İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/596 E. 2026/340 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/596
Karar No
2026/340
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/596 Esas KARAR NO :2026/340

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ:09/10/2024 KARAR TARİHİ:22/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; ... adresinde 04.11.2022 tarihinde davalılardan ... tarafından yürütelen iş kapsamında, taşeron firma ... şirketine bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkilimize ait tesisler hasara uğratıldığını, işbu zarara ilişkin olarak tarafımızca .... İcra Müdürlüğü” nün 2023/... E. sayılı dosyası üzerinden borçluya ödeme emri gönderilmiş ve ödeme emri borçluya tebliğ olduğu, borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edilmiş olup takip durmuştur. ... adresinde 04.11.2022 tarihinde davalılardan ... tarafından yürütelen iş kapsamında, taşeron firmalar ... şirketine bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkilimize ait tesisler hasara uğratıldığını, müvekkili Hazine ve Maliye Bakanlığı ve devlet nezdinde Kamu İşletmeleri listesinde yer aldığını, davalı tarafların ekiplerinin ve işçilerinin kusurundan sorumlu olmadığı iddia edilemeyeceğini, hasarın ve dolayısıyla zararın sebebi yapılan kazı çalışması olduğunu, bu durumun hasar tespit tutanakları ve hasarın oluştuğu yerin fotoğraflarıyla da kesinleştiğini, davalılardan ..., işin asıl sahibi olarak, işin görülmesinde taşeron firma ... ile birlikte mütesel sorumlu durumunda olduğunu, Görülen işin gereğince Asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulduğunu, davalı ...' asıl işveren pozisyonunda, işin gereği gibi görülmesinde kusursuz olarak sorumluluğu sürdüğünü, Bir işverenin işçilerine karşı sorumluluğu, aralarındaki iş sözleşmesinden veya bu iş sözleşmesi sonucunda tabi olunan kanunun emredici hükümlerinden kaynaklandığını, dolayısıyla asıl işverenin, aralarındaki iş sözleşmesi nedeniyle kendi işçilerine karşı hem sözleşmesel hem de kanunen çeşitli sorumluluk ve yükümlükleri bulunduğunu, aslında asıl işveren ile alt işverenin çalışanları arasında bir sözleşmesel ilişki bulunmamakta; buna karşılık İş Kanunu madde 2/7 uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olduğunu, bu bağlamda davalı ..., iş ilişkisi asıl-alt işveren şeklinde devam ettiğinden ve bu durum işin yapılış şeklinde açık şekilde görüldüğünden, diğer davalı ile birlikte verilen zarardan müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin altyapı ağında meydana gelen zararın yapılan kazı çalışması dışında bir sebepten kaynaklanması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalıların ekiplerinin ve işçilerinin yürüttüğü kazı çalışması yapılırken kullanılan kepçenin dışarıdan bir müdahale ile müvekkilin kablo ve sair yapıya zarar verdiği, müvekkilinin altyapı emtiası kusursuz çalışır ve müşterilerine hizmeti sorunsuz şekilde sağlarken davalı ... tarafından başlatılan kazı çalışması sonucu altyapı hizmetleri zarar gördüğünü, bu hasar sonucunda Müvekkil hem hasarı gidererek maddi kayba uğradığı gibi hem de bölgede hizmet alan vatandaşlara gerekli hizmeti sağlamaktan bir süre aciz kalmıştır. müvekkil şirketçe hasarın bir an önce giderilmesi, müşterilerinin mağdur olmaması adına hasarı ivedi bir şekilde onararak zararı minimuma indirmeye çalışmıştır. ancak davalılar müvekkilin iyi niyetini suistimal ederek ödeme yapmaktan kaçınmıştır ören yapıların onarımını kendisi yapmak zorunda kaldığını aksi halde kendi bağlı olduğu sözleşmelerindeki yükümlülükleri yerine getiremediğinden zararı artacak ve asıl müsebbib olan ...'ye ve ...'a yansıtılacak olan tutarı da arttırmak durumunda kalacağını, ancak müvekkilinin hem kendi Müşterilerinin mağduriyetini ve sözleşmesinin gereklerini yerine getirme hem de haksız fiil sonrasında talep edeceği zarar tutarını indirme çabalarına karşı davalılar, gerekli ödemeyi yapmayarak müvekkilin iyi niyetini suistimal ettiğni, müvekkili tarafından söz konusu hasar 04.11.2022 tarihinde giderildiğini, zararın giderimi için toplam 25548,86 TL tutarında malzeme, 3140,42 TL tutarında işçilik ücreti ödendiğini, toplam Şirket zararı, 28695,22 TL (haksız fiil tarihinden itibaren işleyen gecikme faizi hariç) olduğu, ... ... Müdürlüğü tarafından hazırlanan belgeler, haksız fiilin işlendiği yerin fotoğrafları ve tutanaklar ekte sunulmuştur. Davalı taraf tüm ihtarlara rağmen borcunu ödememiş olduğundan dolayı kendisi hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçilmiş olup; davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davanın kabulü ile davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekilinin 24.10.2024 tarihli Cevap dilekçesinden özetle; Dava konusu hasar bizzat müvekkili idare tarafından verilen bir hasar olmadığını, söz konusu hasarın gerçekleştiği yerde idaremiz tarafından bizzat herhangi bir çalışma yürütülmediğini, zarar iddiasının yüklenicilerin çalışmalarından kaynaklandığını ispata yarar bir delil de sunulmadığını, davacının davayı dava dışı idaremizin o tarihte görevli olan yüklenicisi şirkete açılmamış olması nedeniyle de anlaşılabilir. Ancak, bu zararın yükleniciden kaynaklandığı da belli olmadığını davacı, idaremiz dışındaki vakıa ve hasar iddiasını da ispat edecek deliller sunmadığını, zarar iddia edenin zarar verenin kim olduğunu araştırması ve husumet yönelteceği kişiyi dava dilekçesinde doğru biçimde belirlemesi usul hukuku açısından da bi gerekliliktir. Davacının husumet yönelteceği kişiyi belirlemesi ve istemini somutlaştırması yasal bir zorunluluk olduğunu ayrıca eğer idaremiz bilgisi dışında üçüncü başkaca şahıslar tarafından söz konusu adreste herhangi bir çalışma yapılmış ise de idaremizin dava dışı üçüncü kişilerce verilen zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, idaresi ... personellerinin belirtilen adreste ve tarihte herhangi bir çalışması olmadığı gibi, iddia edilen hasarın dava dışı şirketlerin çalışması sonucu meydana geldiğinin iddia edilmesi halinde dahi İdaremizin sorumlu kabul edilmesi mümkün olmadığını, davacı dava dışı şirketlerin zarar verdiği hususunu ispat etmekle kalmayıp, dava dışı üçüncü kişiler ile İdaremiz arasında ilişki bulunup bulunmadığını da kesin bir biçimde ispat etmek zorunda olduğunu, bu nedenle davacının öncelikle davasını hatalı biçimde İdaremize yönlendirmiş olduğu açıktır davacının, zararı ve zararın kim tarafından meydana getirildiğini ispat etmesi gerektiği, hasara İdare tarafından neden olunmadığı gibi, davacı tarafından kimin zarar verdiği hususu da kanıtlanamadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle Reddine karar verilmesini, ... ... Başkanlığı'nın 21.09.2023 tarih ve E... sayılı yazısında da ifade edildiği gibi dava konusu hasarın gerçekleştiği yerde İdaremiz tarafından herhangi bir çalışma yürütülmediğini, İşbu davada kusur ve sorumluluk tespiti zarar tespitinin önünde yer aldığını, idarenin zarar verici eylemi olmadığı gibi, iddia edilen zarar ile idarenin eylemi arasında da illiyet bağı da bulunmadığını, davacının zararın varlığını objektif belge ve deliller ile ispat etmesi de gerekli olduğu tüm açıklanan bu nedenlerle; müvekkili idarenin bizzat herhangi bir çalışması bulunmadığından dava dışı üçüncü kişilerin sorumlu olduklarının anlaşılması ihtimalinde dahi idaremizin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, davacı üçüncü kişilerin idaremizle ile ilişkisini ispat etmek zorunda olduğu gibi aynı zamanda idarenin üçüncü kişilerin eylem ve işlemleri nedeniyle davacıya verdiği zarardan sorumlu olduğunu da ispat etmek sorundadır. Ancak davacı soyut iddiası disinda isnata varar somut hicbir delil ve belge sunulmadığını, İşbu davanın açılmasına sebebiyet veren gerek sorumlu olmadığı için gerekse hasara neden olmadığı için müvekkili idarenin ... olmadığı, ... tarafından yapılan kazı ve sair çalışmalarda diğer kamu hizmeti yürüten idare, kurum ve kuruluşlara ihbarda bulunulmaktadır. ancak davacı idare ihbara rağmen söz konusu yerde gerekli tedbirleri almadığını, davacının tanıkları davacının çalışanları olup, dolayısıyla iş yerine yasa gereği bağlılılık ve sadakat borcu içerisinde bulunmakla birlikte aynı zamanda menfaat birliği içerisinde olduğunu bu nedenle tanık olarak dinlenmeleri hukuka aykırı olduğu, davacının sunduğu fotoğraflarda tabela bulunmadığını idare ile ilgili hasıl ilgi kurulduğu anlaşılamadığı, söz konusu bu zararın kim tarafından, nasıl ve ne şekilde veril olduğunu, varsa zararın miktarını ve karşılığı olan bedeli ispat etmek için tanık beyanları tek başına yeterli ve geçerli delil olmadığı, müvekkili idare ile müteahhit firmalar arasında eser sözleşmesi yapılmış olup İşin başından sonuna kadar müteahhit firma kendi hesabına ve müvekkil idareden bağımsız olarak sözleşme konusu işi yapmayı üstlendiğinden iş sırasında verilen zararlardan da müvekkil idarenin sorumlu tutulamayacağı muhakkaktır. müteahhit firma ile müvekkil idare arasındaki sözleşmenin “ Yapım İşleri Genel Şartnamesi”nin ilgili maddeleri gereği işyeri ve çevresinde yeterli güvenlik önlemlerinin alınmaması sebebi ile meydana gelebilecek kazalardan, bu kazaların sebep olacağı can ve mal kaybından ve üçüncü kişilere verilecek her türlü zararlardan yüklenici doğrudan sorumlu tutulduğu bu sebeplerle söz konusu oluşan zarar ve ziyandan yüklenici firma sorumlu olduğundan, davanın husumet bakımından reddini, hizmet kusuruna dayalı olarak açılan davada, idaremizin dava konusu zararı ödemekle yükümlü tutulabilmesi için zararın varlığı yeterli olmayıp, bu zararın idareye atfı kabil ve isnadının mümkün olması, zararla idari eylem veya işlem arasında illiyet bağının (neden-sonuç ilişkisinin) bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesi zorunlu olduğunu beyan ederek tüm açıklanan bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... şirketi vekilinin 22.10.2024 tarihli Cevap dilekçesinden özetle; Davacı yan tarafından, ....İcra Müdürlüğü 2023/... E sayılı dosya nezdinde ... Mah. ... Sok. No:19 .../İstanbul adresinde davalı ... tarafından yürütülen iş kapsamında, ...'ye bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında davacıya ait tesislerin hasara uğraması dayanak gösterilerek takip başlatıldığı, mezkur takibin itiraza uğraması nedeniyle mahkemeniz nezdinde itirazın iptali davası ikame edildiği, davanın hukuka ve kanuna aykırı mesnetsiz mahiyette açılan davaya cevap mahiyetinde işbu lahiyanın ibraz edilme zarureti hâsıl olduğu, Haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen B.K m.49'a göre zararın tazmini için kusur-zarar- illiyet bağı şartları oluşmamıştır. Dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabı müvekkili şirket olmadığını, şirketin eylem ve işlemlerinden doğan bir zararının olmadığını, hukuken sorumluluğu da bulunmamaktadır. Müvekkil firma tarafından davacı ... A.Ş. firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapılmıştır. ve bu kazıda Müvekkili tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, kazının yapılacağı yer, yön ve derinlik kazı yapılmadan önce davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verildiği, davacı firmaya ait olduğu iddia edilen kabloların kazıda meydana çıkınca işlemin yarıda kesilerek davacı firmaya haber verildiğini, yapılan kazıda bu beklenmedik şematik onay, saha tutanağı onay ve kroki onay belgelerinin sunulmuş olduğunu ve hepsinde de Davacı ... firması yetkili imzası ve onayı bulunduğunu, bu nedenle davacı firmanın bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleşen ve teknik şartnameye uygun yapılan kazıda, davacının kendisine ait kablolara zarar verildiği iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, davacı ... firmasının yönlendirmesi ve onayı ile yapılan kazıda yerin altında nereden hangi kablo geçtiğini müvekkili firmanın bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle de müvekkili firmaya kusur atfedilemeyeceğini, kazı yapılan yerde müvekkil firmaya ait ruhsatlı bir çalışma yapılmış olduğunu, ... Alt Yapı Yatırım işini yaparken, yatay sondaj çalışmasının yapıldığı yerlerin resimlerinin belli olduğunu, Fakat ... alt yapısına işaret eden herhangi bir durumun yer yüzünde belli olmadığını, birlikte yatay sondaj yapılan yerde ...'un standart derinlikte (100 cm) alt yapısı olması lazım iken yapılan yatay sondaj daha derinden (260 cm) derinlikten gittiğinde rast geldiğini, Hasar Tespit Tutanağının bölgede ... ekipleri ve arıza kaynaklarının yapılmasına müteakip, Hadımköy SNT SD:30 A-B 1-10 C1- 10 lokalleri 200-05, 100-05 AP Kablo 04 FO/Y ve 06 FO/Y (2 adet bakır kablo perli, 2 adet fiberoptik kablo biri 4 kıllı diğeri de 6 kıllı) olarak tutulmuş olduğunu, Bölgede hasar verilen 113 metrelik AP cinsi kablonun demontaj edilen kısmı ise ne yazık ki 50 metre olarak yazıldığını, ayrıca bölgede yapılmış olan kazı öncesi bölge fotoğraflarında alt yapı ile ilgili hiçbir menhol belli olmamakla birlikte derinlik olarak daha derinden gidilmesine rağmen ... alt yapısına müvekkil firmaya ait yatay delginin denk gelmesinden dolayı sorumluluk hiçbir şekilde taraflarına ait olmadığını, Burada yapılmış olan ekip raporlarında ...'un alt yapısının bakımı yapılmadığı da belli olduğunu, davacı ... firması kendi görevi olan Menhol yükseltme ve bulma işlerinin bedellerini de müvekkil firmadan istediğini, Bu da davacının kusuruna delil teşkil ettiğini, zamanında yapılmış olan bir bakım çalışmasıyla bu kayıp Menholler bulunsaydı bu iş kazası da belki de ortaya çıkmamış olacağını, ancak tüm bu olayların ortaya çıkması tamamen davacının kendi kusurundan ileri gelmekte olduğunu, davacı firmanın bizzat kendi başına tuttuğu zarar tutanağı ile var olduğunu iddia ettiği zararını müvekkilinden istemekte olduğunu, zira Mahkemeden alınmış bir delil tespiti yahut bağımsız bir bilirkişiden alınmış rapor olmadan davacının salt kendi tuttuğu tutanak ile zararın tazminini talep etmesinin ispat hukukunun temeline de aykırı olacağını, davanın reddinin gerektiğini, haksız ve ispat edilemeyen davanın reddini talep etmiştir. malzeme bedelinin kullanılan malzemelerin tespiti ve bedellerin tespiti ile yeniden hesaplanması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen bedel fahiş olduğu, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiği, davacıya ait altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılması gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde kazı yapılmak suretiyle incelenmesi gerektiği ancak bu husus açıklığa kavuştuktan sonra hakkaniyete uygun bir sonuca varabilmek mümkün olacağını, davacı ... A.Ş.'nin söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediği, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. söz konusu adreste, davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediği, davacıya ait kablolarının döşeme işinin durumu da gözden kaçmaması gereken önemli noktalardan biridir. söz konusu hat, yönetmelik hükümlerine tamamen aykırı olarak döşendiği, davacı şirket tarafından açılan benzer davalarda dinlenen tanıkların davacı tesisatlarının olması gereken derinlikte olmadığı, tesisatın haritalandırılmadığı, genelde yeterli derinlikte olmadığı ve aksine yüzeyde olduğu yönünde beyanlarda bulundukları görüldüğünü, Davacı tarafından yapılan tesisat imalat işinin mevzuatına uygun olup olmadığının herhangi bir tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğini beyanla tüm açıklanan bu nedenlerle; davacı şirkete yazı yazılarak söz konusu adresteki tesisatlarının yönetmeliğe uygun olup olmadığının tespiti için gerekli plan, proje, harita diğer tüm tesisat bilgilerinin istenilmesine karar verilmesini talep ederiz. davacının haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce... Başkanlığına, ..., İstanbul ... Belediye Başkanlığına müzekkere yazılmış gelen cevabi yazılar dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 27.03.2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; ".... Takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere dosyada yeralan bilgi, belge ve beyanların, yapılan incelemeler ve değerlendirmeleri neticesinde; Dava konusu hasara ilişkin olarak, davacı teknik/saha elemanları tarafından 04/11/2022 tarihli ... numaralı Hasar Tespit Tutanağı tutulmuş olduğu, tutanakla hasarın 04/11/2022 tarihinde gerçekleşmiş olduğu; “Belirtilen adreste ... ...'a ait yeraltı güzergahına ve kablolara ... rabıt bağlantısı kazısı sırasında hasar vermiştir” açıklaması şeklinde beyan edildiği, Tutanakekinde verilen fotoğraflardan; Konu adres sokak/yol üzeri satıhta parketaşı-yol kaplamasının yolun genelinden farklı bir görüntüye sahip olduğu, yolun söz konusu bölümünde daha önce yapılan bir altyapı çalışması/kazısı olabileceği fotoğraflardan tespit edilememiş olduğu, Davalı ... tarafından konu adreste, yükenicisi olan diğer davalı ... firması tarafından 04.11.2022 tarihinde bir çalışma yapıldığının beyan edildiği, konu çalışma ile nasıl bir işlem yapılmış olduğunun dosyadan tespit edilemediği, Davacı saha ekiplerince arızanın tespiti için gerçekleştirilen dava konusu konu hattın Muayene test sonuçlarından; hattın/kablonun İzolasyon değerinin zayıf olduğu dolayısıyla arızalı olduğunun değerlendirildiği, Kablo İzolasyonunda zayıflığın; konu kabloda dış darbe İle hasar, su alımı ve kablo yüzeyinde izolasyon bozulması vb. nedenlerle olabileceği, Davacı saha ekipleri tarafından, ... arızasının giderilmesi için olası hasar noktasında konu adreste yapılan tespit kazısına ait görselden tespitle; konu ... menholünün ve logar/bacasının görüldüğü kazı alanı içinde herhangi bir ...Kablo ve/veya muhafaza kutusu/tesisin görülmediği, dava konusu hasar iddiasına ilişkin olarak davalılar tarafından çalışma yapılan alanda hasar verildiği iddia edilen kablo hattının bulunduğunu gösteren bir tespit yapılamadığı, davacı saha ekiplerince arızalı kablo hattının yenilenerek konu arızanın giderilmiş olduğu, ancak arızaya sebep olduğu beyan edilen kablo hasarının hangi noktada ve ne şekilde olduğunun dosyada verilen fotoğraf görselleri ve belgelerden tespit edilemediği, Davacı saha ekipleri tarafından tespiti yapılarak tanımlanan arızanın giderilmesi için gereken iş ve işlemlerin(kablonun yenilenmesi, bağlantıların yapılması vb.) dosyada bulunan Şantiye Defteri kayıtlarında tanımlanan iş bilgisi ve ...Hasar Keşif Tutarı Formunda verilen Malzeme listesi ile uyumlu olduğu, konu hasar bedeline ait malzeme ve işçilik bedellerinin piyasa şartlarına uygun olduğunun değerlendirildiği, böyle bir çalışmanın ne zaman ve ne şekilde yapılmış olduğunun değerlendirildiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Her türlü hukuki tavsif, nihai karar taleplerinin Takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; iş bu raporumuz, Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile sunulur ...." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir. Mahkememiz 08/05/2025 tarihli 2. Nolu celse duruşmasında davacı tanığı ...beyanında; "Ben ...'da 2016 yılından beri çalışıyorum, hasar tespit tutanağında gösterilen imza bana aittir, bu tutanağı tekniker sıfatımla ben tuttum, hala tekniker olarak çalışıyorum, benim görevim kuruma ait kabloların ve alt yapı sistemlerinin düzgün çalışıp çalışmadığını kontrol etmektir, hem rutin kontroller yaparız, hem de ihbarlar ve müşteri arıza talepleri üzerine olay mahalline giderek keşif yapar arızayı tespit ederiz, dava konusu olay mahalline müşteri arızası üzerine gittik, olay mahalline gittiğimizde yine bizim ...'a ait alt yapı üzerine ...'nin atık su bağlantıları için kullandığı rabıt bağlantılarının kullanıldığını gördük, biz gittiğimizde orada davalı ... veya alt taşeronu yoktu ancak bize arızadan önce söz konusu sokakta ...'nin atık gider borusu bağlantıları için çalışma yaptığını bina sakinleri söyledi, biz dosyaya orada çektiğimiz fotoğrafları da sunduk, genelde ... tarafından yapılan kazılar da toprak derin şekilde kazılıyor ve bizim alt yapılara zarar veriliyor, bu olayda da durum böyle gerçekleşmişti, ancak ben oraya gittiğimde söylediğim gibi ... ye ya da alt taşeron ...'a ait bir iş makinesi ya da sembol, imge görmedim, ..." Şeklinde beyanda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan dava; haksız eylem iddiasına dayalı doğan zarardan kaynaklı tazminat isteminden ibarettir. .... İcra Dairesi'nin 2023/... E. Sayılı dosyanın incelemesinde; davacı ... Anonim Şirketi Davalılar ... ...Anonim Şirketi, ... aleyhine 07/09/2023 Tarihinde 28.695,22 TL asıl alacak, 3.219,56 TL gecikme bedeli, olmak üzere toplam 31.914,78 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Huzurdaki davada uyuşmazlık; 04.11.2022 tarihinde ... adresinde yapılan kazı çalışmaları sırasında davalılar tarafından davacının kablolarına zarar verilip verilmediği, davalıların illiyet bağı kapsamında sorumlu olup olmadığı, davacının talep edebileceği zararı var ise miktarının belirlenmesi noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında bilirkişiler ... ile ... tarafından hazırlanan 27.03.2026 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.

Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü adına ...'ye müzekkere yazıldığı, cevabi yazı uyarınca kazı tarihi itibariyle hasarın meydana geldiği bölgede kazı ve ruhsat izni verilmediği bilgisi verilmiştir. Taraflara tanık dinletme hususunda süre verilmiş ve mahkememiz 08/05/2025 tarihli duruşmasında davacı tanığı Muhammet Burak Dönmez dinlenmiştir. Tanık " biz gittiğimizde orada davalı ... veya alt taşeronu yoktu ancak bize arızadan önce söz konusu sokakta ...'nin atık gider borusu bağlantıları için çalışma yaptığını bina sakinleri söyledi, biz dosyaya orada çektiğimiz fotoğrafları da sunduk, genelde ... tarafından yapılan kazılar da toprak derin şekilde kazılıyor ve bizim alt yapılara zarar veriliyor, bu olayda da durum böyle gerçekleşmişti, ancak ben oraya gittiğimde söylediğim gibi ... ye ya da alt taşeron ...'a ait bir iş makinesi ya da sembol, imge görmedim," şeklinde beyanda bulunmuştur. 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK'nın 50. maddesi gereğince ise zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Yapılan açıklamalar ışığında; davalının söz konusu bölgede çalışma yapmadığına ilişkin savunması, ... tarafından söz konusu bölgede kazı tarihinde kazı izni verilmemiş olması ve davacı tarafından hasarın davalı tarafından meydana getirildiğine ilişkin tutulan tutanağın tek taraflı ve usulüne aykırı tutulmuş olması, dosyaya sunulan fotoğraflarda hasar tarihinde davalılar tarafından çalışma yapıldığında dair ibare bulunmadığı, davacının yaşanan olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin dinlettiği tanığın hasarın davalılar tarafında meydana getirildiğine ilişkin somut beyanda bulunmaması sebeplerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde söz konusu hasarın davalılar tarafından meydana getirildiği davacı tarafça ispatlanmamış olup illiyet bağı kurulamaması nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ( Emsal ilam: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD. 2022/109 E. 2023/1948 K) ( Emsal ilam: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD. 2022/109 E. 2023/1948 K) H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL peşin harçtan, başlangıçta peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik 304,40-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 31.914,78-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Devletçe karşılanan 3800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2026

Katip .... E-İMZA

Hakim ... E-İMZA

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/596, K. 2026/340, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-596-e-2026-340-k-cc41860a5104