İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/478 E. 2026/50 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/478
Karar No
2026/50
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/478 Esas KARAR NO : 2026/50

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/08/2024 KARAR TARİHİ : 19/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin akaryakıt istasyon işletmeciliği yaptığı davalının ise ... türü yetki belgesi ile yurt içi yolcu taşımacılığı yapan tüzel kişilik olup, aynı zamanda ... yetki belgesi kapsamında tarifeli olarak şehirlerarası ticari yolcu taşımacılığı yapmakta olan ulusal bir yolcu taşıma firması olduğu, keza davalı şirketin hem öz malı hem de kendisine ait yetki belgesi ile şirket bünyesine alarak kendi adına trafik tescil belgesi düzenlenmiş araçlarla yolcu taşımacılığı yaptığını, davalı şirket adına trafik tescil kaydı bulunan ve aynı zamanda ... unvanı ile tahsis edilen yetki belgesi ile taşımacılık yapmakta olan ...plakalı otobüsün davacıya ait istasyondan 22.10.2022 tarihinde 76,80 litre, 23.10.2022 tarihinde 756,75 litre ve 25.10.2022 tarihinde 192 litre motorin aldığı, ancak kısmi ödeme işlemleri sonrasında bakiye kalan tutarın ödenmediğini, davalı tarafın tüm taleplere rağmen bakiye akaryakıt borcunu ödemekten imtina ettiği, ilk önce ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalı tarafın yetki ve borca itiraz etmesi üzerine yetkili ... 13. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosya kapsamında takibe geçildiği, ancak davalı tarafından ikinci kez borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiği, icra dairesi tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğinin öğrenildiği, söz konusu kararın ve borçlu tarafın itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, Arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığı, alacağın likit olduğu belirtilerek; davanın kabulü, itirazın iptali, takibin devamı asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen aracın davalı şirket tarafından uzun süreli olarak başka bir şahsa kiralandığı, bahsedilen veresiye fişlerinde imzası olan kişilerin davalı şirket çalışanı olmadığı için davalı şirketin davacıya borcunun olmasının söz konusu olmadığı, bu nedenle davanın reddinin gerektiği, öncelikle davacı tarafın davaya konu icra doyasına sunulan veresiye senetlerini kabul etmedikleri, mezkûr senetlerin gerçeğe uygun olarak düzenlendiği konusunda ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davalı tarafça senetlerin gerçeğe uygun olarak düzenlendiği, senetlerde yer alan aracın gerçekten de senetlerde belirtildiği tarihlerde akaryakıt aldığını kamera görüntüleri veya eşdeğer delillerle ispatlaması halinde davacıya cevaplarını sundukları, dava dilekçesinde davacının akaryakıt aldığını iddia ettiği ... plakalı aracın veresiye fişlerinde belirtilen tarihlerde Taşıt Kira Sözleşmesi ile davacı şirket tarafından dava dışı ...’a kiralandığı, veresiye fişlerini düzenleyenlerin davalı şirket çalışanları olmadığı, yüksek mahkemenin müstear haline gelmiş kararlarında veresiye fişlerle satış yapılması halinde alacağını ispat etme yükümlülüğünün davacıda olduğu, veresiye fişlerinde imzası bulunanların davacının davayı yönelttiği şirket çalışanı olduğunun ve imzanın iddia edilen kişi tarafından atıldığının ispatlanması gerektiği, davacı tarafın dava dilekçesinde 22.10.2022-23.10.2022 ve 25.10.2022 tarihlerinde satış olduğunu belirtmişse de dav konusu icra takibinde sadece 23.10.2023 tarihine ilişkin veresiye fişine dayanıldığı için icra takibine dayanılmayan 22.10.2022 ve 25.10.2022 tarihli veresiye fişlerine ilişkin iddianın dinlenmemesinin gerektiği, Yargıtay kararlarına göre itirazın iptali davalarında takip dayanağı belgeler dışında başka belgelere göre alacağın tespitinin mümkün olmadığı, İİK madde 67/2 de takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse icra inkâr tazminatına hükmedileceğinin belirtildiği, davanın aracı uzun süreli kiralayan ve aracın zilyedi konumundaki kişiye ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek usul ve yasaya aykırı davanın reddi, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligatlar yapılmış olup, ... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, vergi kayıtları, işyeri tescil kayıtları, SGK kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır. Dosyanın Mali Müşavir, Akaryakıt Sektör Uzmanı, Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 14/03/2025 tarihli raporda: dosyaya mübrez belgelerden davalının, ... plakalı aracı dava dışı üçüncü kişiye kiraladığı ve davacıdan yakıtın alındığı tarihte kira sözleşmesinin taraflar arasında yürürlükte olduğunun teyit edildiği, bu hususun esasında sözleşmelerin nisbiliği ilkesi kapsamında akaryakıt satışı hususunda davacı ile dava dışı kiralayan arasında bir hukuki ilişki kurulduğunun bir göstergesi niteliğinde olduğu, zira bahse konu aracın davalı tarafından dava dışı üçüncü kişiye kiralandığı hususu davacının da kabulünde olduğu, dolayısıyla sözleşme ilişkisi davacı ile davalı arasında değil, davacı ile dava dışı kiralayan arasında mevcut olduğu, hâl böyle olunca davacı tarafından hizmetin verilmiş olması durumunda dahi muhatabın dava dışı üçüncü şahıs olduğunun düşünüldüğü, Nitekim uygulamada da bu hususta görüş birliği sağlandığı, hâl böyle olunca takdiri Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere somut ihtilafta bahse konu hizmetin verildiği ihtimalinde dahi bahse konu talebin davalıya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı düşünüldüğü, Buna karşın Sayın Mahkeme’nin takdirinin davacının davalıdan veresiye satış fişlerine dayalı alacağını talep edebileceği yönünde olması halinde davacının davalıdan 03.08.2023 takip tarihindeki alacağının 7.705,82 TL olduğu, anapara alacağı olan bu tutara takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından açıklanan değişken oranlarda avans faizi talep edilebileceği, tarafların icra inkâr ve diğer taleplerinin Mahkemenin takdiri olduğu belirtilmiştir. Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 26/06/2025 tarihli ek raporda; mali açıdan davalının itirazları çerçevesinde kök raporda varılan kanaat ve sonuçta değişiklik yapılmasını gerektirecek bir hususn bulunmadığı, veresiye fişinde imzası bulunan ...'ın davalı ve/veya davalıdan aracı kiralayan 3. Kişinin çalışanı olmadığının anlaşılmasının tarafımdan varılan kanaati güçlendirdiği, sözleşme ilişkisi davacı ile davalı arasında değil, davacı ile dava dışı kiralayan arasında olduğu, hâl böyle olunca davacı tarafından hizmetin verilmiş olması durumunda dahi muhatabın dava dışı üçüncü şahıs olduğunun düşünüldüğü, nitekim bu görüşlerin kök raporda da alıntılandığı üzere Yargıtay ve BAM'ın emsal kararlarına dayandırıldığı, bununla birlikte yine ek rapor kapsamında davacı tarafından sadece kök raporda belirtilen veresiye fişinin ibraz edildiği, bu fişte imzası bulunan kişinin de davalı veya kiracısının elemanı olmadığının anlaşıldığı, hâl böyle olunca takdiri Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere kök rapordaki aynen muhafaza edildi, buna karşın Muhterem Mahkemece davacı tarafından iddia edildiği üzere aracın davalı şirkete ait olduğu, sözleşmenin nispiliği ilkesi uyarınca, akaryakıt satışından kaynaklanan borç nedeniyle davalının sorumlu olmadığının değil, dava dışı kiracının eylemlerinden kaynaklanan zararlardan araç Maliki olan ve aynı zamanda kiralayan davalının sorumlu olduğu kanaatinde olunması durumunda hizmetin verildiği koşulu ile davacının davalıdan talepte bulunmasından bahsedilebileceği belirtilmiştir. Dava, dava ve icra takibi dayanağı faturaya konu akaryakıt ürününün davalıya verilmesine rağmen fatura bedelinin ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafın iddiaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu somut olayda; davacı tarafından “davalı şirket adına trafik tescil kaydı bulunan ve aynı zamanda ... unvanı ile tahsis edilen yetki belgesi ile taşımacılık yapmakta olan ... plakalı otobüsün davacıya ait istasyondan 22.10.2022 tarihinde 76,80 litre, 23.10.2022 tarihinde 756,75 litre ve 25.10.2022 tarihinde 192 litre motorin aldığı, ancak kısmi ödeme işlemleri sonrasında bakiye kalan tutarın ödenmediği, tahsil amacıyla takip başlatıldığı ve fakat takibe itiraz edildiği” iddiası ile takip konusu alacağın tahsili ile takibe yapılan itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir. Buna karşın davalı tarafından “Dava dilekçesinde belirtilen aracın davalı şirket tarafından uzun süreli olarak başka bir şahsa kiralandığı, bahsedilen veresiye fişlerinde imzası olan kişilerin davalı şirket çalışanı olmadığı için davalı şirketin davacıya borcunun olmasının söz konusu olmadığı, dava dilekçesinde davacının akaryakıt aldığını iddia ettiği ...plakalı aracın veresiye fişlerinde belirtilen tarihlerde Taşıt Kira Sözleşmesi ile davacı şirket tarafından dava dışı ...’a kiralandığı, veresiye fişlerini düzenleyenlerin davalı şirket çalışanları olmadığı, veresiye fişlerle satış yapılması halinde alacağını ispat etme yükümlülüğünün davacıda olduğu, veresiye fişlerinde imzası bulunanların davacının davayı yönelttiği şirket çalışanı olduğunun ve imzanın iddia edilen kişi tarafından atıldığının ispatlanması gerektiği” ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi incelemesi yoluna gidilmiş, mali incelemeler neticesinde; davacı yan defter tasdiklerine yönelik bir belge sunmamıştır. Sadece dosya içerisinde aşağıdaki cari hesap ekstresi sunulduğu, davacının cari hesap ekstresinde ... numaralı Veresiye fişi tarihi 25 EKİM 2022 tarihini taşımasına karşılık görüntüsü sunulan veresiye fişinde bu tarih 25 KASIM 2022 tarihi olduğu, cari hesaba yapılan kayıt satış ve satışa dayalı evraktan önce yapılmış olup hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı firmaya ait BA/BS formları ... Defterdarlığı Espiye Müdürlüğünden celp edilmiş olup 25.12.2024 tarihli yazı ekinde bulunan 2022 yılına ait BS bildirimleri ve karşıt incelemede yukarıda belirtilen satışların faturaya bağlanmadığı ve Vergi Dairesi bildiriminin yapılmadığının görüldüğü, her ne kadar defterler sunulmamış ve incelenmemişse de satışların faturaya bağlanmadığı tespit edilmiş olup, cari hesap ve evrak uyumsuzluğundan cari hesabın davacı defter ve kayıtlarına dayalı olmadığı, haricen oluşturulduğu kuvvetle muhtemel olduğu, dosya muhteviyatında satışın yapıldığı ve malın teslim edildiğine dair sunulan Veresiye fişi dışında bir belge bulunmadığı, davalının Mahkemenin tayin ettiği inceleme gününde defter tasdiklerine ilişkin harici bellek sunmuş , ancak cari hesaba ilişkin bir belge sunulmadığı, davalı şirketin 2022 yılında e- defter uygulamasına geçtiği ve 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. m.182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak e defter beratlarının alındığının görüldüğü, davacı ile ticari ilişki bulunmadığı ifadesiyle başkaca bir belge sunulmamış olup, davalı firmanın bağlı bulunduğu ... Defterdarlığı ... Vergi Dairesinden 19.12.2024 tarihinde celp edilen BA/BS formlarından davalının davacı ...’den mal aldığına dair herhangi bir bildirimde bulunmadığı, davalı ... tarafından dava konusu akaryakıt alımlarının bulunduğu Ekim 2022 ayında ... PLAKALI ARACIN dava dışı ...’a kiralanmış olduğuna dair fatura ibraz ettiği, 31.10.2022 tarih ... numaralı faturadan anlaşmazlık konusu ... aracın dışında dava dışı ...’a7 araç daha kiralanmış olduğu, bir önceki paragrafta bahsedilen BA/BS formları incelendiğinde Davalı ... A. Ş. ‘nin 2022 yılında ...’a 34 adet fatura düzenlediği ve bu faturaların KDV hariç tutarlarının 1.367.976,69 TL olduğu, dava dışı ...’ın da karşıt bildirim yaptığı ve bildirimlerin tutarlı olduğu Vergi Dairesi kayıtlarından anlaşıldığı, davacı tarafından ticari alım kapsamında hizmet verilip verilmediği hususunda sadece dosyaya sunulan ve ... imzalı veresiye satış makbuzu bulunmakta olduğu, davacı tarafından fatura düzenlenmediği, fatura düzenlenmediğinden iade faturası düzenlenmesi veya faturaya itiraz söz konusu olamayacağı, akaryakıtın verildiği hususunda sadece veresiye satış belgesi mevcut olup, bu iddiayı kuvvetlendirecek başkaca delil bulunmadığı, veresiye satış yapıldığı aya ilişkin kira faturasının düzenlenmiş olduğu dosya muhteviyatından anlaşıldığı, ayrıca Vergi Dairesi bildirimleri incelendiğinde; davalı tarafından ...’a kiralama bedeline ilişkin 2022 tarihinde 34 adet toplam KDV hariç 1.367.976,69 TL fatura düzenlendiği, vergi dairesine bildiriminin yapıldığı ve karşıt bildirimin de mutabık olduğu tespit edildiği, davacı yan tarafından fatura düzenlenmediği, ödeme için herhangi bir ihtarname keşide edilmediği, davalının temerrüde düşürülmediğinin anlaşıldığı, faturası düzenlenmemiş, temerrüde düşürülmemiş olan alacak için dava tarihinden önce işlemiş faiz talep edilemeyeceği, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nden 24.04.2025 tarihinde cevabi yazı geldiği, bu yazı ekinde ...A. Ş. unvanlı firmanın Ekim 2022- Kasım 2022 tarihlerinde çalışan bilgilerini gösterir liste bulunduğu, bu listede veresiye fişinde adı ve imzası bulunan ... ismi bulunmadığı, heriki gelen yazıdan veresiye fişinde imzası bulunan ...'ın davalı ... A. Ş. ve /veya ... plakalı aracı kiralayan...'ın çalışanı olmadığının anlaşıldığı, dosyaya mübrez belgelerden davalının,... plakalı aracı dava dışı üçüncü kişiye kiraladığı ve davacıdan yakıtın alındığı tarihte kira sözleşmesinin taraflar arasında yürürlükte olduğunun teyit edildiği, bu hususun esasında sözleşmelerin nisbiliği ilkesi kapsamında akaryakıt satışı hususunda davacı ile dava dışı kiralayan arasında bir hukuki ilişki kurulduğunun bir göstergesi niteliğinde olduğu, bir başka ifade ile bahse konu aracın davalı tarafından dava dışı üçüncü kişiye kiralandığı hususu davacının da kabulünde olduğu, dolayısıyla sözleşme ilişkisi davacı ile davalı arasında değil, davacı ile dava dışı kiralayan arasında olduğu, hâl böyle olunca davacı tarafından hizmetin verilmiş olması durumunda dahi muhatabın dava dışı üçüncü şahıs olduğunun düşünüldüğü tespit edilmiştir. Mahkememiz 17/11/2025 tarihli celsede davacı vekiline akaryakıt verildiği iddia olunan ... plaka sayılı aracın almış olduğu akaryakıt fişlerine istinaden 2022 yılında karşı tarafça yapıldığı iddia edilen kısmi ödemelere ilişkin ödeme dekontlarını sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde sunulmaması halinde mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılacağı ihtar edilmiş olup, davacı tarafça dosyaya 23.10.2022-7.11.2022-18.112022-25.10.2022 tahsilat fişlerinin sunulduğu, tahsilat fişleri üzerinde "... - ..." kaydının bulunduğu, tahsilat fişlerinin davacı tarafça imzalandığı görülmüş olup, söz konusu tahsilat fişlerinin davalı tarafça borç ikrarı içeren belge mahiyetinde olmadığı değerlendirilmiştir. Somut olayda; iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre;davalı şirket adına trafik tescil kaydı bulunan ve aynı zamanda ... unvanı ile tahsis edilen yetki belgesi ile taşımacılık yapmakta olan ... plakalı otobüsün davacıya ait istasyondan 22.10.2022 tarihinde 76,80 litre, 23.10.2022 tarihinde 756,75 litre ve 25.10.2022 tarihinde 192 litre motorin aldığı, ancak kısmi ödeme işlemleri sonrasında bakiye kalan tutarın ödenmediği iddia edilmiş ise de; davalı ile dava dışı ... arasında düzenlenen taşıma sözleşmesi ile 07/07/2021-31/05/2022 tarihleri arasında davalıya ait ... plaka sayılı otobüsün ... tarafından kiralandığı, davacıdan akaryakıtın alındığı tarihte kira sözleşmesinin taraflar arasında yürürlükte olduğunun teyit edildiği, bu hususun esasında sözleşmelerin nisbiliği ilkesi kapsamında akaryakıt satışı hususunda davacı ile dava dışı kiralayan arasında bir hukuki ilişki kurulduğunun davacının haberdar olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bir başka ifade ile bahse konu aracın davalı tarafından dava dışı üçüncü kişiye kiralandığı hususu davacının da kabulünde olduğu, bahsedilen veresiye fişlerinde imzası olan kişilerin davalı şirket çalışanı olmadığı, veresiye fişlerle satış yapılması halinde alacağını ispat etme yükümlülüğünün davacıda olduğu, davacının davalı ile aralarındaki ticari ilişkiyi ispata yarar başkaca delil ibraz etmediği, davalının borca itirazının yerinde olduğu kanaatine varılarak Mahkememizce davanın reddine, şartları oluşmadığı anlaşılmakla kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan daha önce alınan 427,60 TL 'nin mahsubu ile bakiye kalan 304,40 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 7.705,82-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 8-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 19/01/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/478, K. 2026/50, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-478-e-2026-50-k-dc7bd00df84c