İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/64 E. 2025/948 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/64
Karar No
2025/948
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/64 Esas KARAR NO : 2025/948 Karar

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 05/09/2024 KARAR TARİHİ : 20/11/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilnin ..... plakalı aracın sahibi olduğunu, olay tarihinde ..... plakalı araç sürücüsünun, müvekkiline ait ..... plakalı araca çarparak, aracın maddi hasara uğramasına ve dolayısıyla araçta değer kaybı oluşmasına sebep olduğunu, incelenen tramer kayıtlarından görüleceği üzere, iş bu kazada ..... plakalı araç sürücüsünün, kazanın oluşmasında ve dolayısıyla müvekkil aracında oluşan hasarda %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin aracını ekte sundukları faturalardan da görüleceği üzere yaptırdığını ve 30.000,00-TL ödediğini, ayrıca kaza sebebiyle müvekkilinin aracının tekerlekleri kullanılamaz hale geldiğinden müvekkilinin 2 adet lastik almak zorunda kaldığını, ekteki faturadan görüleceği üzere lastiklerin 2.510,00 TL tuttuğunu, taraflarınca davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ve değer kaybı ile araç hasar bedelinin talep edildiğini, sigorta şirketince taraflarına 10.000,00 TL'lik kısmi ödeme yapıldığını, ancak müvekkilinin bakiye alacağının davalılar tarafından ödenmediğini, neticede fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybının ve 100,00 TL araç hasar bedelinin avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ..... Sigorta tarafı sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Hiçbir şekilde dava konusu talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddinin gerektiğini, davacı tarafa söz konusu kaza nedeniyle aracında meydana gelen değer kaybı için 10.000,00-TL ödendiğini, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddinin gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, davacının kazadan kaynaklanan gerçek zararının tespitinin gerektiğini, bu sebeple dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesinin gerektiğini, neticede davanın reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin dava açılmasına keyfi ve haksız olarak sebep olmadığından, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı...... usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan hasar bedelinin davalılardan tazminine ilişkindir. Silivri Arabuluculuk Bürosunun ..... Numaralı dosyasında; 23/05/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Uyuşmazlık, Davacının dava tarihi itibariyle 29/10/2023 tarihli kaza nedeni ile tarafların kusur durumu ile davacının maliki olduğu aracında tamir bedelinin ne olduğu, kusur oranına göre sorumlu olan miktarın ne olduğu hususunda toplandığı tespit edildi. Dosyanın bilirkişi heyetine verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 21/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "KUSUR YÖNÜNDEN : a) ...... Plakalı Araç Sürücüsü ...... ‘nin; “Asli Kusurlu”, kusur oranının ise %100, b) ..... Araç sürücüsü ..... ’in ;“Kusursuz”, olduğu, 2-DEĞER KAYBI TALEBİ YÖNÜNDEN Araçta oluşan hasarın incelenerek değerlendirildiği işbu Kazanın Oluş Şekli ile Hasar Bölgesinde oluşan hasarın uyumlu olduğu görülerek, itirazlara konuda teknik Bilirkişi incelemesi yapılmış olup, varılan kanaat sonrasında; ..... plakalı araçta bu bahse konu kaza sebebiyle, 16.022,50 TL Değer Kaybının olduğu raporda belirtilen teknik analizlere dayanarak yapılan teknik hesaplamalar ile bu sonuca varılmıştır. 3-Ancak; Davalı Sigorta Şirketinin bu konuda 10.000,00 TL değer kaybı tazminatını 12.03.2024 tarihinde davacı hesabına ödenmiş olduğu bilgileri bağlamında, burada hesaplanan 16.022,50 TL değer kaybı tutarından ödenmiş olan miktar tenzil edilerek, geriye kalan bakiye miktar “ 6.022,50 TL “ nin davacı tarafa ödenmesinin gerektiği sonucuna varılmıştır, SİGORTA HUKUKU YÖNÜNDEN; ..... plakalı araç malikinin ..... plakalı aracın Sigorta şirketinden değer kaybı talebinde bulunabileceği," görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir. Dosyanın ek rapor aldırılmak üzere bilirkişi heyetine verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 25/02/2025 tarihli ek bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "A-KUSUR AÇISINDAN: Sayın Mahkemenin ara kararı doğrultusunda, Davacı Vekilinin itiraz ettiği konular göz önünde bulundurularak, yapılan inceleme sonucunda; davacı ve davalı tarafından sunulan itiraz dilekçelerinde kusur açısından herhangi bir itiraz görülemediğinden yeni bir değerlendirme yapılmamıştır B- HESAPLAMA AÇISINDAN; a- Yukarıda açıklanan nedenlerle, değer kaybı bedelinin düşük olması ve araç hasar bedelinin hesaplanmamış olması sebebiyle ek rapor alınmak üzere dosyanın mevcut bilirkişilere tevdiini vekaleten talep ederiz.04.02.202 tarihli dilekçe işbu dilekçe ile Denildiği şekildeki talebi ile sayın mahkeme tarafından yapılan görevin tevdii ile işbu davacı vekilinin itirazı görülerek, konuya dair yapılmış bu talep bağlamında ; “Bilirkişiler tarafından araç hasar bedeli hesaplanmamış olsa da "BU BELGELERE AİT KAZA TESPİT TUTANAĞINDAKİ KROKİYE GÖRE FOTOĞRAFLARDA BULUNAN HASAR DURUMUNUN UYUMLU OLDUĞU ANLAŞILMAKTADIR." şeklinde bir tespitte bulunulmuştur. DENİLEREK belirtilen itirazişekle dayalı olarak işbu dilekçede bulunan talep, mevcut dosya bilgileri bağlamında mümkün olmamaktadır. Ayrıca; b-Sayın Mahkemenin ara kararı doğrultusunda, Davacı Vekilinin itiraz ettiği konular göz önünde bulundurularak, tekrar yapılan inceleme sonucunda, İşbu davanın dava dilekçesine konu olacak şekilde bulunan değer kaybı talebi ile işbu davanın ikame edildiği ve de, tarafımızca bilirkişi heyet raporunun tanzim edilen durumu ile bu hususta dosya kapsamında bulunan belge ve bilgiler tekrar incelenerek varılan görüşe göre, gerekli olan teknik görüşümüze dayalı kanaatimiz, kök raporla verilmiş olup, bu rapora yukarıda belirtilen itiraz yapılır iken işbu yapılan talebe dair dosyaya eski bilgi ve belge dışında ayrıca arz edilen yeni bir belgede bulunmadığı görülmüştür. Dolayısıyla bu hususta teknik olarak, bilirkişi sıfatıyla yeni bir değerlendirmeye gerek olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu bağlamda kök raporda belirtilmiş görüş ve kanaate dayalı sonuç değişmemiştir. c-Ayrıca, davanın hasar tespiti yönünde değerlendirilmesi talebinin dava talebinin dışında bulunduğu ve bu yönde hesaplamaya ilişkin dosyada yetecek kadar gerekli bilgilerinde bulunmadığı görüşüyle bu hususta tazminat ödemelerinin de yapılmış olduğu görülerek bu husus dava konusu dışında olduğu," görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir. Dosyanın ek rapor aldırılmak üzere bilirkişi heyetine verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 04/06/2025 tarihli ek bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle;" Dava dosyası içerisinde bulunan evrak ve bilgilere, göre daha önce sunduğumuz ek rapordaki görüşümüzde bir farklılık bulunmadığını" görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir. Dosyanın ek rapor aldırılmak üzere bilirkişi heyetine verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 17/09/2025 tarihli ek bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Dosya içerisinde bulunan evrak ve bilgilere göre daha önce belirttiğimiz son ek raporada ki görüşümüzde bir farklılık bulunmadığını," görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.

Bilirkişi kök ve ek raporları HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekili 03/10/2025 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiştir. Dava, haksız fiil nedeni ile araçta meydana zarar istemine ilişkin olup TMK madde 6 ve HMK 191 uyarınca ispat yükü davacı üzerindedir. Haksız fiilden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanunun ikinci kısmında düzenlenmiş olup; Türk Borçlar Kanunu Madde 49 hükmü; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de,bu zararı gidermekle yükümlüdür." Türk Borçlar Kanunu Madde 50 hükmü; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığıönlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." Türk Borçlar Kanunu Madde 51 hükmü; "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirler.Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür." Sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı dava açabilir. İşleten de sürücü ile birlikte zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. KTK'da, işletenin m. 85/f. 1 kapsamına giren sorumlulukları için mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu kabul edilmiştir (KTK. m. 91). Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıdan talepte bulunabilir ve gerekirse sigortacıya karşı dava açabilir (KTK. m. 97). Ancak zarar görenin öncelikle sigortacıya başvurma zorunluluğu mevcut değildir. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davalı yetki itirazında bulunmuş ise de HMK m. 16 uyarınca, “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” hükmü uyarınca kazanın olduğu yerin Silivri olması, mahkememizin yetki alanında olması nedeni ile bu itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97. maddesinde yapılan değişiklik ile, sigorta davalarında ve sigorta tahkim başvurularında sigortacı şirkete başvurma zorunluluğu getirilmiştir. Değişiklik öncesinde, zarar gören sigorta şirketine başvuru yapmadan doğrudan dava açabiliyordu. Her ne kadar davalı sigorta davacının aracın eksper incelemesi için getirilmediğini, araç çekme bedeli hususunda anlaşılamadığı ileri sürmüş ise de buna ilişkin dosyada herhangi bir kanıt olmadığı, davacının başvurusu ile hasar dosyasının açıldığı ve 10.000,00-TL değer kaybı ödemesinin 12.03.2025 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla bu yöndeki itirazlar dikkate alınmamıştır. Mahkememizce oluşan kaza nedeni ile tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerekmekte olup, ..... Plakalı Araç Sürücüsü ..... ‘nin; “Asli Kusurlu”, kusur oranının ise %100, ..... Araç sürücüsü ..... ’in ;“Kusursuz” olduğu 21/01/2025 tarihli rapor ile tespit edilmiştir. Davacının Karayolları Trafik Kanunu m. 91 uyarınca ve TTK m. 1478 uyarınca talep hakkının olduğuna şüphe bulunmaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A5 hükmünden değer kaybı ve hasar tazminatının talep edilebileceği açıkça düzenlenmiş olup davacının değer kaybı ve hasar tazminat talebinde bulunabileceğine de şüphe bulunmamaktadır. Alınan bilirkişi raporunda davacının kusurunun olmadığı ve aracında meydana gelen değer kaybına ilişkin zararı bakımından sigorta tarafından ödenen bedel düşüldüğünde 6.022,50-TL değer kaybının olduğunu ispat etmiştir. Hasar bedeline ilişkin zararını bakımından dosyada eksper raporu bulunmakta olup mahkememizce dosya kök ve ek raporlarda " eksper raporundaki zararın oluşan hasar ile uyumlu olduğu" tespiti karşısında talebin kadri maruf olduğu, davacının gerçek zararının eksper raporunda belirlenen ve makina mühendisi bilirkişisince denetimi sağlanan rapor ile davacı tarafından sunulan uzman görüşü birlikte değerlendirildiğinde hasar bedelinin 32.510,00-TL olduğunu ispat etmiş olup, ıslah dilekçesi de dikkat alınarak hasar bedeli bakımından da davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebi bakımından, davalı asi bakımından haksız fiil tarihinden faiz işletilmesine karar verilmiştir. Ancak davalı sigorta bakımından 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca sigortacının, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonunda tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Sigorta şirketine başvuru yapılmamış ise davanın açılmasıyla temerrüde düşen sigortacının dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması gerekir. (-bkz. Yargıtay 4. HD'nin 2021/15646 Esas, 2022/9040 Karar sayılı ilamı-) Bu nedenle somut olayda; davacı tarafından dosyaya sunulan, davalı sigorta şirketinin hasar görüntüleme ekran çıktısı örneğine göre, sigortaya başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 29/10/2023 itibariyle davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüş olduğundan bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı olan ..... plakalı aracın ruhsatında, hususi kullanımda olduğu belirtildiğinden tazminata yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de şablon/maddi hata nedeni ile avans faiz olarak kaldığı anlaşılmakla mahkememizce bu maddi hata re'sen tashih edilerek aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜNE, -Değer kaybı olarak belirlenen 6.022,50-TL ile hasar bedeli olan 32.510,00-TLnin davalı asil bakımından, haksız fiil tarihi olan 29/10/2023 tarihinden, davalı sigortalı bakımından davacının sigortaya başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasından işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.632,15-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ve yargılama devam ederken yatırılan 655,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.082,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.549,55-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin nispi harç, 655,00-TL ıslah harcı, 148,30-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.658,50-TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 13.802,50-TL toplam yargılama giderlerinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili hazineye irat kaydına, 7-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 38.532,50-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2025

Katip ..... ¸e-imzalı Hakim .... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/64, K. 2025/948, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-64-e-2025-948-k-a7acca2a9dbd