İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/67 E. 2024/1151 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/67
- Karar No
- 2024/1151
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/67 Esas KARAR NO : 2024/1151 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/01/2024 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Müvekkilinin maliki olduğu ...plaka ... model araç ile ... Sigorta A.Ş'nin ... numarası ile, kasko sigorta poliçesi teminatı altında olan ... plaka numaralı araç arasında 13.06.2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin tahsili için huzurdaki yargılamanın ikame edilmesi zorunluluğu hasıl olduğunu, maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağı, kazaya ait görüntüler ve tramer kayıtları incelendiğinde, meydana gelen kazanın vuku bulmasında ve müvekkilin uğradığı zarar bakımından ... plakalı aracın kusurlu olduğunun, müvekkilinin kusursuz olduğunun ortaya çıkacağını, araçta meydana gelen değer kaybı ile ilgili olarak,...Sigorta A.Ş. nezdinde ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (Trafik) kapsamında sorumluluğu temin edilen... plakalı sayılı aracın sigorta poliçesinden, değer kaybı bedelinin tahsil edilebilmesi için 24.11.2022 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, . Sigorta Tahkim Komisyonu 11.07.2023 tarihli ... Kararında "...Davalı Sigorta Şirketi tarafından temin edilen azami sorumluluk limitinin dolması ve nihayeten sorumluluğu bulunmadığına kanaat getirilmekle reddine karar verilmiştir." demek suretiyle müvekkilin başvurusunda haklı olduğunu, ancak sigorta şirketinin azami sorumluluk limitini doldurduğu ve sorumluluğunun kalmadığını belirterek taleplerinin reddedildiğini, fazlaya ilişkin hak ile alacakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 18.000,00-TL tutarında belirsiz alacak niteliğindeki değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, dava değer arttırım dilekçesi ile; 06.07.2024 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkili aracında meydana gelen değer kaybının 22.759,00-TL olduğunun belirlendiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 18.000-TL değer kaybı taleplerini 4.759,00-TL artırarak toplam 22.759,00-TL olarak ıslah ettiklerini, davalı şirketin genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında sorumluluğu devam ettiği dikkate alınarak, ıslah talebimiz doğrultusunda davamızın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Davacı yanca dava konusu kaza sebebiyle mezkur kazaya karışan... plakalı aracın... numaralı 30.06.2021-30.06.2022 vadeli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi gereğince müvekkili... Sigorta A.Ş.'ye husumet yöneltildiğini, kasko sigorta poliçesi ile ilgili düzenlemeler Türk Ticaret Kanunu'nda yapılmış olmakla birlikte huzurdaki dava müvekkili şirket yönünden ticari dava niteliğinde olduğunu, Bakiye taleplere ilişkin olarak başvuru yapılmadığını, poliçe azami teminatı tüketildiğinden huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, hiçbir surette sorumluluğu kabul anlamına gelmemekle birlikte, Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında müvekkili şirketçe yapılan ödemeler yeterli olduğundan huzurdaki davanın reddi gerektiğini, 10.10.2023'te davacı yana yapılan ödeme nemalanarak 6.949,76-TL tüketildiğini, cevap dilekçesinin sunulduğu 14.02.2024 tarihi itibari ile kalan bakiye limitin 93.050,24-TL olduğunu, davanın devamınca da yapılan ödemelerin nemalanmaya devam edeceğinin de nazara alınması gerektiğini, olay nedeniyle sigorta şirketinin varsa sorumluluğu kusur ve zmms poliçe limitleri ile sınırlı bulunduğunu, ZMMS (trafik) sigorta poliçeleri kusur oranında sorumluluğu havi poliçeler olup, mezkur kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından müvekkili şirketin de sorumluluğunun bulunmadığını, araçta yapılan ödemeyi değer kaybı oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 06/07/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Sn. Mahkemenin ... E. sayılı dava dosyasında yukarıda arz edilen hususlarla, Trafik kuralları yönünden Üç araçlı aynı yönlü iki bölümlü zincirleme maddi hasarlı Kazaya etken Trafik kural ihlalleri; 1. Davacı ... adına kayıtlı ... plakalı 2019 model ...marka otomobil sürücüsü ... birinci bölüm iki araçlı aynı yönlü maddi hasarlı kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nın diğer sürücü kusurlarında 52/B, 52/C ile sürücü asli kusurlarından 84/D hükümlerini ihlal ettiği, 2. Dava dışı sarı renkli spor araç sürücüsünün, birinci bölüm iki araçlı aynı yönlü maddi hasarlı kazanın oluşumuna, katkı sağlayacak trafik kurallarına aykırı etken davranış faktörü görülmediği, 3. Davalı ...Sigorta A.Ş nezdinde 30.06.2021/2022 tarihleri arasında... sayılı kasko sigortalı ... plakalı 2011 model...marka otomobil sürücüsü ...n ikinci bölüm iki araçlı aynı yönlü maddi hasarlı kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nın diğer sürücü kusurlarında 52/B, 52/C ile sürücü asli kusurlarından 84/D hükümlerini ihlal ettiği, 4. Davacı...dına kayıtlı ... plakalı 2019 model ...marka otomobil sürücüsü ...’ın ikinci bölüm iki araçlı aynı yönlü maddi hasarlı kazanın oluşumuna katkı sağlayacak trafik kurallarına aykırı etken davranış faktörü görülmediği, 5. Üç araçlı aynı yönlü iki bölümlü zincirleme maddi hasarlı kazanın oluşumuna katkı sağlayacak başkaca etken kişi, kurum, kuruluş ve dış etmenler olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Değer kaybı bedeli yönünden: ... plaka sayılı... SEDAN... ECO 1.6 (125) ... 2019 model otomobilin 13.06.2023 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı olarak piyasa rayiçlerine göre 25.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Somut olayda davalı... Sigorta A.Ş. kazada kusurlu olan... plaka sayılı aracın... numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup, ... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Sn. Mahkemenin takdir edeceği sigortalısının kusuru oranında), sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında Yargıtay içtihatlarına göre 25.000,00 TL. olarak belirlenen değer kaybı bedelinden ve sigortalısının kusuru oranında poliçe limitiyle sorumlu ve ödemekle yükümlüdür. Ancak davalı Sigorta Şirketi tarafından dava dışı...Sigorta A.Ş nezdinde kasko poliçesiyle sigortalı davaya konu... plaka sayılı aracın hasar onarım bedeli için 28.09.2022 tarihinde 47.759,00-TL rücuen ödeme yaptığı, davacının değer kaybı başvuru üzerine davacı yana 06.12.2022 tarihinde 2.241,00 TL ödeme yaptığı, ödemeler toplandığında 50.000,00-TL ödeme yapıldığı ve poliçe limitinin tükendiği görülmektedir. Davalı sigorta şirketinin ödeme konusunda önceliğinin ...plaka sayılı aracın Kasko Sigorta Şirketine mi? davacı mı? olup olmadığı konusunda takdir Sn. Mahkemeye ait olup, bu husus uzmanlık alanımız dışında kalmaktadır. Davalı... Sigorta A.Ş. tarafından 06.12.2022 tarihinde değer kaybı bedeli ödemesi yapılmış olmakla Sn. Mahkemenin ödeme önceliği konusunda takdirine göre 22.759,00 TL bakiye değer kaybı bedelinden sorumlu olduğu/veya olmadığı ve olduğunun kabulü halinde 06.12.2022 tarihi itibarıyla, -ödenmeyen zarar miktarı yönünden- temerrüde düşeceği görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının karşılanması talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Dava konusu uyuşmazlık, davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalının KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan... plaka sayılı araçlar arasında 13/06/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacıya ait araçta değer kaybı zararı oluşup oluşmayacağı ve davalıdan tahsili talebi noktalarında toplandığı tespit edildi. 3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. 4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Dosyaya getirtilen sigorta poliçesine göre davacıya ait araca zarar verdiği ileri sürülen... plaka sayılı aracın davalı sigorta nezdinde 30/06/2021-30/06/2022 tarihleri aralığında vadesi bulunan "Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi" adlı kasko sigortasının bulunduğu ve poliçe teminatları arasında 100.000,00-TL teminatlı kombine İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası klozu bulunduğu, kaza tarihi itibariyle davalı şirketin 100.000,00-TL poliçe limitine kadar verilen zararlardan sorumlu olduğu görülmüştür. 5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." 6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 7-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın meydana gelmesindeki kusur dağılımı noktasındadır. Mahkememizce adli trafik bilirkişiden dava konusu kazanın gerçekleşmesindeki kural ihlalleri ve kusur dağılımı tespiti için rapor alınmış, dosyaya sunulan 06/07/2024 tarihli dava konusu kazanın 2 aşamalı olarak gerçekleştiği, 1. Kazanın gerçekleşmesinde davacı araç sürücüsünün KTK'nın 52/B ve 52/C maddeleri ile 84/D maddelerinde düzenlenen kuralları ihlal ettiği, dava dışı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, 1.kazanın gerçekleşmesinden sonra meydana gelen 2. Kazada ise davalının sigortalısı dava dışı araç sürücüsü...ın KTK'nın 52/B ve 52/C maddelerine yönelik kural ihlalinden dolayı kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün 2.kazada kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Rapora karşı taraf vekillerince kusur yönünden bir itiraz ileri sürülmemiş olup, dosya kapsamına göre aksi iddia ve ispat edilmeyen kaza tespit tutanağında anlatımı yapılan kaza oluş şeklinde davalının sigortalısı araç sürücüsü...ın kendisine göre önünde seyreden davacıya ait aracın gerçekleştirdiği kaza sonrası durduğu sırada arkadan çarpmak suretiyle kazayı gerçekleştirdiği ve kazanın gerçekleşmesinde asli kusurlu olduğu değerlendirildiğinden davalının %100 kusur oranına göre sorumlu olduğu kabul edilmiştir. 8-Davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı zararının tespiti yönünden dosya araç hasarları konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 06/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihindeki hasarsız değerinin 520.000,00-TL olduğu, kaza sonrasında onarımının ekonomik olduğu ve kaza nedeniyle 25.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı taraflarca itiraz ileri sürülmemiş olup, davacıya ait araçta gerçekleşen hasar ve onarım gören parçalar ile aracın marka, model, segment ve kullanım ömrüne göre piyasa şartları ve dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilen 25.000,00-TL değer kaybı zararının yerinde olduğu anlaşıldığından davacıya ait aracın 25.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı kabul edilmiştir. 9-Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu İMMS kapsamında olduğundan ancak kaza tarihinde KZMMS poliçe sorumluluk limiti olan 50.000,00-TL'nin üzeride kalan zarardan sorumludur. Dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere göre,... plaka sayılı aracın aynı zamanda ZMMS sigortacısı da olan davalı tarafça, davacıya ait aracın kasko sigortacısı dava dışı ...Sigorta A.Ş.'ye hasar rücu ödemesi olarak 47.759,00-TL rücu ödemesi yapıldığı, ayrıca ZMMS kapsamında davacıya 2.241,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı ve ZMMS poliçe limitinin tüketildiği görülmüştür. Bu doğrultuda davalının İMMS sigortası kapsamında sorumluluğu başlamış olup, ayrıca dava tarihinden önce davacıya 10/10/2023 tarihinde 6.738,74-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı da anlaşılmıştır. Bu durumda davacıya değer kaybı zararından dolayı 2.241,00-TL ve 6.738,74-TL olmak üzere toplam 8.979,74-TL ödeme yapıldığından davacının 25.000,00-TL değer kaybı zararından bakiye 16.020,26-TL değer kaybı zararı oluştuğu tespit ve kabul edilmiştir. Davacı vekilinin 15/10/2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerinin 22.759,00-TL'ye yükseltildiği, kaza tarihi itibariyle davalı kurumun sorumluluk sınırının 100.000,00-TL olduğu, dava öncesi ödenen 6.738,74-TL ödemenin poliçe limitinden mahsubu sonrası kalan poliçe sorumluluk sınırı olan 93.261,26-TL'nin davacının tespit edilen bakiye değer kaybı zararını karşılamaya yeterli olduğu anlamışmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça kaza tarihinden itibaren zarara faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu temerrüde düşürülmesiyle başlayacağından bu talep kabul görmemiş, yapılan incelemede dava öncesi davalı şirkete 31/08/2023 tarihinde yazılı başvuru gönderildiği halde ödeme yapılmadığı, 8 iş günü sonunda 13/09/2023 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü gözetilerek davanın tespit ve kabul edilen 16.020,26-TL tazminata 13/09/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir. Davacı vekili tarafından her ne kadar 6.738,74-TL kısım yönünden feragat edilmiş ise de mahkememizce sehven ret sebebi olarak feragatin gösterilmediği, ancak davanın reddine karar verilmekle feragate binaen ret kararı verildiğinin ayrıca belirtilmemesinin sonuca etkisinin bulunmadığı değerlendirilmiştir. 10-Her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı) Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. Mahkememize arabuluculuk ücretinin davacıya yükletilmesine dair verilen kararların hemen hemen tamamında tashih ve tavzih talebinde bulunulduğu müşahade edilmekle, verilen kararın bir hata veya eksiklikten kaynaklanmayıp Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına dayandığı, karar hukuken hatalı olsa dahi bir maddi hatadan kaynaklanmayan hukuki görüşe dayalı yargılama giderine ilişkin kararın tashih veya tavzih yoluyla değiştirilemeyeceği, kaldı ki mahkememizin bu husustaki görüşünün net olarak gerekçeleriyle birlikte gerekçeli kararlarda ifade edildiği, buna rağmen yoğun bir şekilde bu hususta tashih ve tavzih taleplerinin mahkememize iletildiği, karara karşı kanundan kaynaklanan usuli yollara başvurmanın tarafların hak ve seçimine bağlı olduğu ancak mezkur konudaki tashih ve tavzih taleplerinin gereksiz bir yargılama gideri ve emek kaybına yol açtığı sıklıkla görülmekle bu hususta gerekçeli kararda ayrıca şerh düşülmesinde fayda bulunduğu değerlendirilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 16.020,26-TL bakiye değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın 13.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasına dair istemin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.094,34-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak alınan 81,27-TL harcın mahsubu ile bakiye 585,47-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 16.020,26-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 6.738,74-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 81,27-TL toplamı 508,87-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 81,25-TL posta ve tebligat ücreti, 5.400,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 5.908,85-TL yargılama giderinin, davanın ret yada kabul oranına göre takdiren 4.159,29-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda kararın dava değerinin miktarı itibariyle kesin nitelikte olduğu açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/12/2024
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır