İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/518 E. 2026/44 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/518
- Karar No
- 2026/44
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/518 Esas KARAR NO : 2026/44 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/07/2024 KARAR TARİHİ : 27/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde müvekkili tarafından 6.01.2023 fatura tarihli, -------- Fatura numaralı, 991,20 EUR bedelli, 14.07.2023 fatura tarihli, --------- Fatura numaralı, 1.008,00-EUR bedelli ve 31.01.2024 tarihli, --------- Fatura numaralı, 1.159,20 EUR bedelli faturalar tanzim edildiğini, davalı firma tarafından müvekkili şirkete belirtilen faturalardan 26.01.2023 tarihli ve --------- numaralı faturaya ilişkin kısmi bir ödeme yapıldığını ancak diğer faturalara ilişkin karşı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, tek bir faturaya ilişkin yapılan kısmi ödeme dışında başkaca bir ödeme yapılmadığından --------- İcra Müdürlüğü -------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraflara usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. -------- İcra Müdürlüğü-------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 2.337,60 EURO bedelli takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 02.06.2024 tarihinde tebliğ edildiği, 03.06.2024 tarihinde borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği görüldü.İlgili vergi dairelerine yazı yazılarak tarafların BA-BS formu kayıtları istenilmiş olup gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Davacı yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için --------- Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup talimat mahkemesince alınan raporda özetle; yapılan hesaplamalarla davacının alacağının 2.345,21 Euro olarak hesaplandığını belirtmiştir.Davalı yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi -------- hazırlamış olduğu raporda özetle; davalı şirketin envanter defterleri ibraz edilmediğinden 2023 ve 2024 yılına ticari defterlerinin HMK 222. Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil etmediğini, davalının ticari defterlerine itibar edilemeyeceğini, 30.09.2023 tarih ve --------- no.lu fiş ile davacının hesabına “---------” fiş açıklamalı 54.157,55 TL borç kaydı yapıldığını, bu kaydın alacak karşılığının --------- yapıldığını, kayda ilişkin herhangi bir belge bulunmadığını, 30.06.2024 tarih ve ---------- no.lu fiş ile davacının hesabına “-------” fiş açıklamalı 40.217,19 TL borç kaydı yapıldığını, bu kaydın alacak karşılığının --------- Hesabına yapıldığını, kayda ilişkin herhangi bir belge bulunmadığını, davalının 2024 yılı ticari defterlerinde davacıya 10/07/2024 tarihinde 2023 ve 2024 yıllarında davacıdan almış olduğu faturalara karşılık iade faturası düzenlediğini, işbu iade faturasının davacı defterinde kayıtlı olmadığını, tarafların BA-BS formlarının birbirleri ile uyumlu olduğunu, dava konusu faturaların davalı tarafından bildirildiğini, bu bildirimin davalının bu mal veya hizmetin alındığına karine oluşturacağını davalının davacıya 2.292,82 Euro borcunun bulunduğunu, davacının icra takibinde 2.296,80 Euro asıl alacak talebinde bulunduğunu, ancak kayıtlarında 2.292,82 Euro alacak göründüğünden asıl alacak olarak 2.292,82 Euro alacak talebinde bulunabileceğini belirtmiştir. Dava, ticari satıma ilişkin faturaya bağlanmış alacağın tahsili için İİK'nın 67. maddesi uyarınca başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili taleplerine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasında bir sözleşme bulunup bulunmadığı, davacının sözleşmeden doğan edimlerini ifa edip etmediği, davacının davalıdan bir alacağının bulunup bulunmadığı, davacı tarafça yapılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır.TTK'nın 21/2 fıkrası "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü düzenlemektedir. Ticari işletmesi ile ilgili bir faturayı alan tacir, faturaya aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde itirazda bulunmazsa o fatura münderacatını aynen kabul etmiş sayılır--------- sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir.Somut olayda, davacı alacaklının düzenlediği faturaları defterlerine kaydeden davalı borçlunun sonrasında 2024 yılı ticari defterlerinde davacıya 10.07.2024 tarihinde davacıdan almış olduğu faturalara ilişkin iade faturası düzenlediği, davacı alacaklının bu iade faturasını defterlerine kaydetmediği ve yine davacı tarafından düzenlenen takip konusu faturaların davalı tarafından BA olarak vergi dairesine bildirildiği görülmektedir. Aynı zamanda davalının defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, işbu nedenle lehine delil teşkil etmeyeceği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; tarafların ticari defter ve kayıtları ile taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu anlaşılmakla, faturaları defterine kaydeden ve süresinde itiraz etmeyen davalı yan fatura konusu hizmetin kendisine verilmediğini ispatla yükümlü olup, iade faturası düzenlenmiş olması tek başına ispat için yeterli olmayıp, davalı yan dosyaya sunmuş olduğu belgeler ile iddiasını ispatlayamamıştır. İşbu nedenlerle davacının davalıdan 2.292,82 Euro alacaklı olduğu tespit edilmekle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Bu kapsamda somut olayda, alacağın likit olduğu ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi şartları gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 2-Davalının -------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, takibin 2.292,82 Euro alacak üzerinden takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi birlikte icra takibinin DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Hükmolunan alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Alınması gerekli 5.473,95 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.395,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.078,47 TL'nin davalıdan tahsiline hazineye irad kaydına, 5-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 1.580,03 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 1.823,08 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davadan önce gidilen arabulucuklukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.059,67 TL'sinin davalıdan, 61,00 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 8-Davacı tarafından sarfedilen 12.374,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 12.134,74 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 27/01/2026