İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/205 E. 2024/1133 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/205
- Karar No
- 2024/1133
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/205 Esas KARAR NO : 2024/1133 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/03/2024 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili...i olduğunu, davalı sigorta şirketi ise müvekkil aracın hasarlanmasına neden olan... plakalı aracın...poliçe numarası ile ZMM sigortacısı olduğunu, 10.10.2023 tarihinde meydana gelen kaza ile müvekkiline ait aracın hasarlandığını, kaza sonrasında taraflar arasında anlaşmalı kaza tutanağı tutulduğunu, SBM den çıkan kusur durumuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde hiç bir kusurunun bulunmadığını, asli ve tam kusurlu ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı olan davalıya hasar ihbarında bulunulmak suretiyle... nolu hasar dosyası açıldığını aracın hasara uğraması nedeniyle görevlendirilen eksperin hasar tespiti yaptığını, ve hasarın KDV dahil 113.535,50 TL olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketi kusurlu olan aracın trafik sigortacısı olduğundan müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedelinden ve değer kaybı bedelinden sorumlu olmasına karşı bu zamana kadar hiç bir ödemenin yapılmadığını, sigorta şirketinin meydana gelen hasardan sigorta limitleri dahilinde sorumlu olmakla 2023 yılı araç başına teminat limiti ise 120 bin TL olup bu miktara kadar olan tüm taleplerimizin davalı sigorta şirketince karşılanması gerektiğini, davalı sigorta şirketi sigortaladığı aracın haksız fiil niteliğindeki eylemi nedeniyle K.T.K nu ve TTK hükümlerince müvekkilinin aracında meydana gelen tüm doğrudan zararlardan sorumlu olduğunu, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere ve alınacak bilirkişi raporuna , raporlarına göre hasar bedeli ve değer kaybı bedeli alacaklarının tam ve kesin olarak belirlenmesi sonrasında taleplerimizi arttırmak üzere (fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak üzere şimdilik); hasar bedeli için 100,00 TL'nin 19.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile hüküm altına alınmasına, değer kaybı bedeli için 100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile hüküm altına alınmasına, 750-TL hasar ekspertiz ücretinin iş bu dava için yargılama gideri olarak değerlendirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talep etmiş olduğu değer kaybı bedelinin fahiş ve gerçek dışı olduğunu, bilirkişi tarafından tespiti ve araştırılması gerektiğinin davanın hasar dosyasında görüleceği üzere eksper raporu ile sabit olmakla birlikte olması gerekenin çok üzerinde olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün dosyada yer alan kesin ekspertiz raporunda da tespit edildiği üzere kusursuz olduğunu, davacının ise %100 kusurlu olduğu, bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, davacı yanın aracındaki daha önceki kazaların hesaplanması hem orijinal parça fark taleplerinin hem de değer kaybı hesabı yapılırken önemle dikkate alınması gereken bir husus olduğunu, aracın değer kaybı hesabında değişim veya onarım görmüş aracın değer kaybı hesabında değişim veya onarım görmüş olan plastik parçaların hesaba katılması hukuka aykırı olduğunu, davaya konu kazada değer kaybı oluşup oluşmadığı incelenmesini bu durumda, dayanağını doğrudan 2918 sayılı KTK.'nın 90. maddesinden alan genel şartlar'ın a.5. maddesinin (a) bendinde yapılan 04.12.2021 tarihli değişiklik ile değer kaybının tespitinde esas alınacak metot kesin ve şüpheden uzak bir şekilde izah edildiğini, davacı yanın taleplerinin gerçek dışı olduğunu, davacı yanın hasar faturalarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi gerektiğini, faturaların katma değer vergisinden şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, açıklanan sebeplerle öncelikle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Davacı 10/10/2023 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı...plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 15/01/2024 tarihli dilekçeye (E-mail) ve davalıya hasar dosyasının celbi için yazılan müzekkereye verilen cevabı yazıya göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür. Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Kazaya karışan...plakalı araç 25.09.2023-2024 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 10/10/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar ve değer kaybı bedelinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur, hasar ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. Bilirkişilerden alınan 25/09/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Kusur yönünden;Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeye ifade eder” denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılım yüzdesi yapılmamaktadır. Bu hali ile; ...Plaka sayılı davalı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/a ve 52/6 maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile Etken Olduğu. ... Plaka sayılı davacı araç Sürücüsü ...meydana gelen kazanın oluşumuna etken kural ihlali olmadığı. Hasar Miktarı yönünden; Davalı sigorta şirketi tarafından görevlendirilen sigorta eksperinin raporunda iskontolu yedek parça bedelinin KDV Hariç 12.591,89 TL, işçilik bedelinin KDV Hariç 29.500,00 TL, toplamda KDV Hariç 42.091,89 TL, 8.418,38 TL KDV ilavesi ile, KDV Dahil 50.510,27 TL olduğu, *Davacı tarafından görevlendirilen sigorta eksperinin raporunda orjinal yedek parça bedelinin KDV Hariç 60.112,92 TL, işçilik bedelinin KDV Hariç 34.500,00 TL, toplamda KDV Hariç 94.612,92 TL, 18.922,58 TL KDV ilavesi ile, KDV Dahil 113.535,50 TL olduğu, Netice olarak tarafımızca belirlenen onarım bedelinin aşağıda ki gibi olduğu;...plaka sayılı araçta yapılan onarımda kullanılacak yedek parçaların orijinal parça olacak şekilde KDV Hariç ve KDV Dahil olmak üzere iki türlü hesaplandığı ve aşağıda ki gibi olduğu, * Davaya konu vaki kaza sonucunda... plaka sayılı araçta meydana gelen gerçek zararının Orijinal parça ile onarım yapılması halinde araçtaki hasar bedeli olarak yedek parça toplamının KDV Hariç 59.932,92 TL olacağı ve işçilik bedelinin KDV Hariç 32.800,00 TL olmak üzere araçtaki toplam hasar bedelinin KDV Hariç 92.732,92 TL, 18.546,58 TL KDV ilavesi ile toplam hasar bedelinin KDV Dahil 111.279,50 TL olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varıldığı, Değer Kaybı yönünden; ... plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 22.500,00 TL olabileceği; görüş, kanaat ve tespitine varıldığı, Ekspertiz Bedeli yönünden625,00 TL * KDV hasar tespit bedelinin, TOBB” nin 2023 yılı ekspertiz ücret tarifesine göre makul bir değer olduğu, yargılama gideri sayılıp sayılmayacağı veya gerçek zarar olup olmadığı hukuki bir konu olması nedeniyle, değerlendirmesi ve taktirinin Sayın Mahkemeye bırakıldığı" şekilde rapor sundukları görülmüştür. Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır. Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları) Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile hasar bedeli yönünden 100.00-TL tazminat alacağı 111.179,50-TL artırarak 111.279,50-TL ücretin, değer kaybı için talep ettiği için 100,00-TL tazminat alacağı 8.620,50-TL artırarak 8.720,50-TL değer kaybı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte hüküm altına alınmasına, bakiye kalan değer kaybı bedeli yönünden fazlaya ilişkin talep ve dava hakkının saklı tutulmasına, 750-TL hasar ekspertiz ücretinin iş bu davada yargılama giderleri olarak hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Tüm bu nedenler ile;10/10/2023 tarihli çift taraflı trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 111.279,50 TL hasar ve 22.500,00 TL değer kaybının bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından ödemenin yapılmadığı görülmekle bedel arttırım dilekçesi de nazara alınarak davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren araç maliki tüzel kişi tacir olduğundan ticari amaç ile işletilen aracın zarara sebebiyet verdiği görüldüğünden avans faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar ). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; -111.279,50 TL hasar ve 8.720,50 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 120.000,00 TL tazminatının davalı sigorta şirketinden ( poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 26/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 8.197,20 TL karar ve ilam harcının yatan 2.473,60 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 5.723,60 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 2.473,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 70,00 TL posta ve diğer giderler, 6.000,00 TL bilirkişi masrafı ile 750,00 TL ekspertiz gideri olmak üzere toplam 9.721,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024 Katip ... E imza
Hakim... eimza