.2023 tarihinden sonrası için eski bağlantı fiyatlarının 3 TL üzerine yeni fiyatlar üzerinde (24tl/koli kdv dahil fiyat) anlaştığı, taraflar arasındaki ticarette eksik yada fazla paletler için ; güncel olarak ... marka standardındaki paletler için (80x120 cm) 550-700 TL arası palet fiyatı hesaplamasının yapılabileceği, Davalının 2023-2024 yılı ticareti defterlerinin incelendiği, 25.01.2023 tarihli protokolde ürün sevkiyatının 01/02/2023 30/08/2023 tarihine kadar teslim edileceğinin ifade edilmiş ise de, ilk sevkiyatın kararlaştırılan 01.02.2023 tarihinden önce 27.01.2023 tarihinde, son sevkiyatın ise 16.02.2024 tarihinde gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, protokolde kararlaştırılan 01.02.2023-30.08.2023 tarihine kadar teslim, 27.01.2023-16.02.2024 tarihleri arasında gerçekleştirildiği, 25.01.2023 tarihli protokolde paletlerin fatura edilmeyerek irsaliye edileceği karşılığında irsaliye ile giriş ve çıkış yapılacağı ifade edildiği, davalının davacıya düzenlemiş olduğu faturalarda paletlerin fatura edildiği, aynı faturada, fatura edilen palet bedeli kadar iskonto yapıldığı, gönderilen paletlere ilişkin olarak davalı taraf her ne kadar paletleri faturalandırılmış ise de, işbu palet sevkiyatlarına ilişkin faturalarda, faturalardaki palet bedeli kadar yapılan iskonto nedeniyle,davacı tarafa herhangi bir borç/alacak yönünden bakiye yansıtılmadığı, ancak; davacı tarafın paletleri iade ederken iz bedeli üzerinden fatura keserek davalı tarafa palet iadelerini yaptığı, davalının ise iade fatura düzenlemek suretiyle borç/alacak yönünden alacak ve borcun varlığını etkileyecek olumlu ve/veya olumsuz herhangi bir etkisinin olmadığının tespit edildiği, Protokol 0,50cI ... su 24'lü koli su üzerinden gerçekleştirilmiş ise de; faturalarda 0,50CL ... su 24'lü koli üzerinden sevkiyatın yapılmadığı, sevkiyatın 0,50CL ... su 12'likoli olarak toplamda 166.383 koli olarak teslim edildiği tespit edilmiş olmakla birlikte; işbu sevkiyatların 135.394 Kolisi 10,50 TL, geri kalan 30.989 kolisi ise 12 TL tutarından faturalandırıldığı, şöyle ki; davalı tarafın 0,50CL ... suyu 24'lü koli üzerinden değil 12'li koli üzerinden gerçekleştirdiği, 25.01.2023 tarihli protokole göre 01.02.2023-30.08.2023 tarih aralığından önce 3.192 koli(27.01.2023 tarihinde), protokol tarih aralığında 163.191 koli sevk edildiği, ayrıca; her ne kadar protokolde anlaşılan birim fiyat üzerinden (10,50TL) fiyatlandırma 135.394 koli üzerinden fiyatlandırılmışsa da geri kalan 30.989 koli protokolde kararlaştırılan birim fiyattan daha fazla birim fiyat olan (12 TL) üzerinden fatura edilmiş ise de taraflar arasındaki e-mail yazışmalarından da sabit olduğu üzere, ilgili fazla yansıtılan birim fiyat farkına ilişkin olarak davacı taraf, davalı tarafa “fiyat farkı” adı altında fatura düzenlemiş ve düzenlenen işbu faturalar taraf defter yasal kayıtlarına işlenmiş olup, fazlaya ilişkin fiyat farkından kaynaklanan alacağa ilişkin herhangi bir alacak kalmadığı, Protokol 1,5lt ... su 12'li koli su üzerinden gerçekleştirilmiş ise de; faturalarda 1,5LT ... su 12'li koli üzerinden sevkiyatın yapılmadığı, sevkiyatın 1,5LT ... su 6'likoli olarak toplamda 127.176 koli olarak teslim edildiği tespit edilmiş olmakla birlikte; işbu sevkiyatların 106.680 Kolisi 10,50 TL, geri kalan 20.496 kolisi ise 12 TL tutarından faturalandırıldığı, şöyle ki; davalı taraf 1,5LT ... suyu 12'li koli üzerinden değil 6'likoli üzerinden gerçekleştirdiği, 25.01.2023 tarihli protokole göre 01.02.2023-30.08.2023 tarih aralığından önce 2.016 koli, protokol tarih aralığında 107.940 koli, protokol tarih aralığı sonrasında ise 17.220 koli sevk edildiği, Ayrıca her ne kadar protokolde anlaşılan birim fiyat üzerinden (10,50TL) fiyatlandırma 106.680 koli üzerinden fiyatlandırılmışsa da geri kalan 20.496 koli protokolde kararlaştırılan birim fiyattan daha fazla birim fiyat(12 TL) üzerinden fatura edilmiş ise de taraflar arasındaki e-mail yazışmalarında da sabit olduğu üzere, ilgili fazla yansıtılan birim fiyat farkına ilişkin olarak davacı taraf, davalı tarafa “fiyat farkı” adı altında fatura düzenlemiş ve düzenlenen işbu faturalar taraf defter yasal kayıtlarına işlenmiş olup, fazlaya ilişkin birim fiyat farkından kaynaklanan alacağa ilişkin herhangi bir alacak kalmadığı, Protokol 5' lt ... su 4 lı koli su üzerinden gerçekleştirilmiş ise de; faturalarda 5 LT ... su 4"lü koli üzerinden sevkiyatın yapılmadığı, sevkiyatın 5LT ... su 2'li koli olarak toplamda 118.720 koli olarak teslim edildiği tespit edilmiş olmakla birlikte; işbu sevkiyatların 98.960 Kolisi 10,50 TL, geri kalan 19.760 kolisi ise 12 TL tutarından faturalandırıldığı, şöyle ki; davalı taraf 5LT ... suyu 4'lü koli üzerinden değil 2'li koli üzerinden gerçekleştirdiği, 25.01.2023 tarihli protokole göre 01.02.2023-30.08.2023 tarih aralığında önce 2.160 koli, protokol tarih aralığında 116.560 koli sevk edildiği, ayrıca her ne kadar protokolde anlaşılan birim fiyat üzerinden (10,50TL) fiyatlandırma 98.960 koli üzerinden fiyatlandırılmışsa da geri kalan 19.760 koli protokolde kararlaştırılan birim fiyattan daha fazla birim fiyat(12 TL) üzerinden fatura edilmiş ise de taraflar arasındaki e-mail yazışmalarında da sabit olduğu üzere, ilgili fazla yansıtılan birim fiyat farkına ilişkin olarak davacı taraf, davalı tarafa “fiyat farkı” adı la fatura düzenlemiş ve düzenlenen işbu faturalar taraf defter yasal kayıtlarına işlendiği, fazlaya yansıtılan birim fiyat farkından kaynaklanan ilişkin herhangi bir alacak kalmadığı, Protokol 0,33CL ... su 24'lükoli su üzerinden gerçekleştirilmiş ise de; faturalarda 0,33CL ... su 24'lü koli üzerinden sevkiyatın yapıldığı toplamda 900 koli olarak teslim edildiğinin tespit edildiği, İşbu sevkiyatların tamamı protokolde anlaşılan 21,00 TL üzerinden faturalandırıldığı, 25.01.2023 tarihli protokole göre 01.02.2023-30.08.2023 tarih aralığında 900 koli sevk edildiği, Protokol 19lt ... su üzerinden toplamda 56.600 adet gerçekleştirildiği, işbu sevkiyatların 42.920 adeti 21 TL, geri kalan 13.680 adetin ise 24 TL tutarından faturalandırıldığı, 25.01.2023 tarihli protokole göre 01.02.2023-30.08.2023 tarih aralığında önce 828 adeti, protokol tarih aralığında 34.074 adet protokol tarih aralığı sonrasında ise 21.698 adet sevk edildiği, ayrıca her ne kadar protokolde anlaşılan birim fiyat üzerinden (21 TL) fiyatlandırma 42.920 adet üzerinden fiyatlandırılmışsa da geri kalan 13.680adet protokolde kararlaştırılan birim fiyattan daha fazla birim fiyat(24 TL) üzerinden fatura edilmiş ise de taraflar arasındaki e-mail yazışmalarında da sabit olduğu üzere, ilgili fazla yansıtılan birim fiyat farkına ilişkin olarak davacı taraf, davalı tarafa “fiyat farkı” adı altında fatura düzenlendiği ve düzenlenen işbu faturalar taraf defter yasal kayıtlarına işlenmiş olup, fazlaya ilişkin birim fiyat farkından kaynaklanan alacağa ilişkin herhangi bir alacak kalmadığı, Protokol 20C ... bardak 72'li koli 27,00 TL üzerinden geçekleştirilmiş ise de 20CL ... bardak 72 koli ürünün sevkiyatı gerçekleştirilmediği, Yukarıda yapılan tespitlerle birlikte; protokolde her ne kadar ürün açıklaması 0,5CL ... su 24'lü koli, 1,5LT ... su 12'li koli, 5lt ... su 4 koli, 0,33CL ... su 24'lü koli, 19 ... su ve 20cl ... bardak 72 koli olarak su olarak ifade edilmiş ise de, işbu protokolde ilgili ürünlere ilişkin hangi üründen kaç koli olacağı hususunda herhangi bir açıklamanın yer almadığı, sadece ve sadece toplamda 250 tır ürün alımının ifade edildiği, başka bir anlatım ile protokolde ayrı ayrı alım miktarının belirtilmediği , Türk Ticaret Kanunu'nun 21/f.2 maddesi gereği, sekiz (8) gün içinde fatura içeriğine itirazda bulunulması gerekmekte olup, düzenlenmiş olan faturalarının içeriğine yönelik süresi içinde herhangi bir itirazın ileri sürülmemesi halinde faturanın kabul edilmiş sayılacağı, Faturaya itirazın, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalısı gerektiği, sekiz günlük sürenin, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi olmayıp yalnızca ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşıdığı, sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olacağı, faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebileceği, Davacı şirketin sekiz günlük süre içerisinde davalı tarafından kesilen faturalara itiraz ettiğinin tespit edilemediği, hâl böyle olunca dava konusu açısından fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti (ispat külfeti yer değiştirdiğinden) faturayı alan tarafa; yani davacıya ait olacağı, ne var ki tarafımıza tevdi edilen dava dosyasında davacı şirketin bu hususu tevsik eder nitelikte delil tespit edilemediği, hâl böyle olunca faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyen davacı şirketin, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen davalının, faturaya dayalı bu alacağının varlığını 6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85 inci madde hükümleri (HMK m. 222) uyarınca ispatlamış olduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığı, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtları ile davacı ile olan cari hesap hareketleri ve işbu hesaplarına olan konu faturaların rapor içeriğinde ayrıntılı olarak incelendiği, nitelikli hesaplama Uzmanı Av.Dr. ... ve MM- Bağımsız Denetçi .... tarafından davacı tarafın yasal defter ve kayıtları incelendiği, , sayın mahkemeye sunulan bilirkişi kurulu raporunda davalı tarafın davacı taraf ile olan borç/alacak bakiyesi yönünden herhangi bir değerlendirilme yapılmamış olması nedeniyle, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.- .... K. Sayılı dava dosyası ekinde, davacı tarafın 01.01.2023-31.12.2023 tarih aralığını kapsayan cari hesap ekstrelerinin mevcut olduğu tespit edilmiş olup, işbu cari hesap hareketleri ile davalı taraf cari hesap hareketleri karşılaştırılmış olup, 31.12.2023 tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 162.732,16 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın davacı tarafa ise 162.730,72 TL borçlu olduğu, 162.732,16-162.730,72-1,44 TL tutarında cari hesap farkının olduğu anlaşılmakla, taraflar arasındaki 1,44 TL tutarındaki 2023 yılı cari hesap farkının iktisadi bir değeri olmaması nedeniyle tarafların defter kayıtlarının örtüştüğü kanaatine varıldığı, "Peşin ödeme yaptığınız tutar kadar ürünü sözleşmede yazılı fiyatlar üzerinden sevk ediyor olacağız ancak öncelikle palet alacağımızın tamamını iade almak istiyoruz, palet alacağımızın TL karşılığı yaklaşık 427.000 TL dir palet alacağımızı düştükten sonra kalan alacağınız(606.000,00TL- 427.000,00TL> 179.000,00TL) — 179.000,00TL — için sipariş vermeniz halinde hemen sevki planlayabiliriz palet bakiyesi (iade) teslim alındıktan sonra ise bakiyenin kalanı için yine sözleşme fiyatı üzerinden teslimat yapıyor olacağız.” şeklinde yazışma gerçekleşmiş olup 28.09.2023 tarihli e-mail de ise, davacının davalıya gönderdiği e-mailde “ 4 tır 19 LT su siparişimiz gelmiştir. 3 tır daha 19 LT .... su istiyorum elimde 250 adet palet var aldırabilirsiniz.” Şeklinde davacının davalıya sipariş verdiği görüldüğü, 28.07.2023-28.08.2023 tarihleri arasında miktar üzerinden düzenlediği belirtilen faturalar sebebiyle davacının alacak talebi yönünden yapılan incelemede; rapor içeriğinde ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, protokolde kararlaştırılan birim fiyattan daha fazla birim fiyat üzerinden ilgili dönem aralığında fatura edilmiş ise de taraflar arasındaki e-mail yazışmalarında da sabit olduğu üzere, ilgili fazla yansıtılan birim fiyat farkına ilişkin olarak davacı tarafın, davalı tarafa “fiyat farkı” adı altında fatura düzenlediği, düzenlenen işbu faturaların taraf defter yasal kayıtlarına işlenmiş olup, fazlaya ilişkin birim fiyat farkından kaynaklanan alacağa ilişkin herhangi bir alacak kalmadığı, başka bir anlatım ile davacının işbu fazla miktar üzerinden düzenlenen faturalara ilişkin herhangi bir alacak talebinde bulunamayacağı kanaatine varıldığı, Eksik teslim edildiği iddia edilen 100 tır miktara ilişkin kazanç kaybı talebi ile davalı tarafın cevap dilekçesinde 500.000,00 TL bedelli paletlerin teslim edilmediği iddiasına yönelik yapılan incelemede; davalı tarafın incelenen yasal defter kayıtları ve yasal defter kayıtları dayanağının faturaların incelenmesinde; 25.01.2023 tarihli protokole göre 01.02.2023-30.08.2023 tarih aralığında önce 3 tır, protokol tarih aralığında 155 tır, protokol tarih aralığı sonrasında ise 24 tır sevk edildiği, sayın Mahkemece 25.01.2023 tarihli protokole göre 01.02.2023-30.08.2023 tarih aralığında önce sevk edilen 3 tır ile tarih aralığından sonra sevk edilen 24 tır kabul edildiği taktirde, toplamda 34155*24-182 tır sevkiyatın yapılarak 250-182-68 tır sevkiyatın eksik kaldığının hesaplandığı, sayın Mahkemece 25.01.2023 tarihli protokole göre 01.02.2023-30.08.2023 tarih aralığında önce sevk edilen 3 tır ile tarih aralığından sonra sevk edilen 24 tır kabul edilmediği taktirde toplamda 155 tır sevkiyatın yapılarak 250-155-95 tır sevkiyatın eksik kaldığı hesaplandığı, Ancak; nitelikli hesaplama Uzmanı Av.Dr. ... ve MM- Bağımsız Denetçi ... tarafından davacı tarafın yasal defter ve kayıtları incelendiği, işbu raporda “Tarafların arasındaki protokolün geçerli olduğunun benimsenmesi halinde, tarafların protokoldeki ürün miktarları ve birim fiyatlarla bağlı kalmaları gerektiğinden, davalı şirketin faturaların protokoldeki birim fiyatlar üzerinden düzenlenmemesinden kaynaklanan fazla ödemesinin 136.343,62 TL, protokole uygun miktar ve fiyatla ürün teslimi yapılmamasından kaynaklanan kar kaybının ise 1.379.131,00 TL olarak hesaplandığı” görülmüş olup, davacı şirketin ürün teslimatının protokole uygun yapılmaması sebebi ile muadil su satı yapan firmalardan tedarik ederek sattığı sulardan elde ettiği karın aslında davacı şirketin geliri olduğu, gelir kaybına karşılık kar oranını hesaplaması gerektiği, işbu kar oranın hesaplanması için, faaliyet karlılık oranlarının tespitine ihtiyaç duyulması nedeniyle davacının kazan kaybının hesaplanamadığı, Paletlerin güncel değeri ile davacının alacağını bulunmadığı savunması yönünden yapılan incelemede; davalının davacıya 5.799 adet palet gönderdiği, işbu gönderilen paletlere karşılık davalının davacıdan 5.891 adet iade aldığı tespit edilmiş olup, 5.891 Ad - 5.799 Ad — 92 Adet paleti davacının davalıya fazla iade ettiğinin tespit edilmiş olup, davalı şirketin palet yönünden alacağının bulunmadığı anlaşıldığının belirtildiği, Rapora karşı beyan ve itirazların sunulduğu, taraf vekillerine siparişin nasıl verildiğine ilişkin açıklamada bulunmak üzere süre verildiği, dosyaya eklenen dilekçe ve ekleri de gözetilerek son bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, bilirkişi heyet ek raporundan özetle; davacı tarafın“...” işi ile uğraştığı, reyonlarında birden fazla sayıda su markaları satan diğer ... marketleri gibi, davacı tarafında su sezonu gelmeden önce birden fazla sayıda su firmaları ile bağlantılar yaparak cn uygun fiyata ve yaz sezonunu rahatça atlatacağı sözleşmeler ve protokoller yapacağı, para veya çek verilerek fiyat sabitlemesinin yapılacağı, fiyat sabitlenmesi halinde dahi azami çekiş zamanının tarih olarak belirleneceği, sektördeki uygulamanın bu şekilde olduğu, bu nedenle su bağlantılarında çekiş için ayrıca bir son tarih belirleneceği, davaya konu protokolün 3.maddesine göre son sürenin 30.08.2023 tarihi olduğu, davacı tarafın protokolün başlangıcında önden ödeme yapmadığı, fatura geldikçe peşin ödeme yaptığı, 3 ara tarihte de önden 2,5 milyon lira ödeme yaptığı, toplu ödeme yaptığı ürünleri ise protokoldeki fiyatlardan 2023 yılında aldığının anlaşıldığı, Ticari hayatta hiç bir üreticinin, imzaladıkları protokol ve sözleşmelerin muhteviyatında sipariş edilen şeylerin; I)çeşidi 2)miktarı 3)teslim tarihi 4) Nereye- Hangi mağazaya teslim edileceği açıkça belli edilmemiş ise ( 5)fiyatları bu dosyada belli olduğu için ayrıca zikretmiyoruz) arada protokol var deyip kendiliğinden 100 TIR ürün yapıp kendiliğinden müşterisine gönderemeyeceği, alıcının sipariş çekmesini mutlaka bekleyeceği, bunun hukuki bir şart olmadığı, ticari bir gereklilik olduğu, davacı tarafın 23.12.2025 tarihli beyan dilekçesinde sunduğu ..... yazışmaları davacının "; merkez mağazama yarın 1 TIR 19 litre gönder, .... mağazama | TIR 19 litre gönder" diyerek hangi mağazanın, hangi çeşitten, ne miktarda ve ne zaman ürün istediğini bildirdiği, yani sipariş verdiği, Bu whatsapp siparişleri ile gönderildiği anlaşılan yukarıdaki 9 TIR”lık 9 siparişin davacı tarafça ayrıca bir itirazı bulunmadığı, sadece 9 TIR'lık bir örneklem ile, gönderildiği iddia edilen 150 TIR'ın da aynı şekilde sipariş edilip edilmediği belli olmayıp tüm siparişlerin bu şekilde gönderilip gönderilmediğine dair kanaatin Mahkemeye ait olduğunu, ancak davacı tarafın, ilettikleri bir kısım siparişlere ait ..... yazışmalarını dosyaya sunmuş dahi olsalar, 23.12.2025 tarihli beyan dilekçesinde davalı ile aralarında siparişlerin iletilmesine yönelik bir anlaşma yapılmadığı hususunu tekrarladığı, yukarıda kısaca bahsettiğimiz ve protokolde belli edilmemiş detaylar (Tır'lardaki ürünlerin çeşidi, miktarı, teslim tarihi ve hangi mağazaya gönderileceği) belli edilmeden yani sipariş verilmeden sevk borcunun nasıl doğacağı, eğer bunu isteselerdi, tarafların protokolde bu detayları belirleyecekleri, o taktirde sevkiyatlarla ilgili tüm sorumluluğun protokol imzalandığı andan itibaren davalı tarafa geçeceği, ama mevcut protokolde bu yönde bir detay olmadığı, hangi mağaza, hangi ürün çeşitlerinden, kaç koliyi, ne zaman isteyecektir sorularının cevaplarının hiç birinin protokolde yerini bulmadığı, önceden davalı tarafa da bildirildiğine dair dosyada bilgi ve belge de bulunmadığı, 20.10.2025 tarihli bilirkişi heyet raporundan sonra, Mahkemenin taleplerine istinaden davacı tarafın 23.12.2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde bir de EXCEL formatında hazırladığı ve fakat davalı tarafa bildirildiği belli olmayan bir sipariş tablosu olduğu, bu tablonun toplamına dikkat edildiğinde yaklaşık 250 TIR”lık sipariş in davalı tarafa verilmiş gibi anlaşıldığını, siparişlerin toplamının 8.887.493,67 TL olduğunu, Ancak kalan siparişlerin tamamının, excel tablosunun sonunda, 1 kerede ve 13.07.2023 tarihinde toplamda 3.201.568 TL.lik 1 adet sipariş ile davalı tarafa bildirdiklerini, Mahkemeye sundukları excel tablosu aracılığıyla iddia ettikleri, davacı tarafın bu iddiasını destekleyecek ve davalı tarafa bu siparişin bildirildiğini anlamamızı sağlayacak 13.7.2023 tarihine ait mail bulunmadığını, whatsapp yazışmalarının arasında böyle bir yazışma bulunmadığını, Davacı tarafın iddialarında yer aldığı üzere, davalı tarafın su göndermediği iddialarını 6 ay 29 günlük protokol süresinin içindeki alış faturalarının tarihlerine bakarak da anlamaya çalışıldığını, yani davalı tarafın ürün göndermeyi kestiği açıkça anlaşılır ve görülür tarihler olup olmadığına ilişkin araştırma yapıldığı , kök raporun sektörel kısmında ve 1 1.sayfasında yazılı olduğu üzere ; cari hesap özetinde 30.08.2023 itibarı ile bulunan davacı tarafın alacak bakiyesi ; protokol dönemi bitmiş olmasına rağmen taraflar arasında yapılan yazışma sonrası davalı tarafça eski fiyatlı olarak sonraki aylarda gönderilerek bu alacak bakiyesinin sıfırlandığı, görüldüğü üzere 192 adet alış faturasının aylara göre dağılımında, sevkiyatın kesildiğinin ve yapılmadığının net olarak anlaşıldığı aylar bulunmadığının belirtildiği, Dosyaya mübrez Nitelikli hesaplama Uzmanı Av.Dr. ... ve MM- Bağımsız Denetçi ... tarafından yapılan hesaplamaya ilişkin rapor içeriğinde ve ekinde herhangi bir hesaplama tablosunun mevcut olmadığı, bilirkişi kurulu raporunda kar kaybına ilişkin hesaplamanın hangi kıstas ve yönteme göre yapıldığı ve mahrum kalınan kar kaybına ilişkin tespite nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığı, kök raporda kar oranın hesaplanması için faaliyet karlılık oranlarının tespitine ihtiyaç duyulduğunu, davacı vekili bilirkişi heyeti kök raporuna itiraz dilekçesi içerisinde ve ekinde davaya konu 2023 yılında diğer firmalardan vermiş oldukları sipariş miktarlarına, satış rakamlarına ve karlılık oranlarına ilişkin tabloyu sunduğu, işbu sunulan tablolardan kar kaybına ilişkin hesaplama yapmanın mümkün olmadığını, zira; davacı vekili bilirkişi heyeti kök raporuna itiraz dilekçesi içerisinde ve ekinde 2023 yılı firma bazında karlılık raporunda davacı şirketin ikame ettiği ürünlerin protokol tarihinden önce yada sonra alındığının tespit edilmemesi, kar tutarının brüt karlılık mı yoksa isletme faaliveti. finansman giderleri vb. giderlerin indirilmesi akabinde kalan kar olarak hesaplandığı tespit edilmediği belirtilerek kök rapordaki görüşlerinin değişmediğinin belirttiği, Somut olayın incelemesinde; davacının asıl dava dosyasında kar kaybı birleşen dava dosyasında manevi tazminat talep ettiği, bu istemlerini taraflar arasındaki protokol şartlarının yerine getirilmemesine bağladığı, her iki davada ispat yükünün davacı tarafta olduğu, taraflar arasındaki protokolün geçerli bir protokol olduğu, her ne kadar davalının protokolde çift imza olmaması sebebiyle itirazı olsa da bu protokol kapsamındaki siparişleri yerine getirdiğine ilişkin savunması da gözetilerek protokolün geçerli olmadığına yönelik savunmasına itibar edilmediği, Geçerli protokolden kaynaklı tarafların edim yükümlülüğünün olduğu, dosyada alınan raporlar, protokol içeriği, taraflar arasındaki mail ve yazışmalar, sektörel uygulamalarda birlikte göz önüne alındığında davacı tarafın protokolde belirtilen 250 tır su ürünü davalıdan sipariş etmesi, ödemenin protokol 3. Maddesi kapsamında gerçekleşmesi, fiyatlarında sözleşme süresince sabit kalmasının gerektiği, protokolde hangi su miktarından ne kadar alınacağının açıkça belirtilmediğinden davalının resen herhangi bir sipariş olmadan resen davacıya su teslimi yapmasının ticari uygulamalara uygun olmayacağu, bu nedenle davacının aksi yöndeki iddialarına itibar edilmediği, Davacı tarafın ön ödemeler yaptığı, bununla birlikte davalı tarafa protokol süresince 250 tır su ürüne ilişkin sipariş gönderdiğini, davalı tarafında bu sürede sipariş edilmesine rağmen su ürününü teslim etmediği ispat edemediği, davacının siparişe ilişkin excel tablosunun en son alınan ek raporda detaylı incelendiği, taraflar arasındaki yazışmalarda dikkate alınarak sunulan excel tablosuna itibar edilmediği, davalının kendisinden sipariş edilemeyen su ürününü resen davacıya teslim etme sorumluluğunun veya bu hususta bir kusurunun bulunmadığı, Protokol süresinin dolmasından sonra davacı tarafın davalı tarafa su siparişi yaptığı, 23.8.2023 tarihli mailde davacının 250 tır üründen 150 tır su ürününün parasının ödediği, 150 tır su ürünü sevkiyatı bittikten sonra şartların değişmesinden dolayı 3 TL fark bedelinin ödeneceği konusunda tarafların anlaştığı, bilirkişi ... ve ... tarafından düzenlenen kök raporun 23. Sayfasında her bir litre yönünden ayrı ayrı inceleme yapılarak fazla yansıtılan birim fiyat farkına ilişkin davacının davalıya fiyat farkı faturası düzenlediği, faturaların taraf defterlerine kaydedildiği, fazlaya ilişkin birim fiyat farkından kaynaklanan alacağın bulunmadığının, tespit edildiği, taraflar arasındaki protokolde su ürünlerine ilişkin hangi üründen kaç koli olacağı hususunda herhangi bir açıklamanın yer almadığı, sadece toplamda 250 tır ürün alımının belirtildiği, davalı tarafın paletlere ilişkin savunmasınında tüm raporlarda incelendiği, davalının bu paletlere ilişki davacıdan talep edebileceği mahsup edilecek alacak olmadığı, Davacının kar kaybı talebine ilişkin dosyada davacının defterlerinin incelemesine ilişkin alınan ilk raporda hesaplama yapılmış ise de gerek bu hesaplama, gerekse davacının dosyaya sunduğu belgeler dosyada alınan diğer kök ve ek raporlarda kar kaybı talebine yöndeki verilerin ortaya konulamadığından hesaplama yapılamadığı, dosyada alınan bilirkişi ... ve ... tarafından hazırlanan raporun daha detaylı ve her iki taraf kayıtlarını inceleyen denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor olması sebebiyle bu rapordaki açıklamalarda dikkate alınarak davacının kar kaybı talebinin ispat edilemediği değerlendirilerek asıl davanın reddine karar verildiği, Birleşen davaya konu uyuşmazlığın manevi tazminat istemine ilişkin olup manevi tazminat için kişilik haklarının ihlal eden bir fil, bundan kaynaklı zarar, kusur ve illiyet bağı olması gerektiği, salt protokol hükümlerinin yerine getirilmediği iddiasıyla manevi tazminat talep edilemeyeceği gibi, protokol süresi içerisinde 250 tır ürünün 150 tır kısmının bedelini ödeyen, 150 tır dışında kalan 100 tır ürünün fiyat artışına ilişkin davalıyla mutabık kalan davacının, kişilik haklarını ihlal edildiği tespit edilemediğinden bu iddianın da ispata muhtaç olduğu değerlendirilerek birleşen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A.Bakırköy ... ATM'nin ... esas sayılı esas sayılı dosyası yönünden; 1- Davacının mahrum kalınan kar talebinin ispatlanamadığından REDDİNE B. Birleşen Bakırköy ... ATM'nin ...Esas, ... karar sayılı dosyası yönünden 1-davacının manevi tazminat talebinin ispatlanamadığından reddine ASIL DAVA YÖNÜNDEN 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 427,60.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, eksik kalan 304,4 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 3.415,50.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye harcın davacı tarafa iadesine, 6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, 8-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Asıl ve birleşen davalı vekili tarafından yapılan 18.000,00 TL bilirkişi ücreti masrafının asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak, asıl ve birleşen davada davalı tarafa verilmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı taraf vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM’ 12, 14 ,43 HD’nde İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/03/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır