İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/522 E. 2026/34 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/522
- Karar No
- 2026/34
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında sunulan feragat dilekçesi nedeniyle celse arasında dosyanın ele alınmasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 20.07.2023 tarihinde İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin geçerliliği 01.08.2023-01.08.2024 tarihleri arası geçerli olduğu kararlaştırıldığını, iş sağlığı ve güvenliği sözleşmeleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirildiğini, davalı tarafça böyle bir sözleşmenin icra edilmediği iddia edilemeyeceğini, özellikle internet üzerinden Bakanlığın İSG-KATİP uygulamasında gerekli kayıtlar sürekli girildiğini, davalı müvekkilinin şirket tarafından sözleşmeye istinaden kesilen faturalara da itiraz etmediğini, müvekkili yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşmenin yürürlüğe girmesi ile her iki tarafın her iki tarafın yükümlülükleri ve sorumlulukları hüküm ifade eder hale geldiğini, görevliler, fiilen süresinde çalışmaya başladığını, iş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatına göre tutulması gereken defter ve kayıtlar olduğunu, bunlar davalıda olduğunu, bu kayıtların celbi halinde müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği anlaşılacağını, müvekkil tarafından T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nezdinde tutulan İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt, Takip ve İzleme Programı (İSG-KATİP) uygulamasından davalı işyeri için müvekkil tarafından işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı ataması da yapıldığını, müvekkil tarafından kesilen faturalar da yine davalının defterlerinde kayıtlı olduğunu, İSG-Katip uygulaması üzerinden görevlendirme ve sözleşme de davalının haksız feshi karşısında sona erdirildiğini, yine sözleşmenin haklı ve geçerli bir sebep bildirilmeden tek taraflı feshedilmesi nedeniyle, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin Başlangıcı, Süresi, Uzatılması başlıklı 2. Maddesi uyarınca sözleşmenin kalan süresi olan 4 aylık ücret de davalıya fatura edildiğini, müvekkili şirketi davalı arasında imzalanan 20.07.2023 tarihli sözleşme uyarınca davalının sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın tek taraflı olarak feshedilmesi ve davalının başka bir iş güvenliği firması ile çalışmaya başladığının taraflarınca tespit edilmesi nedeniyle sözleşmeyle alınan hizmete ilişkin alacak ile sözleşme şartlarına uyulmaması nedeniyle sözleşme süresinin bitimine kalan 4 aylık ücret için kesilen 29.03.2024 tarihli faturaya ilişkin ödenmeyen cari hesap bakiye alacağının tahsili amacıyla taraflarınca davalı aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itirazı üzerine takip durdurulmuş olup, müvekkilin alacağının tahsili amacıyla işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu, dava ikame edilmeden evvel taraflarınca ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de yapılan görüşmeler anlaşmama ile sonuçlandığını, taraflarca elektronik imza ile imzalanmış 'anlaşmama' son tutanak aslı da dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı tarafından icra takip tarihinden ve borca itirazından sonra işbu davanın açılmasından önce 10.05.2024 tarihinde 11.990,00-TL ve 07.06.2024 tarihinde 15.301,00-TL olarak hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin ödeme yapılmış olup, bu ödemeler dava harca esas değerinden düşülmüştür. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas, ... Karar sayılı kararında da bu husus "İtirazın İptali Davası Öncesi Ödeme Varsa Ödeme Düşülüp Kalan Miktar Üzerinden Dava açılmalıdır." şeklinde belirtildiğini, öte yandan davalının, borcun varlığını bildiği hâlde hiçbir neden göstermeden icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmesi nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın, davalının takibin durdulmasından dava açılmasına kadar geçen süre içerisinde ihtirazi kayıt koymaksızın yapmış olduğu ödemeler düşülmek suretiyle 127.050,00-TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte devamına, davalının haksız ve kötüniyetli itiraz sebebi ile davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline, karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Müvekkilinin cari hesap ilişkisi ... Tic. A.Ş. İle olup ... Şubesi ile cari hesap ilişkisi bulunmamaktadır. Takibe dayanak gösterilen 20.07.2023 tarihli sözleşme de müvekkil firma ile ... ... Birimi ile müvekkil arasında imzalandığını, faturalar da bu şirket tarafından tanzim edildiğini, bu nedenle ... Şubesi ile arasında müvekkili arasında hiçbir hukuki veya cari hesap ilişkisi bulunmadığından husumet itirazımız bulunduğunu, taraflar arasında 20.07.2023 tarihinde İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Sözleşmesi akdedilmiş olup sözleşme gereğince davacı alacaklı taraf Hizmet Veren ve davalı müvekkil şirket ise Hizmet Alan konumunda olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden hizmet veren davacı şirketin, usul, yasa ve yönetmelik ile sözleşme gereği üzerine düşen yükümlüklerini yerine getirmemesi, işyeri hekiminin müvekkili şirket işyerinde bulunması gereken süreden daha az kalması, diğer sağlık personelinin müvekkil şirket işyerine gelmemesi, saha gözlemi yapılmaması, müvekkilşirket personellerinin sağlık taramalarının tamamlanmaması vb sebepler ile davalı müvekkil şirketin sözleşme kapsamında verilen hizmetten memnun kalmaması ve sözleşmeden beklenen amacın davalı müvekkil şirket nezdinde gerçekleşmediğinden ve bu durumlar yapılan tüm sözlü ikazlara ve maillere rağmen alacaklı olduğunu iddia eden hizmet veren şirket tarafından düzeltilmediğinden 29.03.2024 tarihinde gönderilen e-posta ile sözleşme müvekkil şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, her ne kadar davacı/alacaklı tarafından davacının sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği ileri sürülmüşse de bunun kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafından işyeri hekimi ve diğer sağlık personelinin görev yetki, sorumluluk ve eğitimleri hakkında yönetmelik m. 12 hükmü uyarınca çok tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 15 dakika iş yeri hekimi görev yapmak zorunda olduğunu, buna rağmen, davacı tarafından müvekkiline ait işyerinde bulunan kişi sayısına göre (120 kişi) iş yeri hekimin ayda 1800 dakikasını müvekkile ait iş yerinde geçirmesi, dolayısıyla günde en az 60 dakikasını müvekkile ait iş yerinde geçirmesi gerekirken, iş yeri giriş çıkış çizelgesinde görüleceği üzere, davacı tarafından müvekkiline ait iş yerinde hizmet vermek üzere görevlendirilen iş yeri hekimi yönetmeliğe uygun şekilde davranamadığını, alacaklı olduğunu iddia eden hizmet veren şirketin, usul, yasa ve yönetmelik ile sözleşme gereği üzerine düşen yükümlüklerini yerine getirmemesi, işyeri hekiminin müvekkil şirket işyerinde bulunması gereken süreden daha az kalması, diğer sağlık personelinin müvekkil şirket işyerine gelmemesi, saha gözlemi yapılmaması, müvekkil şirket personellerinin sağlık taramalarının tamamlanmaması vb sebepler ile müvekkili şirketin sözleşme kapsamında verilen hizmetten memnun kalmaması ve sözleşmeden beklenen amacın müvekkil şirket nezdinde gerçekleşmediğinden ve bu durumlar yapılan tüm sözlü ikazlara ve mail yazışmalarına rağmen alacaklı olduğunu iddia eden hizmet veren şirket tarafından düzeltilmediğinden 29.03.2024 tarihinde gönderilen e-posta ile sözleşme müvekkil şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, 2024 yılının haklı fesihten sonraki 4 aylık dönemine ilişkin alacaklı tarafından düzenlenen 29.03.2024 tarihli ... sayılı ve 72.600,00 TL bedelli fatura ise sözleşmenin müvekkil şirket tarafından haklı nedenle fesih edilmesi sebebiyle 30.03.2024 tarihli ... sayılı 72.600,00 TL iade faturası düzenlenerek iade edildiğini, icra inkar tazminatı talebini koşullarının sağlanmadığını, İİK m.67 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için taraflar arasındaki alacak iddiasının belirli, likit olması gerektiğini, oysa davacının taleplerinin haklılığı yargılamayı gerektirtiğini, itiraza konu takip başlatıldıktan sonra yapılan ödemeler ise, sözleşmenin fesihi öncesinde tahakkuk eden cari hesap alacaklarına ilişkin olup bu nedenle gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle takip konusu alcaklarla ilgisi bulunmadığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın ilk itirazlarının ve esastan reddine, yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 17/01/2026 tarihli feragat dilekçesinden özetle; Açmış oldukları davadan feragat ettiklerini, davalıdan yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığının beyan etmiştir. Davalı vekili beyan dilekçesi ile davadan feragat edilmesi halinde herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. HMK nun 307. maddesi "(1)Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." hükmünü amirdir. HMK nun 309. maddesi "(1)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmünü amirdir. HMK nun 310. maddesi "(1)Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükmünü amirdir. HMK nun 311. maddesi "(1)Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükmünü amirdir. HMK nun 312. maddesi "(1)Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2)Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmünü amirdir. Mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde 6100 sayılı HMK'nin 312/1 maddesi gereğince feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir. 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesinde; davadan feragat muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacağı açıkça düzenlenmiştir. Somut olayda feragat ilk celseden sonra vukuu bulmuş olduğundan dolayı karar ve ilam harcının üçte ikisi alınmıştır. Davacının davasından feragat etmesi nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin olarak aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-)Açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-)Peşin alınan 1.397,99-TL harçtan alınması gereken 488,00-TL'nin mahsubu ile fazla alınan 909,99-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-)Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-)Talep olmadığından davalı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 6-)6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 19/01/2026
Katip Hakim