İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/495 E. 2026/286 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/495
Karar No
2026/286
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/964 KARAR NO : 2026/235

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/10/2019 KARAR TARİHİ : 12/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin babasından miras kalan----- Ada ve 21 Parsel sayılı taşınmazın hissedarlarından olduğunu, söz konusu yerin paylaşımı ile ilgili olarak mirasçı hissedarlar anlaşamayınc----.Sulh Hukuk Mahkemesinin ---- Sayılı dosyasından ortaklığın giderilmesi davasının açıldığını, yerin açık artırma ile satılmasına karar verildiğini, ----.İcra Müdürlüğünün satış işlemleri konusunda görevlendirildiğini, anılan icra müdürlüğünün ----- satış dosyasından satış işlemlerinin başlatıldığını, davacı satış sürecini takip etmek için sık sık icra dairesine gitmeye başladığını, bu gidişlerinden birinde davalı ile tanıştığını, davalı tarafından davacının defalarca arandığını,hile ve aldatmaya maruz kaldığını, iradesinin fesada uğratıldığını, müvekkilinden işleme konmayacağı vaadiyle bir senet alındığını, söz konusu senedin daha sonra davalı tarafından, doldurulduğunu ve 300.000 TL alacaklı olduğu iddiasıyla davacı aleyhine ----İcra dairesinin -----sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin senedin düzenlendiği tarihte çalışmayan,işi gücü olmayan birisi olduğunu, 300.000 TL.ye karşılık olarak 33 gün sonrasına senet vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, gerçekte müvekkilin böyle bir borcunun olmadığını, müvekkilinin çaresizliğinden ve bilgisizliğinden faydalanıldığını belirterek müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, dava konusu 08.08.2018 T.T. ve 11.09.2018 vade tarihli bononun iptaline, icra dosyasına yatırılan 239.343,75 TL.nin yasal faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı arabuluculuk yolunun tüketilmediğini, dava konusu edilen kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda düzenlendiğini, davacı yanın hile (aldatma) ve tehdit ile alındığını iddia ettiği senedin tanzim tarihinin 08.08.2018 olduğunu, huzurdaki davanın 16.10.2019 tarihinde açıldığını, bir yıllık sürenin geçirildiğini, bu sebeple davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, davacı yanın ileri sürdüğü iddialarının soyut ve tutarsız olduğunu, söz konusu senedin teminat senedi olmadığını, ispat yükünün davacı borçlu taraf olduğunu, davacı tarafından verilen senedin sonradan davalı tarafından doldurulduğunun gerçek dışı olduğunu, müvekkili ile davacının icra dairesinde tanışmadığını, aynı mahallede yıllarca komşuluk yaptıklarını, bir birlerini uzun yıllardır tanıdıklarını, davacının bu davaya delil yaratmak amacıyla dava dilekçesindekine benzer soyut iddialarla müvekkilinden şikayetçi olduğunu,---- Cumhuriyet Başsavcılığının ---- soruşturma dosyasının derdest olduğunu belirterek TTK m.5A, HUAK m.18A gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise TBK m.39 gereğince bir yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmesi nedeniyle davanın süreden reddine, davacının haksız ve temelsiz olan davasının esastan reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.Eldeki dava,---- Asliye Hukuk Mahkemesi --- Esas, ---- Karar sayılı "..kambiyo senedinden kaynaklanmaktadır. Davanın taraflarının tacir olmadıkları ancak alacağın kambiyo senedinden kaynaklandığı, ---- İcra Dairesi'nin -----.sayılı icra takibi ile icra takibi yapıldığı, icra takibinde borcun sebebi kısmında belirtilerek ekine eklendiği ve bu kapsamında düzenlenen senet kapsamında açılan davanın TTK'nın 4. ve 5. maddeleri gereğince ticari dava niteliği taşıdığı ve asliye ticaret mahkemelerinin görevli olacağı.." görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilerek yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmıştır. İddia, savunma, icra dosyası, ----- CBS'nin --. celsesindeki beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; senede karşı borçlu olmadığını davacının ispat edemediği, senedin tehdit veya zorla alındığının da davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Yargıtay---Hukuk Dairesi----

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.087,40 TL harçtan mahsubu ile artan 3.355,40 TL 'nin karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından sarf edilen 225,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 201,40 TL 'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde karar kesinleştikten sonra kendilerine iadesine,Dair, gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/495, K. 2026/286, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-495-e-2026-286-k-285156e6549f