İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/631 E. 2025/47 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/631
Karar No
2025/47
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/631 Esas - 2025/47 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/631 Esas KARAR NO : 2025/47

HAKİM : ...... KATİP : ......

DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ......

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 16/09/2024 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete sigortalı iş yerinde çalışan ...'un 29/04/2006 tarihinde geçirdiği kaza sebebi ile vefat ettiğini, meydana gelen iş kazası sebebi ile ... tarafından vefat edenin mirasçılarına ...... geliri bağlandığını, ...'nın da ödediği ... gelirinin rücusu için sigortalı ... A.Ş.'ye ve ... A.Ş.'ye karşı ...... Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığını, bu dosyada alınan bilirkişi raporuna göre meydana gelen kazada vefat eden ...'un %60, davalı şirketlerin ise %40 (... A.Ş.'nin %30, ...'nin %10) kusurlu olduğunun belirlendiğini, müşterek ve müteselsil sorumluluk gereği hüküm kurulmuş olması sebebi ile müvekkili şirketin kendi sigortalısının kusur sorumluluğu dışında tüm bedeli ...'ya ödemek zorunda kaldığını, yapılan fazla ödemenin tahsili amacıyla ...... sayılı dosyası üzerinden takip başlatılmış ise de takibin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... grubu şirketlerinin günümüz itibari ile mobil, sabit ses, genişbant ve TV alanlarında faaliyet gösteren ... A.Ş., ... A.Ş., ... Hiz. AŞ. (eski unvan ... A.Ş.) markalarını “...” tek markası adı altında birleştirme kararı alarak entegre olduklarını, tek marka kullanılmasının hukuki ya da fiili bir birleşme olmadığını, şirketlerin tüzel kişilikleri korunmakla birlikte yalnızca tüketici iletişiminde ve ticari faaliyetlerde tek marka kullanıldığını, ayrıca her bir anonim şirketin tüzel kişiliğinin korunduğunu, bir işletmecinin diğeri namına veya hesabına hizmet vermesi veyahut hak ya da yetkilerini devretmesi gibi bir durum da söz konu olmadığını, her bir işletmecinin ...... tarafından yetkilendirilmiş olduğu hizmetleri, marka dışında hiçbir değişiklik olmaksızın kendi nam ve hesabına sunmaya devam ettiğini, bu kapsamda taraf olarak ... A.Ş. gösterilmekteyse de dava konusu içeriğinin ... Hiz. A.Ş’ye ilişkin olduğunu, davacı tarafın delil olarak sunduğu...... Esas sayılı dosyasında taraf ... A.Ş., yeni unvanıyla ... A.Ş olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, işyeri sigorta poliçesi kapsamında sigortalı işyerinde meydana gelen iş kazası nedeniyle sigortalı şirket adına yapılan ödemenin rücuu amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce deliller toplanmış, davaya dayanak...... sayılı takip dosyası ile ...... Esas sayılı dava dosyası celp edilmiş, ...'dan ödemeler sorulmuş, dosya kapsamı itibariyle bilirkişi incelemesinin gerekli olmadığı görüldüğünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır. ...... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine 26/12/2023 tarihinde 10.083,00-TL asıl alacak, 370,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.453,00-TL üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır. ...... Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinden; davanın, ... tarafından dava dışı işçi ...'un 29/04/2016 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle vefatı dolayısıyla bağlanan peşin sermaye değeri alacağının tahsili amacıyla alt işveren ... A.Ş. ile davalı ... A.Ş. aleyhine ikame edildiği ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iş kazasının meydana gelmesinde müteveffa işçinin %60, ... A.Ş.'nin %10, ... A.Ş.'nin %30 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile verilen 01/06/2023 tarih ve ...... sayılı kararının, yapılan temyiz incelemesi sonucunda ...... Dairesi'nin 15/11/2023 tarih ve ...... sayılı düzeltilerek onama ilamı ile, asıl dava yönünden davanın kabulü ile ilk peşin sermaye değeri gelir yönünden, 35.877,42-TL'nin gelir bağlama onay tarihi olan 10/10/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesi, birleşen dava yönünden kısmen kabulü ile ilk peşin sermaye değeri gelirinin, 20,00-TL'nin gelir bağlama onay tarihi olan 10/10/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesi hususunda kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından anılan mahkeme kararı nedeniyle 28/07/2023 tarihinde ...'ya 40.335,23-TL ödeme yapıldığı beyan edilerek buna dair banka dekontu sunulmuş, mahkememizce yazılan müzekkereye istinaden ...... tarafından gönderilen 19/11/2024 tarihli müzekkere cevabından davacının mezkur ödemesinin teyit edildiği görülmüştür. Müteselsil sorumlulukta iç ilişkiye dair TBK'nın 62/2. maddesi, "Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur." hükmünü haiz olup TTK'nın 1472. maddesi ise, "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmünü haizdir. Somut olayda; davacı sigortacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında düzenlenen 17/11/2005 ila 17/11/2006 tarihleri arasında geçerli işyeri sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı işçi ...'un 29/04/2016 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle temyiz incelemesi ile kesinleşen ...... Mahkemesi'nin 01/06/2023 tarih ve...... sayılı kararı nedeniyle ...'ya 40.335,23-TL ödeme yaptığı anlaşılmakla, anılan düzenlemeler kapsamında davacı sigorta şirketinin fazla ödediği tutarı diğer müteselsil sorumlu davalı şirkete iç ilişkide rücu etme hakkının bulunduğu sabittir. Bu bağlamda somut olarak, sigortalı şirketin %10 kusurlu, davalı şirketin ise %30 kusurlu olduğu nazara alındığında, davacı sigorta şirketinin davalının sorumluluğunda olup fazla ödediği tutarın 10.083,80-TL (40.335,23-TLx10/40) olduğu ve bu miktarın icra takibinde asıl alacağa denk geldiği görüldüğünden, davalının asıl alacak yönünden icra takibine itirazının haklı olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı tarafından husumet itirazında bulunulmuş ise de, temyiz incelemesi ile kesinleşen ...... Mahkemesi'nin 01/06/2023 tarih ve ...... sayılı kararı ile davalının sorumluluğu tespit edilmiş olmakla, husumet itirazının kabulü mümkün olmamıştır. Davacının işlemiş faiz alacağı talebi yönünden ise; davacı tarafından yapılan rücuya konu ödeme dolayısıyla davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden davacının davalıdan ödeme gününden itibaren avans faizi talep edebileceği (Benzer yönde: ...... 'nin 13/04/2016 tarih ve ...... sayılı ilamı) kabul edilmiş, somut olarak; 28/07/2023 ödeme tarihi ile 31/08/2023 tarihi arasında geçerli %16,75, 01/09/2023 ile 27/09/2023 tarihleri arasında geçerli %26,75, 28/09/2023 ile 31/10/2023 tarihleri arasında geçerli %31,75, 01/11/2023 ile 30/11/2023 tarihleri arasında geçerli %36,75, 01/12/2023 ile 22/12/2023 tarihleri arasında geçerli %41,75, 23/12/2023 ile 26/12/2023 takip tarihi arasında geçerli %44,25 avans faiz oranı üzerinden yapılan hesaplama sonucunda davacının 1.254,64-TL işlemiş faiz talep edebileceği, icra takibinde ise 370,00-TL işlemiş faiz talep edildiği görülmekle, davacının işlemiş faiz talebinin de yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda sonuç olarak, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin aynı koşullarda devamına karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi bakımından ise, dava konusu alacak miktarı bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir yani likit alacak niteliğinde olduğu kuşkusuz olduğundan mahkememizce, dava konusu alacağın bu niteliğine göre davacı yararına İİK 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiş, somut olarak, hükmolunan alacağın %20’si olan 2.016,60-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur (Benzer şekilde: ...... .'nin 24/12/2020 tarih ve ...... sayılı ilamı). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; davalının ...... sayılı takibe itirazının iptaline, takibin aynı koşullarda devamına, 2-Hükmolunan alacağın %20’si olan 2.016,60-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 714,04-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 286,44-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 10.453,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç, 40,00-TL tebligat, 25,00-TL müzekkere gideri ücreti olmak üzere toplam 920,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 28/01/2025

Katip ...... ¸e-imzalıdır.

Hakim ...... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/631, K. 2025/47, T. 28.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-631-e-2025-47-k-649d93c0089a