İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/652 E. 2025/192 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/652
Karar No
2025/192
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/652 KARAR NO : 2025/192

DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 23/10/2024 KARAR TARİHİ : 07/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İİK.m.286 hükmüne göre konkordato talebinin içermesi gereken konkordato ön projesi, denetçi raporu ve diğer tüm belgelerin işbu dilekçe ile eksiksiz olarak sunulduğu dikkate alınarak, İİK.m.287 uyarınca tensiple birlikte ivedilikle tüm davacılar yönünden üç aylık geçici mühlet verilmesine, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla mahkeme tarafından tayin edilmek üzere bir geçici konkordato komiserinin görevlendirilmesine, üç aylık geçici mühletin iki ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının iik. 288.maddesi çerçevesinde ilanına; müvekkili şirketlerin ve şahıs davacıların faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288, 294 ve 295. Maddeleri gereğince; İİK'nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, tedbir tarihinden itibaren, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre (vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları prim, idari para cezaları dahil) yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına, ve evvelce başlayan takiplerin durdurulmasına, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, e-haciz, üçüncü kişi ve kurumlarda bulunan hak ve alacakların haczine ilişkin (İİK.m.89/1, 89/2, 89/3) kararların uygulanmamasına, hangi nedene dayanırsa dayansın müvekkili şirketlerin ve şahıs davacıların aleyhine yeni takip yapılmamasına, çeklere karşılıksız kaşesinin vurulmamasına, müvekkili şirketlerin ve şahıs davacılar hakkında rehinin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, müvekkil şirketlerin ve şahıs davacıların tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3.kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden dolayı üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dâhil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının müvekkil şirketlere ve şahıs davacılara ödenmesine, müvekkili şirketlerin ve şahıs davacıların muhafaza altına alınmış ve/veya alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların Müvekkil şirketler ve şahıs davacılara iadesine, müvekkil şirketlerin ve şahıs davacıların takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3.şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, müvekkili şirketlerin ve şahıs davacıların bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulması amacıyla yargılama neticesine kadar tensiben ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve müvekkili şirketlerin ve şahıs davacıların adına açılacak banka hesabına veya mevcut banka hesaplarının koruma altına alınmasına, bu hesaba gönderilecek hacizlerin geri çevrilmesi yönünde tedbir kararı verilmesine, müvekkiller tarafından keşide edilen ve müvekkiller tarafından kredi kullanılması amacıyla, bankalara ya da üçüncü kişi ya da kurumlara verilen teminat niteliğinde kambiyo vasıflı kıymetli evrakların tedbiren müvekkile iadesine ve müvekkil şirketin mal varlığının korunması amacıyla diğer tüm tedbirlerin alınmasına yönelik karar verilmesine, İİK.m.289/1 hükmü uyarınca Mahkemece verilen geçici mühlet içinde olmak kaydıyla, Mahkemenin tayin ettiği geçici komiser ile alacaklıların konkordato talebine ilişkin beyanları dikkate alınmak suretiyle, müvekkili şirketler ve şahıs davacılar tarafından teklif edilen konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde, müvekkili şirketlerin ve şahıs davacıların alacaklıları ile konkordato yapabilmesi için bir yıl süre ile ( gerektiğinde altı ay uzatılmak kaydı ile) kesin mühlet verilmesine, kesin mühlet kararı ile birlikte geçici komiser ya da komiserlerin görevlerinin devamı ile İİK.m.294 vd. hükmünde belirtilen kesin mühletin tüm sonuçlarına hükmedilmesine, mahkeme tarafından verilecek kesin mühlet içerisinde ve Mahkemenin görevlendireceği komiser nezaretinde yapılacak alacaklılar toplantısında ve İİK hükümlerine göre işletilen yasal prosedürüm tamamlanmasının ardından, İİK.m.305 hükmü uyarınca konkordato projesinin tasdiki için belirtilen şartların yerine getirildiğinin Mahkeme tarafından tespit edilmesi ile birlikte İİK.m.306 hükmü uyarınca konkordatonun tasdikine, İİK.307/1-(a),(b),(c) fıkraları gereğince gerekli koşullar mevcut olduğundan rehinli malın muhafaza altına alınması ve satışının ertelenmesine ve bu konuda ihtiyati tedbir kararı verilmesi, müvekkili şirketlerin ve şahıs davacıların kredi kullanması amacıyla bankalara vermiş olduğu teminat niteliğindeki kambiyo vasıflı kıymetli evrakların tedbiren müvekkile iadesine, konkordatonun tasdiki kararı ile birlikte, İİK.m.306 uyarınca tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilmesini talep etmiştir. Dava İİK m.285 vd.hükümlerinden kaynaklanan adi konkordatoya ilişkindir. Mahkememizce davacılar lehine geçici mühlet, akabinde ise kesin mühlet kararı verilmiştir. Yargılamanın devam ettiği aşamada davacılar vekili şirketin borca batık olmadığını, feragat nedeniyle davanın nedeniyle reddini talep etmiştir. Öncelikle davacı vekilinin talebi İİK m.292/f.2- bend (d) hükmüne dayanmaktadır. Aynı hükmün 2.fıkrasına göre ise "Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." Konkordato kurumunu düzenleyen İİK m.285 ve devamından sonra yer alan 12. BAP' da yer aldığı, bu itibarla adı geçen hükümlerin özel hüküm niteliğinde olduğu, buna mukabil 6100 sayılı HMK'nın ikinci bölümünde yer alan ve yargılamaya hakim olan ilkelerden m.30 hükmünün ise genel nitelikte bir usul hükmü olduğu dikkate alındığında öncelikle özel hükmün uygulanması gerektiği yorum bilimi (hermenötik) açısından zorunludur. O halde HMK m.30 hükmünde yer alan düzenlemenin bu açıdan dikkate alınabilmesi mümkün değildir. Bir başka deyişle uyuşmazlık ile ilgili pozitif hukukta özel düzenleme olduğu sürece genel düzenlemelerin uygulanması düşünülemez. Gerek yargısal uygulama gerek doktrin bu konuda uyum içindedir. Yukarıda açıklanan İİK m.291/f.2 ve İİK m.292/f.2 hükmünün emredici nitelikte olduğu, nitekim kanun koyucunun somut olayda olduğu üzere sebebi ne olursa olsun konkordato talebinden feragat edilmesi durumunda mahkemenin duruşma günü açması gerektiğini açıkça düzenlediği sabittir. Bu noktada mahkemeye herhangi bir nedenle takdir alanı ise kesin olarak bırakılmamıştır. Mahkeme hükmünün yorum gerektirmeyecek derecede açık ve kesin olması halinde yapılacak şey kanunun emredici hükmünün yerine getirilmesidir. Mecelle'deki ifade ile "Mevrid-i nasta içtihata mesağ yoktur." Elbette açık hükmün içeriği sert görülse de yine Roma Hukukunda kabul edilen ifade ile " Kanun serttir, fakat kanundur" ( Dura lex sed lex ). Nitekim mehaz niteliğindeki İsviçre İcra İflas Kanunun m.296 b nin bu yönde bir hüküm içermemekle birlikte, 2013 değişikliğinden önceki düzenlemede olduğu gibi mahkemenin yer, gün ve saati belirleyerek duruşma açması ve borçlu ile alacakları dinlemesi, hatta İsviçre İİK (eski) m. 295 f.5, (eski) m.308'e de yollama yaptığından, duruşmanın gün, yer ve saatini ilan etmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Prof. Dr. Ali Cem Budak, Doç. Dr. Müjgan Tunç Yücel Yeni Konkordato Hukuku, Ankara-2009, 2. Baskı sayfa 315 te atıf yapılan kaynak KUKO SchKG- Hunkeler, m. 296b, no. 13, Gilleron, Commentaire, m. 295, no. 24, s.373,) Hemen belirtmek gerekir ki 6100 sayılı HMK m. 307 hükmünde düzenlenen davadan feragat beyanı, batıklık sebebine dayanan iflasa göre karar verilmesi halini de içinde barındıran konkordato talepleri açısından sıradan bir feragat beyanı olarak nitelendirilemez. Zira talep ile ilgili olan alacaklıların hüküm verilmeden önce feragat talebinde bulunan şirketin batık olup olmadığı noktasında beyanda bulunma haklarının kısıtlanmaması gerekir. Esasen duruşma açılmasının asıl amaçlarından biri de bu nedendir. Zaten kanun koyucu da en azından bu nedenle konkordato talebinden feragat olsa dahi duruşma açılması noktasında emredici düzenleme getirmiştir. Komiser heyeti en son sunmuş olduğu raporunda davacı olan şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumunda olmadığını, gerekçeli ve denetime elverişli şekilde açıklamışlardır. Esasen daha önce sunulan raporlar dahi bu yöndedir. Bu şekilde davacı şirketin borca batıklık durumunun olmadığı açıkça tespit edilmiştir. Bu suretle İİK m.292 hükmünde belirtilen şartların oluşup oluşmadığı dahi araştırılmıştır. Zaten gerçek kişinin de iflâsa tâbi olmadığı tespit edilmiştir. Alınan konkordato komiser heyeti rapor içeriğine, mevcut dosya kapsamına göre iflasa tabi davacı şirket yönünden konkordato talebinden feragat edilmiş ise de şirketin borca batık olmadığı, bu nedenle şirket hakkında İİK m.292 hükmü çerçevesinde iflas kararı verilmesinin şartının oluşmadığı ortaya çıkmıştır. Davacılar vekili konkordato talebinden feragat etmiş olup, vekilin ise feragat yetkisi bulunmaktadır. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacıların, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Bu durumda mevcut feragat beyanı çerçevesinde ve yukarıda yapılan araştırmalar sonucunda iflasa tabi olan davacılar hakkındaki konkordato talebinin sadece feragat nedeniyle reddi gerekir. Yapılan açıklamalar karşısında ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı davacı ...ŞİRKETİ ve ... T.C.kimlik numaralı davacı ... yönünden, davacıların davadan feragat beyanı karşısında davacıların konkordato taleplerinin ayrı ayrı feragat nedeniyle reddine, davacılar ... ŞİRKETİ, ... T.C.kimlik numaralı ... hakkındaki kesin mühlet ve tedbir kararlarının 03/01/2025 günü itibariyle kaldırılmış olduğundan bu konuda yeniden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, dDavacılar ... ŞİRKETİ, ... T.C.kimlik numaralı...'a atanan konkordato komiserlerinin görevine 23/01/2025 günü son verildiğinin ... Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, davacılar hakkındaki konkordato talebinin feragat nedeniyle ret olunduğunun, mühlet kararlarının kaldırıldığının ve konkordato komiserinin görevine son verildiğinin daha önce ilan yapılan ticaret sicil gazetesi ile Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan olunmasına ve daha önce bildirimde bulunulan ilgili yerlere derhal bildirilmesine, iflas şartları oluşmadığından davacılar hakkındaki iflas kararı verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı davacı ... ŞİRKETİ ve ... T.C.kimlik numaralı davacı ... yönünden, davacıların davadan feragat beyanı karşısında davacıların konkordato taleplerinin ayrı ayrı feragat nedeniyle reddine, 2-Davacılar ... ŞİRKETİ, ... T.C.kimlik numaralı ... hakkındaki kesin mühlet ve tedbir kararlarının 03/01/2025 günü itibariyle kaldırılmış olduğundan bu konuda yeniden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacılar ... ŞİRKETİ, ... T.C.kimlik numaralı ...'a atanan konkordato komiserlerinin görevine 23/01/2025 günü son verildiğinin ... Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, 4-Davacılar hakkındaki konkordato talebinin feragat nedeniyle ret olunduğunun, mühlet kararlarının kaldırıldığının ve konkordato komiserinin görevine son verildiğinin daha önce ilan yapılan ticaret sicil gazetesi ile Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan olunmasına ve daha önce bildirimde bulunulan ilgili yerlere derhal bildirilmesine, 5-İflas şartları oluşmadığından davacılar hakkındaki iflas kararı verilmesine yer olmadığına, 6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından feragat nedeniyle 2/3 oranında alınması gereken 410,26 TL harcın davacının peşin olarak yatırdığı 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 17,34 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan tüm avansların iadesine, Dair; davacılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta yasal süre içinde ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/652, K. 2025/192, T. 07.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-652-e-2025-192-k-e49c7ce3f7fe