İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/500 E. 2026/376 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/500
- Karar No
- 2026/376
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/500 Esas KARAR NO : 2026/376
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 22/08/2024 KARAR TARİHİ : 09/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : ESAS DAVA YÖNÜNDEN TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirket uzun süreli filo şeklinde araç kiralama işi ile iştigal etmektedir. Bu kapsamda müvekkilin sahibi bulunduğu ... plakalı araç, uzun dönemli olarak kiralanmıştır. Mezkur araç kiracı kullanımında iken, 29.07.2023 tarihinde davalı taraf ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nun 56/c ve 81/1-d-2 maddelerini ihlali nedeniyle %100 kusuru neticesinde kaza meydana gelmiştir. Müvekkil şirkete ait ... plakalı araç sürücünün kusuru bulunmamaktadır. Bu kapsamda ... 9. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyası ile 27.12.2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Başlatılan icra takibine borçlu tarafından haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz edilmiş olup tarafımızca itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi adına işbu davayı Sayın Mahkemeniz huzurunda açma gereği hasıl olmuştur. Davalı ... plakalı aracın maliki olan ... Şirketi, müvekkil şirketin aracında meydana gelen zarardan sorumludur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 49: "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü ve 2918 sayılı KTK'nın İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu başlıklı 85. Maddesi: "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." uyarınca müvekki şirketin zararına kusuru ile sebebiyet veren ... plaka numaralı araç maliki ... Şti. Söz konusu zarardan sorumludur. 29.07.2023 tarihli kaza sonucunda müvekkil şirkete ait araç hasara uğramış, bunun sonucunda hasara ilişkin onarım masrafları ortaya çıkmıştır. Ekte sunulan hasar faturalarından da görüleceği üzere, müvekkil şirkete ait araçta KDV dahil 213.676,96-TL tutarında hasar oluşmuştur. Hasar ve değer kaybı miktarı tutarının tazmini için, ... plakalı aracın ... poliçesinde görülen ... A.Ş.'ye başvuru yapılmış, ... Sigorta tarafından 120.000,00 TL hasar ödemesi yapılmıştır.(EK - 8 ... Sigorta Hasar Bedeli Ödeme Dekontu) Limitin dolması sebebiyle ... Sigorta A.Ş. tarafından bakiye hasar bedeli ödemesi yapılmamıştır. Bakiye kalan 93.676,96 -TL hasar bedeli ise müvekkil tarafından karşılanmıştır. Fazlaya ve ıslaha ilişkin haklarımızı saklı tutmak ile birlikte bakiye 93.676,96 -TL hasar bedelinden ve ferilerinden davalı sorumlu olup tazmini gerekmektedir. Davaya konu olay haksız fiilden kaynaklanmaktadır. TBK’nın 117. maddesine göre haksız fiilde, fiilin işlendiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olacaktır. Bu nedenle müvekkilin hasarın meydana geldiği kaza tarihinden yani 29.07.2023 tarihinden itibaren muaccel hale gelmiş bir alacağı söz konusudur. Zararın meydana geldiği tarihte borç muaccel hale geleceğinden zarar hangi tarihte meydana gelmiş ise faiz başlangıcı da o tarih olacaktır. Bu nedenle davanın kabulü ile asıl alacağın yanında kaza tarihinden tarihinden itibaren reeskont avans faizine hükmedilmesini talep ederiz. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 257 :Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." şeklindedir. Davalının müvekkilden mal kaçırma , müvekkili zarara uğratma kastı bulunmaktadır. Müvekkilin icra takibi ve iş bu davaya konu ettiğimiz alacağını tahsil edebilmesi imkânsız hale geleceğinden, müvekkil açısından telafisi imkânsız zararlar vuku bulacağından, UYAP sorguları yapılarak davalı üzerine kayıtlı olduğu anlaşılacak menkul ve gayrimenkul malları, 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ediyoruz. yukarıda belirtilen sebeplerle fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile müvekkil şirketin tüm çabalarına rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığı gibi takibe de haksız olarak itiraz edilmiştir. işbu haksız ve kötüniyetli itiraz nedeni ile davalı aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ediyoruz. Yukarıda açıkça izah edilen sebeplerle davalılnın müvekkil şirkete karşı sorumlu olduğu fazlaya dair haklarımız ve ıslah hakkımız saklı kalmak kaydıyla; Hasar bedeli alacağımız için şimdilik 93.676,96-TL asıl alacağa ve 11.840,51-TL geçmiş gün faizi olmak şimdilik toplam 105.517,47-TL asıl alacak ve icra takibine konu tüm fer'ilerinin davalıldan tahsil edilebilmesi için, ... 9. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasının kötü niyetli itirazla durmuş olması sebebiyle itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve ayrıca davalı aleyhine takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini sayın mahkemenizden arz ve talep ederiz. mahkemeniz huzurunda görülmekte olan haklı davamızın kabulüne, Davalı üzerine kayıtlı araç ile UYAP sorguları yapılarak üzerlerine kayıtlı olduğu anlaşılacak menkul ve gayrimenkul malları, 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine borç konusu değerinde ihtiyati haciz konulmasına, Davalının icra takibine yaptığı itirazın davada talep edilen fazlaya dair haklarımız ve ıslah hakkımız saklı kalmak kaydıyla, hasar bedeli için şimdilik 93.676,96-TL asıl alacağa ve 11.840,51-TL geçmiş gün faizi olmak şimdilik toplam 105.517,51-TL asıl alacağa ve fer'ilerine karşı itirazın iptaline ve takibin bu bedel ile işleyecek faizi üzerinden devamına, davalı taraf aleyhine takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket uzun süreli filo şeklinde araç kiralama işi ile iştigal ettiğini, bu kapsamda müvekkilinin sahibi bulunduğu ... plakalı aracın, uzun dönemli olarak kiralandığını, mezkur aracın kiracı kullanımında iken 29.07.2023 tarihinde davalı taraf adına kayıtlı ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nun 56/c ve 81/1-d-2 maddelerini ihlali nedeniyle %100 kusuru neticesinde kaza meydana geldiğini, müvekkili şirkete ait ... plakalı araç sürücünün kusuru bulunmadığını, işbu kaza nedeniyle müvekkili şirkete ait ... plakalı araçta değer kaybı ve hak kaybı meydana geldiğini beyanla öncelikle; 29.07.2023 tarihli kaza sebebiyle oluşan bakiye hasar bedeli alacağına ilişkin olarak ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali konulu dava 22.08.2024 tarihinde ikame edildiğinden, tarafları aynı olan ve aynı kazaya ait olan iki dosyanın birleştirilmesini, yapılacak yargılama ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne, 100,00 TL (HMK 107. madde uyarınca belirsiz alacak) Araç Mahrumiyet Bedeli (Kazanç kaybı) açısından kaza tarihinde itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 100,00 TL (HMK 107. madde uyarınca belirsiz alacak) Araç Değer Kaybı Bedeli açısından kaza tarihinde itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ESAS DAVA YÖNÜNDEN SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirket her ne kadar ... plaka sayılı aracın maliki olsa da 29.07.2023 tarihinde araç dava dışı ... A.Ş'ye kiralanmış durumda olup ve kaza da bu dönem içerisinde meydana gelmiştir. Müvekkil şirket adına tescilli araç 24.07.2023 tarihinde dava dışı ... A.Ş'ye teslim edilmiş olup ekte sunduğumuz kira sözleşmesinde de görüleceği üzere dava konusu kaza işbu kira ilişkisi içerisinde gerçekleşmiştir. Müvekkil adına tescilli araç uzun dönem kira ilişkisi ile davalıya teslim edilmiş olduğundan müvekkil şirket 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85 . maddesi gereğince aracın işleteni değildir, bu sebeple işleteni zararlardan sorumludur. 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunu md. 3 hükmünde “İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiilî tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” denilmiştir. Müvekkil şirket şleten sıfatına haiz olmadığından husumet yokluğundan davanın reddi gerekmektedir. Kiralamanın uzun süreli oluşu, bu süre boyunca aracın fiili hakimiyetinin kesintisiz şekilde kiracı şirkette olması,kiracı şirketin aracı ticari maksatla ve önemlisi kendi nam ve hesabına alt kiralama yolu ile kazayı yapan sürücüye kiralaması dikkate alındığında araçtan ekonomik olarak yararlandığı da sabit olmakla; fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olgularının kiracı şirket açısından gerçekleştiği bu nedenle işleten sıfatının kiracı şirkete geçtiği açıkça görülmektedir.Uzun dönem Kira ilişkisi ;sözleşme,fatura ve ödeme belgeleri ile de sabit olup Müvekkil şirket kazaya karışan aracın işleteni olmadığından bu davada taraf olma sıfatına sahip değildir. Dava konusu aracın kazadan önce sözleşme ile uzun dönem olarak kiralanmış olması,kira ilişkisinin sözleşme, fatura gibi somut delillerle sabit oluşu,fiili hakimiyetin ve ekonomik yararlanmanın tam olarak diğer davalı/kiracı şirkete devrolunması itibariyle işleten sıfatı kiracı ... A.Ş'ye geçmiştir. Bu nedenle davanın müvekkil açısından öncelikle pasif husumet yokluğundan reddini talep ederiz. Müvekkilin davada taraf olma sıfatı bulunmadığı yönündeki itirazımız sürmekle birlikte esasa dair itirazlarımızı da bildirmekteyiz. Davacının iddiası, Müvekkile araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın; 29.07.2023 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde davacıya ait ... plakalı araca çarptığı, araçta maddi hasar oluştuğu, hasarın kısmen giderildiği ancak onarım nedeniyle araçtan tamir süresince yararlanılamadığından bahisle maddi zararın oluştuğu ve araçta değer kaybı meydana geldiği bu nedenle bakiye hasar bedeli, araç mahrumiyet bedeli ve değer kaybı bedeli talep edilmiştir. Davayı ve davacı iddialarını kabul etmiyoruz. Şöyle ki ; Kaza sonrası kolluk tarafından yokluğumuzda düzenlenen kaza tespit tutanağını ve yapılan aleyhe kusur dağılımını kabul etmiyoruz. Buna göre kaza yeri resimleri ve kaza yeri krokisi dikkate alınarak oluşa ve hakkaniyete uygun şekilde yeniden kusur raporu alınmasını talep ederiz. Ayrıca belirtmek gerekir ki davacı dava dilekçesinde davaya konu kazanın zincirleme kaza olduğunu beyan etmiş ve dava dilekçesi ekindeki tutanak da bu şekilde tutulmuştur. İtirazlarımıza halel gelmemek kaydıyla her ne kadar müvekkil şirkete tescilli araca Karayolları Trafik Kanununun 56. maddesi uyarınca takip mesafesini korumadığından bahisle ( itirazda bulunma hakkımız saklıdır) kusur verilmişse de gerçekleşen kazanın zincirleme kaza olduğu göz önünde bulundurulduğunda %100 kusur oranının davalı araç sürücüsüne verilmesi hakkaniyete aykırı olup ... plakalı aracın da takip mesafesini korumadığı izahtan vareste olup kusur incelemesinde işbu durumun dikkate alınmasını müvekkil şirket adına vekaleten arz ve talep ederiz. Davacıya ait aracın onarılırken kullanılan parçalarının bilirkişi raporunda tespiti ile hasar onarım tutarının kadri marufunda olup olmadığı, hasar miktarının şişirilip şişirilmediğinin tespiti gerekmektedir. Onarıma ilişkin hasar ekspertiz raporunun da dosyaya celbi gerekmektedir. Ayrıca işçilik ve parça bedelleri üzerinde Sigorta Şirketlerinin en az %15 iskonto uygulama hakkı bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda uygulanan iskonto tutarı son derece az olup davacının aracının uğradığı hasarın şişirildiği izahtan varestedir. Alacağın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin tespitinde iskontolu ve kdv hariç tutarın esas alınarak hasar miktarının belirlenmesini, işbu bedelden hasara yönelik ödemelerin tenzil edilmesini talep ederiz. Ayrıca davacıya ait aracın kaza tarihinde kasko sigorta poliçesi olup olmadığının araştırılmasını, şayet kasko poliçesi var ise kasko poliçesinden bu kazaya ilişkin olarak herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının ilgili sigorta şirketinden sorulmasını talep ederiz. Öncelikle belirtmek gerekir ki davaya konu kaza 29.07.2023 tarihinde gerçekleşmiştir. Değer kaybına ilişkin hesaplama yapılırken 04.12.2021 Tarihinde Ve 31679 Sayılı Resmi Gazate’de Yayımlanan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” Uygulanmalıdır. Müvekkilin ... sigortacısı ... Sigorta ile akdettiği poliçe tarihinde de görüldüğü üzere poliçe tanzim tarihi 29.07.2023 olup bu kapsamda 04.12.2021 tarihi ile 29.12.2022 tarihli Anayasa Mahkemesi İptal Kararına kadar olan süreçte Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Yeni Genel Şartlara göre değer kaybı hesaplaması gerektiğinden davanın esasına girilmesi halinde genel şartlara göre değer kaybı hesaplaması yapılmasını müvekkil adına vekaleten talep ederiz. Ayrıca belirtmek gerekir ki davaya konu araç 2022 model, ... marka ...otomobildir. İlgili araçta değer kaybı hesaplaması yapılırken aracın önceki hasarlarının veyahut daha öncesinde ağır hasarı olup olmadığının dikkate alınması gerekmektedir. Sayın Mahkemeniz nezdinde genel şartlara göre hesaplama yapılması talebimiz kabul görmez ise; Yargıtay Kararlarında da görüleceği üzere değer kaybı tespiti yapılırken konu aracın, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2.el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el rayiç değeri arasındaki farka göre sonuca ulaşılması gerektiği özellikle belirtilmektedir. Açıkladığımız sebepler neticesinde itiraz hakkımız saklı kalmak kaydıyla davacının aracında oluşan hasarın kadri marufunda olup olmadığının tespit edilmesinin ardından değer kaybının hesaplanmasını; hesaplanan değer kaybının Tefe-Üfeye endekslenerek kaza tarihindeki değerine göre tespit edilmesini müvekkil adına vekaleten talep ederiz. Keza söz konusu değer kaybının tazmini için açılan davanın şimdi açılmış olması hususunda müvekkilin herhangi bir zararı geciktirici fiili davranışı bulunmamaktadır. Davacının araç mahrumiyet kaybı talebi de soyut ve afaki olup kabul etmiyoruz. Davacı gerçek kişi olup; aracın kaç gün tamir gördüğünü,bu sürenin hasar ekspertiz raporu karşısında makul olup olmadığını, aracını hangi işte kullandığını, bu işten ne kadar gelir elde ettiğini, araçtan mahrum kalması nedeniyle hangi nedenle ve hangi miktarda zarara uğradığını ispatla yükümlüdür. Davacının zararı ispata elverişli hiçbir somut delil sunmadan zararın re'sen hesaplanmasına yönelik talebi usul ve yasaya aykırı olup kabul etmiyoruz. davacı taraf dava dilekçesinde davaya konu zarar gören aracın uzun dönemli olarak kiralandığını beyan etmiştir. davacının uzun dönemli kiralamış olduğu davaya konu aracın kira sözleşmesinin dosyaya sunulması için davacı tarafa süre verilmesini, kira sözleşmesinin sunulmasının akabinde davacı ve dava dışı kiracının ticari defterlerinde inceleme yapılarak davacı tarafından kiracısına ikame araç temin edilip edilmediği veya aracın kullanılamadığı süreç bakımından kiracının iade faturası düzenleyip düzenlemediğinin incelenmesini talep ederiz. Şayet davacı taraf kira sözleşmesine istinaden herhangi bir kayba uğramamışsa, kiracısı kira bedelini herhangi bir kesinti yapmadan ödemeye devam etmiş ise davacının araç mahrumiyet zararı oluşmadığı ortaya çıkacaktır. Ayrıca davacıya ait aracın kaza tarihinde kasko sigortası olup olmadığının...'den sorulmasını, kasko poliçesi mevcut ise davaya konu kaza nedeniyle ikame araç sağlanıp sağlanmadığını veya araç mahrumiyet/ticari kazanç kaybı hususunda herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını talep ederiz. Davacı şirket, müvekkil şirket aleyhine başlatmış olduğu ve işbu davaya konu olan icra takibine ilişkin olarak takip talebinde herhangi bir sözleşme, dekont veya faturaya dayanmamıştır. Yargıtay'ın istikrarlı uygulamalarında da görüleceği üzere itirazın iptali davaları takip talebinde dayanak olarak gösterilen evraklar ve takip talebinde gösterilen borcun sebebiyle sıkı sıkıya bağlı davalardandır. Davacı taraf asıl dava yönünden dava dilekçesinde bakiye hasar bedeli talep etmektedir. Davacı taraf, icra dosyasında bakiye hasar bedelini ispata yarar herhangi bir dekont ve evrak sunmamıştır. Müvekkil şirkete gönderilen icra emri ekinde herhangi bir dayanak belge olmaması, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı şirketin alacağını somutlaştırır nitelikte herhangi bir evrak olmaması karşısında müvekkil şirket tarafından takibe itiraz edilmesi hayatın olağan akışına uygundur. Öncelikle asıl ve birleşen davanın husumet yokluğu bakımından usulden reddine; Aksi halde asıl ve birleşene davanın esastan reddine; Davanın ... A.Ş'ye (Adres: ...) ihbarına; Tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan esas dava; davacı tarafından dava dışı üçüncü kişiye uzun süreli olarak kiralanan ... plaka sayılı araca davalı tarafa ait ... plaka sayılı aracın 29/07/2023 tarihinde arkadan çarptığı iddiasıyla araçta meydana gelen hasar bedeli ve işlemiş faizin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemi, mahkememiz dosyası ile birleşen ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ise davacı tarafından dava dışı üçüncü kişiye uzun süreli olarak kiralanan ... plaka sayılı araca davalı tarafa ait ... plaka sayılı aracın 29/07/2023 tarihinde arkadan çarptığı iddiasıyla araç mahrumiyet bedeli ve araç değer kaybı bedeli isteminden ibarettir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin sunmuş olduğu raporda özetle: "... Plakalı Aracın belirsiz sürücüsünün; “Asli ve Tek Kusurlu”, kusur oranının ise %100 olduğu, ... Plakalı Araç sürücüsü ... ve ... Plakalı Araç Sürücüsü ...'in; “Kusursuz”, oldukları, Dava konusu ... plaka sayılı aracın işçilik, parça bedeli dahil ve KDV dahil onarım bedeli olan 213.676,96 TL'nin kadri marufunda olduğu, Aracın hasar niteliğinin kazanın meydana gelişi ile uyumlu olduğu, hasar niteliği dışında bir parçanın tespitler inde yer almadığı yönünde" görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan bilirkişilerden ek rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları ek raporda özetle: "... Plakalı Aracın belirsiz sürücüsünün; “Asli ve Tek Kusurlu”, kusur oranının ise %100 olduğu, ... Plakalı Araç sürücüsü ... ve ... Plakalı Araç Sürücüsü ...'in; “Kusursuz”, oldukları yönünden kanaatimde değişiklik olmamıştır, Dava konusu aracın hasar bedelinin Zorunlu trafik sigortası Genel Şartlarına uygun şekilde orijinal parça bedeli olarak tespit edilmiş olduğu kanaatine varılmış ve iskonto oranının tespitinin teknik bilirkişinin görev ve yetki alanı dışında kaldığından, kök raporda hasar bedelinin orijinal parça bedelleri esas alınarak teknik uygunluğu değerlendirilmiş, iskonto oranına ilişkin ayrıca bir değerlendirme yapılmamış olup bu bağlamda kök raporda maddi hataya rastlanmayıp kök rapordaki tespitlerde sabit kalınmıştır. Aracın hasar gören kısımlarıyla alakalı olarak ise evvelce mükerrer hasar niteliğinin olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılamamış zira dosyada geçmiş tarihli hasarları mevcut ise buna ilişkin parça ve işçilik niteliği detaylı hasar eksper raporlarının mevcut olmadığı görülmüştür. Dava konusu aracın mezkür kazası evvelinde mevcut ise hasar kayıtlarına ilişkin olarak parça ve işçilik niteliği detaylı hasar eksper raporlarının dosyaya celp edilmesi halinde ek rapor tanzim edilebilecektir." şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Yine mahkememiz ara kararı gereği ek rapor sunan bilirkişilerden 2. Kez ek rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin sunmuş oldukları 2. Ek raporda özetle: "... Plakalı Aracın belirsiz sürücüsünün; “Asli ve Tek Kusurlu”, kusur oranının ise %100 olduğu, ... Plakalı Araç sürücüsü ... ve ... Plakalı Araç Sürücüsü ...'in; “Kusursuz”, oldukları yönünden kanaatimde değişiklik olmamıştır, Hasar bedeline ilişkin kök ve ek rapordaki tespitlerde maddi hata olmayıp değişikliğe mahal olmadığı, KDV dâhil 213.676,96 TL tutarındaki onarım bedelinin kadri marufunda olduğu, hasar niteliği dışında bir unsurun ekspertiz raporu ile onarım faturalarında yer almadığı, Aracın hasar bedelinin 213.676,96 TL olarak kadri marufunda olduğu dışında bir parçanın tespitler inde yer almadığı, Aracın değer kaybının 167.850,00 TL olduğu, Aracın onarım süresinin 16 gün olup günlük 650,00 TL üzerinden 16 x 650 — 10.400,00 TL hak mahrumiyetinin olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. 29/07/2023 tarihinden saat 22:30 sıralarında kimliği belirsiz sürücü’nün sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı kamyoneti ile 80 Otoyolu Mahmutbey gişeler yönünden Avcılar gişeler yönüne yolun en sol şeridini takiben seyri sırasında Ağaoğlu konutları karşısına geldiği esnada önünde aynı yöne seyreden ...plaka sayılı otomobili in arka kısımlarına aracının ön kısımları ile çarpması ve bu çarpmanın etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybeden ... plakalı otomobilin önünde aynı yöne seyreden ... plaka sayılı otomobilin arka kısımlarına aracının ön kısımlarıyla çarparak orta şeride geçmesi sonucu duramayan ... Plaka sayılı kamyonetin ... Plaka sayılı otomobili in arka kısımlarına ön kısımları ile çarpması sonucu maddi hasarlı Trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Kazanın oluşumunda; ... Plaka sayılı araç sürücüsünün seyri sırasında hızını, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamasının, her an durabilecek fren ve manevra ile ilgili tedbirleri alabilecek seviyede tutamamasının, önünden seyreden araçla yeterli mesafe bırakmamasının, her an durabilecek güvenli ve yeterli mesafeden izlememesinin ve çarpmamak için etkili manevra ve fren önlemeni alamamasının sebep olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle ... Plakalı Aracın Belirsiz Sürücüsü’nün; Yeterli dikkat ve özeni göstermeyerek Trafik Kanunun Asli kusur hallerini düzenleyen 84/d ile aynı kanunun 52-b, 56/1-c,81 ve Yönetmeliğin 107. maddesini ihmal ve ihlal ederek kazanın oluş ve sonucuna aslen etkisi sebebiyle %100 oranında kusurlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Davacıya ait araçta meydana gelen hasara ilişkin KDV dâhil 213.676,96 TL tutarındaki onarım bedelinin kadri marufunda olduğu, hasar niteliği dışında bir unsurun ekspertiz raporu ile onarım faturalarında yer almadığı bilirkişilerce tespit edilmiştir. Bu doğrultuda davacı tarafından dava dışı sigorta şirketinden tahsil edilen 120.000,00 TL'nin mahsubu ile birlikte 93.676,96 TL bakiye hasar bedeli alacağı bulunduğu anlaşılmıştır. Kaza tarihinden takip tarihine kadar ise söz konusu alacağa 11.726,94 TL faiz işlediği mahkememizce yapılan re'sen hesaplamada anlaşılmıştır. Bu bakımdan esas dava bakımından davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, taraflar arasındaki ilişkinin trafik kazasından kaynaklanması ve alacağın yargılama ile belirlenmiş olduğu dikkate alınarak icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen dosya bakımından ise bilirkişiler tarafından AYM'nin iptal kararı doğrultusunda rayiç değer yöntemine göre yapılan hesaplamada davacıya ait aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, hasar geçmişi, ikinci el rayiç bedeli ile birlikte dava konusu kaza nedeniyle yapılan onarımlar dikkate alınarak yapılan hesaplamada 167.850,00 TL değer kaybı olduğu hesap edilmiştir.Ayrıca davacıya ait araçta meydana gelen hasar niteliği ve boyutu dikkate alındığında, aracın ön ve arka taraflarından hasar almış olduğu, muhtelif parça değişimi ile kaporta işçiliklerinin mevcut olup ayrıca şasi işlemleri ile diğer elektrik ve mekanik aksamlarında değiştiği ve işlem görmüş olduğu dikkate alındığında onarım sürecinin harici bekleme süreleri dışında tedarik vs gibi süreçlerle birlikte salt teknik olarak 16 gün olduğu bilirkişilerce tespit edilmiştir. Bu doğrultuda kaza tarihi itibariyle davacının toplam 10.400,00 TL araç mahrumiyet bedeli bulunduğu anlaşılmıştır. Bilirkişilerce usule, yasaya ve fenne uygun düzenlenen bilirkişi raporları hükme esas alınmış ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A-Mahkememizde açılan esas davanın KISMEN KABULÜNE, A-1-Davalı tarafından ... 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 93.676,96 TL asıl alacak ve 11.726,94 TL işlemiş faiz olmak üzere takip talebindeki şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, A-2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine, B-Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı davasının KABULÜNE, B-1-167.850,00 TL değer kaybı ve 10.400,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 178.250,00 TL'nin 29/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Asıl dava yönünden; 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.200,14 TL harçtan peşin alınan 4.848,15 TL'nin mahsup edilerek bakiye 2.351,99 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 3.596,13 TL'sinden davalı tarafın, 3,87 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 4.848,15 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 5.275,75 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın (davanın %99,89'u kabul edilmiştir) kısmen kabul edilen 105.403,90 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 45.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın (davanın %0,11'i reddedilmiştir) kısmen red edilen 113,57 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 113,57 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 622,00 TL tebligat, posta gideri ile 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.622,00 TL yargılama giderinden (davanın %99,89'u kabul edilmiştir) kabul ve red durumuna göre 15.604,81 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Birleşen dava yönünden; 9-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.176,26 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsup edilerek bakiye 11.560,86 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 10-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 178.250,00TL üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Davacı tarafından yapılan 15,00 TL tebligat, posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 14-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/06/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır