İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/546 E. 2026/66 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/546
- Karar No
- 2026/66
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/546 Esas KARAR NO : 2026/66
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/11/2023 KARAR TARİHİ : 30/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05.02.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı firmanın 15/09/2023 tarihinde Bakırköy .... Noterliğinde ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa kullanması için verilen ... plakalı aracın firma tarafından geri alma kararı sonrası 3 gün içinde ruhsat ve anahtarı ile birlikte şirket merkezine bırakılmasının ihtar edildiği, ihtarın 09/10/2023 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini 12/10/2023 gününde verilen 3 günlük sürenin dolduğunu, davalı tarafın aracı teslim etmeyip temerrüde düştüğünü, halen daha aracı teslim etmediklerini ve kötü niyetli olarak haksız işgal de bulunarak haksız menfaat sağladıklarını bu nedenle bilirkişilerce hesaplanacak miktara göre arttırma hakları saklı kaymak şartıyla şimdilik 5.000,00-TL ecrimisilin 12/10/2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınması ve davalı tarafın ... plakalı araca olan müdahalenin mennini talep etmiştir. Davalı adına usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada taraf olarak ...'nın yer alması gerektiğini, davacı tarafın dürüstlük kuralına aykırı davranarak hakkını kötüye kullandığını, müvekkilinin dava konusu araçta iyi niyetli zilyetliğinin bulunduğunu, müvekkilinin davacı şirketin hissedarı olduğunu, şirketin aile şirketi olduğunu, şirket yetkilisi ile boşanma davalarının olduğunu, 8 yıldır sürdüğünü, dava konusu aracın 10 yıldır müvekkiline tahsis edilmiş olduğunu, müvekkilinin kullanımı için satın alındığını, vergi muafiyeti ve gider gösterme bakımından aracın şirket adına tescil edildiğini, baskı yapmak amacıyla işbu davanın ikame edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Bilirkişi ...'ün mahkememize sunmuş olduğu 19/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı vekilinin Mahkemeye sunduğu 12.12.2025 tarihli dilekçesinde, aracın 13.11.2025 tarihli keşfe hazır edilmesi şu şartlarda mümkün olmadığını, aracın arıza onarım süreci de dikkate alınarak en erken 17 Ocak 2025 tarihi olacak şekilde yeniden keşif incelmesini talep etmiştir. Keşif günü 13.12.2024 tarihinde saat 13:45 ADLİYE OTOPARKINA gelindi araç gelmeyince dosya teslim alınmıştır. Böylece dava konusu aracın dosyadaki bilgileri üzerinden değeri belirlenmiştir. Dava konusu .... plakalı aracın ... MARKA SEDAN TİP, 2015 MODEL, DİZEL YAKITLI, 1968 CM3 MOTOR HACMİNDE, Şase No: ... OLAN, ... San. ve Tic. A.Ş üzerine KAYITLI olduğu ruhsat bilgilerinden öğrenilmiştir. Aracın 12.10.2023 tarihindeki rayiç değerinin belirlenmesi istenmektedir. Araç rayiç değerinin belirlenmesinde, a) 2. El araç pazarında olan fiyatlar ile birlikte b) aracın teknik durumu belirleyici olur. Aracın teknik durumu şu kriterlere göre değerlendirilir: Hasar geçmişi ve niteliği, Kilometresi, Marka ve model bilgisi, aracın donanımı, Aracın yaşı/Üretim yılı, Kaza öncesi nakit değeri, Trafiğe çıkış tarihi, Onarım yeri, Hasarlanma şekli, Plastik parça istisnaları vb. pek çok faktör dikkate alınarak hesaplama yapılmaktadır. b) 2. El araç pazarında olan fiyatlar: Ülkemizde 2. El piyasasında yeterli güncel satış verisi vardır. Bunun için internet üzerinde en yaygın ve güvenilir olarak kullanılan araç alım satım siteleri olan ... (https://www. ...) ve ...com(https://...) sitelerinden yararlanılır. Ayrıca Türkiye Sigortalar Birliği Kasko Değer Listesinden hitps://... ile taşıtların kasko değerleri belirlenir. Ancak internet satış sitelerinden geriye dönük olarak eski tarihlere ait satış verilerinin bulunması mümkün değildir. Böyle durumlarda Türkiye Sigortalar Birliği Kasko Değer Listesinden elde edilen Kasko Değerleri en güvenilir kaynak olarak kullanılmaktadır. ... plakalı ... MARKA ... TİP, 2015 MODEL aracın 12.10.2023 tarihi öncesi herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı hususunda bir bilgi olmadığından burada kazasız ve teknik durumu iyi bir araç olduğu kabul edilmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından belirlenen kasko değer listesinde; ... plakalı ... MARKA, ... TİP, 2015 Model, Dizel yakıtlı aracın, 12.10.2023 tarihini kapsayan 2023 yılı EKİM ayı kasko değeri ekran görüntüsü aşağıda gösterilmiştir:Tip Kodu | Marka Adı : Tip Adı e | 2015 | ... |1.794.646 |1194 ... | .... 1.848.544 Yukarıda detaylı izah edilen araçla ilgili bilgilerle birlikte piyasa koşulları da göz önüne alındığında, ... plakalı ... MARKA ... TİP, 2015 MODEL aracın 12.10.2023 tarihinde araç rayiç değerinin 1.800.000,00 TL olduğu değerlendirilmiştir. Dava konusu ... plakalı ... MARKA ... TİP, 2015 MODEL, aracın 12.10.2023 tarihinde araç rayiç değerinin 1.800.000,00 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Davada uyuşmazlık, davacıya ait ... plakalı araca davalının müdahalesinin olup olmadığı, müdahalenin meni ve ecr-i misilin tazmini şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü, davacıya ait aracın hukuka aykırı bir şekilde davalı tarafça kullanıldığını ve bu yüzden müdahalenin meni ile ecrimisilin tazmini gerektiğini iddia eden davacı üzerinde olup taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir. Mahkememizce, uyuşmazlık konusu aracın değerinin tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır. Somut olaya bakıldığında, dava konusu aracın davalının kullanımında olduğuna dair bir ihtilaf bulunmamaktadır. Esas ihtilaf bu kullanımın haklı gerekçesinin olup olmadığı yönündedir. Taraf beyanlarından davacı şirket ortaklarının dava dışı ... ile davalı ... olduğu anlaşılmıştır. Yine davaya konu ... plakalı aracın davacı şirket adına kayıtlı olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı esasında mülkiyet hakkına dayanarak kendisine ait taşınır bir mala haksız müdahale edildiğinden bahisle bunun giderilmesini talep etmektedir. Dosyaya sunulan dilekçeler, celbedilen mahkeme dosyaları ve alınan kayıtlar itibariyle somut olay özelinde mahkememizce bu talep yerinde görülmemiştir. Şöyle ki; dava dışı ... ile davalı ...'nın karı-koca oldukları ve aralarında boşanma davasının mevcut olduğu, davanın Bakırköy .... Aile Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında görüldüğü, tarafların boşanmalarına karar verildiği ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmış olup, dava dışı koca ... ile davalı arasında aile hukukunu ilgilendiren husumet bulunduğu anlaşılmıştır. Nitekim davalı da cevap dilekçesi ve sonraki beyanları ile bu hususa değinmiştir. Taraf beyanlarından ve davacının da açıkça itirazı olmadığından davacı şirketin hâkim ortağının dava dışı koca ... olduğu anlaşılmaktadır. Şirket ortakları olan bu kişiler arasında boşanma davası sürüncemedeyken davacı şirketin bu aşamada davalının kullanımına verilen aracın iadesini istemesi aslında TMK madde 2'de düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmamaktadır. Zira bilindiği üzere herkes haklarını kullanırken dürüstlük kuralına uygun bir şekilde kullanmak zorundadır. Bu husus öylesine önemi haiz bir durum ki, misal olarak tapulu taşınmazın devrinde şekil şartını somut olaya göre ortadan kaldırabilmekte veya mutlak kabul edilen başkaca benzer bir hususun katı kurallarının esnemesine vesile olabilmektedir. Somut olayda davacı esasında mülkiyet hakkına dayanarak talepte bulunmasına rağmen, davacı şirketçe dava dışı ortak ... dışındaki ortaklarından biri olan sadece davalıya böyle bir talebin yöneltilmesine dair kabul edilebilir ticari hayatı ilgilendiren bir gerekçe de sunulamamaktadır. Dava dışı ...'nın davacı şirketin hâkim ortağı olduğu düşünüldüğünde, esasında davacı şirketi idare eden ve ayrı bir tüzel kişilik olmasına rağmen dava dışı ...'nın iradesine uygun olarak hareket edildiği kanısına varılmaktadır. Yine davalının da şirket ortağı olduğu düşünüldüğünde, dava dışı ortak olan ...'ya yönelik davacı şirketin herhangi bir girişimi olduğuna dair somut delil dosyaya sunulamadığından tek muhatabın bu açıdan sadece diğer ortak olan davalı olması ortaklar arasındaki eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil etmektedir. Sonuç olarak davacı şirketçe bütün ortaklara karşı (hem dava dışı ...'ya hem de davalı ...'ya yönelik) mal varlığını koruma yönünde bir irade sergilendiğine dair somut olarak ortaya konulamadığı, davacının tüzel kişiliği ardında esasında dava dışı koca olan hâkim ortak ...'nın davacı şirketteki pay sahipliğini kullanarak davalı tarafa bu davayı yönelttiği, taraflar arasındaki boşanma davasının bir uzantısı olarak bu hakkın kullanıldığı lâkin TMK madde 2 kapsamında bu hakkın kullanılmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, yine davalının da şirket ortağı olduğu gözetildiğinde şirket ortaklarından sadece davalıya bu talebin yöneltilmesinin ticari işleyiş ile açıklanamadığı, bu hususun pay sahiplerinin menfaat dengesine de aykırı olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde davacının talepleri hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının tüm taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu ilam ve karar harcının davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 38,40-TL vekalet harcı, 269,85-TL Peşin harç ve yargılama devam ederken yatırılan 12.807,00-TL tamamlama harcı ve 30.654,11-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 44.039,21-TL harçtan mahsubuna, bakiye 43.307,21-TL harcın talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 270.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından yatırılan avansın talep halinde kendisine İADESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi.30/01/2026
Katip ... ¸E-imza
Hakim ... ¸E-imza