İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/735 E. 2026/312 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/735
Karar No
2026/312
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/735 Esas KARAR NO : 2026/312

DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ : 22/11/2024 KARAR TARİHİ : 15/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 03/11/2022 tarihinde 15:30 sıralarında müvekkil ...'ın yolcu olarak bindiği, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen beyaz renkli bir minibüsün, ... üzerinde müvekkili indirdiği esnada müvekkil inişini tamamlamadan hareket etmesi sonucunda tek taraflı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği; minibüsten inmek üzere olan müvekkil ...TAŞ, kaza sonucu ağır bir şekilde yaralandığı; trafik kazasının meydana gelmesinin akabinde yaralanan müvekkil 112 vasıtasıyla ...Devlet Hastanesine götürüldüğü; trafik kazası dolayısıyla yaralanarak malul kaldığı; kazanın meydana geldiğine şahit olan görgü tanıkları bulunduğu; olay anını görür mobesenin numarasının ... olduğu öğrenildiği; 03/11/2022 tarihinde meydana gelen çift taraflı, yaralanmalı trafik kazası nedeniyle müvekkilin uğramış olduğu maddi zararlar için, fazlaya dair talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik müvekkil ...'ın sürekli iş göremezliği dolayısıyla 300,00-TL maddi tazminatın(100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik ve 100,00-TL geçici bakıcıya ihtiyaç süresi zararı olmak üzere) davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işlemiş ticari (mevduata uygulanan en yüksek avans faizi) faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen, davalı tarafından tazmin edilmesi, HMK m.323/4 uyarınca vekaletname düzenlenmesine ilişkin giderlerin yargılama gideri olarak kabul edilmesi, diğer yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının özellikle geçici iş göremezlik, bakıcı gideri tazminatı talepleri belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı olmadığı; varlığı netleşmeyen, plakası tespit edilemeyen ve tescile tabi olup olmadığı veya tabi ise tescilinin bulunup bulunmadığı bilinmeyen aracın kazaya neden olduğu sabit olmadığından, bununla birlikte plakanın tespiti ile aracın trafik sigortası bulunup bulunmadığı bilinmediğinden davanın husumetten reddi gerektiği; müvekkil kuruma eksik/geçersiz evrak ile müracaat yapıldığı tespit edildiğinden davanın usulden reddi gerektiği; iddia konusu kazaya ilişkin şüphe yarattığı; dava dilekçesinde tanık isimlerine yer verilmişse de ilgili tanıkların soruşturma aşamasında dinlenmemesi de güvenilirlik hususunda şüpheli olduğu; konu kazaya ilişkin daimi arama kararı bulunmakta olup sigortalı tespit edilebilir olduğundan başvurunun bu aşamada reddi gerektiği; müvekkil şirketin sorumluluğu araç sürücüsünün kusuru oranında ve her durumda kaza tarihinde geçerli zorunlu sigorta poliçesinin teminat limitleri ile sınırlı olduğu; eldeki verilerle, kazaya dair kesin kanaat içerir bir kusur tespiti yapılması mümkün görülmemekte olup kaza mahallinde keşif yapılarak denetime elverişli heyet bilirkişi raporu temin edilmesi; davacının araç tam durmadan inmeye çalışması, aracın hareketini dikkate almayıp önlemini almaması durumunda da kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiği sabit olacağı; davacının hatır için taşınıp taşınmadığı da irdelenmeli, hatır taşıması mevcutsa hatır indirimi yapılması gerektiği; maluliyet tespitinin trafik sigortası genel şartları ile yönetmelik hükümlerine uygun yapılmasını ve kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunun irdelenmesini; geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri talebinin teminat harici olması nedeniyle davanın bu yönden de reddi gerektiği neticeten Usule ilişkin itirazlarımızın kabulünü, davanın müvekkil kurum bakımından husumet yokluğu nedeniyle dava şartı eksikliğinden reddini, tüm taleplerin reddini, aksi halde dahi, kusur ve tazminat miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını, SGK ve ceza dosyası evraklarının celbini, faiz talebinin reddini ve her halde yasal faiz uygulanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, davacının 03/11/2022 tarihinde içerisinde bulunduğunu iddia ettiği minibüsten ineceği esnada ... üzerinde iniş esnada araç sürücüsünün hatası nedeniyle yaralanmasından kaynaklı davalıdan sürekli ve geçici iş göremezlik geçici bakıcı tazminatı talep edip edemeyeceği, talep edebiliyorsa miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz 26/02/2025 tarihli duruşma ara kararı ile davacının ATK'ya sevkinin sağlanarak kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmadaki illiyet bağının tespit edilerek kaza tarihindeki yönetmelik kapsamında sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Mahkememiz 18/06/2025 tarihli duruşma ara kararı ile ... CBS dosyasında 27/02/2024 tarihli tutanakta kamera kaydına ilişkin kayıt olmadığı anlaşılmakla, dosyanın kusur bilirkişisine tevdii ile davaya konu kaza nedeniyle tarafların kusur durumunun tespiti için rapor alınmasının istenilmesine karar verilmiştir. Kusur bilirkişisi ...'dan alınan 20/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen toplu taşıma minibüs sürücüsünün, minibüs içerisinde yolculuk yapan davacı mağdur yolcu ...’ın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu, davacı mağdur yolcu ...’ın kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu'ndan alınan ... sayılı raporda özetle; mevcut belgelere göre; ... ve ... kızı, 10/05/1971 doğumlu, ...’ın 03/11/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b’ye göre (%5, %5, %5) olduğu, Balthazard formülüne göre toplam alt ekstremite özürlülük oranı %14.26 olup Tablo3.2’ye göre; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %7 (yüzdeyedi) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir. Mahkememiz 28/01/2026 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdii ile davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı ile geçici bakıcı zararı yönünden rapor alınmasının istenilmesine karar verilmiştir. Aktüerya bilirkişi ...'dan alınan 18/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; hukuki sonuç ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davacı ...'ın (TCN. ...) 03.11.2022 tarihinde meydana gelen çift taraflı, yaralanmalı trafik kazası nedeniyle müvekkilin uğramış olduğu maddi zararlar için, fazlaya dair talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik müvekkil ...'ın sürekli iş göremezliği dolayısıyla 300,00.-TL maddi tazminatın(100,00.-TL sürekli iş göremezlik, 100,00.- TL geçici iş göremezlik ve 100,00.-TL geçici bakıcıya ihtiyaç süresi zararı olmak üzere) davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işlemiş ticari (mevduata uygulanan en yüksek avans faizi) faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen, davalı tarafından tazmin edilmesi, HMK m.323/4 uyarınca vekaletname düzenlenmesine ilişkin giderlerin yargılama gideri olarak kabul edilmesi, diğer yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahmiline karar verilmesi talebi ile ilgili olarak; 03.11.2022 tarihinde 15:30 sıralarında davacı ...'ın yolcu olarak bindiği, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen beyaz renkli bir minibüs yönünden kaza tarihi olan 03.11.2022Kaza tarihi olan 03.11.2022 tarihinde geçerli olan ... Hesabı (ZMMS) Kişi Başı Sakatlanma ve Ölüm limitinin 1.000.000,00.-TL, Kaza Başı Sakatlanma ve Ölüm Limitinin 7.500.000,00.-TL, Kişi Başı Tedavi/Sağlık Gideri limitinin 1.000.000,00.-TL, Kaza Başı Tedavi/Sağlık Gideri Limitinin 7.500.000,00.-TL olduğu, Davacı Muhside TAŞ'ın 03.11.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı kusurunun bulunmadığı, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 24.11.2025 Tarih 18687 sayılı kararında Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %7 (yüzdeyedi) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu; 18.02.2026 Rapor tarihi itibariyle davacı lehine 715.801,35 maddi tazminat hesaplandı. T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 20.01.2022 T,... E, ... K. Sayılı kararı nazara alınarak ve takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi tazminatının hesaplandığı; T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 20.01.2022 T,...E, ... K. Sayılı kararı gereği Davacı ... ; kazanın meydana geldiği 2022/Kasım ayında davacının herhangi bir sigortasının ve kazanç bildiriminin bulunmadığı, ev hanımı olduğu, hasebiyle geçici iş göremezlik maddi zararı talep edip edemeyeceği hususundaki takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 73.837,28.-TL olduğu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 641.964,07.-TL olduğu, davacının geçici bakıcı gideri maddi zararının bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı vekili 10/03/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı itirazların kabulüne, itirazlarımız baki olmak kaydıyla bedel artırım taleplerinin kabulüne, bedel artırım talepleri doğrultusunda 641.964,07-TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 73.837,28-TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 100,00-TL geçici bakıcı gideri tazminatının, kazaya sebep olan aracın ticari araç olması nedeniyle, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacının 03/11/2022 tarihinde içerisinde bulunduğu ancak plakasını hatırlamadığı minibüsten ineceği esnada... üzerinde iniş esnada araç sürücüsünün hatası nedeniyle yaralanmasından kaynaklı iş bu tazminat davasının açıldığı anlaşılmıştır. İş bu kazaya ilişkin ... CBS ... soruşturma sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığı, davacının iş bu soruşturma dosyasında kollukta alınan beyanında özetle, minibüsten inmek için müsaade istediği esnada ineceği esnada tam gaza basınca dengesini kaybederek yere düştüğü 112 vasıtasıyla ... Devlet Hastanesi'ne gittiği, polisin hastaneye geldiği ancak durumu kötü olduğu için ifade veremediği, bu zamana kadar tahkikat başladığını düşünerek müracaatta bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. ...Devlet Hastanesi'nin acil poliklinik başvurusunda trafik kazası nedeniyle 03.11.2022 saat 16:56'da 112 tarafından davacı adına başvuru açıldığı anlaşılmıştır. Davacının iş bu kaza kapsamında yaralanmasından kaynaklı davalının trafik kazası sonucu oluşmadığı savunmasını ispatlamaya yarar delili ibraz etmediği anlaşılmıştır. Soruşturma dosyasında yapılan incelemede taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işleyen şüphelinin veya şüphelilerin, yapılan tüm araştırmalara rağmen tespit edilemediği anlaşılmakla daimi arama kararı verildiği anlaşılmıştır.İş bu kaza yönünden olay anında trafik kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, olay anına ilişkin kamera kaydı bulunmadığı anlaşılmakla davacının soruşturma dosyasında alınan beyanı dikkate alındığında düzenlenen kusur raporunda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen toplu taşıma yolcu minibüs sürücüsü seyri sırasında olay mahalli geldiğinde, minibüste bulunan yolcuları indirmek amacı ile yolun sağına yanaştığı sırada, minibüs içerisinde bulunan yolcunun minibüsten ineceği sırada, araç içerisini yeterli şekilde kontrol etmeden kapılarını tam kapatmadan aniden hareket ettiği, ani hareket etmesi sonucu da, aracın içerisinde bulunan ve ayakta inmek amacı ile bulunan mağdur yolcunun dengesini kaybetmesine ve minibüsün açık olan kapısından aşağıya düşmesine sebebiyet verdiği, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 Sayılı KTK m. 58 kuralını ihlal ettiğinden olayda asli derecede kusurlu olduğu; davacı mağdur yolcunun normal toplu taşıma minibüsü içerisinde yolculuğu sırasında olay mahalline geldiğinde, seyahat ettiği minibüs sürücüsünün yolcu indirmek amacı ile durduğu sırada, minibüs içerisinde ayağa kalkarak açık olan kapıdan inmek istediğinde, minibüs sürücüsünün araç içerisini yeterli şekilde kontrol etmeden kapılarını kapatmadan aniden kalkış yapması sonucu dengesini kaybederek minibüsün açık olan kapısından aşağıya düşmesi sonucu yaralandığı olayda, mevcut şartlarda olayı önlemek bakımından alabileceği bir önlem ve tedbir bulunmadığından dolayı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının hatır taşıması ile minibüste taşındığına dair bilgi ve belge bulunmadığı, davacının yaralanmasından kaynaklı müterafik kusuru da bulunmadığı, müterafik kusura ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından ayrıca indirim yapılmamıştır. Haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sorumluluğu TBK’nın 49. maddesinde düzenlenen kusur sorumluluğudur. Madde; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” belirlemesi ile kusur, haksız fiilin kurucu bir unsuru olarak düzenlemiştir. Bir motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluk ise tehlike sorumluluğudur. İşletenin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85. maddesinde düzenlenmiştir. 85. maddeye dayalı sorumluluktan bahsedebilmesi için sorumlu olacak kişinin öncelikle KTK’nın 3. maddesinde tanımlanan “işleten” sıfatına haiz olması gerekmektedir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesine göre, "İşleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet ve rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." Motorlu bir aracı, kendi menfaat ve hesabına işleten, tehlike ve masraflarını üstlenen, araç ile aracın işletilmesi için gerekli personel üzerinde fiilen ve doğrudan doğruya emir ve tasarruf yetkisine (gücüne) sahip olan kimseye işleten denir (Tekinay, Selahattin Sulhi/ Akman, Sermet/ Burcuoğlu, Haluk/ Altop, Atilla:Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 713). Bir aracı kendi menfaatine, masraflarına katlanmak suretiyle işletmekten amaç, geçici, bir defaya mahsus özel bir kullanma menfaati değil, aracın tahsis amacına yönelik, sürekli, çok daha genel bir nitelikte bir kullanma menfaatidir. Keza, fiili hâkimiyetten de anlaşılması gereken, araçtan bir anlık, geçici bir yararlanma gücü olmayıp, aksine aracın hangi şartlarla ve özellikle hangi kişinin egemenliği altında hareket edebileceğine karar verme gücüdür. Özellikle aracın trafiğe sokulmasına, orada tutulmasına veya trafikten çekilmesine, donatılmasına, bakılmasına, muhafazasına, kim tarafından, nasıl ve hangi amaçla kullanılması gerektiğine karar verme yetkisi, fiili hâkimiyeti oluşturur. Bir aracın masraf ve tehlikelerini üstlenme ise, onun donatım, bakım ve işletme giderlerini, vergi ve sigorta primlerini ödemeyi ifade eder. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmü ile KTK, zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Bu hükme göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır. Bu itibarla, işletenin sorumlu olması için, zarara, aracın işletilmesinin sebep olması gerekir. Burada sorumluluğun temeli, işletme tehlikesi, türü ise, tehlike esasına dayalı işletme sorumluluğudur. İşletme tehlikesi gerçekleştiği anda, işletenin sorumluluğu doğar. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesine göre, işletenin, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararlardan doğan sorumluluğu, kusur sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen ödevinin ihlâline dayanan olağan sebep sorumluluğu da değildir. Bu itibarla, işleten hiç bir kusuru bulunmasa bile, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır. Sorumluluk kusura dayanmadığı için, kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kimseler, temyiz kudretine sahip olmasalar da işleten, doğan zarardan sorumludur (Eren, s. 631 vd.; Kılıçoğlu, Ahmet: Borçlar Hukuku, 10. Baskı, s. 264 vd.). Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi sorumluluğu, aracın işletilmesine dayanan tehlike sorumluluğu olarak düzenlediğinden, işleten kusurlu olsa bile, kusur ilkesine göre değil, tehlike ilkesine göre sorumlu olur. Bunun nedeni, böyle bir hâlde işletenin şahsında birden çok sorumluluk sebebinin birleşmesi veya başka bir deyişle, çeşitli sorumluluk normlarının çatışmasıdır. Sorumluluk normlarının çatışması veya aynı kişide birden çok sorumluluk sebebinin birleşmesi hâlinde, tehlike sorumluluğu ilkesi uygulanır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 86. maddesinde, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma şartlarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de bu husus kabul edilmektedir (Ünan, Samim: “Ergün Atilla Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180). Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukukî nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla birlikte, işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğunun ise, sözleşmeye dayalı bir sorumluluk olduğu tartışmasızdır.Trafik kazalarından kaynaklanan bedensel zararın tazmini davalarında, işleten ile sigortacının sorumluluğu paralel olup 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu, davalı sürücünün sorumluluğu ise 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalı işleten ve sigortacıda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir.Motorlu araç işleteninin 2918 sayılı yasanın 91/1 maddesi kapsamında Karayolları Motorlu Araçlar...'ni yaptırmadan aracını işletmiş ve işletilme sırasında bir zarara sebep olmuş ise 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 maddesi gereği zorunlu sigortayı yaptırmadan motorlu aracı işleten kişilerin ve plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araçların sebep oldukları zararların karşılamak amacıyla ... Şirketleri bünyesinde ... Hesabı oluşturulduğundan kaza tarihinde yürürlükte bulunan sigorta poliçesi için belirlenen limitle sınırlı olmak kaydıyla ... Hesabı meydana gelen zarardan sorumludur. Bu manada ... Hesabının statüsü ile sigorta şirketinin hukuki statüsü ve sorumluluğu paraleldir. Davacının iş bu kaza nedeniyle sol kalçasından yaralanmasından kaynaklı ATK ... İhtisas Kurulu raporunda kişi tüm vücut engellilik oranının %7; iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, başkasının yardımına geçici ve sürekli muhtaç olmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafından ... Üniversite Hastanesi'nden alınan 29/12/2023 tarihli raporda yer alan tespitler yönünden aralarında ortopedi uzmanın yer almadığı, iş bu raporda fiziki muayenesi yapılarak önceki anamnez bilgileri de dikkate alınarak rapor düzenlendiği anlaşılmakla iş bu rapor hükme esas alınmıştır. Davacının iş bu kazadan kaynaklı geçici bakıcı ihtiyacı bulunmadığı anlaşılmakla geçici bakıcı gider tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Aktüerya bilirkişi raporunda davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 73.837,28TL olduğu Geçici iş görmezlik tazminatı, uğranılan kaza nedeniyle günlük işlerini yapamayan veya yapmakta zorlanan (daha fazla güç sarfeden) kişilerin talep edebileceği (efor tazminatı) tazminat türü olup kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkanı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşme süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebileceğinden davacının ev hanımı olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazmiatı talep edebileceği anlaşılmıştır. Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 641.964,07 TL olduğu iş bu kaza nedeniyle %7 engelli kalması nedeniyle iş bu miktarı talep edebileceği anlaşılmakla 641.964,07 kalıcı iş göremezlik tazminatının 13/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının yaralanmasına sebebiyet veren aracın minibüs olması nedeniyle avans faizine hükmedilmiştir. Davacı vekili tarafından davalıya 03/07/2024 tarihinde e mail üzerinden başvuru yapıldığı; davalının 8 iş günü sonrası 13/07/2024 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davasının kısmen kabulüne, 1-73.837,28 TL geçici iş göremezlik tazminatının 13/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-641.964,07 kalıcı iş göremezlik tazminatının 13/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının geçici bakıcı gider tazminatı talebinin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 48.896,39 TL karar harcının, peşin yatırılan 427,60 TL harç ve 2.500,00 TL ıslah harcından mahsubu ile noksan kalan 45.968,79 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 113.370,20 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 12.935,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 12.933,19 TL yargılama giderinin ve 427,60 TL peşin harç, 2.500,00 TL ıslah harcı ve 427,60 TL başvurma harcı toplamı 16.288,39 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 3.599,49 TL'nin davalıdan, 0,51 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 9-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.

KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/735, K. 2026/312, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-735-e-2026-312-k-c3a8e598e177