İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/6 E. 2026/24 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/6
Karar No
2026/24
Karar Tarihi

T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/6 Esas - 2026/24 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/6 Esas KARAR NO : 2026/24

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/01/2024 KARAR TARİHİ : 16/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 11/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının eski unvanının ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş. olduğunu, davalı şirket ile müvekkili idare arasında imzalanan hizmet alımı işi kapsamında çalıştırılan personellerden ... ve ...'ın davalı tarafından işten çıkartılması sonucu hem idare hem de davalı taraf aleyhine 4857 sayılı yasadan kaynaklı alacaklar için dava açıldığını, dava dışı işçi ... tarafından ......Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden açılan davada, 2019/230 K. sayılı ilamı ile hükme bağlanan alacak kalemlerinin ......Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, takip sonrası davacı idare tarafından bu icra dosyasına 24.806,37 TL yatırıldığını, yine idare tarafından vekalet ücretine dair 1.288,09 TL de vergi kesintisi hesap edilerek bu tutarın da Vergi Dairesi'ne yatırıldığını, bu dosya için toplam 26.094,46 TL ödeme yapıldığını, dava dışı işçi ...tarafından ......E. Sayılı dosya üzerinden açılan davada, 2019/121 K. sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, bu karara karşı taraflarca İstinaf kanun yoluna başvurulduğunu, ...Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin 2020/1756 E. ve 2022/416 K. sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verildiğini, hükme bağlanan alacak kalemlerinin ...... Müdürlüğü'nün 2022/6117 E. sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, takip sonrası davacı idare tarafından bu icra dosyasına 24.907,67 TL yatırıldığını; yine idare tarafından vekalet ücretine dair 1.703,63TL de vergi kesintisi hesap edilerek bu tutarın da Vergi Dairesi'ne yatırıldığını, bu dosya için toplam 26.611,30 TL ödeme yapıldığını, ödemeye ilişkin makbuz ve dekontların ekte sunulduğunu, davacı tarafından işçilere ödenen işçilik alacakları için huzurdaki davanın açıldığını, davalı idare tarafından ödenen 52.705,76 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı idare arasında akdedilen 2015/43436 ihale kayıt numaralı" "Genel Müdürlüğe Bağlı Bölge Müdürlükleri, Arıtma Tesisleri, Pompa İstasyonları Ve Yeraltı Barajında Görevlendirmek Üzere 3 Yıl Süreliğine 130 Özel Güvenlik Görevlisi Alımı" sözleşmesi kapsamında davacı idare bünyesinde çalıştırılmak üzere 130 işçi istihdam edildiğini, söz konusu sözleşmenin davacı kurum tarafından asgari ücret artışı neden gösterilerek ihale kapsamında çalışan işçilerle kurulan belirli süreli iş sözleşmelerinin müvekkili şirketin iradesi dışında kurum tarafından feshedildiğini, müvekkili şirketin bu hizmet alımı sözleşmelerinin feshine sebebiyet vermediğinden işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını, davacı idarenin müvekkili şirketin hakediş ve teminat alacaklarını ödemediğini, söz konusu fesihle işine son verilen işçiler tarafından işçilik alacakları istemli olarak açılan davalar kapsamında hükmedilen ücretlerin davacı idare tarafından ödendiğini, feshe ilişkin tüm belgelerin kuruma yazılacak ihtaratlı müzekkere ile celbini veya yerinde incelenmesini talep ettiklerini, davaya konu edilen ihale sözleşmesinin davacı kurum ...tarafından alınan Yönetim Kurulu kararı neticesinde feshedildiğini, bu sebeple söz konusu işletmesel kararın ...yönetiminin almış olduğu müvekkili şirketten bağımsız bir karar olduğunu, müvekkilinin feshe sebebiyet vermediğinden kanun ve yargı kararları gereğince işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını, işçilere yapılan ödemelerin davacı kurum tarafından elde tutulan hak edişlerden mi yapıldığını öğrenebilmek adına davacı kurumdaki müvekkili şirkete ait muavin defter kayıtlarının celbini talep ettiklerini, huzurdaki dava ile tarafları ve konusu aynı ...3. Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan 03.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arası sözleşmenin 26. maddesine uymayacak şekilde davacı idarenin fesihte bulunması sebebiyle müterafik kusuru olduğu şeklindeki çıkarımlarının gözetilmesi ve işbu sebeple davacının rücuen tazmin talebinde bulunamayacağının dikkate alınmasını talep etmek gerektiğini, müvekkil şirketin söz konusu sözleşmeden kaynaklanan tüm edimini yerine getirdiğini, yasak fiil ve davranışlarda bulunduğuna dair iddia ya da belge de bulunmadığını, buna rağmen davacının asgari ücret artışı sebebiyle sözleşmenin feshine karar vermiş olduğunu, sonrasında taraflar arasında 08.03.2016 tarihli "Karsılıklı Uzlaşma Ve Fesih Protokolü" nün tanzim edildiğini, protokolde aşırı ifa güçlüğü sebebiyle sözleşme feshinin zorunlu hale geldiğini, davacı kurum yapılan işbu kesintileri dava dışı işçilere ödeme yaparak müvekkili şirketin alacaklarını sıfırladığını, davacı kurumun müvekkili şirkete ait hakediş ve nakit teminatlardan kesinti yaptığı hususunun benzer dosyalara sunulan raporlar ve belgeler ile de sabit olduğundan mükerrer tahsil amaçlayan işbu davanın reddi gerektiğini, davacı kurum tarafından tutulan muavin defter kayıtlarında müvekkili şirkete ait hak edişlerden birçok kesinti yapıldığını; bu dava ile tarafları ve konusu aynı olan ...5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/388,389,390 esaslı dosyaya sunulan ...Genel Müdürlüğü Stratejik Geliştirme Başkanlığı'nda yapılan yerinde inceleme sonucu hazırlanmış bilirkişi ek raporuna sunulmuş olan muavin defter kayıtlarında davacı kurum tarafından müvekkili şirkete ait hak edişlerden birçok kesinti yapılarak dava dışı işçilere ödeme yapıldığının tespit edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı kurum tarafından kısıtlı olarak mahkemeniz dosyasına sunulan muavin defter kayıtlarında dava dışı işçilere yapılan ödemelerin davacı kurumun destek hizmetleri bütçesinden ödendiği görülse de, davacı kurumun bu ödemeleri sonrasında dava dışı işçilerin isimlerini ve işçilik alacakları dosyalarını belirtmeden toplu olarak müvekkili şirketin hak ediş ve kesin teminatlarından kestiğini, tarafımızca detaylı inceleme ve araştırmalar sonucu tespit edilen işbu duruma örnek vermek gerekirse; huzurdaki dava ile aynı konuya sahip ...9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ... esas sayılı dosyaya sunulan 10.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacı kurum tarafından dava dışı 23 işçinin işe iade istemine ilişkin dava dosyalarının reddine karar verilmesine rağmen dayanaksız açılan icra takiplerine ödeme yapıldığını ve işbu ödemelerin müvekkili şirketten haksız olarak tahsil edilmeye çalışıldığını, bu dava dışı 23 işçinin ödemesi dahil toplam 31 dava dışı işçinin ödemeleri müvekkili şirketin hakedişlerinden kesinti yapılarak ödenmesine rağmen müvekkili şirketten mükerrer olarak tahsil edilmeye çalışıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava; işçilik alacağının rücuen tazmini istemine ilişkindir. Her ne kadar davalı yan zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de ;davanın 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu ,ödeme tarihlerinden itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık süre geçmediğinden davalı yanın zaman aşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Usulüne uygun dayanılan deliller, işçilerin SGK dosyası ,işçiler için vergi kesintilerine dair ödeme belgeleri ,İş Mahkemesi ve icra dosyaları ,hizmet ve teknik sözleşmeler ,14 ATM 2021/226 esas nolu dosyası celbedilmiş, bilirkişi kök ve ek rapor alınmıştır. Dosyaya sunulan; a-Dava dışı işçi ... tarafından ......Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden açılan davanın davalılarının asıl işveren ...ve alt işveren ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş. olduğu, 2019/230 K. sayılı ve 07.05.2019 tarihli ilamı ile 7.665,79 TL brüt kıdem tazminatı ve 3.110,52 TL brüt ihbar tazminatı alacağının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı işçiye verilmesine karar verdiği, yine davalılar aleyhine 361,15 TL yargı gideri ve 2.725,00 TL vekalet ücretine karar verildiği, anılan karar aleyhine taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulduğu, ...BAM 5. Hukuk Dairesi 2019/3571 E. ve 2021/3416 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun red edildiği (kesin karar), dava dışı işçi tarafından ilk derece mahkemesi kararının hükme bağlanan alacak kalemlerinin ......Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğu, takip sonrası davacı idare tarafından bu icra dosyasına 24.806,37 TL yatırıldığı; yine idare tarafından vekalet ücretine dair 1.288,09 TL de vergi kesintisi hesap edilerek bu tutarın da Vergi Dairesi'ne yatırıldığı bu dosya için toplam 26.094,46 TL ödeme yapıldığı, b-Dava dışı işçi ...tarafından ......E. Sayılı dosya üzerinden açılan davanın davalılarının asıl işveren ... .... .... Hizmetleri A.Ş. olduğu, 2019/121 K. sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu karara karşı taraflarca İstinaf kanun yoluna başvurulduğu, ...Bölge adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin 2020/1756 E. ve 2022/416 K. sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak 6.908,51 TL brüt kıdem tazminatı ve 2.803,36 TL brüt ihbar tazminatı ve 50,00 TL brüt yıllık ücretli izin alacağının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı işçiye verilmesine karar verdiği, yine davalılar aleyhine 463,70 TL yargı gideri ve 5.100,00 TL vekalet ücretine karar verildiği, davanın kabulüne karar verildiği, hükme bağlanan alacak kalemlerinin ...... Müdürlüğü'nün 2022/6171 E. Sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, takip sonrası davacı idare tarafından bu icra dosyasına 07.04.2022 tarihinde 24.907,67 TL yatırıldığını; yine idare tarafından vekalet ücretine dair 1.703,63.-TL de vergi kesintisi hesap edilerek bu tutarın da Vergi Dairesi'ne yatırıldığını, bu dosya için toplam 26.611,30 TL ödeme yapıldığını, ödemeye ilişkin makbuz ve dekontlarının sunulduğu görülmüştür. Dosya kapsamı ön incelemede belirlenen uyuşmazlık, taraflar arasındaki ihalenin feshinin işçilik alacağına sirayet edip etmediği hususları yönünden rapor aldırılmak üzere bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, 25/06/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; Davanın; Davacı idare tarafından ödenen 52.705,76 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline ilişkin olduğu, davacı ...tarafından icra dosyalarına 07/01/2022 ve 06/04/2022 tarihlerinde toplam 49.714,04.-TL tutarında ödeme yapıldığı, avukatlık vekalet ücretinin ise toplam 9.915,82.-TL olduğu, dosya kapsamında, ASKİ'nin işçilere ödediği paraları davalının hakkedişlerinden kesinti yaptığına dair belgelere rastlanmamakla, mükerrer tahsilata ilişkin tespit yapılamadığı, dava dışı işçi ... “ın davalı alt işverenliğinde ve davacı asıl işverenliğindeki prime esas gün sayısı 838 gün (2 yıl 3 ay 28 gün) olarak hesaplandığı, dava dışı işçi ...” m davalı alt işverenliğinde ve davacı asıl işverenliğindeki prime esas gün sayısı 838 gün (2 yıl 3 ay 28 gün) olarak hesaplandığı, hukuki durumun değerlendirilmesi ve nihai takdir tümüyle mahkememize ait olmak üzere; 4857 Sayılı İş Kanunu ve ilgili mevzuatta yer alan hükümler gereğince, davacının dava dışı işçilere ödediği kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti ve ferilerinden davalı firmanın işçileri çalıştırdıkları süre ile sorumlu olmak üzere talep edebileceği miktarlar dava dışı işçi ... bakımından 26.094,46 TL, dava dışı işçi ...bakımından 26.611,30 TL olarak sorumlu olunduğu rapor edilmiştir. Dosya kapsamı dosyaya kazandırılan diğer mahkemelerdeki ek raporlar, iddia, savunma ve itirazlar nazara alınarak ve incelenerek davalı yanın davaya konu işçi alacaklarının kendi hakedişlerinden kesilerek ödendiği iddiası yönünden, davacı tarafın işçi alacaklarından dolayı rücu alacağı olup olmadığı, ilgili işçi alacaklarının davalı yanın hakedişlerinden kesilip kesilmediği ve davacı vekilinin itiraz dilekçesini de değerlendirilerek ek rapor tanzim edilmek üzere aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 04/03/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Davacı kurum tarafından dava dışı / iş bu dava dışı işçiler için yaptığı ödemelerde davalı şirket nakit teminatından veya kesin teminatından karşılandığı ifadesi mevcut iken, dava konu yapılan işçiler ... ve ...” ın ödemelerinde bu ibarelere rastlanmamakla, mükerrer tahsilata ilişkin tespit yapılamadığı, davacı kurum tarafından ... adına 07/01/2022 tarihli 309030 numaralı muhasebe fişi ile 24.806,37.-TL tutarında ödeme yapıldığı ve defterlerinde kayıtlı olduğu, dava dışı Av. ... tarafından 11/01/2022 tarihli ......Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyası icra vekalet ücreti, ......Mahkemesi ... E. Sayılı dava dosyası ilam vekalet ücreti açıklamalı 3.953,11.-TL tutarında fatura düzenlendiği, davacı kurum tarafından ...adına 06/04/2022 tarihli 5154251 numaralı muhasebe fişi ile 24.907,67.-TL tutarında ödeme yapıldığı ve defterli kayıtlı olduğu, dava dışı Av. ... tarafından 08/04/2022 tarihli ...... Mi 2022/6171 E. Sayılı icra dosyası icra vekalet ücreti, ...BAM 30. Hukuk Dairesi 2020/1756 E. Sayılı dava dosyası ilam açıklamalı 5.962,71.-TL tutarında fatura düzenlendiği, davacı kurum tarafından dava dışı / iş bu dava dışı işçiler için yaptığı ödemlerde davalı şirket nakit teminatından veya kesin teminatından karşılandığı ifadesi mevcut iken, dava konu yapılan işçiler ... ve ...” ın ödemelerinde bu ibarelere rastlanmamakla, mükerrer tahsilata ilişkin tespit yapılamadığı görüldüğü, sonuç olarak davalı taraf itirazlarının kök raporda davacı talepleri ile ilgili yapmış olduğu tespit ve hesaplamaları değiştirir mahiyette olmadığı, kök raporda belirtildiği üzere Kıdem tazminatı ve ferileri yönünden davalının sorumluluğu dava dışı işçileri çalıştırdıkları süre ile sınırlı olduğu, yine davalı son alt işveren olarak dava dışı işçilere ödenen ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağından tek başına sorumlu olduğu, emsal mahiyetteki ...kararı uyarınca dosya kapsamında incelenen sözleşme ve şartnamelerde asıl işveren kurumun ödediği kıdem tazminatı ve ferilerini tamamını alt işverene dönemi ile orantılı olarak rücu edebileceği değerlendirildiği, yine davalının son alt işveren olarak ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti ile ferilerinden sorumlu olduğunun değerlendirildiği, ancak mahkememizce aksi kanaatte olması ihtimaline binaen alternatifli olarak hesaplamalar yapılabileceği, davalı tarafın dava dışı işçilere ödenen ve kendi alt işverenliğinde geçen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ve ferilerinden sorumlu tam ve yarı yarıya sorumlu olduğu ihtimaline göre hesaplamaların dava dışı işçi ... bakımından 26.094,46 TL, dava dışı işçi ...bakımından 26.611,30 TL olarak sorumlu olunduğu, yine kök raporda da belirtildiği üzere davacı tarafından ödeme tarihinden itibarinden avans faiz istenebileceği, zamanaşımı defi takdir hakkının mahkememizde olduğu rapor edilmiştir. ... 13 HD 11/02/2016 tarihli 2014 /45619esas 2016/3965 karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...." ... 13 HD 2016/5366esas 2018/6468karar nolu ilamında; "dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt veren işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği......."hüküm altına alınmıştır. ...13 HD 2017/5110 esas ve 2017/7681 karar nolu ilamında ;" işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri ,faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği......" hükmü kararlaştırılmıştır. Ayrıca ...Hukuk Genel Kurulunun 14/02/2018 tarih ve 2017/3-993 Esas-2018/202 Karar sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul etmiştir.

Söz konusu kararda “ Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin malvarlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir.” denilmektedir. Buna göre İşçilik alacaklarının rücu edilmesine dair davalarda davacı alacaklının ödeme tarihi itibari ile borçlunun ödeme miktarı kadar sebepsiz zenginleşeceğinden ,davalı yanın dava tarihinden önceki faiz talebi için davadan önce ayrYargıtay 13 HD 11/02/2016 tarihli 2014 /45619esas 2016/3965 karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...." ... 13 HD 2016/5366esas 2018/6468karar nolu ilamında; "dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt veren işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği......."hüküm altına alınmıştır. ...BAM 4.HD : 2025/473 esas 2025/551 karar no 13/04/2025 tarihli kararında; ...'ın son iş bölümü kararı gereğince, rücu davaları dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü davalar sonucu verilen hüküm ve kararların temyizen incelenmesi görevi ...6. Hukuk Dairesi'ne aittir. Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar nedeniyle ...'ın tek görevli dairesi olan 6. Hukuk Dairesi'nin, rücu davalarında aşağıda değinileceği üzere, daha önceki içtihatlardan farklı şekilde kararlar vermekte olması ve bu kararların süreklilik kazanması karşısında, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkesinin gereği olarak, karar farklılıklarının önlenmesi ve içtihat birliğinin sağlanması için Dairemizce de, rücu davalarında asıl uyuşmazlık konusunda aynı yönde karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. ...6. Hukuk Dairesi'nin, 21/12/2021 tarihli, 2021/1763 Esas, 2021/2455 Karar; 06/12/2021 tarihli 2021/2215 Esas, 2021/1999 Karar sayılı kararları ile benzer uyuşmazlıklara ilişkin aynı yöndeki kararlarında da belirtildiği üzere; Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş, yüklenicinin işçisi tarafından yerine getirilmektedir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Asıl işveren ile alt işverenin (yüklenicinin), İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği, sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işverenin (yüklenicinin) işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle, asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunmaması durumunda, asıl işverenin bu sıfatla işçiye ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden (yüklenicilerden) rücuen talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. Gerçekten de Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen "...veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça" şeklindeki ifadeden de açıkça anlaşılacağı üzere, (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği de bu sonucu gerektirmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; her ne kadar mahkemece davacının davasında haklı olduğunun ispat edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, toplam 57.743,97 TL'nin dava tarihinden itibaren, asıl alacağın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, dava konusu hizmet alım sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren (yüklenici) tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun bulunmaması, dolayısıyla (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, asıl işveren ile alt işverenlerin, İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanmasının, sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olması, işçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işveren yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işveren ve alt işverenler arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunduğunun da iddia ve ispat edilmemiş olması dikkate alındığında, davacı asıl işverenin, ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işveren yükleniciden (dönemi ile sınırlı olmak üzere) talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. ...13 HD 2017/5110 esas ve 2017/7681 karar nolu ilamında ;" işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri ,faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği......" hükmü kararlaştırılmıştır. Ayrıca ...Hukuk Genel Kurulunun... .... .... Karar sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul etmiştir. Söz konusu kararda “ Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin malvarlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir.” denilmektedir. Buna göre İşçilik alacaklarının rücu edilmesine dair davalarda davacı alacaklının ödeme tarihi itibari ile borçlunun ödeme miktarı kadar sebepsiz zenginleşeceğinden ,davalı yanın dava tarihinden önceki faiz talebi için davadan önce ayrıca temmerrüde düşürülmesine gerek yoktur.... .... .... .... .... .... ... karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...." Tüm dosya kapsamı, mahkememizce aldırılan hükme esas alınan bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı işçiler ... ve ...'ın alt işveren olan davalı şirket bünyesinde çalıştığı, işçilerin ,hem idare hem de davalı taraf aleyhine 4857 sayılı yasadan kaynaklı alacaklar için dava açıldığı, dava dışı işçi ... tarafından ......Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden açılan davada, 2019/230 K. sayılı ilamı ile hükme bağlanan alacak kalemlerinin ......Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğu , takip sonrası davacı idare tarafından bu icra dosyasına 24.806,37 TL yatırıldığı, yine idare tarafından vekalet ücretine dair 1.288,09 TL de vergi kesintisi hesap edilerek bu tutarın da Vergi Dairesi'ne yatırıldığı, bu dosya için toplam 26.094,46 TL ödeme yapıldığı, dava dışı işçi ...tarafından ......E. Sayılı dosya üzerinden açılan davada, 2019/121 K. sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu karara karşı taraflarca İstinaf kanun yoluna başvurulduğu, ...Bölge Adliye Mahkemesi ... .... .... K. sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verildiği hükme bağlanan alacak kalemlerinin ...... Müdürlüğü'nün 2022/6117 E. sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğu, takip sonrası davacı idare tarafından bu icra dosyasına 24.907,67 TL yatırıldığı; yine idare tarafından vekalet ücretine dair 1.703,63TL de vergi kesintisi hesap edilerek bu tutarın da Vergi Dairesi'ne yatırıldığı, bu dosya için toplam 26.611,30 TL ödeme yapıldığı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine göre , işçilik alacaklarından asıl işverenin sorumlu olacağına dair sözleşmelerde açık hüküm bulunmadığı, aksine işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğuna dair sözleşmenin 14.6 maddesinde açık hükmün bulunduğu, bununla birlikte dava dışı işçilerin hak kazandığı ve işçilere ödenen işçilik alacaklarının asıl işveren ve alt işverenlerden talep hakkı bulunduğu, davacı asıl işverenin ise ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenden işçi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak talep hakkı bulunduğu aldırılan bilirkişi heyeti raporunda ,bu işçiler için davalının nakit veya kesin teminatlarından kesinti yapıldığına dair belge ve bilgi bulunmadığından mükerrer tahsilata ilişkin bir tespitin yapılamadığı ,bilirkişi heyeti raporunda tespit edilen ve vergi dairesinden gelen yazı cevapları doğrultusunda davacı yanca ödenen işçi alacaklarının ve ferilerinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte olmak üzere davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; 2-Dava dışı işçi ... bakımından ödenen işçi alacaklarına ve ferilerine ilişkin toplam 26.094,46 TL'nin; -24.806,37 TL'si bakımından 09/01/2022, 1.288,09 TL'si bakımından, icra, vekalet ücreti ve vergi kesinti bedelinin 07/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Dava dışı işçi ...bakımından ödenen işçi alacaklarına ve ferilerine ilişkin toplam 26.611,30 TL'nin; -24.907,67 TL'si bakımından 07/04/2022, 1.703,63 TL'si bakımından, icra, vekalet ücreti ve vergi kesinti bedelinin 06/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 3.600,33 TL harçtan peşin alınan 900,09 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.700,24 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 5.500,00 TL bilirkişi masrafı, 851,5 TL posta masrafı, 427,60 TL başvurma harcı toplamı olan 6.779,1 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 900,09 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı yanın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına , 9-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 10-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/01/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/6, K. 2026/24, T. 16.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-6-e-2026-24-k-fded0e36228b