İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/487 E. 2025/1010 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/487
Karar No
2025/1010
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/487 Esas

KARAR NO : 2025/1010

DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 22/11/2023

KARAR TARİHİ: 21/11/2025

Mahkememizde görülen Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin ''... ''markasının 02/05/2017 tarihli master franchıse sözleşmesi ile marka sahibi ... A.Ş.'den sözleşmede belirtilen il ve ilçe sınırları içinde tüm ticari haklarını devir almış olduğunu, buna ilişkin inhisari lisans sözlemesi de imzalandığını, müvekkili davacı ile davalı şirket arasında bu master franchıse sözleşmesine dayanılarak 21/10/2017 tarihinde imzalanan franchise sözleşmesi ile ... ili ''... ''markası için bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının Karşıyaka ... Noterliği'nin 21/09/2022 tarih ... yevmiye nolu ihtarı ile sözleşmedeki 5 yıllık süre sona ermesi ve ekonomik sebeplerle sözleşmenin tek taraflı olarak feshettiğini müvekkili şirkete bildirdiğini, İzmir ... Noterliği 05/10/2022 tarih ... yevmiye nolu ihtarı keşide edilerek bu fesih işleminin tek taraflı yapılamayacağı taraflar arasındaki sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca ancak tarafların ortak mutabakatı ile süre sonunda sözleşmenin sona erdirilebileceğini, sözleşme uyarınca bu fesih işlemine muvafakat vermediklerini bildirdiğini, ayrıca davalı tarafın buna rağmen sözleşmeyi feshetmesi halinde sözleşmedeki haklarının saklı olduğunu ve aynı yerde aynı işi başka isimde yapmasının sözlşmeye aykırılık teşkil edeceğini de ihtar edildiğini, davalı şirket tarafından 30/01/2023 tarih ... yevmiye nolu Karşıyaka ... Noterliği ihtarnamesi keşide edilerek, sözleşmenin son erdiğini mağazada değişliklikler yapıldığını markanın faklı olduğunu vs gerekçelerle başka marka adı altında satış yapıldığının kabul edildiğini, 24/01/2023 tarih İzmir ... Noterliği ... yevmiye nolu ihtarı keşide edilerek sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığını ve haksız rekabet oluşturan işlemler yapıldığını aynı mağazada başka isimde de olsa pizza satışı yapıldığını bu aykırı eylemlere derhal son vermeleri gerektiğinin ihtar edildiğini, davalı tarafın arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını, davalı taraf; taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak sözleşmeyi feshederek müvekkili davacı şirketin maddi yönden zararına sebep olduğunu, sözleşme haksız yere feshedilerek müvekkili davacı şirket tarafında elde edilen aylık ciro üzerinden ödemesi gereken royalry bedelinin ödenmediğini, karı ödemeyerek davacı zararına neden olduğunu, bunun dışında aynı mağazada aynı işi yaparak yani pizza satarak iltibas oluşumuna neden olduğunu, sözleşmeye açıkça aykırı davrandığını, aynı il sınırları içinde maddi kayba uğramasına neden olduğunu, bilirkişi incelemesi ile davacının sözleşmenin haksız feshi nedeni ile uğradıği zararın ortaya çıkacağını, franchıse sözleşmesinin 8. Maddesinde açıkça aykırı davranan, başka isimde faaliyetine devam eden ve sözleşmenin 8. Maddesindeki yükümlülüklerine aykırı davranışları devam eden davalıdan 19. Madde uyarınca cezai şartın ödenmesinin talep ettiğini, aynı işin yapılmasının marka hakkına da tecavüz niteliğinde olduğunu ve sözleşmenin de ihlalini olşuturduğundan haksız rekabet sonucunu da doğurduğunu, sözleşmeye aykırı davranarak bu eylemi yapan davalının noter ihtarına rağmen halen bu ihlali devam ettiğinden mahkemeden aynı adresteki işletmenin pizza satış işlemine son vermesi amacı ile müdahalesine karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5000,00 TL cezai şart alacağının sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini ve haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız, yersiz ve usulsüz olduğunu, davanın usulden olmadığı takdirde esastan reddini talep ettiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davacı ... A.Ş ile müvekkili davalı ... Şti arasında 27 ekim 2017 tarihinde tanzim edilen franchising (bayilik) sözleşmesinin "yetkili mahkeme" başlıklı 23. maddesinde taraflar serbest iradeleriyle İzmir Mahkeme ve İcra Daireleri'ni yetkili kılındığını, mevcut yetki sözleşmesi tarafların tacir olması sebebiyle geçerli bir yetki sözleşmesi olduğunu, buna göre kesin yetkili mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılmasının hatalı olduğunu,davanın yetki sözleşmesi sebebiyle HMK 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, dava konusu değerin hangi sebeplerle bu miktarlarda gösterildiğinin, vakıaların tam ve net özetlerinin, özellikle iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin, açık bir şekilde hukuki sebepler ile talep sonucunun yazılı olmadığını, mevcut eksikliklerin süre verilerek giderilecek unsur eksikliklerinden olmadığını, dava dışı ... AŞ ile davacı ... Aş arasında 02/05/2017 tarihli sözleşmede"..." markasının tüm ticari haklarının davacı şirkete bırakıldığını, bu sözleşme sonrası, müvekkili davalı şirket ile davacı şirket arasında 27/10/2017 tarihinde "..." markası için franchising bayilik sözleşmesi akdedildiğini "Sözleşmenin süresi" başlıklı 4. madde içeriğine göre sözleşme süresinin 5 yıl olarak belirlendiğini, taraflardan birinin en az 1 ay önceden yazılı olarak sözleşmeyi feshettiğini bildirmemesi halinde taraflar arasındaki sözleşmenin 1'er yıl süre ile uzayacağı kararlaştırıldığını, süreçte taraflar arasındaki sözleşmenin devam etmesinin olanaksız kılan gelişmeler yaşandığını ,27/10/2017 tarihli sözleşmenin süresinde feshedildiğini, davacı şirkete Karşıyaka ... Noterliği'nin 21/09/2022 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi keşide edilip, tebliğ edildiğini, davacı şirket tarafından vekili vasıtasıyla İzmir ... Noterliğinin 05/10/2022 tarih ... yevmiye no'lu cevabi ihtarname gönderilerek feshe onaylarının olmadığının bildirildiğini, müvekkili tarafından 27/10/2022 tarihinden sonra "..." markası ile ilgili hiçbir sunum yapılmadığını ve hukuken sonlandırdığı sözleşmeyi bu tarih itibariyle fiilen de sonlandırdığını, müvekkili tarafından, işletmede tamamı ile değişiklikler yapılmak suretiyle farklı bir marka adı altında ticari faaliyetler sürdürüldüğünü, bu kez davacı şirket tarafından İzmir ... Noterliği'nin 24/01/2023 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi keşide edilerek müvekkilimin haksız rekabet oluşturan işlemlerde bulunduğunu, işletmede pizza satışı yapıldığını ve bu haksız eylemlere son vermesi istendiğini, bu ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmesi üzerine Karşıyaka ... Noterliğinin 30/01/2023 tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamede iddia ve taleplerin reddedildiğini,sözleşmenin usul ve yasalara uygun feshedildiğini, haksız rekabet oluşturacak ve sözleşmeye aykırılık teşkil edecek herhangi bir eylemde bulunulmadığını, davacı yan çıkarttığı muarazayı sürdürdüğünü, 27 Ekim 2017 tarihinde başlayan akdi ilişkinin 5 yıl süre ile yasalara ve sözleşmeye uygun olarak eksiksiz yürütüldüğünü, bu süreçte ticari teamüller dahil hiçbir kurala ve dürüstlük kurallarına aykırılığının olmadığını, akdi ilişkinin devamında sözleşmenin devam etmesini olanaksız hale getiren gelişmeler yaşandığını, 2020 yılı başlarında tüm dünyada ve ülkemizde covid-19 salgını olduğunu yasakların işletmeye gelen müşterilerinin yüksek oranda azalmasına sebebiyet verdiğini, tam kapanma ve sokağa çıkma yasağı sebebiyle işlerin durma noktasına geldiğini, salgın riski ve pandemi yasaklarının etkisi devam etmekte iken bu kez dünya çapında etkin olan ekonomik kriz yaşandığını, enflasyonist etki satışa sunulan ürünlerin bedellerine yansıtılmak zorunda kalındığını ve bundan dolayı müşterinin bedel memnuniyetsizliği had safhaya ulaştığını, yaşanan bu pandemi yasakları, salgından kaynaklı müşteri eksilmesi, ekonomik kriz, döviz kur artışı maliyet ve bundan kaynaklı ürün bedel artışlarından dolayı müvekkili açısından taraflar arasındaki sözleşme yürütülemez safhaya ulaştığını, davacı tarafça öncelikle taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesine aykırı davranıştan kaynaklı talepte bulunulduğunu, taraflar arasındaki 27 Ekim 2017 tarihli sözleşmenin 8. maddesi 15 adet alt maddeden ibaret olup, franchise alanın yükümlülüklerini düzenlemekte olduğunu, müvekkilinin bu yükümlülüklerinin hiçbirine aykırılığının olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin sözleşmesinin 8. maddesinde belirlenen 15 alt maddenin hiçbirine aykırı davranışı söz konusu olmadığından bu kaleme yönelik tazminat talepleri haksız ve yersiz olduğunu, sözleşmenin 13. maddesine aykırı eylemlerinin mevcut olduğunu ve bu eylemlerin halen devam ettiği iddiasına ilişkin ise 27 Ekim 2017 tarihli franchising sözleşmesinin 13/3 maddesi "franchise alanın, işbu sözleşmenin herhangi bir şekilde sona ermesinden sonra da ... tanımı ve/veya ... kurum kimliğiyle aynı veya benzer olan restaurant işletmeciliği yapamaz" hükmünü içerdiğini, davacı ile olan akdi ilişkinin feshinden sonra müvekkili tarafından sözleşmeye konu marka ile bağı tamamı ile koparıldığını ve mekanda esaslı değişiklikler yapıldığını, yapılan değişiklikler ile işletmenin zemininin tamamı ile tadil edildiğini, dış duvarlar, masalar bütünüyle farklı renk ve ebatta olacak hale getirildiğini, iç mekanda bitki dokusuyla farklı görüntüler yaratıldığını, karşı yan markasına ait renklerin farklılaştırıldığını ve menüde esaslı değişiklikler yapıldığını, fırın makarna çeşitleri eklendiğini, pancar, rokfort ve tandır gibi ülkemizde hiçbir pizza firmasının menüsünde olmayan ürünler eklendiğini, müşteriye sunulan ürünlerin reçetesinin de bütünüyle değiştirildiğini, müvekkili şirket tarafından satışa sunulan ürünlerde kendisine özgü hamurlar yaptığını, aynı zamanda sözleşmenin feshi sonrası neredeyse feshedilen sözleşmedeki marka ile hiçbir harfi dahi uymayan ve o markayı çağrıştırmayan "..." isimli marka ile yeni bir işletme kurulup faaliyete geçirildiğini, bu marka kullanılırken pizza ibaresine dahi yer verilmediğini, markanın renkleri feshedilen sözleşmedeki marka ile ilgisi bulunmayan turuncu ve sarı renkler olarak belirlendiğini, davacı tarafça dava açılırken aynı zamanda sözleşmenin 19. maddesi dayanak gösterildiğini, taraflar arasında akdedilen franchising sözleşmesinin 19. maddesinde tazminat ve cezai şartlar düzenlendiğini sözleşmeyi fesih gerekçesine bu maddenin uygulama alanı bulmasının mümkün olmadığını,davanın yetki sözleşmesi uyarınca usulden reddine aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/03/2025 tarih ve ... Esas-... karar sayılı kararı ile "... sözleşmede yer alan bu yetki şartı tacirler arasında gerçekleşen ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konuya ilişkindir. Yetki şartında taraflarca aksi kararlaştırılmadığı için işbu davanın yetki şartında belirtilen İzmir mahkemelerinde açılması ve davanın anılan mahkemece yürütülmesi gerekir. Taraflar tacir olup somut olayda kesin yetki kuralının bulunmaması, davalıların vekillerinin cevap dilekçesi ile süresinde yetki itirazlarında bulunması ve 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca yetkiye dair yapmış oldukları sözleşmenin geçerli olması hususları birlikte değerlendirildiğinde mahkememizin yetkisizliğine.." karar verildiği, dosya mahkememize tevzi edilmekle mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:

Mahkememizce deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınmıştır.

Dava; taraflar arasında imzalanan franchising sözleşmesinden kaynaklı tazminat ve haksız rekabetin önlenmesine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın münakid franchise sözleşmesi kapsamında sözleşmeye aykırı davranış ve bu cümleden olarak 8.maddenibn ihlâl edilip edilmediği, bundan dolayı da cezai şart alacağı doğup doğmadığı, 5 yılın sonunda feshin geçerli sayılıp sayılmayacağı, taraf müşterek mutabakatın zorunlu olup olmadığı, davalının TBK 138.maddeden istifade edip edemeyeceği, aynı mağazada aynı iş yapımı, pizza satımı iddiası ve bundan mütevellit zarar talebi vaki ise de, işbu kalemin dilekçede zarar olarak telaffuz ve tabir edilmiş ise de bunun da ayrı bir cezai şart olduğu ve esasen bundan dolayı da ayrıca harç ikmalinin yapılmış olması sebebi ile iş bu cezai şartın kaynağının ise 8/8 başkaca yerden ürün-hizmet temini olup iltibas, taklid şeklinde belirtilmiş ise de marka hukukuna, fikri haklara tâbi bir halin olmayıp yine genel olarak akde aykırılık kapsamında talebin varit olduğu ve dolayısıyla iş bu kısım açısından da cezai şart alacağı doğup doğmadığının tespiti noktalarında toplandığı,

Somut olayda; davacı şirketin ''... ''markasının 02/05/2017 tarihli master franchıse sözleşmesi ile marka sahibi ... A.Ş.'den sözleşmede belirtilen il ve ilçe sınırları içinde tüm ticari haklarını devir aldığı, buna ilişkin lisans sözleşmesi de imzalandığı, davacı ile davalı şirket arasında bu Master Franchıse Sözleşmesine dayanılarak 21/10/2017 tarihinde imzalanan Franchise Sözleşmesi ile ... ili ''... ''markası için bayilik sözleşmesi imzalandığı, davalının Karşıyaka ... Noterliği'nin 21/09/2022 tarih ... yevmiye nolu ihtarı ile sözleşmedeki 5 yıllık süre sona ermesi ve ekonomik sebeplerle sözleşmenin tek taraflı olarak feshettiği ve bu durumu davacı şirkete bildirdiği, İzmir ... Noterliği 05/10/2022 tarih ... yevmiye nolu ihtarı keşide edilerek bu fesih işleminin tek taraflı yapılamayacağı taraflar arasındaki sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca ancak tarafların ortak mutabakatı ile süre sonunda sözleşmenin sona erdirilebileceği ve sözleşme uyarınca bu fesih işlemine muvafakat vermediklerini ve aynı yerde aynı işi başka isimde yapmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğinin de davacı şirket tarafından davalı şirkete bildirdiği ve ihtar edildiği, davalı şirket tarafından 30/01/2023 tarih ... yevmiye nolu Karşıyaka ... Noterliği ihtarnamesi keşide edilerek, sözleşmenin son erdiğinin mağazada değişliklikler yapıldığının, markanın faklı olduğunun vs gerekçelerle başka marka adı altında satış yapıldığının bildirildiği, davacı tarafından 24/01/2023 tarih İzmir ... Noterliği ... yevmiye nolu ihtarı keşide edilerek sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığı ve haksız rekabet oluşturan işlemler yapıldığı aynı mağazada başka isimde de olsa pizza satışı yapıldığı bu aykırı eylemlere derhal son vermeleri hususları davalı şirkete ihtar edildiği, davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak sözleşmeyi feshederek davacı şirketin maddi yönden zararına sebep olduğu, sözleşme haksız yere feshedilerek davacı şirket tarafında elde edilen aylık ciro üzerinden ödemesi gereken royalry bedelinin ödenmediğini, karı ödemeyerek davacı zararına ve bunun dışında aynı mağazada aynı işi yaparak yani pizza satarak iltibas oluşumuna, sözleşmeye açıkça aykırı davrandığını, aynı il sınırları içinde maddi kayba uğramasına neden olduğu bildirilerek Franchise Sözleşmesinin 8. Maddesinde açıkça aykırı davranan, başka isimde faaliyetine devam eden ve sözleşmenin 8. Maddesindeki yükümlülüklerine aykırı davranışları devam eden davalıdan 19. Madde uyarınca cezai şartın ödenmesini, aynı işin yapılmasının marka hakkına da tecavüz niteliğinde olduğu ve sözleşmenin de ihlalini olşuturduğundan haksız rekabet sonucunu da doğurduğu, sözleşmeye aykırı davranarak bu eylemi yapan davalının noter ihtarına rağmen halen bu ihlali devam ettiğinden davalı işletmenin pizza satış işlemine son vermesi amacı ile müdahalesine karar verilmesi ve cezai şart alacağının sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini ve haksız rekabetin önlenmesi talebiyle dava açıldığı anlaşılmakla,

Mahkememizce alınan bilirkişi heyeti raporunun ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına uygun ve hükme esas almaya elverişli nitelikte olduğu, bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin franchising sözleşmesi yaptığı marka ismi "... " olup, sözleşmenin feshinin ve davalının marka kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet unsurları taşıyıp taşımadığı, davacının franchising sözleşmesine konu ettiği marka, markanın sahiplik durumu, tescil tarihi, sınıfları ve markanın güncel durumu, davacının, dava dilekçesinde bahse konu ettiği ve haksız rekabet ve/veya marka tecavüzünün olmadığını iddia ettiği markalar, markaların sahiplik durumu, tescil tarihleri ve markanın güncel durumu, davacının dava dilekçesinde bahsettiği markalar ile franchısıng markası arasındaki iltibas ve iktibas durumu, davacının iddiasında belirttiği marka hakkına tecavüz ve veya haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı hakkında rapor sonuç kısmı hususlarında yapılan inceleme neticesinde;

Davacının franchising sözleşmesine konu ettiği marka, "... " olduğu, Markanın sahiplik durumunun markanın dava dilekçesinde de belirtildiği gibi davacı firma ile dava dışı franchising veren firma arasında imzalanan sözleşmede görülen ... ANONİM ŞİRKETİ olduğu, markanın tescil tarihi ve sınıfları markanın tescil tarihi 20.07.2016 olduğu ve sınıfları 30, 35 ve 43 olduğu, Markanın güncel durumunun 16.06.2025 tarihinde yenileme talebi bulunduğu ve talebin kabul edildiği bu haliyle markanın dava tarihi itibariyle ve bilirkişi raporunun hazırlandığı tarih itibariyle güncel olduğu ve tescile bağlı hak sahipliğinin devam ettiği, davalının davaya cevap dilekçesinde, dava konusu bahsi geçen "... " isimli ve logolu markayı kullanmadıklarını, tüm işyeri dizaynını değiştirdiklerini, konsepti değiştirdiklerini, artık hem pizza hem de kafe tarzı çalışma yaptıklarını, işyerinin bir kısmını bölerek kafe gibi çalıştırdıklarını ve lokanta kısmında ... isimli markayı kullandıklarını, kafe kısmında ise ... adı altında kahve satışı yaptıklarını beyan ettiği, markaların sahiplik durumu ile ilgili olarak ... ve ... markasının sahipliği incelendiğinde markanın davalı şirket olan ... adına olduğu, markaların tescil tarihi ve sınıfları ... markasının tescil tarihinin 28.11.2022 olduğu ve sınıflarının 30,35 ve 43.sınıfları kapsadığının tespit edildiği, yine ... markasının tescil tarihinin 18.05.2023 olduğu ve sınıflarının 30,35 ve 43.sınıfları kapsadığının anlaşıldığı, markaların güncel durumu ile ilgili hem ... markasının hem de ... markasının tescil tarihi itibariyle 10 yıllık koruma süresinin içinde olduğu ve koruma tarihinin devam ettiği, davacının franchising markası ile davalının markalarının karşılaştırılmasında davacının dava dilekçesinde davalının hangi markalar ile kendi franchising markasına tecavüz ettiğine dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, davalının vermiş olduğu cevap dilekçesinde, davacının markasını kullanmadıkları ve kendi adlarına tescilli ... ve ... ibareli markaları kullandıklarını beyan ettiği, markaların isimleri üzerinde benzerlik bulunmadığının tespit edildiği,

Markaların görsellerinin;

¸

Şeklinde olduğu, markaların görselleri üzerinde de benzerlik bulunmadığının anlaşıldığı, marka isimleri ve marka görselleri incelendiğinde sınıflar aynı olsa dahi, markalar arasında iltibas ve iktibasa rastlanmadığı, haksız rekabez ve/veya marka hakkına tecavüz olup olmadığı hakkında sonuç kısmı ile ilgili olarak sınıfları aynı olsa dahi davalının kullanmış olduğunu beyan ettiği ... tescil numaralı “...” ibareli markanın ve yine davalının kullanmış olduğunu beyan ettiği ... tescil numaralı “...” ibareli markanın davacının franchisinge konu markası olan ve Türk Paten ve Marka Kurumunda ... tescil numarası ile dava dışı ... firması adına kayıtlı “...” ibareli markasına herhangi bir iltibas ve iktibas teşkil eden unsura ve markasal tecavüzüne rastlanmadığı, taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı ödemelerle ilgili uyuşmazlık bulunmadığı, davacı şirketin yıllar itibariyle davalı şirket namına tanzim ettiği fatura tutarları üzerinde yapılan inceleme sonucunda yine davalı şirketin yıllar itibariyle oluşan karlılık durumuna göre davalı şirketin mali yapısı incelendiğinde 2019 yılında 2.231.323,75-TL olarak tahakkuk eden brüt satış karı, 2020 yılında %76,34 oranında düşüşle 1.703.316,20-TL olarak gerçekleştiği, davalının Franchıse sözleşme bitim tarihinden "..." markasını kullanmadığı, aynı ürünleri üretim sunması için aynı tedarikçilerden aynı ürünleri alması gerektiği ve dava dosyasında bu tür dokümanlara rastlanılmadığı tespit edilmekle,

Açıklanan nedenlerle; denetime elverişli, yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyetteki bilirkişi raporuna itibar edilerek netice itibarıyla herhangi bir iltibas ve iktibas teşkil eden unsura ve markasal tecavüzüne rastlanmadığı tespit edildiği anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

1-DAVANIN REDDİNE,

2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 269,85 TL peşin harç ve 4.650,79 TL tamamlama harcı toplamı 4.920,64 TL'den mahsubu ile kalan 4.305,24 TL harcın karar kesinleştiğinde davacının talebi halinde iadesine,

3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,

5-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/1 maddesine göre takdir ve tayin edilen 46.101,76 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

6-3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı,

Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/11/2025

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/487, K. 2025/1010, T. 21.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-487-e-2025-1010-k-2b84c4f205b5