İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/668 E. 2025/332 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/668
- Karar No
- 2025/332
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/668 Esas KARAR NO : 2025/332
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 23/07/2024 KARAR TARİHİ : 11/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müflis ile aralarındaki ticari ilişki dolayısıyla 29.06.2020 tarihi itibari ile müvekkiline 65.286,97 TL borçlu olduğunu, mflis şirket tarafından işbu borca ilişkin olarak herhangi bir ödeme yapılmadığından akdedilen bir yapılandırma protokolü de bulunmadığını, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... E. ve ... K. Sayılı dosyasında 17.06.2021 tarihinde iflas kararı verilmesi neticesinde Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... sayılı İflas dosyasına 65.286,97 TL cari alacaklarını bildirdiklerini, ancak müdürlük tarafından yalnızca 5.037,00 TL alacağın kabul edilerek, bunun dışında kalan bakiye 60.249,97 TL alacağın reddedildiğini, cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere, toplamda 65.286,97 TL alacaklarının bulunduğunu, bu alacağın ticari defter ve kayıtlarla da sabit olduğunu, açıklanan nedenlerle idare heyetinin hatalı ret kararının iptalini, 17.06.2021 iflas tarihi itibariyle 65.286,97-TL alacak taleplerinin, (yapılacak yargılamada temerrüt tarihinden itibaren iflas tarihine kadar hesaplanacak ticari avans faizi alacağımız ve tüm fazlaya dair hakları saklı kaymak kaydı ile) masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı iflas dairesinin cevap dilekçesinde özetle; masa aleyhine olan hususları kabul etmedikleri, davanın reddini talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile 19/01/2023 tarihi itibariyle iflasına karar verilen ... Havacılık A.Ş.den olan cari hesap alacağına ilişkin isteminin iflas masasında reddine karar verilen miktar yönünden İİK 235 maddesi uyarınca iflas masasına kayıt ve kabul istemine ilişkindir. -Mahkememizce davaya konu Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, vergi dairesi kayıtları ve iflas dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır. -Müflis Tasfiye Halinde ... Havacılık Anonim Şirketi'nin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 19/01/2023 Tarih Saat 14:25 itibariyle iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ..... iflas sayılı dosyasında adi tasfiye yoluyla yürütüldüğü görülmektedir. -Dava tarihinden önce iflas edilmesi halinde, 2004 sayılı İİK'nın 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlamaya uğrar; müflis artık masa mevcudunu azaltıcı nitelikteki tasarruflarda bulunamaz. Bu mallar ve haklar topluluğunu, iflas açıldıktan sonra aynı Kanun`un 226. maddesi gereğince, kanuni mümessil olan iflas idaresi temsil edeceğinden, açılacak davalarda husumetin iflas idaresine yöneltilmesi ve varlığı iddia olunan alacakların, 2004 sayılı İİK. 219. maddesi gereğince, masaya karşı ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle kural olarak iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamaz. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK.nun 235/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde sıra cetveline itiraz davası açması gerekmektedir. Buna rağmen, iflâstan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflâs idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası olarak devam edilmelidir. Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme ise 2004 sayılı İİK'nın 235/1 maddesi gereğince iflas kararını veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesidir. -Kayıt kabul davalarında, ispat yükü, kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir -Davacı tarafın dava dilekçesindeki iddia ve savunmaları müflis şirketten cari hesap alacağı kapsamında alacağının bulunduğu hususuna dayanmaktadır. -Davacı tarafın iddialarının incelenmesinde ticari ilişki kapsamında fatura karşılığı mal ve/veya hizmetlerin eksiksiz yerine getirildiğini ispat külfeti davacı taraf üzerinde bulunmaktadır. Davacı taraf HMK 190. Maddesi gereğince faturaya konu hizmeti sunduğunu, sözleşme kapsamında yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiğini dava değeri de gözetildiğinde yazılı olarak ispat etmelidir. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. -Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). -Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. -Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 07/01/2025 tarihli raporda özetle; davacı şirketin 2016-2017-2018-2019-2020 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, defterlerin birbirlerini doğrular nitelikte oldukları ve dolayısıyla, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davacı şirketin Ticari Defterleri lehine delil teşkil ettiği, davalı tarafın 2019-2020 yıllarına ait ticari defterlerinde ... Havacılık AŞ şirketinin 2019-2020 yıllarında e-defter mükellefi olduğu, yıllık defterlerin açılış ve kapanış anlamına gelen ocak ve aralık ayları defter beratlarının kanuni süresinde olduğu, dolayısıyla davalının incelenen 2019-2020 Yevmiye ve Kebir defterlerinin Açılış kapanış onaylarının zamanında, envanter defterlerinin incelemeye sunulmadığından, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davalı şirketin Ticari Defterleri lehine delil teşkil edip etmediği hususundaki takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacının ticari defterlerinde davalıdan olan bazı alacak kalemlerinin fatura karşılığı ticari defterlere davalının borç hanesine kaydedildiği, bazı kayıtların ise fatura olmaksızın kaydı olarak tahakkuk ettirilerek borç-alacak kaydı yapıldığı, davacının Ticari defter kayıtlarında davacının davalıdan olan alacak tutarının 65.286,97 TL olduğu, davacının Ticari defter kayıtları ile Flasbellek içinde sunulan mizan kayıtlarının incelendiği, davacının davalıya düzenlediği faturalar davalı ... AŞ defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davacının defterlerinde kayıtlı olduğu halde davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan bazı tutarların olduğu, bu tutarların davacının fatura düzenlemeksizin tahakkuk ettirdiği paracık kullandırım ve kazanım bedelleri olduğu, davalının Ticari defterleri ile mizan bakiyesine göre davacının davalıdan olan alacak bakiyesinin 5.037,00 TL olduğu, tarafların BA-BS bildirimleri dosya münderecatında bulunmadığı, davalıya düzenlediği faturalar aylık olarak değerlendirildiğinde 5.000,00 TL nin altında kaldığından tarafların BA-BS kapsamına girecek BA-BS bildirimlerinin de olmayacağı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.
-Mahkememizce davacı tarafın sözleşme ve teslim iddiasını ispatlayabilmesi için ticari defterler üzerinden inceleme yapılmış, her iki tarafın ticari defterleri incelenmiş, ve fakat davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde yer alan kayıtların bir kısmının davalı yan defterlerinde yer almadığı, tarafların ticari defter ve belgelerinde kayıtların birbiri ile uyumlu olmadığı, dava konusu edilen cari hesap alacağından yalnızca 5.037,00 TL'lik kısım yönünden defterlerin uyumlu olduğu, bakiye cari hesap alacağının davalı yan kayıtlarında bulunmadığı görülmüştür. Yine tarafların vergi dairesi kayıtlarında, ilgili bedellerin 5.000,00 TL olan yasal bildirim sınırımım altında kalması nedeniyle inceleme yapılamadığı görülmektedir. -Bu haliyle davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında iflas dairesi tarafından kısmen kabul kararı verilen 5.037,00 TL'lik bedelin yerinde olduğu, bakiye cari hesap alacağı yönünden davacı tarafın alacağının bulunmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir. -Her ne kadar davacı tarafça bakiye alacak taleplerinin davalı tarafa uygulama kapsamında kullandırılan paracıklardan kaynaklandığı iddia edilmiş ise de Mahkememizce davacı tarafa alacak talebine dayanak olarak sunduğu 21/03/2016 sözleşme kapsamında kesilen faturaları her bir fatura yönünden ayrı ayrı belirleyerek bildirmek, varsa bu faturalara ilişkim sözleşme kapsamında sunulan hizmetlere ilişkin bilgi, belge ve varsa irsaliyeli faturalarını ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde davacı tarafça bu hususta belge ibraz edilmediği görülmüştür. -Bu kapsamda davacı tarafın paracık kullanımları yönünden herhangi bir fatura ya da belge ibraz edemediği, bu hususta ispat külfetinin yerine getirilmediği, tek taraflı davacı kayıtları nazara alınarak iş bu bedeller yönünden alacak isteminde bulunulamayacağı anlaşılmakla davacı tarafın bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiş ve davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/04/2025
Katip .... Hakim ..... e-imzalıdır